Sahne Sanatları E-Kitapları

Yayınevi/Marka
31 öğeden 1-16 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 2
  • Yönetmen Sineması Nuri Bilge Ceylan
    e-kitap

    Yönetmen Sineması Nuri Bilge Ceylan

    E-Kitap
    Türk sinemasında 1990'larda başlayan dönüşümle beraber ortaya çıkan yeni kuşak yönetmenlerden biri de Nuri Bilge Ceylan'dır. Asıl olarak fotoğraf sanatı birikiminden gelen Ceylan, özellikle siyah-beyaz fotoğraf estetiğini içselleştirerek geliştirmiş, sinemasında da bu estetiği oldukça fazla kullanmıştır. Görüntülerin bir kısmında fotografik değer sinemasal olana üstün dahi gelir. Bir estetik kaygının sonucudur bu; kimi zaman renklerle bile oynanır ve duygu dünyasının titreşimleri imgenin tabiatını da belirler. Tematik olarak ise, üçlemede (Kasaba, Mayıs Sıkıntısı, Uzak) mevcut izlenimci ve durumcu bakış, sonrasında bir müdahaleyle varoluşsal olanın bıçak sırtına dönüşür ve bir yerde bir muamma olan insan doğasının peşine düşer.
    4,90  TL
  • Lubitsch
    e-kitap

    Lubitsch

    E-Kitap
    İngilizcede (ve Fransızcada) aşkı tarif ederken "düşmek" fiilini kullanırız: to fall in love (aşka düşmek). Alain Badiou bu konuda kaleme aldığı o harika Aşka Övgü kitabında, "aşka düşmek" ile ilgili çöpçatanlık ajansları ve uzmanlar aracılığıyla "uygun bir partner bulma arayışı"nı karşı karşıya koyar: Böyle bir arayışta, düşüş olarak -yerleşik olarak hayatımı rayından çıkaran ve yeni bir özne olarak yeniden doğmama vesile olan çılgın bir olay olarak- aşkın kendisi bütbütün kaybolur. Lubitsch'in Ninotchka'sındaki ikili düşüşle olan şey bu değil midir? Ninotchka çılgınca gülmeye başladığında hem kahkayaya hem de aşka düşer. 
    5,00  TL
  • Giovanni Scognamillo'nun Gözüyle Yeşilçam
    e-kitap

    Giovanni Scognamillo'nun Gözüyle Yeşilçam

    E-Kitap
    Nijat Özön'ün sınıflandırmasıyla "sinemacılar dönemi"nde yazmaya başlayan Scognamillo, yazılarıyla sinemamızın değişim ve dönüşüm sürecini ortaya koyarken; öte yanıyla eleştirmenlik mesleğini ve aynı dönemde yazan eleştirmenlerin gelişimini de kronolojik bir seyirle takip ediyor. Scognamillo'nun 1961-2004 yılları arasında çeşitli gazete ve dergilerde yazdığı eleştiri yazılarının ve makalelerinin derlendiği kitapta, bunlara ilaveten, özellikle 1990'lardan sonra kimi dergilere verdiği röportajlar da mevcut. Giovanni Scognamillo'nun Gözüyle Yeşilçam, bugün eksikliği hissedilen kriterli eleştirinin geçmişteki örneklerini sunarken, aynı zamanda bir dönemin sinemayla irtibatına da ışık tutuyor.
    17,90  TL
  • Sessiz Dönem Türk Sinema Antolojisi (1895-1928)
    e-kitap

    Sessiz Dönem Türk Sinema Antolojisi (1895-1928)

    E-Kitap
    Matbuat üzerinden hareketle sessiz sinemanın Türkiye yıllarını daha geniş bir perspektiften okunmasına katkı sunmayı amaçlayan bu çalışma kapsamında, gazeteler hariç, iki yüze yakın süreli yayın tarandı. 1895-1928 yılları arasında Osmanlıca olarak yayımlanan bu dergiler içerisinde içeriğini sadece sinemanın oluşturduğu süreli yayınlar, (Sinema Yıldızı, Film Mecmuası ve Sinema Postası hariç) “Sinemanın Osmanlıca Serüveni” adlı çalışmada konu edildiği için kapsam dışında tutuldu. Çalışma sürecinde taraması yapılan Osmanlıca süreli yayınlar içerisinde sinemaya yer ayıranların sayısı, şimdilik, otuz beş dergi ile sınırlı kaldı. Elbette ki bu sınır, tüm süreli yayınların taranmasıyla kalkacak ve belki de böyle bir çalışmanın ikinci cildini oluşturacaktır. Bahsi geçen otuz beş dergi içerisinde sinemaya dair yüz elliye yakın yazı yer alıyordu. Bunların çoğunluğunu film tanıtımları ve kısa biyografiler oluşturuyordu. Ancak geri kalan makaleler sinemanın Türkiye’deki seyrini ve nasıl algılandığını göstermesi açısından ilginç ve önemliydi.
    9,90  TL
  • Kültürel Çalışmalar ve Sinema
    e-kitap

