İmparatorluğun Son Nefesi
% 10indirim

İmparatorluğun Son Nefesi

Osmanlı'nın Yaşayan Mirası Cumhuriyet
  • 9,90 TL8,91 TL

    hopi kampanyası
    0,45 Paracık
  • Tedarik Süresi 2 İş Günü
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.

İmparatorluğun Son Günlerinden Cumhuriyetin Kuruluş Öyküsüne...


"En utanılacak yönümüz; tarih yaptığımız halde tarih öğrenmemek; tarih yazmamak konusundaki ısrarımız!" İlber Ortaylı


Balkan Savaşları
"Balkan Savaşları, bizim tarihçiliğimizde imparatorluğun yıkılış süreci olarak adlandırılır. Aslında bu vaka, bir imparatorluğun yıkılışı olmaktan ötedir. Biz bu savaşlar
sonunda Rumeli'deki anavatanı kaybettik."


Birinci Dünya Savaşı
"Birinci Dünya Savaşı Türk halkı için en acı hatıralarla doludur. Cephede şehitlerin yanı sıra cephe gerisinde yokluktan, hastalıktan ölümler ve sıkıntılı bir hayat söz
konusudur. Ama galiba Türk toplumu modern anlamda bir millet olma aşamasına burada dönmektedir. Bu onu birçok başka uluslardan farklı kılan yanıdır. Direnci artırmış ve
kimliği oturmuştur."


Lozan-Zafer mi Hezimet mi? "Cumhuriyet tarihinin üzerinde en çok tartışılan olaylarından biri Lozan Antlaşması'dır. Bu konuda Lozan'ı bir hezimet olarak görenler de bir zafer olarak niteleyenler de var. Lozan mantıki ve gayet onurlu bir uzlaşmadır. Kalıcı ve düzeni sağlayıcı bir anlaşma olarak görülmelidir."


Cumhuriyet 
"Cumhuriyet, devamlılıktır. Osmanlı, Türklerin imparatorluğuydu, bu da Türklerin cumhuriyetidir."


Sultan Abdülhamit
"Bir tarihçinin deyişiyle; Dünya tarihinin en hadiseli otuz küsur yılı, onu yormuştu."


Enver Paşa 
"Başkumandan vekili cesur planların sahibiydi. Bu planların hepsinin aynı derecede akil ve bilgili bir şekilde hazırlandığını söylemek mümkün değildir."


Mustafa Kemal Atatürk
"Atatürk'ün başarısındaki en önemli faktör; vazgeçmek bilmeyen iradesidir, bu noktada Rumeli inadı vardır Gazi Paşa'da. "Olmalı" dediği an, olabilir yok. Bu liderlik yapmaya hevesli herkese lazım bir prensib..."


Balkan Harbi'nden Birinci Dünya Savaşı'na, İstiklal Mücadelesi'nden Lozan Görüşmeleri'ne, Halifelik tartışmalarından Cumhuriyet'in kurulmasına, Sultan Abdülhamid'den Mustafa Kemal Atatürk'e, Enver Paşa'dan Halide Edip'e gündemden düşmeyen konular ve tartışılan tarihi kişiliklere dair İlber Ortaylı'nın görüşlerini merak edenlerin kaçırmaması gereken bir kitap; İmparatorluğun Son Nefesi...


Bizler, bugüne kadar haklı olarak tarihimizle çok övündük. Bunda sonuna kadar haklıyız ama övündüğümüz tarihimizi ne kadar biliyoruz? Tarihte savaş meydanlarında olduğu kadar ilim meydanlarında da nam salmış bir milletizdir ama bugüne kadar tarih boyunca yaptığımız savaşlar bizlere öğretilmiş ve bizlerde, kazandığımız bu savaşlarla övünmüşüzdür. Tarih boyunca yaptığımız savaşlarla ve dize getirdiğimiz dünya ile övünmek hakkımız ama ya yetiştirdiğimiz ilim adamlarımızı tarihin neresine koyacağız? O, ilim adamları ki tarihi başarımızın altında hep onların imzası vardır ama bizlere, kasıtlı olarak bu ilim adamlarımız öğretilmez. İlber Ortaylı, İmparatorluğun Son Nefesi eserinde tarihin, sadece savaşların nedenleri ve sonuçlarından ibaret olmadığını, önemli olanın tarihimiz içerisinde yetişmiş olan ilim adamlarımızı tanımak olduğunu vurgulamak istemiştir.

Tarihimiz konusunda en büyük övünç kaynağımız ise İstanbul’u fetheden millet olmamızdır. İstanbul’un fethi, Türk Milletine nasip olduğu için ne kadar şükretsek az ama İstanbul’u fethettiğimiz 1453 yılından itibaren üzerine bir şey katamadan bir servet gibi harcamaya başlamışız. Aklınıza 1453 yılından itibaren yapılan yatırımlar gelebilir ama kasıt yapılan bu yatırımlar değildir. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethettiği zaman en büyük hedefi İstanbul’u herkesin huzur içerisinde yaşadığı, birbirine karşı saygı ve güven duyan insanların bir arada olduğu kültür başkenti yapmaktı. Biz, millet olarak Fatih Sultan Mehmet’in bu hedefinden çok uzaklardayız. Bugün İstanbul, herkesin huzur ve güven içerisinde yaşadığı bir kültür başkenti değil, herkesin tedirginlik içerisinde yaşadığı bir suç başkentidir. İlber Ortaylı, İmparatorluğun Son Nefesi eserinde biz, İstanbul’u alan değil, İstanbul’u bitiren millet olarak tarihe geçeriz diyerek okurlarının dikkatini bu duruma çekmeye ve bu konu üzerinde düşünmelerini sağlamaya çalışmıştır. İlber Ortaylı, İmparatorluğun Son Nefesi eserinde Sened-i İttifak döneminden başlayarak tarihimizi bize anlatmaya çalışmıştır. Yazar, bu eserinde milletimize eleştirel bir bakışla bakmış ve tarihimiz boyunca yaptığımız hataları tekrarlamamak için bizlere tarihin gerçek yüzünü göstermeye çalışmıştır.

İlber Ortaylı, 1947 yılında Kırım Tatar bir ailenin çocuğu olarak Avusturya’da dünyaya gelmiştir. Bir Türk Tarih profesörü olan İlber Ortaylı, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ile Ankara Üniversitesi Tarih bölümlerinden mezun oldu. Chicago Üniversitesinde Prof. Halil İnalcık ile yüksek lisans çalışmasını yaptı. İlber Ortaylı, 1979 yılında yaptığı Osmanlı İmparatorluğunda Alman nüfusu çalışmasıyla doçentliğe hak kazandı. 1989 yılında da profesörlük unvanını elde etti. Türk tarihini çok iyi bilen ve bu konuda birçok çalışması olan bir yazardır. 

Yorum Sayısı: 2

Akıcı bir üslubu var hocanın ben bir edebiyat öğrencisi olarak hiç zorlanmadan keyif alarak okudum bir çırpıda. İçerikte ise tarih penceresinden önemli tespitler yer alıyor. Kendi adıma en beğendiğim, Halide Edip meselesine değinmesiydi yazarın.

S
Sercan Ceylan  -   26.04.2016

Anlatım dili çok ağır. İlber hocanın diğer kitaplarına pek benzemiyor. Yine de ağır anlatımına karşın içerisinde gayet güzel, bu zamana kadar duymadığımız, bilmediğimiz bilgiler var.

U
Uğur Karapaça  -   04.03.2015