Denemeler E-Kitapları

Yayınevi/Marka
238 öğeden 1-16 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 15
  • Huzursuzluğun Kitabı
    e-kitap

    Huzursuzluğun Kitabı

    E-Kitap
    20. yüzyıl Portekiz edebiyatının büyük ismi Fernando Pessoa, sağlığında yayınlanan yapıtları olduysa da, esas olarak ölümünden sonra, yazılarını topladığı sandığın bulunmasıyla ün kazandı. Yaklaşık 27 bin sayfaya yayılan, farklı türlerde eserler veren yazar, bunların büyük bir kısmını kendi adıyla değil, birer yaşamöyküsüyle, kişilikle, hatta edebi duruş ve tarzla donattığı 70 ayrı kurmaca yazarın, dışkimliğin adıyla imzalamıştı; kötü bir Portekizce’yle ilkel doğa şiirleri yazan Alberto Caeiro, pagan dinlere inanan hekim Ricardo Reis, "içinde bir Yunan şairi barındıran Whitman" diye tarif edilen Alvaro de Campos gibi... Bu kurmaca yazarlardan biri olan Bernardo Soares, Pessoa’nın "yarı-dışkimlik" olarak nitelediği, ona çok yakın bir karakterdi ve Huzursuzluğun Kitabı’nın yazarı olarak yaratılmıştı. Soares, gündüzleri bir kumaş mağazasında çalışan, geceleri yağmurun sesinde, ayak seslerinde yalnızlığını duyumsayan bir Lizbonluydu. Huzursuzluğun Kitabı, kurmaca bir karakterin kendi hayatını anlattığı bir roman olarak görülebilir; ancak yazarla kahramanı sık sık birbirinin yerine geçtiğinden, Pessoa’nın hayatla ilgili kendine ait olan ve olmayan düşünceleri döktüğü, evirip çevirdiği bir denemeler, anlatılar toplamı olarak da kabul edilebilir. Pessoa bu kitap üzerinde 1913’ten itibaren çalışmaya başlamış, ölümüne dek parça parça yazmaya da devam etmişti. Sandık açıldıktan sonra, dağınık metinler bir araya getirilmeye başlandı ve 1982’de Portekiz’de yapıt ilk kez olarak basıldı; daha sonra, yeni bulunan parçaların eklenmesi ve elyazmalarında yanlış okunmuş yerlerin düzeltilmesiyle yeni basımlar yapıldı. Dünyayı seyretmekle yetinmek isteyen, eylemsizliği en yüce erdem ve gerçek yaşam olarak gören Soares, Pessoa için belki de dünyanın ve yaşamanın ne olduğunu gösteren bir perdedir. Huzursuzluğun Kitabı aynı zamanda, bir edebiyatçının ulaşmak istediği yapıtla kâğıda dökebildiklerinin arasındaki mesafedir de; hayal edilenin soluk, titrek bir sureti, gölgesi olarak kalmaya, kusurlu olmaya mahkûmdur; tıpkı bütün kitaplar ve bütün çeviriler gibi.
    22,50  TL
  • Büyübozumu: Yaratıcı Yazarlık
    e-kitap

    Büyübozumu: Yaratıcı Yazarlık

    E-Kitap
    Murat Gülsoy, Bu Kitabı Çalın adlı yapıtıyla Sait Faik Hikaye Armağanı'na, ilk romanı Bu Filmin Kötü Adamı Benim ile de Yunus Nadi Roman Ödülü'ne değer görülmüştü. Gülsoy, Büyübozumu: Yaratıcı Yazarlık adlı bu yeni kitabıyla, yazı serüveninin en başından beri attığı tüm adımlara basarak geri dönüyor, yalnızca kitapları değil dünyanın kendisini de bir metin olarak olarak okuyan bir edebiyat geleneğinin izini sürüyor. Bir süredir vermekte olduğu yaratıcı yazarlık derslerinden yola çıkarak, gerçekliği yazı yoluyla yeniden kurmanın araçlarını, yöntemlerini sorguluyor. Gülsoy, kurmacanın bilinen sınırlarıyla ihlâl edilebilir kurallarını açımlarken, bir büyüyü bozuyor ve okuyanla yazan arasındaki sessiz anlaşmanın kurallarını alt üst ediyor. Sözün kısası, anlatacak bir hikayesi olanlara 'okunaklı' bir anlatı kurmanın yollarını işaret ediyor. Yolları çatallanan yazı bahçesinde kaybolmasınlar diye...
    12,50  TL
  • Fincanımda Cola Var!
    e-kitap