    Kültürel Çalışmalar ve Sinema

    E-Kitap
    Sinemanın gündelik yaşamdaki yerine, seyircinin filmlerle ilişkisine, filmlerdeki sinematografik düzenlemelerin sırlarına, sinema gibi uzmanlar tarafından üretilen bir endüstrinin -kültür endüstrisinin- bir dalı olan film üretiminin ardında yatan temel oluşumlara ve filmlerin ilettikleri temsiller aracılığıyla aslında nasıl birer ideolojik düzenleme olduklarına dair kuramsal yaklaşımların bir araya getirildiği bu çalışma, sinemayı seyirci, bakış, kültür endüstrisi, temsil ve oryantalizm kavramları bağlamında irdeleyen bir kitaptır. "Seyirci filmlerle baş başa kalınca neler yaşar?", "Bakmak, masum bir eylem olabilir mi?", "Sinema, öteki ile ilişkimizi nasıl düzenler?", "Doğu ve Batı birbirine nasıl bakar?", "Kültür Endüstrisi üretimleri karşısında seyircinin konumu nedir?" gibi önemli sorular Hansen, Foucault, Mulvey, Hall, Spivak, Said, Adorno ve Benjamin gibi pek çok kuramcının çalışmaları üzerinden değerlendirilmektedir.
    16,50  TL
  • Bütün Oyunları 4
    e-kitap

    Bütün Oyunları 4

    E-Kitap
    Önce yazacağım oyunla ilgili notlarımı biraraya getirip bir yığın yapıyorum, onları sıralıyor, düzenliyorum. Sonra tasarısını yapıp iskeletini kuruyorum. İşin en zor yanı da bundan sonra başlıyor. Oyunun müsveddesini yazıyorum. En kolay yazdığım oyun beş müsveddeden sonra ortaya çıkmış. Üzerinde ençok çalıştığım, dokuz müsveddeden sonra yazabildiğim Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı....Türk tiyatrosu, özellikle özel tiyatrolar, hem kendi yüzünden hem dışındaki olaylar yüzünden, dolaylı olarak dolaysız olarak, türlü nedenlerden ötürü büyük bir bunalım içine düşmüştür. Tiyatronun tümüyle içinde olmayanlar için özel tiyatroların tutumunu kıyıcılıkla yermek, kıyasıya eleştirmek kolaydır. Hele tiyatro öğreniminden de, tiyatro deneyiminden de geçmemiş, yani tiyatronun T'sini bilmeden tiyatro üstüne uluorta yazabilen tiyatro cesurlarının Türk tiyatrosuna gönüllü trafik memurluğuna kalkışmaları kolaydır.Çalgılı-Şarkılı Oyunlar II:Düdükçülerle Fırçacıların SavaşıÜç Karagöz OyunuHakkımı Ver HakkıZat-ı Devletleri İbiş Hazretleri
    22,00  TL
  • Gecenin Çocukları
    e-kitap

    Gecenin Çocukları

    E-Kitap
    İnsanın en temel duyguları arasında yer alan korku çeşitli sanat dallarının ve kültürel ürünlerin konusu olmuştur. Gerçek olaylardan, hayali korkulardan, mitolojiden ve dinlerden beslenen bir mirasa sahip korku kültürünün en çağdaş ve popüler örnekleri sinemada karşımıza çıkmaktadır. Korku kültürünün ve sinemanın en eski arketiplerinden birisi 'yaşayan ölüler' olarak da nitelendirilen vampirlerdir. Sözlü kültür, edebiyat ve tiyatroda üretilen vampir miti ve karakteri, çeşitli ülkelerin sinemalarında tarihsel koşulların taleplerine göre farklı formlarda yeniden üretilmiştir. Toplumların geçirdiği sosyal, kültürel, siyasal ve ekonomik değişimler sinemadaki türleri, dolayısıyla korku türünü ve vampir filmlerini de etkilemiştir. Bu kitap, korku sinemasında yer alan vampir karakterinde meydana gelen değişim ve dönüşümü incelemektedir. Çalışmanın temel iddiası ise, sinemada vampir karakterinin toplumsal, ideolojik ve kültürel öğeler tarafından biçimlendiği ve vampir filmlerinin üretildiği dönemin ideolojik ve kültürel anlamlarını temsil edildiği bir alan olduğudur. Bu filmler, ticari kaygıları ön plana almakta ve popüler kültürünün prensiplerine uygun bir anlayışla üretilmektedir.
    10,00  TL
  • Postmodern Kaos ve Sinema
    e-kitap

