Kamu Politikası E-Kitapları

Yayınevi/Marka
15 öğeden 1-15 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 1
  • İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı
    e-kitap

    İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı

    E-Kitap
    İç İsyanlar Ve Şeyh Said İsyanı Hakkında Yazılmış Türkiye'deki En Kapsamlı Eser Yabancıların Küçük Asya diye isimlendirdikleri, bizlerinse Anadolu adını verdiğimiz bu büyülü coğrafya tarihi boyunca ayaklanmalara, isyanlara ve savaşlara sahne olmuştur. Bizans döneminde yaşanan Nika Ayaklanması sırasında, bugün Sultanahmet Meydanı'nın bulunduğu yerde bulunan Hipodrom'da otuz binden fazla isyancı öldürülmüştü. Selçuklular döneminde Babailer İsyanı'yla başlayan Anadolu'daki ayaklanmalar ve isyanlar, Osmanlı'nın yıkılışına ve Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar devam etmiştir. I. Dünya Savaşı sırasında çıkan Ermeni İsyanları sonucunda her iki taraftan da çok sayıda insan ölmüş, Doğu ve Güneydoğu Anadolu toprakları kana bulanmıştır. İsyanlar sonucunda alınan Tehcir kararıyla Ermeni nüfus göç ettirilmiş ve bu göçler sırasında Ermeni kafileleri saldırılara uğramışlardı. Ermenilerin Tehcir kararından önce yaptıkları katliamların yarattığı öfke ve intikam duyguları, Kürt aşiretlerinin Ermenilere saldırmalarına yol açmış ve sonuçları günümüze kadar gelen bir dalga yaratmıştır. 1920 yılında o zamanki adıyla Sivas'da başlayan Koçgiri İsyanı o dönemin en önemli isyanlarından biridir. Kürt aşiretlerinin bağımsız bir Kürt devleti kurmak istemesi sonucunda isyan büyümüş ve sonunda Ankara Hükümeti tarafından çok sert bir şekilde bastırılmıştı. 1925 yılında başlayan Şeyh Said İsyanı bir çığ gibi büyümüş, işin içine din ve hilafet de girince tüm Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesine yayılmıştı. İsyancıların bazı şehir ve kasabaları ele geçirmeleri ve Diyarbakır'a saldırı girişimleri üzerine hükümet sert tedbirler almış ve isyan bastırılarak Şeyh Said ve arkadaşları idam edilmişlerdi. 1984 yılında başlayan PKK eylemleri de Kürt isyanlarının bir devamı niteliğindedir. Yirmi üç yıldır süren eylemler 40.000'e yakın insanın ölümüne mâl olmuş, ülkeye yüz milyar dolardan fazla maddi bir yük getirmiş ve yüz binlerce insanın topraklarını terk ederek başka şehir ve ülkelere yerleşmesine yol açmıştır. Elinizdeki bu kitap, Babailer İsyanı'ndan başlayarak Dersim İsyanı'na kadar geçen süreçteki çıkan isyan ve ayaklanmaları mümkün olduğunca tarafsız bir şekilde siz okurlara aktarma amacını gütmekte ve bu isyanların bizlere okul kitaplarında anlatılanlardan farklı niteliklere sahip olduklarını göstermeyi amaçlamaktadır.
    11,00  TL
  • Kürt Meselesi
    e-kitap