    Fincanımda Cola Var!

    E-Kitap
    Kenarında lokumu, nakışlı fincanı, baştan çıkaran kokusu, 40 yıllık hatırı taşıyan lezzetiyle bizi tarif eden en doğru semboldü o... O; dostluktu, komşuluktu, paylaşmaktı, medenilikti… Zaman geçti… Biz değiştik… Kalabalık kentlerde, yüksek apartmanlarda yaşamayı seçtik… Yalnızlaştık... Medeni şehirlilerden, uygar kentlilere dönüşürken; bizliğimiz benliğe doğru yürüdü. Bu kitabın sayfalarında, fincanlarımızda kahve olan dönemler var… Bu kitabın sayfalarında, bugün var… Bu kitabın sayfalarında, Prof. Dr. Sadettin Ökten'in bilge yaklaşımıyla geniş bir medeniyet sohbeti var. Kahvenizi unutmayın!
    8,25  TL
  • Entelektüellerin Hurafeleri
    e-kitap

    Entelektüellerin Hurafeleri

    E-Kitap
    Hamal ve ihtimal kelimeleri akrabadır. Entelektüel, ihtimallerin hamalıdır. Her ihtimali düşünmek zorundadır. Popüler şarkılardan sıkılan entelektüeller, nedense, popüler sorulardan ve cevaplardan sıkılmıyorlar. Eğer her ihtimali düşünselerdi, hakikat muamelesi yaptıkları popüler cevaplardan kuşkuya düşer, egemenlerin kültürüne evrensel kültür demeye son verirlerdi... Eğer çevreciler gerçekten bilinçli olsaydı, merkeze "çevre" demekten vazgeçerlerdi... İnsanoğlunun ırkçılık yüzünden ödediği ağır bedellerden sonra çareyi "dünya vatandaşı" olmakta bulanlar, iddialarının aksine dünyalarının Avrupa'dan ibaret olduğunu, geride kalan her vatanın ve kültürün teferruat olduğunu görürlerdi... Yolu ve yöntemi hesaba katmadan düşünmek, kulağa hoş gerisi boş kıyaslamalarda bulunmak, böylesi popüler kavramlar üretmek, entelektüel yolsuzluktur. Türkiye'de yıllardır sadece bankaların değil, kavramlarımızın, kitaplarımızın, belgelerimizin ve hatıralarımızın içi de usulsüz işlemlerle boşaltılmıştır. Bu entelektüel yolsuzluğun eski adı, usul/yöntem sahibi olmadan, bilgi sahibi olmaktır. Yöntemsiz düşünmek, yolda olmamaktır. Entelektüellerin Hurafeleri; yolda olanların, yolunu şaşıranların, yerinde sayanların, ileri-geri konuşanların ve susanların - yolculuk boyunca - elden düşüremeyeceği bir kitap...
    9,00  TL
  • Türk Ülküsü
    e-kitap

