Hüseyin Rahmi Gürpınar Seti (15 Kitap Takım)
% 35indirim

Hüseyin Rahmi Gürpınar Seti (15 Kitap Takım)

Hüseyin Rahmi romanları özel deri cildi ve yüksek baskı kalitesiyle huzurlarınızda
  • 343,00 TL222,95 TL

    hopi kampanyası
    11,15 Paracık
    Babil.com'da 60> TL ve üzeri ücretsiz kargo kampanyası
  • Stoktan Hemen Teslim!
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.

Hüseyin Rahmi Gürpınar (1864 - 1944) cumhuriyet dönemi popüler yazarları içinde kendine has bir yerde duruyor. Türkçesinin ulusal miras kabul edilecek düzeydeki güzelliği ve romanlarındaki toplumsal zenginlik bugün bile değerini kaybetmiş değil. Aksine 20. yüzyılın ilk yarısındaki İstanbul hakkında adeta bir sinema filmi veya bir belgesel gibi bugünlere bilgi taşıyor. Meşrutiyet ve mütareke yıllarını, cumhuriyet dönemini ve dünya savaşlarını yaşamış bir Hüseyin Rahmi var karşımızda. Bu zengin biyografiyi çok katmanlı İstanbul antropolojisi ile buluşturan romanlar yazıldığı veya bahsettiği dönemi okura capcanlı bir şekilde yaşatıyor.

Gerçek bir romancı duyarlılığı, noksansız bir okur saadeti. Hüseyin Rahmi Gürpınar metinlerinin hülasası da bu olsa gerek.

Papersense Yayınları olarak bu büyük yazarın kitaplarını hem editoryal hem de baskı biçimi olarak büyük bir özenle yayına hazırladık. Özel deri ciltle kaplı olan eserleri orijinal metinlerine sadık kalarak, sadeleştirmeden okurlarımıza sunuyoruz.

 

Ben Deli Miyim?
Hüseyin Rahmi’yi mahkeme salonlarına taşıyan Ben Deli Miyim?,  her ne kadar “ahlaksızlıkla” suçlanmışsa da yargılamanın asıl sebebi özellikle girişteki siyasal eleştirilerdir. Toplumsal normları zorladıkları için “deli” olarak görülen iki gencin; Şadan ve Kalender Nuri’nin maceralarını anlatan bu roman toplumu, genel ahlak masallarını masaya yatırıyor. Polisiye bir finalle tamamlanıyor.

Batinyollu İhtiyar (Çeviri)
Émile Gaboriau imzalı Batinyollu İhtiyar, bir polis memurunun hatıratından bir bölümü anlatıyor. Hüseyin Rahmi’nin çevirisindeki dil tercihi kendi romanlarına göre biraz daha “eski ve ağır kalıyor”.

“Tabip çıkmak üzere ikmâl-i tahsîl eylemekte olduğum zaman henüz yirmiüç yaşında bir delikanlı idim. Mahall-i ikametim Racine Sokağı’nın hemen köşesinde bulunan Mösyö Le Prince Sokağı’nda mefrûş bir oda idi ki taam masrafı dahi dâhil-i hesâb olduğu hâlde buraya mâhiyye otuz frank ücret veriyor idim. Bugün öyle bir oda ancak yüz franka istikrâ edilebilir. Odanın vüs’ati paltomu giymek için kollarımı uzattığım zaman pencereyi açmaya mecbur olmayacak bir raddede idi.”

Cehennemlik
Tipik bir İstanbul köşkü. Bu köşkte yaşayan iki aile. Ve bu ailelerin kadınları ve erkekleri arasındaki yaş farkıyla ortaya çıkan uyumsuzluk. Bu uyumsuzluğun insanları savurduğu sıradışı ilişkiler. Cehennemlik, işte bu ilişkileri mizahın imkanlarıyla birlikte anlatıyor ama meselenin ciddiyetini de hissettiriyor. Yirminci yüzyıl başlarından örtük bir özgür cinsellik manifestosu.

Efsuncu Baba
Cumhuriyet romanının önemli motiflerinden olan efsuncu hocalar, hurafeler, dinî bilgileri çepeçevre saran yalanlardır. Gürpınar Efsuncu Baba’da bu tipleri yine keskin bir mizahla birlikte anlatır. Toplumu çürüten, uyuşturan, yalanlarla avutan bu eski geleneğin çözülemeyişini tahkiye eder.

