Söyleşi E-Kitapları

Yayınevi/Marka
10 öğeden 1-10 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 1
  • 250 Kadın ile Randevu
    e-kitap

    250 Kadın ile Randevu

    E-Kitap
    Kadınların okurken işte bu benim diyebileceği bir kitap. Beyler, kadınların ilişkiler hakkında ne düşündüğünü merak mı ediyorsunuz? Aradığınız herşey; ilk tanışma, ilk buluşma, aile, arkadaşlar, ilişkiler, cinsellik, cinsellikte tatmin, kıskançlık, eş seçimi gibi birçok konu hakkında kadınların düşüncelerini anlattığı ve bir erkeğin kendisi için doğru kadının kim olduğunu anlayabileceği, 250 kadının verdiği bilgiler ile ortaya çıkan gerçek bir çalışma... Doğru duydunuz 250 Kadın! 20 ile 45 yaş arasında farklı meslek, gelir durumu ve sosyal zümreye mensup; Yönetici, yapımcı, ünlü oyuncu, bankacı, çevirmen, öğretmen, öğrenci, resepsiyonist, ev hanımı vb. kadınlar...Onlar kendilerini bize anlatıyor. Keşfetmeye hazır mısınız? O halde...   Yazar Hakkında: Kayahan Toprak YAŞAR 1985 Alanya doğumludur. Tiyatro Bölümü Oyunculuk Dalı Mezunudur. Muhteşem Yüzyıl, Güzel ve Çirkin dizilerinde ayrıca 30 un üzerinde oyunda rol almış ve 600 ün üzerinde sahne deneyimi bulunmaktadır. W. Shakespeare’ a ait olan hırçın kız adlı oyundaki Petruchio karakteri ile ‘’Afife Jale Tiyatro Ödül Gecesinde - Genç Yetenek’’ olarak onore edilmiştir.  
    6,90  TL
  • Üstün Dökmen’le Nehirde
    e-kitap

    Üstün Dökmen’le Nehirde

    E-Kitap
    İlk Kez Psikodrama Tekniğiyle Yapılan Nehir Söyleşi Bircan Kırlangıç Şimşek, psikodrama tekniğini kullanarak söyleşiyor Üstün Dökmen'le. Psikodrama, tüm sanat dallarını terapiye taşıma olanağı verirken kullandığı tekniklerle de tüm sanat dallarının içine girebilen bir psikoterapi yöntemidir. Kişiye; insan bütünlüğünün her parçasını doğrudan eline alıp görerek, koklayarak, tadarak, işiterek, dokunarak onarma ve yeniden bütünleştirme olanağı verir. Serüven dolu bir yolculuğa benzer. Böylece içinde bulunduğunuz anın biricik ve tek olan aydınlığında geçmişinizi yeniden onararak yaşarken geleceğinizi de prova etme, kurma, kurgulama fırsatını bulursunuz. Üstün Dökmen, kimi zaman babasının, dedelerinin yerine geçiyor, kimi zamansa onlardan kalan eşyaların. Kendisini nehir gibi akıcı bir üslupla anlatıyor.
    7,50  TL
  • Gel Söyleşelim Cümle Geçen Demleri
    e-kitap

    Gel Söyleşelim Cümle Geçen Demleri

    E-Kitap
    "Kendimi hiçbir zaman bir röportaj yazarı olarak görmedim; ama işiniz gazetecilik ve dergicilikse, ses alma cihazınızı yanınızdan eksik etmeyeceksiniz. Esasen soru sormasını, yani röportaj yapmasını bilmeyen gazetecilik de yapamaz" -BeşirAyvazoğlu- Kültür ve edebiyat dünyamızın usta kalemlerinden Beşir Ayvazoğlu, Gel Söyleşelim ismini uygun gördüğü röportaj kitabında, tarih, edebiyat, mimari, resim, klasik sanatlar ve kültür tarihi gibi alanlarda birbirinden kıymetli aydınlarla yaptığı söyleşileri bir araya getiriyor. Bir kısmı Osmanlı bakiyesi olan bu aydınların hiç bilinmeyen ve merak edilen dünyalarını gelecek nesillere aktararak geçmişle gelecek arasında bir köprü vazifesi üstleniyor. Nefis bir üslupla hazırlanan bu eser sayesinde Âsım Şakir Gören, Nuri Arlasez, Erol Akyavaş, M. Uğur Derman, Ekmeleddin İhsanoğlu, Sezer Tansuğ, Suphi Saatçi, Cemal Kafadar, Cengiz Aytmatov, Ahmet Güner Sayar, Bahtiyar Vahapzade, İnci Enginün, Zeynep Kerman, Çelik Gülersoy ve Erol Üyepazarcı‘yı daha yakından tanıyacak, bugüne kadar hiçbir kitapta yer almamış bilgilere ulaşarak "Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer"mısraının anlamını yürekten hissedeceksiniz. "Gel söyleşelim cümle geçen demleri cânâ" -Sami-
    8,49  TL
  • Anılarımdaki Türkiye
    e-kitap