    Türk Ülküsü

    E-Kitap
    Bir ülkünün çevresinde toplanmak ve onun için ölümü göze alarak savaşmak ne güzel şeydir! İnsanlar ancak ülkü ile hayvanlardan ayrılabiliyorlar. Millî bir ülkü olmadıktan sonra, insanın hayvandan ne farkı kalır? Hayvan, ölümden ve ızdıraptan kaçar, kuvvetliden korkar. Ölümden korkmayan, ızdıraptan kaçmayan, kuvvetli ile savaşı göze alan yaratık, ancak ülkücü insandır. Bir zamanlar dinler insanları hayvan olmaktan kurtarmak için çalıştı, onlara Tanrıdan öğütler verdi. Bugünkü ülküler, tamamıyla millîdir. Dinî inancı da içine almış olan millî ülkü, insanları sürükleyen, güçlendiren ve asilleştiren bir duygu ve düşüncedir. Bugünün kaba maddeciliği arasında Türk ülküsü sararmış, biraz küllenmiş gibi görünüyor. Maddecilik hastalığı geçtiği zaman, o yine parlayacaktır. Onun için Türk ülküsüne sarılmaya mecburuz. Bütün Doğu milletlerini yendiği halde yalnız Türklerle başa çıkamayan Batı'nın içine sinmiş düşmanlığı ve hıncı karşısında, bizim silahımız, Türk ülküsüdür. Tek başına Avrupa'ya dalan ve yüzyıllarca tek başına bütün Avrupa milletlerine karşı Allahın adını savunan Asya arslanları zaman zaman gaflet uykusuna dalmışlar, fakat sonra sıçrayıp şahlanmışlardır. Bu seferki dalgınlık biraz tehlikeli gibi görünüyor. Çünkü içinde bir de yabancıya hayranlık unsuru var. Tehlikeler nereden gelirse gelsin, ne kadar büyük olursa olsun, tek çare ve tek ilacı Türk ülküsüdür.
    7,00  TL
  • Klas Duruş
    e-kitap

    Klas Duruş

    E-Kitap
    Nuri Pakdil, ‘Klas Duruş’uyla okurlarını etkilemiş bir yazardır. İçinde bulunduğum kuşak ve şüphesiz bizden sonra gelecek kuşaklar da bu ‘Klas Duruş’tan nasipleneceklerdir. / Hatice Ebrar Akbulut Uzun bir aradan sonra Nuri Pakdil ustanın ‘Klas Duruş’unu yeniden okudum. İlk okuduğum günden bu yana durduğum ve durmam gereken yeri, iktidarsız edilmek istenen zihnimi ne kadar koruyabildiğimi, şu anda kıymetini bildiklerimin doğruluğunu, sesimi-sözümü-dilimi-kelimelerimi sorguladım. / Ahmet Kaymaz Nuri Pakdil, çığır açmış bir yazardır, bir şairdir. Sükût Sûretinde ve Derviş Hüneri’nde yaşayan, yeniden dirilişi kendinde toplayan, yeni kuşakların kıyısında büyüdüğü o Klas Duruş’un sahibidir. Dilin pörsümüş teolojik örtüsünü kaldırmıştır. / Sadık Yalsızuçanlar
    8,75  TL
  • Denemeler
    e-kitap

    Denemeler

    E-Kitap
    "Daha önce hiç ırmak görmemiş birisi gördüğü ilk ırmağı okyanus zanneder. Aynı bunun gibi gördüğümüz her ilk, doğanın bu türden yaratabileceğinin en büyüğü olarak görünür bize" "Platon der ki, çocuklara babalarının yeteneklerine göre değil, kendi yeteneklerine göre meslek bulmak gerekir." "Bilge der ki, göklerin altındaki her şey, aynı yasanın ve aynı yazgının buyruğundadır." "Sokrates'e birisi için, seyahat onu hiç değiştirmedi demişler. O da, "Çok doğal, çünkü kendisini de beraber götürmüştür" demiş." "Adaletin olmadığı yerde ahlak da yoktur." "Dünyaya geldiğimiz gün bir yandan yaşamaya bir yandan ölmeye başlarsınız." "Bütün günler ölüme doğru gider; son gün varır." "Her gün birbirini görmenin tadı başka, ayrılıp kavuşmanın tadı başkadır."
    7,00  TL
  • Tiryaki Sözleri - 100 Temel Eser
    e-kitap

