Bu Benim İşte
% 34indirim

Bu Benim İşte

  • 40,00 TL26,40 TL

    hopi kampanyası
    1,32 Paracık
  • Gün İçinde Tedarik
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.

Benim yaşımda olanlar bilirler, biz genç Türkiye Cumhuriyetinin hem iç, hem dünya çapındaki savaş ve yokluklarıyla yan yana yaşadık. Benim hatırlayabildiğim kadarıyla, 3 Mayıs 1920 yılında Mustafa Kemal Atatürk’le başlayan İcra Vekilleri veya Kabine veya Bakanlar kurulu başkanlığı (Başbakanlık) bugüne kadar 30’a yakın başbakan ve ondan fazla Cumhurbaşkanı görmüştür. Bunların bir kısmı askeri darbelerle zorunlu olarak, bir kısmı da normal ve demokratik seçimle sorumluluk almışlardır.


Başbakanlığa hangi kanaldan gelirse gelsin, oy alıp koltuğunu muhafaza etmek için siyasi İslam’a, değişik cemaatlara, tarikatlara ve güçlü sivil toplum örgütlerine, ancak işlerine geldiği kadar önem vermiş, kendilerine devamlı destek olmayanların hemen karşısında yer alıp, dostluğu bozabilmişlerdir. Mezhep, tarikat ve cemaatlardan en çok yararlananlar sırasıyla Recep Tayyip Erdoğan, Necmettin Erbakan, Adnan Menderes, Turgut Özal ve Kenan Evren olmuştur. Bu popülist uygulamalar her zaman ve her ortamda, genç Türkiye Cumhuriyetine zarar vermiş ve halkı değişik gruplar halinde bölünmelere itmiştir. Bu sosyal yaşayış, hiçbir zaman durmamış ve ocağın altına odun atanlar, daima bulunmuştur.


Çok namuslu, dürüst, iltimas yapmasını ve yapılmasını kabul etmeyen siyasetçilerimiz yanında, hırsız siyasetçilerimiz veya hırsızları bağrına basan siyasetçilerle de yaşadık. Türkiye’nin, en sağlam dayanağı olan dış dünya ile ilişkiler ve güçlü ordu temel ilkemiz, zamanla bozulmuş ve devletimizle yüce meclisimiz hakaret, tecavüz ve kan dökülen kavgalarla, meclise kapağı atan bazı sapık ideoloji sahiplerinin bu dokunulmazlık olanağını kötüye kullandığını gördük ve yaşadık.


Bu ürün için ilk yorumu siz yapın.