    Postmodern Kaos ve Sinema

    E-Kitap
    Kitapta öncelikle modernleşme süreci ele alınmakta ve modernliğin etik-estetik, kültürel, psikolojik ve söylemsel-entelektüel evreninin postmodern dönüşüm süreçlerine dikkat çekilmektedir. Moderliğinmetodik, epistemolojik ve söylemsel kıstaslarını eleştirmekle kalmayan değerlendirmelerinde postmodern hassasiyetin etik-estetik, sosyo-kültürel ve tekno-bilimsel pratiğini yansıtan Lyotard, Deleuze, Foucault, Derrida, Virilio, Baudrillard gibi düşünürlere göndermeler yapılmak suretiyle postmodern ruhun etik-estetik, epistemolojik-fenomenolojik bakış açılarının dioprik bir panoraması sunulmakta ve mümkün olan netlikte ifadeye kavuşturulmaktadır. Kitapta ayrıca ünlü teorisyenlerin modernliğe yönelttikleri eleştiriler ve işaret ettikleri yeni sorular mülahaza edilmekte, özellikle Wittgenstein ve Heidegger'in, kimi eserlerine ve kavramlarına müracaat edilerek onların modernleşme sürecine karşı eleştirel tavırları, postmodernliğin belirli bakış açılarına uygun biçimde tartışmaya açılmaktadır. Postmoderniteyi ifade eden etik-estetik ve ontolojik kavramlar çerçevesinde yeni bir sinema tarihi yazımını ihtiva eden çalışmada, postmodernitenin bütün sinema tarihi sürecinde tebarüz eden pratik imkânlarına yönelik sorular yöneltilmektedir. Kitapta, okuyucunun, özgün analitik film incelemeleri ile önceki teorik değerlendirmeler arasında bağıntı kurmasına ve birbiriyle ilişkilendirmesine imkân sunulmaktadır.
    20,00  TL
  • Yönetmen Sineması: Ahmet Uluçay
    e-kitap

    Yönetmen Sineması: Ahmet Uluçay

    E-Kitap
    Ahmet Uluçay, kısıtlı imkanlarla "nasıl film çekerim" sorusuna cevap ararken sinemayı yeniden keşfetti. Yönetmenin bu gayreti sadece mevcut sinemanın tekrarı anlamına gelmiyordu. Tam tersine, yaşadığı toprakların masal ve efsane diliyle sinemayı yeniden kuran yönetmen, bir filmin nasıl bir dile sahip olması gerektiğine dair teorik meselelere de sahici ve somut açıklamalar getirdi. Kitap, Uluçay'ın tek uzun metrajlı filmiyle birlikte kısa filmlerini de farklı perspektiflerden değerlendiren yazılardan oluşuyor. Aynı zamanda, sanatın metaforik dilini kullanarak, estetik olanlardan hiç taviz vermeden, imkansızlıklar içinde film çekmeye çalışan yönetmenin sinemanın değerini nasıl genişlettiğini gösteriyor. "Yerli sinema" kavramının da irdelendiği kitapta, Uluçay'la ilgili kişisel tanıklıklar da yer buluyor.
    6,90  TL
  • Yönetmen Sineması: Semih Kaplanoğlu
    e-kitap

    Yönetmen Sineması: Semih Kaplanoğlu

    E-Kitap
    Yeni Türk Sineması'nın önde gelen isimlerinden Semih Kaplanoğlu, ilk filminden itibaren yuva ve aile arayışını anlattı. Yusuf Üçlemesi'yle ilk iki filmin karanlık havasından kurtulup daha şiirsel ve minimal bir sinemaya yönnelen Kaplanoğlu, üçlemeyle sadece yeni Türk sinemasında önemli bir yer kazanmadı; bu topraklara özgü estetik bir dilin sinemaya nasıl yansıtılması gerektiğine dair ipuçlarını da gösterdi. Kitaptaki yazılar, Kaplanoğlu'nun işlediği izlekler üzerinden farklı okumalar sunuyor. Felsefeden psikanalize, sosyolojiden estetiğe kadar çeşitli disiplinlerden hareketle Kaplanoğlu'nun sinema serüvenini ele alan yazılar, yönetmenin sinemasına giriş niteliğini taşıdığı gibi sözkonusu giriş için farklı bakış açıları sunmayı amaçlıyor.
    4,90  TL
  • Akla Zarar Filmler
    e-kitap