    Tiryaki Sözleri - 100 Temel Eser

    E-Kitap
    Cenap Şahabettin, edebiyat tarihimizde Edebiyat-ı Cedide adı da verilen Servet-i Fünun devrinin tanınmış şair ve yazarlarından biridir. Şiir sanatında Tevfik Fikret'le birlikte yahut yer ve tesir yönünden ondan sonra sayılan önemli bir temsilcisidir. 1871 yılında, bugün Makedonya sınırları içinde bulunan Manastır şehrinde doğdu. Cenap Şahabettin, başarılı bir öğrenci olduğu için, ihtisas yapmak üzere devlet tarafından Paris'e gönderildi; orada dört sene kadar kaldı ve edebiyatla da ilgilenerek pek çok Fransız şairiyle tanışıp görüştü. Avrupa dönüşünde Batı tarzındaki şiirlerini Hazîne-i Fünûn, Mektep, Servet-i Fünûn gibi dergilerde yayımladı. Bu kitapta, onun, seçmeler yaparak hazırladığımız Tiryaki Sözleri isimli vecizelerinden bahsediyoruz. Kültürümüzün sonraki nesillere taşınması adına bir katkı olması dileğimizle... (Tanıtım Bülteninden)
    2,00  TL
  • Bize Göre
    e-kitap

    Bize Göre

    E-Kitap
    Ahmet Hâşim, Bağdat'ta doğdu. 12 yaşında İstanbul'a geldi. 1897'de Galatasaray Sultanisi'ne verildi. Mekteb-i Hukuk'a devam etti. İzmir Sultanisinde Fransızca ve Edebiyat Muallimliği, Maliye Nezaret Mütercimliği yaptı. I. Dünya Savaşı'ndaki askerliği sırasında Anadolu'nun çeşitli yerlerini gördü. Şiirinin temellerinde Şeyh Galib, Abdülhak Hamid, Cenap Şahabettin yatar. Fransız şiirini ve poetikasını tanıdı. Saf şiir nazariyesini benimsedi. Yazarın bu eseri, iki bölümden meydana gelir: Bize Göre ve Bir Seyahatin Notları. Bize Göre; başta sanat, edebiyat meseleleri olmak üzere; tabii ve sosyal çevre, çevre ve psikoloji, kadın, içkinin olumsuzluğu üzerine yazılardan oluşur. Bir Seyahatin Notları ise yazarın daha çok Paris üzerine telif ettiği metinlerden meydana gelir. Bu kronikler Türkçenin seçkin ve güzel metinlerindendir. Kültürümüzün sonraki nesillere taşınması adına bir katkı olması dileğimizle...
    2,00  TL
  • İstanbul Kriterleri
    e-kitap

    İstanbul Kriterleri

    E-Kitap
    Meydanlar ve bütün köşeler, doğruları söylediği için dokuz köyden kovulduğunu söyleyen insanlarla dolu. Can sıkıntısından Fransızca kursuna gidenlere, dişlerine tel taktırmış olduğu için utanan ve mecbur kalmadıkça konuşmamaya çalışan genç kızlara, kahvehane köşelerinde her gün evlatlarının hayırsızlığını konuşmalarına azık yaparak günü akşam eden yaşlı babalara, "başkan"ın konuşmasını yazmaya çalışırken tıkanan ve belki bir fikir verir umuduyla kitapları karıştıran danışmanlara, yazardan ilk ismiyle bahsedip yazarın bir cümlesini eleştiren ve böylece kendini iyi hissedenlere... Herkese ama herkese şunu anlatmaya çalıştık her yazıda: Dokuz köyden kovulmasına rağmen, hâlâ şehri bulamamış olanlar "doğruyu söyleyen" olamazlar. Doğruyu bulamamış, şehirli olamamış kişi doğruyu nasıl söylesin? Olsa olsa, kendince, yanlışları söyleyebilir "onuncu köy"ün sakinleri. Köylüler sadece yanlışları, şehirliler hem yanlışları hem de doğruları bilirler. Şehir bir çözümlemedir ve sorunları nasıl ve ne kadar çözdüğümüze şahitlik eder.
    6,00  TL
  • Roman Çözümleme Yöntemi
    e-kitap