    Kürt Meselesi

    E-Kitap
    Cumhuriyet kurulduğundan bu yana Türkiye ne yazık ki temel meselelerini çözmede bir arpa boyu yol alamadı. Ya görmezden geldi ya yok saydı. Ulus-devlet yaratma sürecinde her şey ötekileştirildi, pespaye edildi. Kürtler ve Kürt meselesi bu sorunların başında geliyor. Cumhuriyet'in Kürtlere dair temel politikası onları ya yok saymak ya da Türk kabul etmekti. Eski Kara Kuvvetleri Komutanı ve şahin kanadı temsil ettiği düşünülen Aytaç Yalman emekli olduktan sonra şöyle bir açıklamada bulundu: "Henüz terör boyutuna gelmeden sosyal aşamada sorun çözülebilseydi çok daha iyi olurdu. Bu açıdan baktığımızda, o aşamada sorunun 'kendini ifade' olarak tarif edildiğini görüyoruz. Dilini konuşmak, şarkısını, türküsünü dinlemek istiyor, kültürünü yaşamak istiyor. Oysa bizler o dönemde, 'Kürt yoktur' diye eğitilmişiz. Kürtleri, Türklerin kolu olarak görüyoruz. Ortalıkta işte dağlarda gezerken, karda yürürken kart-kurt sesleri çıktığı için Kürt denilmiştir, gibi tarifler dolaşıyor. O dönemde sosyal istekleri bile biz 'yıkıcı faaliyetler' kapsamında görüyoruz…" Yıllardır tekrarlanan şarkı buydu. Kimse çözüme dair bir şeyler söylemiyordu. Devlet bu meseleyi hep görmezden geldiği için PKK meselesi de bir türlü çözülemiyordu. Birçok general bu tür görüşlerini görev başında değil de emekli olduktan sonra dile getiriyordu. Yazdığı makale ve kitaplarla kritik meselelere getirdiği farklı yorumlarla tanınan Mahir Kaynak bu kez Kürt meselesini enine boyuna değerlendiriyor. Bazılarına çok uçuk gelebilir, bazıları aşırı komplo teorisi gibi algılayabilir, ama Mahir Kaynak'ı okumak, onun bilgilerinden yararlanmak zihninizi çok açacak ve size yelpazenin farklı yüzlerini gösterecektir.
    7,00  TL
  • Marksizmin Bir Karikatürü ve Emperyalist Ekonomizm
    e-kitap

    Marksizmin Bir Karikatürü ve Emperyalist Ekonomizm

    E-Kitap
    Ulusal sorun ve demokrasi için mücadele arasındaki ilişki üzerine tartışmaların sınıf mücadelesi içinde oldukça eski ve önemli bir yeri bulunmaktadır. Lenin'in bu kitapta bir araya getirilen makaleleri, özellikle "Ulusların Kendi Kaderlerini Tayin Hakkı" kavramını Marksist bakış açısıyla temellendirmekte ve işçi sınıfının devrimci politikası içindeki yerini belirlemektedir. Lenin'in konuya ilişkin tezleri, emperyalizm çağında demokrasi için mücadelenin önemi ve kapsamı bakımından bugün de güncelliğini korumaktadır.
    4,20  TL
  • Hangi PKK - Masada Kimler Var? ve Nasıl Biter?
    e-kitap

    Hangi PKK - Masada Kimler Var? ve Nasıl Biter?

    E-Kitap
    Moskova'dan Roma'ya herkesin kucak açtığı eli kanlı tek lider... Türkiye'yi terörle cezalandırmak isteyen 'yeniden doğmuş' fanatikler... 30 yıldır hiç dokunulamayan üst yöneticiler... İsrail ve ABD'yi 'imkânsız' senaryoya ikna eden jeopolitik... Dijital esaretten damarları delik deşik olmuş bir istihbarat... İşte dışarıya bağımlılığı arttıkça taşeronlaşan bir örgütün; 'olmayan' PKK'nın ve onunla mücadelenin hikâyesi. Terör üzerinden Türkiye'yi yıldırmak isteyen güçlerin varlığını bir önceki kitabında ifşa eden Prof. Sedat Laçiner, bu kez bir başka ezberi bozuyor. Yakın tarihe dair cevapsız kalmış sorulara yanıt veriyor: Oslo görüşmelerinin perde arkası ne? 'PKK'istan bölgede hangi güçlerin işine geliyor? Türkiye'nin 'Aşil topukları' neler? Obama'nın 2. başkanlık döneminde terörle mücadelede ABD'nin rolü ne olacak? Prof. Laçiner, daha temelde ise kışkırtıcı bir tez ortaya atıyor: Ya PKK sandığımız örgüt PKK değilse? 30 sene sonra karşımızda hâlâ aynı örgüt olabilir mi? Değişen küresel jeopolitik dengeler bu yapıyı nasıl etkiledi? Türkiye'nin karşısında nasıl bir şer koalisyonu var? Gerçek, maskenin altında! Prof. Laçiner o maskeyi sizin için indiriyor. Gördüklerinize şaşıracaksınız.
    8,00  TL
  • Kürt Meselesi ve Said Nursi
    e-kitap

