Düşünme Krizinde Felsefeden Politikaya

Düşünme Krizinde Felsefeden Politikaya

  • 18,00 TL

    hopi kampanyası
    0,90 Paracık
  • Gün İçinde Tedarik
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.

Düşünmenin hüzünlü bir yazgısı vardır. Salt edimselliğinde düşünce dinleyicisini bulamaz. Düşünmek kötü zamanlamadır. Özürlü bir şimdi'de parlar. Kendinden başka ölçüsü yoktur. Bu da ölçü değildir zaten! Umut geleceği, nostalgia ise geçmişidir. İkisi birden kökeninde yurt özleminden başka bir şey değildir: Yurda dönüş umudu/özlemi/acısı. Hep uzakta olan varlık'a yakınlaşma çabasıdır. Bu çabanın ötesinde bir beklentisi yoktur. Düşüncenin açığa çıktığı zaman-mekân aralığı bu yüzden düşünenin varlığın açığa çıkma-gizlenme oyununa tanıklığının aralığıdır. Bu aralık kökeninde düşünenin acı çektiği yerdir. Kırılganlığı ve dayanıksızlığı entelektüel rahatlık ya da Jean Luc-Nancy'nin ifadesiyle, korkaklığa izin vermez: Nesnesi yoktur. Belirginleşmiş şeylerin düzeneğinde yer bulamaz kendine. Tanımlamalar, sınıflandırmalar, açıklamalar ve kanıtlamalar yabancıdır ona. Düşünce deneyimi ne Erfahrung (genel olarak deneyim) ne de Erlebnis'dir (Yaşam deneyimi). En az bencilliğin yaşandığı anda açımlandığı için dili poetikdir. Varlığın masumiyeti ve güzelliğinin karşısında görkemli bir baştan çıkmadır. Bu soylu baştan çıkışın hesap vereceği ucuz ve dar bir normatif etik sorumluluğu yoktur.


Yorum Sayısı: 1

insan düşündüğünü hiç bir zaman yapamaz, düşündüklerini yapar. şuan düşündüğümüz şeyler geleceğimizin temellerini atıyor. şuan yaptıklarımızda, önceki düşündüklerimiz temelinin dışa vurumudur. düşünce insanın en büyük umududur. Tarkovski' nin bir röportajında şunu okumuştum: "insan varoluşunun sebebini bilmeden yaşıyorsa, bu dünya hangi sebepten geldiğini neden bir süre yaşamak zorunda olduğunu bilmeden yaşıyorsa, o zaman dünyanın bugün içinde olduğunu halde olması gerekirdi. aydınlanmadan bu...devamını oku

Y
Yunus E.K  -   10.04.2016