Dar Zamanlar 1: Ölmeye Yatmak
% 20indirim

Dar Zamanlar 1: Ölmeye Yatmak

  • 25,00 TL20,00 TL

    hopi kampanyası
    1,00 Paracık
  • Tedarik Süresi 1 İş Günü
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.

“İnsan krapon kâğıdından kanatlar takınca kelebek olduğuna inanır. Koyun postunda koyun, kurt postunda kurt […] Ülkü de giydirilebilir üstünüze ve Etlik tepeleri dağ gözükür gözünüze.”

 

“Ölmeye Yatmak romanı biçim açısından da ilginç. Çok geniş bir dönemi anlatmak isteyen romancı, Aysel’in ruh dünyasının yanı sıra toplumsal olayları, Aysel’i Doçent Aysel haline getiren koşulları yarı belgesel bir tarzla eserine katmış.”

-Selim İleri-

 

“Ağaoğlu’nun Ölmeye Yatmak adlı romanı, kadının cins kimliğini, bireyselliğini el yordamıyla araması, sorgulamasını ifade eder. Cumhuriyet kadın aydınının özgürlük ve dişilik arasındaki çıkmazını, bu romanındaki kadın tiplemesi, Aysel çok iyi bir şekilde betimler.”

-Nilüfer Göle-


Yazarın Dar Zamanlar üçlemesinin ilk kitabı olan Ölmeye Yatmak, başkahramanın da ifade ettiği gibi bir otel odasında "Madam Bovary, Anna Karenina gibi" ölüme yatan bir kadının hikâyesini ele almaktadır. İlk defa 1973'te yayımlanan bu roman, ölmek için bir otel odasına giden aydın bir Türk kadını olan Aysel'in hayatına dair önemli kesitler sunmaktadır. Cumhuriyet aydınının yaşadığı ikilemleri, buhranları sunan roman, bunu özellikle bu problemlerle karşı karşıya kalan kadının dünyasından sunar. Bu süreçte geçmişiyle, tercihleriyle, büyük öğretilerle yüzleşen Aysel, Cumhuriyet'in ilanından 1970'lere kadar yaşanan değişiklikleri bir yaşam-ölüm ikiliği üzerinden eleştirel bir şekilde sunmaktadır. Cumhuriyet'in yetiştirdiği nesli temsil eden Aysel, burada sadece bir neslin temsilcisi olarak ele alınmakla kalmaz, bir roman karakteri olarak toplumsal, siyasal ve kültürel ortamın görünür kılınmasına hizmet eder. Adalet Ağaoğlu, mutlak olarak sunulan yeni değerlerin toplumsal yansımasının ne şekilde olduğunu dönemin atmosferini de birçok açıdan ele alarak ortaya koymayı başarmıştır. Türkiye'de yaşanan zihinsel değişim sürecinin bir sunumu olan roman, bu değişimleri bir kriz hâlinde yaşayan ve kabullenmkete güçlük çeken insanların hayatını sunmakla kalmamış, aynı zamanda Aysel karakteri üzerinden de yıllarca benimsemiş olduğu değerlerle yüzleşme ihtiyacı duyan Türk aydının da içinde bulunduğu durumu sunmayı başarmıştır. Bu hâliyle roman, salt bir sınıfın ve grubun anlatıcısı olmamış, radikal bir değişim sürecinin toplumun tüm katmanlarındaki yansımasını güçlü bir sosyolojik arka planla sunmayı başarmıştır.


"...İyi ama, bir ölümün gerçek anlamını nasıl anlatmalı? Anlatmak mı? Artık bir görev yüklemek istemiyorum ki kendime. Bu bir görevsizlik kararıdır. Zarftaki notu yırtıp böyle mi yazsam? Ne olacak böyle yazarsam? Elimizde kalan tek gösterişli araç: Bildiri. Ölümü göze alamayanların en ileri aşamadaki yiğitlikleri. Hemen bir bildiri yazalım. Altını imzalayalım. Kaç kere istemeen yiğit olduk böyle. Kaç kere, yoklaya yoklaya karanlıkları elimizle ve görüp ardından ölüm olmadığını. Oranlamada alta düşmüş bildirilerin cenneti."

Bu ürün için ilk yorumu siz yapın.