Foucault ve Bilginin Arkeolojisi

Foucault ve Bilginin Arkeolojisi

  • Geçici olarak temin edilemiyor
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.

Bugüne ait olmayan bir dönüşümekle, tarih dokümanın karşısında yorumunu değiştirdi: tarih ilk iş olarak dokümanı yorumlamaya, onun doğruyu söyleyip söylemediğini ve gerçek değerinin ne olduğunu belirlemeye değil, onu içerden işlemeye ve özümsemeye yönelir tarih dokümanı organize eder, parçalara ayırır, dağıtır, sıraya sokar, farklı düzeylere ayırır, serileri oluşturur, unsurları tespit eder, birlikleri tanımlar, ilişkileri betimler.


Doküman ölü yapıların, hareketsiz izlerin, bağlantısız nesnelerin ve geçmişe terkedilmiş şeylerin disiplini olarak, arkeolojinin tarihe yöneldiği ve tarihsel söylemin düzeltilip ilk durumuna getirilmesi ile ancak anlam kazandığı bir zaman idi; kelimelerin üzerinde biraz oynamak suretiyle, günümüzde tarihin arkeolojiye, yapının içerden betimlenmesine yöneldiği söylenebilir.


Fikirlerin, düşüncenin ve bilimlerin tarihi bilincin gelişmesiyle oluşmuş uzun seriyi, ya da aklın teleolojisini, veya insan düşüncesinin evrimini parçalara ayırdı, uzlaşma ve tamamlanma temalarını yeniden gözden geçirdi, tamlaşmanın olanaklarına kuşkuyla baktı.


Böylece, aklın bu kesintisiz kronolojisinin yerine, değişmez bir biçimde, bazan kısa ömürlü, birbirinden ayrı, çoğunlukla birbirine özgü ve kazanan, gelişen, kendini bilen bir bilincin genel modeline indirgenemez bir tarih tipinini taşıyıcısı olan benzersiz bir yasaya uymayan basamakların, erişilmesi olanaksız kaynağa, onun kurucu başlangıcına geri götürüldüğü görülür.


Bu ürün için ilk yorumu siz yapın.