    Kürt Meselesi ve Said Nursi

    E-Kitap
    “Kürt meselesi,” yakın dönemde Türkiye toplumunda en büyük acı ve ızdırap konusu olan ve en ziyade gerilim ve kutuplaşma üreten mesele niteliğinde.   Peki, “Kürt meselesi” nasıl ortaya çıktı? Daha doğrusu, bu toprakların bir sâkini iken Kürtler nasıl bir ‘mesele’ye dönüştü veya dönüştürüldü?   Elinizdeki kitap, işte bu can alıcı sorunun izini sürüyor. Anadolu’da din ortak paydasında beraberce buluşan iki kardeş milletin bilhassa son yüzyıl içinde yaşadıklarını, sebepleri ve sonuçlarıyla, tarihsel bir perspektif içinde ve Bediüzzaman Said Nursî’nin bakış açısının ışığında inceliyor. Dahası, yaşanan gerilime birebir vâkıf bir yazarın elinden çıkmış olmak itibarıyla, bu konunun ‘mesele’ olmaktan çıkabilmesi için, ufuk açıcı çözüm yolları öneriyor.   Kürt Meselesi ve Said Nursî, bu meselenin barışçı çözümü için anahtar kelimeler niteliğindeki ‘müzakere’yi sahih ve insaflı bir zeminde geliştirme bakımından okunması gereken bir kitap.  
    7,50  TL
  • Kürt Sorunu ve Demokratik Halkçı Çözüm
    e-kitap

    Kürt Sorunu ve Demokratik Halkçı Çözüm

    E-Kitap
    Tarihsel-toplumsal olgular, kendilerini karakterize eden karmaşık unsurlardan ve ilişkili oldukları etkenlerden soyutlanarak irdelenemez ve tanımlanamazlar. Ulus, her şeyden önce, tarihsel bir oluşumdur; insanın toplumsal yaşamının belli bir evresinde, kapitalizmin doğuşuyla birlikte, bir başka deyişle 'kapitalizmin şafağında' ortaya çıkan, gelişen ve 'olgunlaşan' bir "toplumsal kategori"dir. Feodal toplumun bağrında kapitalist üretim ilişkilerinin gelişmesi ve yaygınlaşmasıyla ortaya çıkan burjuvazinin, pazarına egemen olma ve kendi siyasal iktidarı altında bir merkezi birlik oluşturma amacıyla feodal gericiliğe karşı giriştiği mücadele sürecinde, ulus-devlet gündeme gelmiş; kapitalist gelişmenin erken ya da daha geç oluşuna ve burjuva ulusal demokratik dönüşümlerin hızı, kapsamı ve biçimine bağlı olarak, burjuvazinin kendi pazarı üzerinde egemenliğini ve siyasal birliğini kurma mücadelesinde ulusçuluk bir burjuva ideolojisi olarak tarih sahnesine çıkmıştır.
    3,00  TL
  • Kapitalizmin Arkaik Kültürü
    e-kitap

    Kapitalizmin Arkaik Kültürü

    E-Kitap
    Batı'da egemen olan modernite kavramlarını ve tarihsel olarak "burjuva" toplumu modelinin gelişimini irdeleyen bu kitapta, Ellen Meiksins Wood, burjuva modernitesinin, "modern" devletin ve siyasi kültürün somut örneğinin Kıta Avrupa'sında ortaya çıktığına ilişkin varsayımlara karşı, aslında sözü edilen somut örneğin prekapitalist toplumsal mülkiyet ilişkilerini gösterdiğini ileri sürüyor. Bunun ters örneği İngiltere'de ise, "modern" devlet ve buna ilişkin siyasi söylemin olmaması, gelişkin bir kapitalizme tanıklık ediyordu. Britanya ekonomisinin temel eksiklikleri ise, engellenen gelişme belirtilerini değil, kapitalist sistemin çelişkilerini göstermektedir. İktisadi ve siyasi tarihi, düşünce tarihiyle birlikte ele alan Wood, güncel "Nairn-Anderson" tezlerinden, C. D. Clark'a ve Alan Macfarlane'e kadar geniş bir yelpazeyi içeren tartışmalara giriyor ve çeşitli konuları inceliyor: Britanya kapitalizminin ve Fransız mutlakiyetçiliğinin izlediği gelişim yolu; devlet ve ulusun sembolik simgeleri; İngiliz dilinin kültürel kalıpları; şehircilik, kırsalcılık ve bahçe peyzajı; egemenlik, demokrasi, mülkiyet ve ilerlemeye ilişkin düşünceler. Çağdaş kapitalizmle ilgilenenler için olduğu kadar, erken modern Avrupa ya da Batı siyasi düşünce tarihiyle ilgilenenler için de ilginç bir çalışma.   "Taze bir nefes.... on yıllardır okuduğum kitaplar arasında, en çok bu kitap beni düşünmeye ve yeniden düşünmeye itti... Okuması keyif verdi." -Christopher Hill-
    7,00  TL
  • Marka Takva Tuğra - AKP Döneminde Kültür ve Politika
    e-kitap