    Roman Çözümleme Yöntemi

    E-Kitap
    Hayat yaşanıp gidiyor. Hür gün insanlar arasında önemli önemsiz küçük büyük trajik komik sayısız olaylar cereyan ediyor ve sayısız insan, hayat tasarımları kurguluyor.Tarihsel akış içinde olup biten ve düşünülen her şey, ilahi kamera tarafından en az ayrıntısı bile atlanmadan levh-i mahfuzda kayda geçiyor. Diğer taraftan insanlar da kayıt tutmaya meraklı. Olayların fotoğrafı çekiliyor, gazete haberi oluyor, sesli görüntülü basında yansımasını buluyor, hatıra kayıtlarına, günlüklere geçiyor, hafızalarda canlılığını koruyor... 
    10,50  TL
  • Bizi Yaşatanlar ve Öldürenler
    e-kitap

    Bizi Yaşatanlar ve Öldürenler

    E-Kitap
    "Yaşamımız boyunca edinmek, kazanmak istediğimiz hiçbir kimlik, bize sunulmaz ya da armağan edilmez. Sunulsa ya da edilse bile öyle bir kimlik, koşullarını kendimizde gerçekleştiremediğimiz sürece, ancak geçici olarak taşıyabileceğimiz ve başkalarını yine geçici olarak inandırabileceğimiz bir kimlik olabilir. Amaçladığımız bir kimliği elde edebilmenin, ardından da dünyanın önüne böyle bir kimlikle çıkabimenin ve dünyadan, öteki insanlardan bu kimliğimize saygı duymalarını talep etmekte haklı olmamızın tek yolu, öyle bir kimliği taşıyabilmenin koşullarını önce kendimizde gerçekleştirmemizdir." Yaşamdan Notlar, Okuma Notları ve Okuyan Gençliğe Mektuplar adlı üç bölümden oluşan bu denemelerinde Ahmet Cemal, bir kültür adamı olarak yılların birikiminden, deneyimi ve yoğun çalışmalarından yararlanarak tiyatrodan edebiyata, estetikten özgürlüğe, Ahmet Hamdi Tanpınar'dan Oscar Wilde'a, çeşitli konular, olaylar ve kişiler üzerine düşüncelerini, değerlendirmelerini, her zamanki akıcı, kıvrak üslubu, kusursuz Türkçe'siyle veriyor. Tanık olduklarını aydın sorumluluğuyla irdelerken okurlarına da doyumsuz hayat dersleri sunuyor. Kültürle yoğrulmuş, bilgece yaşanmış, almak değil vermek üzerine kurulmuş hayat dersleri. 
    10,50  TL
  • Doğa
    e-kitap

    Doğa

    E-Kitap
    Emerson, doğa ile geleneklerin dışında bir ilişki kuran Transandantalizm akımının temellerini attığı bu çalışmasını konu hakkındaki ilk konferanslarına dayandırır.   Emerson, doğayı her şeyi içine alan ve çok az tanıdığımız ilahi bir varlık olarak tanımlar. Birey ile doğanın füzyonunu yüceltir. Bu durum aynı zamanda Buda öğretisine dayanan bir uyanışı da içerir. Emerson, doğayı görmeyi henüz tam olarak öğrenemediğimizi ileri sürer. İnsan için önemli olan Doğa'nın Ruhu'nu keşfetmek olmalıdır. Bu noktada Emerson'ın ruh olarak adlandırdığı kavram Alman filozof Hegel'in Geist olarak tarif ettiği Tin ile yakınlık göstermektedir. Emerson'a göre doğayı sadece kendi çıkar ve ihtiyaçları için kullanan insan yarım insandır.   Doğa bir anlamıyla da hem Amerika kıtasının vahşi doğası ve insanı hem de Amerikan düşüncesiyle dünyanın ilk kez tanıştığı eserdir. Avrupa'nın aksine Amerika kıtası insan eli değmemiş, siyasi ve askeri tarihten bağışık bir doğadır. Emerson'ın doğayı ve insanın dünyadaki asıl rolünü farklı bir gözle görmesinin altında bu gerçeğin yattığı apaçıktır.
    7,00  TL
  • Bir Yobazın Günlüğü
    e-kitap

