Herşeyin Bittiği Yerden
% 23indirim

Herşeyin Bittiği Yerden

  • 24,00 TL18,48 TL

    hopi kampanyası
    0,92 Paracık
  • Gün İçinde Tedarik
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.

Yapımcı ve Organizatör Sami Dündar, 16 Ağustos 1999’da “Gölcük Donanma Komutanlığı Devir Teslim Töreni” organizasyonunu tamamladıktan sonra, konakladığı Orduevi, gece 03.02 sırasında fay hattının içine gömülünce “27 saat göçük altında kalarak can çekişti”!


Göçükten çıkarıldığında ise “öldü sanılıp ceset torbasına konuldu”. Kaldırıldığı hastanede gömülme sırası beklerken tesadüfen yaşadığı anlaşılınca, ailesi ve dostlarının yardımıyla İstanbul’a getirildi.


Uzun süren yoğun bakım döneminde bile direnmekten vazgeçmedi ve “iki kez daha ölümü yendi”.


Sami Dündar “yaşama hakkı”nı kullanmakta kararlıydı. Amansız acılar içindeydi. Böbrekleri iflas etmiş, belden aşağısı neredeyse kullanılamaz durumdaydı. Ölüm kaçınılmaz görünüyordu. Hayatta kalması çok az bir ihtimal de olsa artık yürüyemeyecekti... Hiç değilse böbrekleri çalışsın diye herkes onun için dua ediyordu.


Böbrekleri kısmen de olsa çalışmaya başladığı an o günün “geri kalan hayatının ilk günü” olduğunu anlamıştı.


“Yürüyemez” raporuyla taburcu edildikten “üç ay sonra” bastonları ile doludizgin yaşama katıldı.


Bu kitap sadece “insanüstü bir direnişin kitabı değil” aynı zamanda “insanlar arası iletişimin, hangi mucizeleri yaratabileceğinin de kanıtıdır”.


“Bugün, sizin de geri kalan hayatınızın ilk günüdür!”


“Sami, seni ısrarla yaşatan ve yeni baştan yaratanı bu kitabın sayfalarından birinde, bir yerde keşfedene ne mutlu…”


- Okan Bayülgen


“Sami’nin yaşadıkları, on binlerce hayat hikâyesinden sadece biri. Ama orada sadece onun hikâyesi yok. Kitabın sonundaki teşekkür, acı karşısında tek vücut haline gelen bu milletin kahramanlık menkıbesidir. Gerçek hikâye işte bu yüzden en son sayfadan başlamaktadır.”


- Ertuğrul Özkök


Yorum Sayısı: 2

Hüngür haşırt ağlayarak okuduğum, benim gözümde yazılan pek çok kişisel gelişimleri sollamış, kütüphanemin baş yapıtı.
Zorda kaldıkça, kendimi depresyonda hissettikçe okur, şükretmeyi hatırlarım.
Öylesine güzel, öylesine samimi, öylesine akıcıdır kitabımız.
Filmleştirme olayı ne oldu, ne bitti takip edemedim. ancak filmi çıkarsa koşarak izlemeye gideceğim filmdir.
Birisi durup dururken, "etkisinde kaldığın, unutamadığın bir kitap var mı?" diye sorarsa hiç tereddüt etmeden,...devamını oku

T
Tuğçe Nur Sarıgül  -   09.05.2016

Şu kitabı okumayan varsa, ilk işi şu kitabı almak olsun. Kişisel gelişim kitapları falan hikaye. Şu kitabı alın, okuyun. Şükretmeye başlayın her şeye.
Yaşadığınıza, nefes aldığınıza binlerce kez şükretmenize sebep olsun şu kitap!
Vakti zamanında, Okan Bayülgen bu kitabın filmini çıkartacaklarını, kendisinin de filmde rol alacağını söylemişti. Umarız ki doğrudur. Sabırsızlıkla beklemedeyiz.

T
Tuğçe Nur Sarıgül  -   09.05.2016