    Anılarımdaki Türkiye

    E-Kitap
    Herkesin hayatı elbette farklıdır ve kendince bir değer taşır. Bazı hayatlar bir ülkenin kaderini belirler, bazılarında ise bir ülke kendini bulur. Şairin, “Alınlar görmüşüm ki vatanımın coğrafyasıdır” dediği gibi “Her çizgisi tarihten bir yaprağı anlatır.”  ‘Tarihi Sevdiren Adam’ olarak bilinen Yavuz Bahadıroğlu’nun hayatında sadece kişisel bir hayat hikâyesini değil; dağ dağ, ova ova, nehir nehir, vatanın bütün bir coğrafyasını buluruz; her bir hikâyesinde tarihten bir yaprağa dokunuruz. Yavuz Bahadıroğlu, her ne kadar, “Ne diyor Akif, Safahat isimli eseri hakkında? ‘Üç buçuk nazma gömülmüş koca bir ömr-i heder!’ Benimki de bu hesap işte” dese de Doğu Karadeniz’in şirin bir köyünde başlayan bu hayat, içine pek çok eser, hatıra, mücadele sığdırmayı başarmış. Hem sıra dışı bir hayatın bilinmeyenlerine hem de Türkiye’nin bilindik konularına dair çarpıcı, sürükleyici ve merak uyandırıcı bir serüven…
    8,50  TL
  • Yeni Yüzyılın Eşiğinde
    e-kitap

    Yeni Yüzyılın Eşiğinde

    E-Kitap
    İki dünya savaşı ve ardından yaşanan Soğuk Savaş'ın damgasını vurduğu "Kısa Yirminci Yüzyıl"ın bitiminin habercisi, Sovyetler Birliği'nin çöküşü ile serbest piyasa fundamentalizminin iflası oldu. Bu yüzyılda kapitalist ekonominin sıkça yaşadığı krizlere, 90'lardaki milliyetçi kalkışmalar ve etnik boğazlaşmalar eşlik etti. Eski dengelerin altüst olmasıyla birlikte kuralsızlık ve belirsizliğin egemen olduğu, zenginle yoksul arasındaki uçurumun akıl almaz derecede derinleştiği yeni bir çağa girildi. SSCB ve Doğu Bloku'nun çözülüşünün, büyük insan kitleleri üzerinde tahmin edilenden çok daha yıkıcı bir etki yarattığı artık daha açık görülebilse de, serbest piyasa tapınmacılığını temel alan küreselleşme retoriği hâlâ zihinleri bulandırmaya devam ediyor. Politikanın depolitizasyonu bu yeniçağın başat özelliklerinden biri. İnsanlığı yirmi birinci yüzyılda bekleyen devasa sorunlar yumağı da önceki kısa yüzyılda yaşananların bakiyesi bir bakıma. Tarih, bu sorunların nasıl çözülebileceğine, bizi gelecekte nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin olarak öngörülerde bulunmamızı sağlayabilir, ama analitik ve bütünsel bir yaklaşım benimsenmesi koşuluyla. Tarihsel olgular bağlamında görüntü ile gerçeklik arasındaki ayrımı ortaya çıkarmaksa bu olgulara donmuş/birbirinden yalıtık birimler olarak bakmamakla başarılabilir. Çağımızın en önemli tarihçilerinden Eric Hobsbawm da bu söyleşide neredeyse yirminci yüzyılla yaşıt entelektüel birikimini, geçmişten geleceğe uzanan o kesiksiz çizgide, büyük bir sorgulayıcı güce dönüştürüyor. Kuşatıcı bakış açısıyla tekil görüngüleri yerli yerine oturtuyor, olguların aslını astarını ortaya döküyor. Ve sis çanını tüm bir insanlık için -belki de son kez- çalıyor...
    5,50  TL
  • Rilke'ye Veda
    e-kitap

    Rilke'ye Veda

    E-Kitap
    Stefan Zweig’ın Rainer Maria Rilke’ye vedası... Elinizdeki kitap Zweig’ın Rilke’nin ölümünden yaklaşık iki ay sonra ve 10. ölüm yıldönümünde yaptığı iki konuşmadan oluşuyor. Türk okurunun en sevdiği Batılı şairlerden Rilke, yine en sevdiğimiz yazarlardan Zweig’ın kaleminden. “Bazen bir halk, bir şair öldüğünde şiirin de sanki onunla birlikte öldüğünü düşünür. Belki İngiltere de benzer bir durumu yaşamıştır tek bir on yıl içinde Byron, Shelley ve Keats gittiğinde. Bunun gibi trajik zamanlarda son giden şair aynı zamanda kuşağının şair sembolü olur ve görüp göreceğimiz sonuncusu olduğunu düşünerek titreriz. Bugün biz Almanya’da şair dediğimiz zaman hâlâ onu [Rilke’yi] düşünmekteyiz ve bu arada onun sevgili görünümünü onunla karşılaştığımız her yanda bakışlarımızla aramaktayız, bu görüntü çoktan zamanımızdan ayrılarak zamansız olana geçti ve ölümsüzlüğün mermerden ormanında heykel oldu.” -Stefan Zweig
    6,00  TL
  • Ayfer Tunç’la Karanlıkta Kelimeler
    e-kitap