    Marka Takva Tuğra - AKP Döneminde Kültür ve Politika

    E-Kitap
    2002 yılı civarında doğanlar AKP Hükümetinin gölgesinde büyüdüler, oy kullanma yaşına girenlerin hafızasında da kıyaslama yapabilecekleri başka bir siyasi iktidar yok. İlk gençlik dönemine adım atmış bir kuşağın duygularından davranışlarına, beğenilerinden zevklerine kadar her şey, ekseninde AKP’nin olduğu bir kültür dünyasında şekillenmiş sayılır.   Çizgileri şimdi bir hayli netleşmiş kültür dünyasının geçmişteki ipuçlarını ve eğer herhangi bir kırılma yaşanmazsa yakın gelecekteki muhtemel evrimini içeren bir tablo çizmek için yeterince uzun bir süre bu. Toplumsal bir dönüşüm yaratmak iddiasıyla iktidara gelen AKP açısından kültür bir derlenip toparlanma, saflaşma aracı olduğu kadar kendisini geçmişe ve muhaliflerine karşı korunaklı kılan, muhalifleri ile yandaşları arasında sınır çizen bir kimlik vurgusuydu.   Bu yüzden etrafında saflaştırdığı kesimlerin canını acıtacak iktisadi düzenlemeleri yaparken de, politik kararları alırken de dikkati hep partinin kültürel iddialarında toplamaya çalıştı. Bunda da bir hayli başarılı olduğu söylenebilir.
    23,40  TL
  • Yeşil Ekonomi: Küçülmek Güzeldir
    e-kitap

    Yeşil Ekonomi: Küçülmek Güzeldir

    E-Kitap
    Gezegenimiz mit haline gelen büyümeye olan yanlış inancın tehdidi altındadır. Daha fazla ekonomik büyümenin gerekli olduğu söylemi, yaşam kalitesinde sürekli bir iyileştirme beklentisinde olan insanlarda ‘büyüme gerekli’ mesajlarının içselleştirilmesine neden oluyor. Bu mesaj, toplumsal, ekonomik, siyasal ve çevresel ilerlemenin ana etkeninin ekonomik büyüme olduğunu ileri sürüyor. Büyümenin zenginlik yarattığı ve toplumsal iyileştirme için gerekli araçları sağladığı varsayılıyor. Bu nedenle siyaset, hedeflerine sürekli büyümeyi ve kalkınmayı oturtuyor. En önemli icraatın olası en yüksek hızla büyümek olduğu amacı yinelenip duruyor. Kalkınmak ve büyümek sağ ya da sol siyaset için, adeta bir din gibi. Sadece bu hedefe varmak için izlenecek yol, daha doğrusu feda edilecek olgularda anlaşamıyorlar. Zenginlik ile refah, yarışmacı toplum ile dayanışmacı toplum, hükmetmekle gezegen ile uyum içinde yaşamak gibi hayati tartışmalar gündemimize ne zaman girecek? Bugün küçülmek, büyümemek gibi ekonomik kavramlar, büyümek/kalkınmak ikilisinden çok daha hayati konular. Küçülmek Güzeldir, Türkiye’de bu tartışmaların ivme kazanması arzusuyla hazırlandı.
    8,00  TL
  • Çözülemeyen Kürt Sorunu
    e-kitap