    Akla Zarar Filmler

    E-Kitap
    Bay E’den Dansöz’e, Asansör’den Sarı Tebessüm’e, Kız Kulesi Aşıkları’ndan Harem Suareye’ye, Balans ve Manevra’dan Recep İvedik’e açılan yelpazede yer alan 35 film. Sinan Çetin’den Yavuz Özkan’a, Ersin Pertan’dan Seçkin Yasar’a, İrfan Tözüm’den Mustafa Altıoklar’a uzanan çizgide 30 yönetmen. Türkiye’de yazılmış en ayrıksı, en sert ve eğlenceli sinema kitabı olan Akla Zarar Filmler, 1980 sonrasında ülkemizde çekilen ne yazık ki sinema sanatına saygıda kusur eden, yedinci sanatın temel gereklerini yerine getirmeyen, çoğu sinemasevere “aklıma şaşayım” dedirten filmler üzerine, açık sözlü bir inceleme.
    9,00  TL
  • Alengirli Filmler
    e-kitap

    Alengirli Filmler

    E-Kitap
    Bir gün hayattan kaçıp alengirli bir film seyrederiz, sinemada. Kodlarıyla saplanıverir zihnimize, bir daha da çıkmaz bu film oradan. Peki gerçekten heyecanlandık mı? Ya da korktuk mu? Neden etkiledi bu film bizi? Görsel izleklerin bir kısmına, özellikle adından çokça bahsettiren, böylesi, türüne kült denilen bu filmlere kimse dokunamaz. Yıllarca süren enerjileriyle ve fısıltılarla yayılırlar. Sonra da ele avuca sığmazlar. Artık, onların varlıkları, sinema için bir yasa gibidir. Mustafa Ziyalan, bu filmleri, onların numaralarını, kahramanlarını ve anti-kahramanlarını kulağından tutup karşımıza dikiyor, onların tarzıyla konuşuyor.
    5,00  TL
  • Metin Erksan Sinemasını Okumayı Denemek
    e-kitap

    Metin Erksan Sinemasını Okumayı Denemek

    E-Kitap
    Metin Erksan'ı unutmak ihanettir! Sinemacılığını entelektüelliğiyle, tarihçiliğiyle besleyen, entelektüelliğini ve sosyologluğunu sinemacılığıyla besleyen bir düşünce insanıdır Metin Erksan. Öncelikle bu düşünce insanı kimliğiyle bilinmelidir. Sinemasında bu düşünce insanı kimliğinin izlerini görmek mümkün olduğu kadar kitaplarında, yazılarında ve özellikle son dönemdeki köşe yazılarında sinemacı kimliğini yakalamak mümkündür. Olağanüstü mükemmeliyetçi özelliğine dikkat edildiği takdirde onlarca kitap taslağını ve onlarca film tasavvurunu kendisiyle beraber alıp götürdüğü anlaşılır. Bütün metinleri son noktayı koymadan önce defalarca yeniden yazılır. Kendi kafasıyla düşünür Metin Erksan. Güncel, yaygın düşüncelerin peşinde seyretmez hiçbir zaman. Düşüncesinin şahsi damgasını taşıdığını fark etmeyen hiç kimse Metin Erksan'ı anlamaz, anlayamaz.
    7,80  TL
  • Karpuz Kabuğu Denize Düşünce
    e-kitap

    Karpuz Kabuğu Denize Düşünce

    E-Kitap
    Karpuz kabuğundan gemiler yapmak kimin aklına gelir? Arzu, bir "delilik" olarak tezahür ederse yönetmen karpuz kabuklarından filmler çeker. Sinema bir cennet midir gerçekten? Salvatore 1988'de sinemanın yeni bir cennet olduğunu söylemişti (Nuovo Cinema Paradiso, Giuseppe Tornatore). Çocuk Salvatore öylesine mutluydu ki, onu cennette kollayan, koruyan bir "baba"sı (Alfredo) vardı ve üstelik bu makinist "baba" kesmek zorunda olduğu sevişme sahnelerini sinema tutkunu olan bu çocukla paylaşıyordu. Genç erkek için tam bir cennet! "Baba" ona makineyi nasıl kullanacağını da öğretiyordu. Makinist bu görevi yerine getiremediğinde Salvatore gösterimi sürdürebilirdi. Ahmet Uluçay için işler o kadar da kolay değildi, köy yerinde (ya da köylük yerde) kolay mıydı "gımıldak" için yanıp tutuşmak, insanın ancak deli olması gerekirdi böyle bir işe girişmek için. Salvatore gibi uzaklara gitme olanağı da yoktu, "okul" köydeydi. Salvatore'ye makinist "baba"sı düşlerini gerçekleştirmesi için büyük kentlere gitmesi gerektiğini, küçük kasabada düşlerin gerçekleşemeyeceğini söylüyordu. Demek ki köyde, kasabada sinema yapılamazdı, makinist "baba" beş yıl sonrasını öngöremiyordu. 1993'te Türkiye'de bir "köylü" koltuk değneklerinden kanat yapacaktı, ama Alfredo'nun belki de haberi bile olmayacaktı. Köyün orta yeri optik düşleri gerçekleştirmek için sinemaydı ama bundan Türkiye'de kimselerin haberi yoktu. O, köyünde sessizce tablo-plânlarını bir araya getirerek filmini üretti. Parçalar birleşti ve sinema tutkusunu betimledi. Karpuz kabuğu sinemaya düştü.
    7,50  TL
  • Yönetmen Sineması Derviş Zaim
    e-kitap