    Ayfer Tunç’la Karanlıkta Kelimeler

    E-Kitap
    “Bu söyleşi, 1989’dan bu yana yayımladığı nitelikli öykü ve romanlarla dikkati çeken, giderek çağdaş Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan Ayfer Tunç’un yazar olma sürecini ve edebiyat hayatının son yirmi beş yılını kendisinden dinlemek amacıyla gerçekleştirildi. Yazarlardan bu tür konularda bilgi derleme imkânını kaçırmamak gerek. Özellikle de Ayfer Tunç gibi ardında biyografik malzeme bırakmaya gönüllü değillerse. Söyleşimiz sırasında, Tunç’un otobiyografi yazmayacağını, kişisel hayatına ait arşiv tutmaya da hiç meraklı olmadığını şaşkınlıkla öğrendiğimde bu işe kalkışmakla ne kadar iyi yaptığımı anladım.”   - Handan İnci   Karanlıkta Kelimeler, yazdığı kitaplarla edebiyatımızın son yirmi beş yılında silinmeyecek bir etki bırakan Ayfer Tunç’un, hayatı ve yazarlığı üzerine okurlarına önemli ipuçları sunan bir kaynak metin.    
    14,50  TL
  • İnsanlar Konuşa Konuşa
    e-kitap

    İnsanlar Konuşa Konuşa

    E-Kitap
    Siz yada başkaları bana yada başka yazarlara her ne sorarsanız sorun, sorunuz politik ve alacağınız yanıt da politik olacaktır. Çünkü Roma yanarken keyifle arp çalabilmek için Neron kertesinde kıyıcı ve sapık olmak gerekir.Siyasal sorunlara ilişkin sorular sormanız elbet doğaldır. Siyasal sorunlara ilişkin olmayan sorular sormanız, boynuna ip geçirilmiş asılacak adama konser dinletmek kertesinde doğaldışı olurdu ve benim böyle bir soruya bile politik olmayan yanıt vermem olanaksızdı. Kaldı ki, seksenüç kitabın yazarı olan ben bütün yapıtlarımda, en politik olmadığı sanılanlarda bile, gelgeç günlük politikaya ve parti politikasına saplanmadan, hep politika yapmışımdır.
    12,00  TL
  • Onursal Doktor Olamamanın Büyük Onuru
    e-kitap

    Onursal Doktor Olamamanın Büyük Onuru

    E-Kitap
    Çok basite indirgersek bu kitapta, Darmstadt Teknik Yüksek Okulunca 1990 yılında bana verilmek istenen onursal doktorluk payesinin 1992 yılında bir uyduruk bahaneyle nasıl verilmediği ve bu verilmeyişte 12 Eylül’ün Türkiye’ye armağanı olan YÖK gerici eğitim dizgesinin büyük çabası anlatılmaktadır. Bütün bunlar, bireysel bir sorun gibi görünen onursal doktorluğun verilmeyişinin dış nedenleridir. Özdeki nedenlerse, Türkiye ve Almanya’nın toplumsal yapılarındaki birbirinden çok ayrımlı bozukluklardır. Toplumsal yapı bozukluğu bugün Almanya’da hortlayan Yeni Nazizm’le, Türkiye’deyse kökü hiçbir zaman kazınmadığı için gittikçe gelişen ve artık gelenekselleşmiş kültürel bağnazlık ve yozlukla açıklanabilir.
    11,00  TL
  • Bir Dokun Bin Dinle
    e-kitap

    Bir Dokun Bin Dinle

    E-Kitap
    Benim dönemimde, benim kuşağımdan insanların ünlenmesi için çok ilginç bişey, biraz da ayıp doğrusu, hapisaneye girmesi gerekliydi. Bu ressamlar için de, şairler için de böyleydi. Ressama düşmandır bu millet, yazara düşmandır ama müzisyenin farkında değildir. O çalarken, öttürürken, bana muhalif mi değil mi, farkına varmaz. Liman sergisinde adamları orağa, çekice benziyor diye takibata uğratmışlardı. Benim dönemimde böyleydi, hatta hapisaneye girmemiş olanı yazar saymazlardı. Bu tabii devletin sisteminin ayıbıydı...
    12,00  TL