Adem’in Kekliği ve Chopin
% 13indirim

Adem’in Kekliği ve Chopin

  • 14,00 TL12,18 TL

    hopi kampanyası
    0,61 Paracık
  • Tedarik Süresi 2 İş Günü
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.

Galeri denilen yer üç tane salon. Biz birinin işini bitirince gidiyoruz. Haftaya kalmadan diğer salon için çağırıyorlar. İş kolay, hem de makara yapıyoruz. Hasan’la tıkır mıkır çalışıyoruz. İşte böyle çalışırken ben O’nu gördüm.Beyaz bir elbise giymiş, boynuna kırmızı bir şey sarılı, yürümüyor, sanki uçuyor. Geldi salonun en dibindeki resme bakmaya başladı. O resme bakıyor, ben O’na bakıyorum. Ne kadar baktık bilmiyorum, Hasan gelip koluma vurdu.

– Bora Bey seni çağırıyor.

“Geliyorum,” deyip kafamı çevirdim ki, O gidiyor.

 

Yozgat’tan Ankara’ya gidenler, Ankara’dan Yozgat’a dönenler…

Böcüklü saksılar, hayırlı kısmetler, Pabrikalar, yevmiya hesabı yapan ırgatlar, usul aksak evlerine varanlar, perzulaya yumulanlar, kalbi taş olanlar, dudakları kıpır kıpır diyeşet okuyanlar, essahlı konuşanlar… Oy oyy Doktur melhamı yok mu bunun?

Bozkırda Altmışaltı’yla tanıdığımız, iyimser ve insancıl Mustafa Çiftci dünyasının ilk örnekleri. Adem’in Kekliği ve Chopin, Çiftci’nin ilk hikâye kitabı…


Edebiyat ve sinemada yükselen taşra temasını sanatsal düzleme başarıyla taşıyan güncel ve yeni yazarlardan Mustafa Çiftçi Adem'in Kekliği ve Chopin adlı deneysel hikâye kitabıyla ikinci kez okurlarının karşısına çıkıyor. Bozkırda Altmışaltı kitabından hemen sonra yeniden okurlarıyla buluşan Çiftçi yine bir taşra anlatısı sunuyor okurlarına. Taşra gerçekliğinin kurgusunun malzemesi olarak kullanan yazar, okurlarını da ana akım edebiyat temalarının dışında bir dünyayla tanıştırıyor. İç Anadolu kültürünün en incelikli detaylarına dek sunulduğu kitap öte yandan kullandığı dille metni işitsel bir düzleme de taşıyor. Seçtiği temayı, halihazırda kurulu bir dünyayla buluşturan yazar, okurlarına incelikli mizahıyla da özgün bir dünya sunmayı başarıyor.

Detaylarıyla yakaladığı hayatları okuruna aynı hünerle sunmayı başaran Çiftçi, bir taşra hayatının tümüyle yabancısı olan kimselere de bambaşka yönlerden seslenmekte. Yozgat'ın bir köyünden üniversite okumaya Ankara'ya gelen gencinden, şehirden korkup, bunalıp tekrar köyüne dönen kimselere dek uzanan hikâyeler Yozgat ve Ankara hattı boyunca göç edenlerin, sıla özlemi çekenlerin hayatlarına eğiliyor. Onlarca yaşanmışlığı hikâyeye dönüştüren Çiftçi, öte taraftan birbirlerinden çok farklı iki hayatın da bir diğeri tarafından nasıl görüldüğünü okurlarına sunmaktadır. Orta Anadolu'da yaşayan bir taşralı için bambaşka anlamları olan, ilk fırsatı yakaladın mı gidilecek, iş bulunacak, yaşanılacak yer olan Ankara, onun eteklerinde yaşayanların gözünden anlatılıyor. Bir hayal olan, peşi sıra bir hayal kırıklığı da olan bu şehir bu hareketlilik içinde sabitliğini koruyarak, aynı zamanda anlatılan hikâyelerin de sahnesine dönüşmekte. Şehirlerin karaktere bürünüp, metin içinden kendi sesiyle konuşmaya başladığı nadir kitaplardan olan Adem'in Köpekleri ve Chopin, Ankara ve Yozgat'ı tüm hikâyelerin başkarakterleri olarak kurguluyor. Taşranın sıkıntısını, imkânsızlıklarını ve hayallerini Ankara'ya bağlayan yazar, okuruna da bu hat boyunca türlü türlü yolculuklar yaptırmakta. Son dönem edebiyatının kurucu unsuru olan taşranın, son dönem yazarı Mustafa Çiftçi tarafından başarıyla anlatıldığı bu kitap bozkırın ortasından dünyaya açılıyor.

Bu ürün için ilk yorumu siz yapın.