Evlere Şenlik - Kaynanam Nasıl Kudurdu?
Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?, Gürpınar’ın ve dönemin farklı romancılarının klasik şablonunun aksine bu sefer yaşlı kadın - genç erkek ilişkisini anlatıyor.  Eşini kaybetmiş orta yaş üstü bir kadının genç bir avukatla evlenme isteği, aile üyeleri tarafından engellenir. Vodville orta oyunu arasında gidip gelen eğlenceli ve sürükleyici bir Gürpınar romanı.

Hayattan Sahifeler
Tüm dünyayı yakıp yıkan, 1. Dünya Savaşı, İstanbul’un kenar mahallesindeki yoksul insanların hayatını nasıl etkiledi? Hayattan Sahifeler, bu trajik soruya trajik bir cevap veriyor.  Hayatta kalmak için insan haysiyetine dokunan işler yapmak zorunda kalan kadınların öyküsü bu. Savaşın getirdiği yokluk ve açlığın İstanbul sokaklarını nasıl mezarlıklara çevirdiğini olanca acısıyla anlatıyor Gürpınar. Roman, isminin hakkını fazlasıyla veriyor.

İffet - Mutallaka
Hüseyin Rahmi’nin gençlik yıllarında kaleme aldığı İffet, kendi tabiriyle pek hazin bir vakayı anlatıyor. Roman 19, yüzyıl sonlarında İstanbul’u ve devrin insan manzaralarını anlatıyor. Yazın önsözünden 1896 yılında tamamlandığı anlaşılan İffet, genç bir yazarı, yazarın doktor arkadaşını ve İffet adlı genç bir kadını anlatıyor. İmparatorluğun en uzun yüzyılı biterken fotoğraf netliğinde yazılmış bu roman İstanbul’u tüm çıplaklığıyla gösteriyor.

Mutallaka, Türk edebiyatındaki ilginç denemelerden biri. Bütünüyle mektuplaşmalardan oluşan bu hikâye, gelin-kaynana çekişmelerinden bahsediyor.

“Birkaç mektuptan müterekkib şu hikayeciği teehhülümden sonra doğacak kızımın kayınvalidesi olacak hanıma ithaf ediyorum. Belki bu hayalimi pek ham görenler, şu fikrimi istib’ad görenler bulunur.  Onlara verecek cevabım şudur:  kaynana gelin hırıltısı, macera-yı hicran gibi bitmek tükenmez dırıltılardandır.  Ben bu davayı ta çocukluğumda dinlerdim. Elan işitiyorum...”

Metres
Hami ile Müştak ve Reyhan adlı üç erkek arkadaş Parnas adında Fransa’dan gelmiş bir kadınla bir birlerinden habersiz “metres” hayatı yaşarlar. Metres, evlilik, sadakat, alafranga yaşam tarzı üzerine hem iğneleyici hem de mizahi bir romandır. Sadakatsizlikler ve ilişkiler sadece evli çiftler arasında cereyan etmez. Karmaşık ilişkileri ve Gürpınar’ın özellikle kadınlara yönelik tahlilleri ile Metres, tipik bir Gürpınar romanıdır.

Mürebbiye
Osmanlı toplumunun son yıllarında ve özellikle İstanbul’daki zengin çevrelerde batılı yaşam tarzı moda haline gelmişti. Mürebbiye, bu dönemi ve dönemin karakteristiği bir aileyi elbette karikatürize ederek anlatıyor. Fransa’dan İstanbul’a gelen Anjel, bir konakta mürebbiye olarak işe başlar. Ancak Anjel ile birlikte konağın dengeleri bozulur. Konaktaki erkeklerin değişen tavırlarıyla iki yüzlü ahlakları su yüzüne çıkar. Gürpınar’ın en sevdiği ve başarıyla kağıda döktüğü temalar, Mürebbiye ile bir kere daha romanlaşmış oluyor.

Nimetşinas
Yine İstanbul, yine bir köşk ve yine bir kadın sorunu. Hüseyin Rahmi, Nimetşinas’ta, hizmetçi olarak girdiği konağın beyi ile  (ikinci eş olarak) evlenmesi söz konusu olan Neriman’ı anlatıyor. Neriman ise evin hanımına karşı nankörlük yapmak istemediği için evliliğe mesafelidir. Nimetşinas, Neriman’ın bu ahlaki ikilemini anlatıyor. Arka planda ise Hüseyin Rahmi’nin toplumun kadınlara bakışına getirdiği eleştiri var.