    Çözülemeyen Kürt Sorunu

    E-Kitap
    Gittikçe "şiddetlenen" Kürt sorununun çözümü konusunda önümüzde üç yol var: Bastırma, ayrılma, demokratikleşme. Birinci yol, Sri Lanka denilen model ile örgütü askeri yöntemle bitirmektir. Bunu ileri sürenler kötü niyetli değillerse, tarih bilmiyorlar; çünkü Demirel'in deyimi ile "28 isyan" cesetlerin üstüne dikilen bayraklarla bitmemiş, sonra bugün yaşadığımız 29'uncusu patlak vermiştir. 29'uncusu silahla, şiddetle bastırılsa hiç kuşku yok ki 30'uncusu çıkacak. İkinci yol, PKK ve onu destekleyen Kürtlerin askeri zafer elde edip ayrılmasıdır. Bu yol da mümkün değil. Ayrıca bugün için, içinde yaşadığımız çağın gereği olarak; bölünmüş bir Türkiye'nin hem Kürtlerin hem de Türklerin işine yaramayacağı açıktır. Geriye üçüncü yol kalıyor. Demokrasi içinde meseleyi çözerek, birarada yaşamak. Burada çözümün püf noktası; egemenliğin paylaşılması, hak ve özgürlüklerin ihyası meselesidir. Türkiye'nin bu konuda öncelikle zihniyet devrimine ihtiyacı var. Çünkü hâlâ 1930'lu yıllardan kalma alışkanlıkla bütün sorunlar Ankara'da tespit ediliyor, bütün çözümler Ankara'da üretiliyor ve bütün kaynaklar Ankara'da toplanıp dağıtılıyor. Kürtlere olan bakış da hâlâ 30'ların Ankarası'nın izlerini taşıyor. Bu handikabı aşmalı, çağdaş anlayışın bize sunduğu yeni model ve işleyişleri kendi koşullarımıza uyarlama hüner ve cesaretini göstermeliyiz. Yapılması gereken daha fazla kan dökülmeden bunu başarmaktır. Böyle bir modelin ilk adımı ise ideolojilerden arınmış, bütün inançlara eşit mesafede duran, etnik açıdan tarafsız yeni bir anayasa yapmaktır. Hazır böyle bir sürecin başındayız, o zaman daha ne duruyoruz ve neyi bekliyoruz?
    7,50  TL
  • Çözüm Mümkün
    e-kitap

    Çözüm Mümkün

    E-Kitap
    “Doğru bir çözüm, öncelikle soruları doğru sormaya ve doğru sorular sormaya bağlıdır. Doğru sorular sorabilmek için ise, meselenin adını doğru koyabilmek gerekir. Meselenin adı doğru konulmadığı sürece, çok sorular sorulur, çok konuşulur, çok çözümler üretilir; ama bütün bunlar bizi kalıcı bir çözüme ulaştırmaz. Bu bakımdan, eğip bükmeden, belli bir veçhesiyle sınırlamadan meseleyi adlandırmamız gerekirse, ortadaki asıl mesele, Türkiye sorunu, Kürt sorunu, Güneydoğu sorunu değil, demokrasi sorunudur. Madalyonun diğer tarafından bakılırsa, Kemalizm sorunudur. Türkiye toplumu, ya Kemalist ideolojinin sınırları içerisinde kalmak ve ilelebet bu sorunu yaşamak veya bu sorunu çözmek gibi ikili bir tercihle yüzyüze gelmiş durumdadır.”   “Ji bo çareseriyeke di cih de, hewceyî bi pirsên rast yên ku bi rêyeke maqûlane werine pirskirin heye. Ji bo ku pirsên rast werine kirin jî, divê navê meselê rast were danîn. Hetanî ku navê meselê rast neyê danîn, dê gelek pirs werine pirsîn, dê gelek xeberdan çêbibin û dê gelek çareserî bêne pêşniyarkirin; lêbelê evana hemî jî me nabine çareseriyeke mayinde. Ji ber vê yekê, heke em bêyî birina vir de û wê de û bêyî sinarkırına bi hêlekê ve bi nav bikin; pirsgirêka esil ya di holê de, ne pirsgirêka Tirkiyê, pirsgirêka Kurdan û pirsgirêka Rojhilatê Başûr e, ew pirsgirêka Demokrasiyê ye. Ku em li aliyê din yê madalyonê binêrin, pirsgirêk pirsgirêka Kemalîzmê ye. Civaka Tirkiyê di rewşeke wisa de ye ku bi tercîheke dualî rûbirû maye, yan dê di nava sînorên îdeolojiya Kemalîst de bimîne û vê pirsgirêkê heta bi hetayê bijî û yan jî dê vê pirsgirêkê çareser bike.”   Elinizdeki kitap, Türkiye toplumunun en acil cevap bekleyen meselesi üzerine kırktan fazla akademisyen ve düşünce adamının gerçekleştirdiği Atölye Çalışması’nın sonuçlarını ve çözüm önerilerini içeriyor.   “Doğru bir çözüm, öncelikle soruları doğru sormaya ve doğru sorular sormaya bağlıdır. Doğru sorular sorabilmek için ise, meselenin adını doğru koyabilmek gerekir. Meselenin adı doğru konulmadığı sürece, çok sorular sorulur, çok konuşulur, çok çözümler üretilir; ama bütün bunlar bizi kalıcı bir çözüme ulaştırmaz. Bu bakımdan, eğip bükmeden, belli bir veçhesiyle sınırlamadan meseleyi adlandırmamız gerekirse, ortadaki asıl mesele, Türkiye sorunu, Kürt sorunu, Güneydoğu sorunu değil, demokrasi sorunudur. Madalyonun diğer tarafından bakılırsa, Kemalizm sorunudur. Türkiye toplumu, ya Kemalist ideolojinin sınırları içerisinde kalmak ve ilelebet bu sorunu yaşamak veya bu sorunu çözmek gibi ikili bir tercihle yüzyüze gelmiş durumdadır.”   “Ji bo çareseriyeke di cih de, hewceyî bi pirsên rast yên ku bi rêyeke maqûlane werine pirskirin heye. Ji bo ku pirsên rast werine kirin jî, divê navê meselê rast were danîn. Hetanî ku navê meselê rast neyê danîn, dê gelek pirs werine pirsîn, dê gelek xeberdan çêbibin û dê gelek çareserî bêne pêşniyarkirin; lêbelê evana hemî jî me nabine çareseriyeke mayinde. Ji ber vê yekê, heke em bêyî birina vir de û wê de û bêyî sinarkırına bi hêlekê ve bi nav bikin; pirsgirêka esil ya di holê de, ne pirsgirêka Tirkiyê, pirsgirêka Kurdan û pirsgirêka Rojhilatê Başûr e, ew pirsgirêka Demokrasiyê ye. Ku em li aliyê din yê madalyonê binêrin, pirsgirêk pirsgirêka Kemalîzmê ye. Civaka Tirkiyê di rewşeke wisa de ye ku bi tercîheke dualî rûbirû maye, yan dê di nava sînorên îdeolojiya Kemalîst de bimîne û vê pirsgirêkê heta bi hetayê bijî û yan jî dê vê pirsgirêkê çareser bike.”   Elinizdeki kitap, Türkiye toplumunun en acil cevap bekleyen meselesi üzerine kırktan fazla akademisyen ve düşünce adamının gerçekleştirdiği Atölye Çalışması’nın sonuçlarını ve çözüm önerilerini içeriyor.  
    6,00  TL
  • Türkiye'nin Kürtleri
    e-kitap