    Yönetmen Sineması Derviş Zaim

    E-Kitap
    1990'lardaki Yeni Türk Sinemasının önemli isimlerinden Derviş Zaim'in filmografisi, fantastik olanla gerçekçiliğin, yoksunlukla sınıfsal farklılığın, tarihsel olanla bugünün, geleneksel sanatla sinema dilinin, estetikle estetik olmayanın gerilimine ve bağlantısına dayanan görsel bir bütün sunar. Benzerlerine göre kendini biraz daha üstü kapalı bir şekilde temsil eden yönetmen, ikinci filminden itibaren dış dünyanın entrika ve "insan insanın kurdudur" anlayışından doğan kıyasıya mücadeleci gerçeğini benimser. Öte yandan üslûba dair farklı bir yönsemeye de girer ve ebru, minyatür, hat gibi sanatlarımızla sinema dili arasında organik bir bağ kurma çabalarına girişir. Bu çabalar, bize dair bir sinema dilinin kurucu çalışmaları manasında hakikaten önemlidir. Derviş Zaim'le söyleşi: "Yapmaya çalıştığım sinemada değer üretme çabası var"
    5,90  TL
  • Aşktan da Üstün 50 Film
    e-kitap

    Aşktan da Üstün 50 Film

    E-Kitap
    İçinde bulunduğumuz sinema atmosferi, iyisi kötüsü ile birçok tuzağı, tuzaklardan kaçış yolunu, kurtuluş ve mahvoluş alanlarını barındırıyor. Arka Pencere, yaşadığınız bu bina içinde sizin kurtuluşa ya da mahvoluşa kaçış noktanız olabilir. Oradan ihtiyacınız olan her türlü mühimmatı gizlice evinize taşıyabilirsiniz. Komşularınızı ve gizli kalmaya mahkum cinayetlerini izleyebilir, türlü türlü iyiliğin, hinliğin ve icraatın peşinde koşabilirsiniz. Yeter ki işinizi 'aşktan da üstün' bir duyguyla yapıp, sonunda aşkın her şeyi sarıp sarmaladığını fark edin... Kanımca, kötü eleştiri iyi eleştiriyi kovar. Dolayısıyla iyi eleştirinin ve sinema aşkının gövermesi için bu seçkiyi önemli bulduğumu belirtmem gerek. Seçkinin ileride yayımlanacak öteki yazılarla daha da gelişip büyüyeceğini, bize başka arka pencereler sunacağını umuyorum. Derviş Zaim Sinema hakkında yazmak ile sinema yapmak arasındaki ayrım bizim için çok önemli değil. İşin gerçeği, bugün filmler hakkında konuşmaktan en çok zevk aldığımız insanlar sinema yazarları. Bir grup sinema yazarının yaklaşık bir yıl önce bağımsız olarak kurdukları Arka Pencere'yi düzenli olarak takip ediyoruz, Hitchcock'un film adlarından oluşturdukları kendilerine özgü bir yazı evrenleri var. Bağımsız olduklarını da özellikle vurgulamak gerek. Yağmur Taylan, Durul Taylan Yazarlardan demek istemiyorum, sinemaseverler için sinemaseverlerden bir toplama, arkadaşlarınızla "Oğlum süper filmdi!" diye göz atacağınız bir başucu kitabı, sevgilinize hava atacağınız koleksiyonu az çok düzenleyecek yardımcı kitap. Ya da "Cennet Sineması"nın sonu gibi bir kitap diyelim kısaca da, gözlerimiz dolsun... İnan Temelkuran
    7,15  TL