    Bir Yobazın Günlüğü

    E-Kitap
    Bıyık altından gülerek kendisini "yobaz" diye vasıflandıran "keskin zekâlı ve sivri dilli" belki de "sivri zekâlı ve keskin dilli" bir yazar, günün birinde günlük tutmaya başlar. Kitaptaki ifadesiyle "içimizdeki ahmaklar" da "karşımızdaki budalalar" da, hatta yazarın bizzat kendisi de, sayfalar ilerledikçe bu sivri dilli yobazın hışmına uğramaktan kurtulamayacaktır… Fonda tatlı bir 'aşk' ve onun üzerine örülü bir 'dava' hikâyesi… "Bir Kitap Bir Balta" ve "Hamza" adlı kitaplarıyla tanınan Ömer Faruk Dönmez'in son kitabı; Bir Yobazın Günlüğü.
    10,00  TL
  • İnsanın Acısını İnsan Alır
    e-kitap

    İnsanın Acısını İnsan Alır

    E-Kitap
    Bir Gün Ölümden Önce / İnsanın Acısını İnsan Alır / Gülün Sesi Gül Kokar   "Ayrılık ne biliyor musun? Nee araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne güz, ne ceplerde tren tarifesi, ne de turna katarı gökte... İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık. İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini, birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine. Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken duvarlara dalıp dalıp gitmesi. Türküsünü söyleyecek kimsesi kalmamak ayrılık. Ödünç sesle konuşan bir kalabalık içinde kendi sesiyle silinmek. Birdenbire büyümesi, gülüşü artık yaprak kıpırdatmayan bir çocuğun. İnsanın yaşlandıkça kendi kuyusuna düşmesi. Bir kadının yatağına uzanan kül bağlamış bir gövde. Saçına rüzgar, sesine ışık düşürememek kimsenin. Parmaklarını sözüne pınar edememek. Uzaklarda bir adamın üşümesi, bir kadın dağlara daldıkça. Işıklı vitrinlere bakmadan geçmek çarşılardan. Çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun. Evlerle sokaklar arasında bir ayrım kalmaması... Ayrılık o küçük ölüm, usta dokunuşlarla bizi büyük ölüme hazırlayan."
    11,55  TL
  • Y Kuşağı
    e-kitap

    Y Kuşağı

    E-Kitap
    1980'den sonra doğdular, 2003'te pabuçları dama atıldı, hatta öncesinde, 1994 yılında milenyum kuşağı tarafından tehdit edildiler, büyüdüler, 80'lerde çocuktular, 90'larda ergen, bugünün tüketicisi, seçmeni, yöneticisi ve karar vericisi oldular. Onlar Y kuşağı. Dünyada bilgisayarın yaygınlaşmaya başladığı dönemde doğdular, Türkiye'deki nesil televizyonda tek kanallı dönemi hayal meyal hatırlasa da hepsi, özel radyoların açıldığı günkü heyecanı biliyor. Berlin Duvarı'nın yıkılışına, Sovyetler'in dağılmasına, Amerika'nın Irak'ı işgal ettiği ve televizyondan naklen yayınlanan Körfez Savaşı'na tanık oldular çocuk yaşlarda. Kimisi hem anadolu lisesi hem üniversite giriş sınavının iptal edildiği yıllarda sınava girdi. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın görev başındayken ölümü üzdü bu kuşağı.
    4,00  TL