İ
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.
Nida, olup bitenleri hayretler içinde izlerken ansızın "Hoş geldin başkomiserim, biz de seni bekliyorduk." diyen başka ama soğuk bir sesle irkildi. Ses, kıraathanenin en izbe köşesinden gelmişti. Değirmen taşı gibi ağırlaşan başını zor da olsa o tarafa çevirmeyi başardı. Artık bu kadarına dayanabileceğini sanmıyordu. Öldürülen muavinler bir masada oturmuş, ona bakıyorlardı. Alınlarındaki çukurumsu yaradan sızan kan kirpiklerine dokunduktan sonra aşağıya doğru akıyordu. Gözlerindeki yakıcı masumiyete korku ve huzursuzluk karışmıştı. Solda oturan kişi ilk cinayet kurbanı Hayati, diğeri ise ikinci maktul Satılmış'tı. Hayati'nin eli masanın ortasına uzandığında silahı fark etti Nida. Masanın üzerinde bir altıpatlar duruyordu. Hayati silahı yavaşça alarak alnına götürdü ve tetiği çeker çekmez silah gümbürtüyle patladı. Duvardaki kan lekelerine yenileri eklendi. Sonra silahı Satılmış'a verdi. Satılmış, silahı alnına götürdü ve büyük bir yılgınlıkla tetiğe asıldı. Silah yine patlamış, üstü başı kan revan içinde kalmıştı. "Her dakika hiç durmadan Rus ruleti oynuyoruz başkomiserim, her defasında silah patlıyor, her defasında bir kez daha ölüyoruz." dedi Hayati. Silahı yeniden kavrayan elleri gibi sesi de zangır zangır titriyordu. Ağlamak üzereydi. Satılmış, acı dolu bir sesle ve ağzından kek parçaları saçarak "Ne olur kurtarın bizi, katilimizi bulun!" dediği anda bir gümbürtü daha koptu, Hayati'den fırlayan et ve kemik parçaları yüzüne gözüne bulaştı. Şaşırmaya hazır mısınız? Sürprizlerle dolu özgün kurgusu, ince mizahla harmanlanan keyifli ve akıcı anlatımı ile bir çırpıda soluk soluğa okuyacağınız bir polisiye roman İ...

Bu ürün için ilk yorumu siz yapın.