İkircikli Biricik
% 13indirim

İkircikli Biricik

  • 16,50 TL14,36 TL

    hopi kampanyası
    0,72 Paracık
  • Stoktan Hemen Teslim!
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.

“Yeni bir hayat kurmak... Nasıl oluyordu? Önce fikir mi geliyordu? Yoksa bir tesadüf sizi fikrin önüne mi getiriyordu? Yeni bir hayat için mutlaka, kuvvetli bir rüzgâr mı gerekiyordu? Önceki hayatınız artık ‘eski’ mi oluyordu? Eski olanın hükmü kalmıyor muydu? O vakte kadar boşuna mı yaşamış oluyordunuz?”

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, Albayım Beni Nezahat ile Evlendir ve Kalfa ile Kıralıça adlı romanlarıyla edebiyatımızda kendine has bir yer edinen İlhami Algör, yine bir romanla karşımızda: İkircikli Biricik. İkircikli Biricik, yalnızlığın, arayışın, bulma ümidinin, şehirlerin, caddelerin, şarkının ve şiirin romanı…

Titizlikle örülmüş bir kurgu; ustalıkla harmanlanmış, sarsıcı bir dil…


Kalfa ile Kıralıça

Kalfa ile Kıralıça

İlhami Algör

11,31 TL
Müzeyyen ile Nezahat

Müzeyyen ile Nezahat

İlhami Algör

12,88 TL
Ma Sekerdo Kardaş?

Ma Sekerdo Kardaş?

İlhami Algör

9 TL
Kalfa İle Kıralıça

Kalfa İle Kıralıça

İlhami Algör

16,15 TL
Karabakal Ötüyor

Karabakal Ötüyor

İlhami Algör

6,75 TL

            İnsanlar, geçmiş olayların hepsine artık geçmiş gözüyle baksa da aslında geçmiyor. İlhami Algör, İkircikli Biricik eserinde bu durumu geçmişte yaşadığınız olaylar, aklınıza geldiği zaman hala yüreğinizi sızlatıyorsa geçmemiştir diyerek açıklıyor. Yazara göre geçmişteki olaylar, aklımıza geldiği zaman hala canımızı yakmayı başarabiliyorsa bu olayları zihnimizde öldürememişizdir. Yaşamımızın bir kıyısında ya da köşesinde biz farkında olsak da, olmasak da bizimle yaşamaya devam ediyordur.

Toplum içerisinde hepimiz sıklıkla iç ses olayını duyarız. Özellikle önemli karar aşamasında olan insanlara içinin sesi dinle ve o ne diyorsa onu yap denir. İlhami Algör, İkircikli Biricik eserinde bu iç ses olayına da değiniyor. İçi olan herkesin mutlaka bir iç sesi olduğunu, içindeki duyguları bastıran insanların, aynı zamanda iç seslerini de bastırdığını, bastırılan bu sesin hayat boyu çıkmaya fırsat bulamasa da son nefeste çıkma fırsatı yakalayacağını söyleyerek okurlarının, duygu dünyasını bir anda alt üst ediyor. Okurlar, mademki bastırmak için bir ömür boyu mücadele ettiğimiz iç sesimiz, son nefeste çıkacaksa biz ömür boyu neyin mücadelesini veriyoruz diye düşünmeye başlıyor. Her insan, iyisiyle ve kötüsüyle bir hayat yaşar. Bu hayat içerisinde insanların, mutlaka yüzleşmesi gereken olaylar meydana gelir. Ama insanlar, her nedense bu olaylar ile yüzleşmek yerine her zaman kaçmayı tercih ediyorlar. Yüzleşmesi gereken bu olayları kendilerine hatırlatacak her şeyi de yaşamlarından çıkarmaya çalışırlar. Yazar, eserinde insan, yüzleşemediği şeylerin hatırlatıcılarını yok etmekle ne elde eder diye okurlarına sorarak, onlara yüzleşmesi gereken şeylerle mutlaka yüzleşmeleri gerektiğini, kaçmakla hiçbir sonuç elde edemeyeceğini öğütlüyor.

İlhami Algör, İkircikli Biricik eserinde okurlarına, “Eğer kendiniz sandığınız kişi bir başkası ise, bunca yıldır kendiniz bildiğiniz kişi kimdir?” diye okurlarına sorarak, onların zihinlerine acayip bir soru sokuyor. Bu gerçektende acayip bir sorudur. Bu sorunun içerisinden öyle kolay kolay çıkılmaz. Bize devamlı olarak geçmişi hatırlatan insanlar vardır. Yazar, eserinde bu insanlara, geçmiş zaman taşıyıcıları diyor. Yazara göre sizde bir başkası için geçmiş zaman taşıyıcısı olabilirsiniz, bir başkası da sizin için geçmiş zaman taşıyıcısı olabilir.

İlhami Algör, 1955 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Yazar, kendilerini, kendilerinden başka hiçbir yere ait hissetmeyen ketten beylerine yaşam tarzıyla çok benzetilir. Toplumun görünmeyen sorunlarını dile getirmek tam da bu yazarın işidir.   

Yorum Sayısı: 1

İlhami Algör, İkircikli Biricik eserinin içeriği incelendiği zaman hepimizin romanı olduğunun farkına varırız. Çünkü bu romanda her zaman gezdiğimiz caddeler, o caddelerdeki koca kalabalıklara rağmen içsel yalnızlığımız, yaşama karşı yenildiğimiz zamanlarda yine yaşama karşı beslediğimiz ümitler, hayata bir yerinden tutunabilmek için arayışlarımız, dinlediğimiz hüzünlü bir şarkı, kısacası günlük hayattan izler var. Yazarın, bu eserindeki ifadeler öylesine derinden sarsıyor ki bizi, feleğin...devamını oku

O
Orhan Yaşlı  -   02.07.2016