    Türkiye'nin Kürtleri

    E-Kitap
    Türkiye Kürtleri ile ilgili literatür tarih alışmaları alanı ile bölgesel/küresel siyasetin güç ilişkileri arasında hapsolmuştur. Kürtler ezici bir çoğunlukla ve "ülke içindeki boyutlarıyla 'Kürt Problemi' olarak ve uluslararası bağlamda da 'Kürt Sorunu' olarak" akademik çalışmalara konu edilmektedir. Bugüne kadar özellikle Türkiye Kürtleri üzerine, yapılan çalışmalar söz konusu nüfusu kendi içinde bir entitenin toplumsal dinamiği olarak tanımaya/anlamaya girişmemektedirler. Türk akademik literatüründe Kürtlerle ilgilenmiş sosyolojik meşrepli bir çalışma mevcut değildir. Bu bağlamdaki entelektüel alanın neredeyse tamamını kısıtlı/taraflı siyasî yaklaşımlar oluşturmaktadır. Önümüzdeki bu toplumsal fenomenin sosyolojik anlamlandırması, yoğun/hakim ve gerili politik atmosfer altında adeta nefessiz kalmıştır. Türkiye'nin Batı nezdindeki önemi ve kendi içine kapanmış Kürt politikası "Türkiye Kürtleri" mevzusunu yakın zamanlara kadar Pandora'nın Kutusu'nda kilitli tutmuştur. Bu kitap, bu yoksunluğu gidermeye girişmeyi amaçlar.
    15,00  TL
  • Günümüzde Şiddet
    e-kitap

