• Bize Umut Gerek% 24indirim
    Bize Umut Gerek
    Bize Umut Gerek

Bize Umut Gerek

(2012-2003)

Düzenboz, Çıktığınız Hevesle İniniz, Getirin O Günleri Yakalım Bu Öyküleri

  • 25,00 TL19,00 TL

    hopi kampanyası
    0,95 Paracık
  • Tedarik Süresi 2 İş Günü
Bize Umut Gerek e-kitabı

O sırada, ayakkabısının altı delik, canı sıkkın, içinde büyük bir boşlukla caddeye yeni inmiş gazeteci cigarasını yakmak için durmuş, rüzgârı kolluyordu, siz görmediniz. Hemen önünüzde olup biten onca kepazeliğe durup bir an bile bakmazken görülüyorsunuz. Ama siz görmediniz. Beşer, siz. Sizler. Beyaz bereli siyah tetiği çektiğinde, canı uçmuş gazetecinin çelimsiz bedeni kuş gibi kaldırıma düştüğünde, acemi bir işçinin döşediği çarpık taşlar üzerinde birikip gölleşen o kan kıpkırmızıydı, siz görmediniz. Beşer, siz. Hiçbiriniz. Hayatta üç şeye güven olmazmış. Bir tanesi şems-i şita, kış güneşi.

Bize Umut Gerek, Başar Başarır'ın daha önce yayımlanmış üç kitabını buluşturuyor: Düzenboz (2012), Çıktığınız Hevesle İniniz (2004) ve 2004 yılında Sait Faik Hikâye Armağanı'na layık görüldüğü Getirin O Günleri Yakalım Bu Öyküleri (2003).

Başar Başarır, yaşamın tüm rezil alışkanlıklarına, can sıkıcı değerlerine, dil-düzen takıntılarına sinir bozucu bir gülüşle yaklaşıyor; göz önünde bulunmayanı getirip okurun bir daha unutamayacağı bir biçimde masanın üzerine yerleştiriyor. Bize Umut Gerek, her okur için, Başarır'ı ciddi biçimde yeniden okumanın gerekliliğini kanıtlayan kırk öyküyü topluyor. Tam bir dil şenliği.

Teklifinizle İlgilenmiyorum

Teklifinizle İlgilenmiyorum

Başar Başarır

12,16 TL
Havaalanında Satılmayan Kitaplar

Havaalanında Satılmayan Kitaplar

Başar Başarır

15,2 TL
Çıktığınız Hevesle İniniz

Çıktığınız Hevesle İniniz

Başar Başarır

7,2 TL
Düzenboz

Düzenboz

Başar Başarır

12,75 TL
Nedir Hayat?

Nedir Hayat?

Başar Başarır

1,9 TL

(…)

Geçen gün gittim istikbal caddesine. Serseri dostum fukaralığın takendisiyle buluşmaya. Oturup çay içtik bir, iki, üzüm. Eski günleri yâd eder gibi, numaradan ağlaşarak. Kimler kimler gelip geçti, hepsini andık, bir, iki, üç buçuk. Ayrılırken çıkarıp cebine birkaç kuruş koymaya kalktım. Beceremedim. Karşılıklı reziller olduk. O nasıl lakırdıymış öyle Musa, diye çıkıştı. Beni kucakladığında karnımdaki çayın lıkırtısını duydum. Vay benim köse sakalım. Bunu da yapamadın be Musa.

Düşün düşün, boktur işin tembel kalfa. Yapacak bir şey yok. Haybeye istif benimkisi. En olmadı atıcam hamur kazanına çeyrekleri, işte geldik gidiyoruz, şen olsun Halep şehri.

Ticari hâlâ kapıda.

— Fırıncı, ondörtlü istemezsin, onsekizlik ister misin peki? (Gözüyle çaktırmadan arka koltuğu işaret ediyor.) Kiralık falan değil ha, evladiyelik. Al tepe tepe kullan, sıkıldın mı, sen de sat gitsin, son sahibi olma sakın. Elden çıkarmayı bileceksin. Yoksa elinde patlar.

İyice yaklaşıp sözde çaktırmadan camdan içeri bakıyorum, eteği de pek kısaymış. Süt beyazı, bacakları hele süt beyazı.

Bu cıvık ticariyi şimdi katlayıp cebine koyabilmeli insan. Oyuncak bir araba gibi. Sonra çıkarıp oynarsın. Böylece hemen karar vermek zorunda kalmazsın. İyice bi düşün taşın, di mi? Buldun bir koyun, demiş, ye de doyun. Nene lazım oyun moyun. Çengi mi olucan be kör olası? Lazım mı şimdi sana on sekizlik bi abla?

Gözümün önünde çocukken isteyip de alamadığım bütün oyuncak arabalar... Hiçbirinin içinde beyazın beyazı bir kız hatırlamıyorum, hayret.

Ne demeli şimdi bu cibilliyetsize? Pazarlık mı etmeli? Yüz mü, bin mi, peşin mi? Ah Osman Usta ah, şimdi olsaydın yanımda, biraz akıl verseydin o koca kafandan çıkarıp. Adı batsın Giresun’un, bekleseydi gölgede. Neden gittin memlekete?

(…)

Bu ürün için ilk yorumu siz yapın.