Şık
Şık romanı, Hüseyin Rahmi’nin kendi ifadesiyle matbuat caddesine attığı ilk adımdır. Ahmet Mithat Efendi’nin onayıyla ilk kez Tercüman-ı Hakikat gazetesinde tefrika edilen Şık, 1889’da yani yazar 25 yaşında iken yazılmış. Klasik bir alafranga tip eleştirisi. Araba  Sevdası’ndan 10 yıl kadar önce yazılmış olması da Hüseyin Rahmi’nin algılarının ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.

Son Arzu
Tipik bir “genç kız romanı” olan Son Arzu, üç genç kızın sevgilileriyle olan ilişkilerini anlatıyor. Zişan, Vicdan ve Nuruyezdan bambaşka karakterlere sahiptirler. Aşık olurlar ancak ilişkileri toplumun ve özellikle yaşlıların geleneksel baskılarıyla şekillenen hayatları yüzünden mutlu olamazlar.

Tebessüm-i Elem
Osmanlıdan cumhuriyete Türk edebiyatının temel sorunlarından biri olan batılılaşma ve doğu-batı çatışması adeta Türk romanına şekil vermiştir. Hüseyin Rahmi de bu tartışmalardan uzak durmamış; bu soruna mizahi bir dille yaklaşmıştır.  Tebessüm-i Elem işte bu yaklaşımın dört dörtlük bir örneği. Batılılaşmayı yüzeysel olarak anlayan ve tatbik eden Kenan, Kenan’ın gönlünü kaptırdığı Vuslat ve bugün de değişmemiş olan linç ve galeyan toplumu olduğumuz gerçeği romanın temelini teşkil ediyor. Tebessüm-i Elem ayrıca bir Anadolu yakası romanı.

Tesadüf
Hüseyin Rahmi, Tesadüf’te bu sefer bir başka şehir folkloruna, büyüye ve falcılığa doğru uzanıyor. Roman, 19. yüzyıl sonunda İstanbul’da falcı Nefise Hanım’ın etrafında geçiyor. Müşterilerini dolandıran, onlardan sürekli para sızdıran Nefise’nin ilginç büyüleri, muskaları romanın en eğlenceli kısımları denilebilir.

Toraman
Toraman hem çok eşliliğe hem de aile içi aşka odaklanmış bir roman.  Bunların yanına bir de aralarında büyük yaş farkı olan çiftler eklenince tipik bir Hüseyin Rahmi romanı çıkıyor ortaya. Döneminin kadın algısı ve aile yaşantıları üzerine “malzeme” dolu bir metin Toraman.


Şıpsevdi

Şıpsevdi

Hüseyin Rahmi Gürpınar

15,66 TL
Deli Filozof

Deli Filozof

Hüseyin Rahmi Gürpınar

14,4 TL
Gulyabani - Gönül Ticareti

Gulyabani - Gönül Ticareti

Hüseyin Rahmi Gürpınar

8,91 TL
Mürebbiye

Mürebbiye

Hüseyin Rahmi Gürpınar

9 TL
Gulyabani (Çizgi Dizisi)

Gulyabani (Çizgi Dizisi)

Hüseyin Rahmi Gürpınar

12,75 TL
İffet

İffet

Hüseyin Rahmi Gürpınar

9 TL
Mezarından Kalkan Şehit - Mutallaka

Mezarından Kalkan Şehit - Mutallaka

Hüseyin Rahmi Gürpınar

10,62 TL
Dirilen İskelet

Dirilen İskelet

Hüseyin Rahmi Gürpınar

11,9 TL
Yorum Sayısı: 2

Bu seti çok almak istiyorum keşke biraz daha ucuzlatma şansınız olsa. Eminim ki biraz daha ucuzlamış olsa bu set çoğu kitap kurdu bu seti kaçırmadan alır.

İ
İrfan Altun  -   23.02.2016

Değerli Babil.com,
Bir defaya mahsus olmak üzere bu sette en az %50 indirim talep etmekteyiz. Yorumları okuduğumda ve çevremde de sorduğumda genel eğilim bu yönde bizi kırmayın. Bu seti alıp HeybeliAda'da Hüseyin Rahmi Gürpınar Evinin olduğu Demirtaş sokakta hemen evinin karşısındaki çam ağaçlarının altında okuma mutluluğunu bize çok görmeyin sevgiler saygılar

S
Serkan Gözel  -   01.08.2016