    Günümüzde Şiddet

    E-Kitap
    Yılda bir kez yayınlanan ve Türkçe basımını Yordam Kitap’ın üstlendiği Socialist Register’ın 2009 sayısı şiddet konusuna eğiliyor. Günümüz dünyasının karşı karşıya olduğu şiddetin çapı ve yaygınlığı, aşağıdaki başlıklarda acilen ciddi çözümlemelerin yapılmasını zorunlu kılıyor: “terörle mücadele” ve direniş karşıtı savaş; terör ve kontr-terör; intihar bombacıları ve işkence; iç savaşlar ve anarşi; kentsel çete savaşları; kadına yönelik kronik şiddet. Günümüz dünyasındaki bu şiddet, her iki dünya savaşı ile karşılaştırılabilecek ölçekte insani trajedilere neden olmakta. Dünyaya hâkim olan küresel kapitalizmin nirvanası, milyonlarca kişi için vahşi bir ölümle karşılaşma korkusu içinde yaşamak anlamına geliyor. Giriş makalesi, günümüz şiddetinin ölçeği ve çeşitliliğine genel bir bakış sunarken, aynı zamanda bir kez daha temel soruyu soruyor: sosyalizm mi, barbarlık mı? Diğer makalelerde, dünyanın çeşitli bölgelerinden örneksel önem taşıyan şiddet vakalarının doğası ve kökleri masaya yatırılıyor. Samir Amin, John Berger, Henri Bernstein, Vivek Chibber; kitaba katkıda bulunan yazarlardan bazıları.
    9,00  TL
  • Yeşil Politika
    e-kitap

    Yeşil Politika

    E-Kitap
    Yeşil politika sadece çevre meseleleriyle mi ilgilenir ? Yola bu soruyla koyulan Derek Wall, dünya tarihi için yeni sayılabilecek yeşil politikayı, derinlemesine bir analize tabii tutuyor. Tarihsel bir perspektif ile yeşil hareketi inceleyen Derek Wall, vakalar ve örnekler ile zenginleştirdiği kitabını yazarken aynı zamanda sade bir dil kullanıyor. Kitap, yerel düşünüp küresel hareket eden, koyduğu yeni ve şenlikli yapısı ile rengarenk ve çoğulcu politikalar ürreten yeşil politikanın dinamiklerini bir bir analiz ediyor. Yeşil Politika'nın nasıl geliştiğini, hangi dinamiklerden ve tartışmalardan beslendiğini analiz eden Derek Wall, aynı zamanda Yeşiller'in kendi içindeki tartışmalı konulara da ayna tutuyor. Bunların yanı sıra, Türkiye'de de ekolojistlerin gündeminden hiç inmeyen Yeşiller ve Sol ilişkisini tartışmaya açıyor, dünya deneyimlerinden örnekler veriyor. Bu kitabın Türkiye'deki yeşil politika tartışmalarını besleyeceğine yürekten inanıyoruz. Böyle değerli bir kitabı Türkçe'ye kazandırdığımız için mutluyuz. Kitabın Türkçe'ye kazandırılması için özel çaba sarf eden ve büyük destek veren Derek Wall'a da bu vesile ile teşekkür ederiz. "Derek Wall, dünyanın çeşitli yerlerinde kendiliğinden gelişim gösteren yeşil felsefenin temellerini ortaya koymanın yanı sıra, başlıca tartışma ve fikir ayrılığı noktalarını da dile getirmektedir. Böylece yeşil politikanın fikirlerini genel okuyucu kitlesi için daha erişilebilir ve anlaşılabilir hale getirmektedir." -Nándor Tánczos, Yeni Zelanda/Aotearoa Yeşil Partisi- "Bu kitap, bizleri güçlü kılan küresel bağlantılarımızı gözler önün seriyor" -Cynthia McKinney, 2008 ABD Yeşil Parti başkan adayı- "Derek Wall'un bu ilgi çekici kitabı, bize strateji ve mücadeleyi anlatıyor ve çevre için mücadele etmenin nasıl halk için mücadele etmek olduğunu vurguluyor. Daha iyi bir dünya mümkün." -Roberto Pérez Rivero, Kübalı Sürdürülebilirlik Aktivisti- "Bu kitap, hayvan haklarından, yeşil yeni düzene bir çok temel yeşil düşünceyi özetliyor. İklim değişikliği, mali kriz ve petrol tepe noktası gibi küresel ekolojik sorunlar ile yüz yüze olduğumuz bu dönemde, yeşil politika her zamankinden daha da gerekli." -Caroline Lucas, İngiltere ve Galler Yeşil Partisi- 
    6,00  TL