Genel E-Kitapları

Yayınevi/Marka
14 öğeden 1-14 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 1
  • 50 Soruda Antropoloji
    e-kitap

    50 Soruda Antropoloji

    E-Kitap
    İnsanı bütün yönleriyle inceleyen antropolojiyi, fiziksel-biyolojik ve sosyal-kültürel tüm boyutlarını içeren geniş bir kapsamla ele alan 50 Soruda Antropoloji, "50 Soruda" dizisinin 12. kitabı. Yazarlar Sibel Özbudun ve Gülfem Uysal'ın, salt küçük ölçekli toplumları değil, günümüz dünyasını/insanını anlama girişimi olduğunu vurguladıkları antropolojiye dair doyurucu bir çerçeve sunarken geçtikleri kimi sorular şöyle: Antropoloji neyle uğraşır, temel soruları nelerdir? Biyolojik antropoloji, adli antropoloji nedir? Sosyal/ kültürel antropolojide belli başlı kuramlar nelerdir? "Mülkiyet" kavramı her kültürde aynı anlama mı gelmektedir? Siyasal antropoloji nedir? Devlet nedir, devletin biçimlenişine dair belli başlı kuramlar hangileridir? Sömürgecilik nedir? Feminist antropolojinin başlıca tezleri nelerdir? Ensest tabusu nedir? Din toplumsal değişme ile ilişkilendirilebilir mi? Antropolojide büyü, ayin, mitos nasıl ele alınır? Lingüistik antropoloji neyle uğraşır? Günümüzün uygulamalı antropolojisiyle sömürgeci dönemin "pratik antropoloji"si arasında ne fark vardır? Küreselleşme süreçleri antropolojiyi nasıl etkilemektedir? "Yoksulluğun etnikleşmesi" ne demektir?
    10,50  TL
  • İnsan, Tanrı ve Ölümsüzlük
    e-kitap

    İnsan, Tanrı ve Ölümsüzlük

    E-Kitap
    “Bütün eserlerimin İncil’i olan bir kitap bu...” -Sir James George Frazer-  “Dünyada yaşamış en ünlü bilgelerden biri Frazer... İzinden gidiyorum.” -Daniel C. Dennett-  “Bilginin engin derinliği kucaklayacak okuru... İnsan, Tanrı ve Ölümsüzlük elimden düşmeyen bir kitap...” -Carl Sagan-  “Geçmişte yapmayı denediğim tek şey, insan evriminin bazı safhalarını araştırmaktı. Ve bu kitapta amaçladığım tek şey, araştırmalarımın sonuçlarını okurun insanlığın vahşilikten medeniyete yükselirken çıktığı uzun yürüyüşe dair fikir verecek bir optik cam biçiminde netleştirmektir. Yürüyüş hala devam ediyor ve şüphesiz ki bizden sonra da duraksamadan devam edecek. Varış noktası, geleceğin sis bulutları ardında gizli ve bilinmiyor. Şayet yürüyüşe çıkanlar yanlarına benim eserlerimden birini alırlarsa, belki bu kitap sırt çantalarından birinde bulunabilir. Neyse ki, ağır verileri çıkararak yükü hafifletmeyi denedim. Fakat, yanılmıyorsam, verdiğim bilgiler uzun vadede teorilerimden daha değerli bulunacak ve daha kıymetli görülecektir. Çünkü teoriler gelip geçiyor, fakat veriler kalıcı ve ebedi oluyor, tabii bu sürekli değişen dünyada bir şeyin bakiliğinden söz etmek mümkünse. Öyle tahmin ediyorum ki yazılarım sonraki nesillerin raflarında kendine yer bulabilirse, bunun sebebi antik ve barbar gelenekleri, inançları aydınlatmak için kullandığım teorilerimden daha ziyade tarif ettiği bu gelenek ve inançlar olacaktır. Unutmamalıyız ki kitapların da, insanlar gibi, yazgıları vardır ve büyük çoğunluğu er ya da geç yok olmaya mahkûmdur. Şüphesiz, kendi yazılarım için değerli malzemeler elde ettiğim pek çok kitap da bu kısa ömürlü kitaplar arasında yer alacaktır; gelecek nesiller günümüzde yaşayan bizleri antik dönemdekilerle bir tuttuğu zaman, belki de kitaplarımdan bazıları çoktan tarih olmuş bir vahşilik ve barbarlık belgesi olarak, özgün belgeleri yok olmuş kaynaklar olarak hâlen okunmaya devam edebilir. Öte yandan, bu kitap araştırmacılara daha kapsamlı eserlerimin labirentlerinde rehberlik edecek bir ipucu olarak bir süreliğine faydalı olabilir.”
    15,00  TL
  • Türk Töresi
    e-kitap

    Türk Töresi

    E-Kitap
    Ziya Gökalp ilk kez 1923 yılında yayımlanan kitabında, Türklerin töreyi ne şekilde tanımladığını, töre anlayışlarının nasıl şekillendiğini, töreyle ilgili bilgilerin hangi kaynaklarda ne ölçüde yer aldığını, kısacası Türk töresinin ne demek olduğunu araştırmaktadır. Eserin “Başlangıç” kısmında “Töre Ne Demektir?”, “Türk Kendisini Başkalarından Nasıl Ayırıyordu?” gibi sorular sorarak bunlara cevap arayan Ziya Gökalp, öncelikle töre kelimesini, tarihî ve edebî kaynaklardaki takibini yaparak tanımlamıştır. Ziya Gökalp’a göre Türk töresi, eski Türklere atalarından kalan bütün kaidelerin toplamı demektir. Bu yüzden Ziya Gökalp, Türk mitolojisinin ana karakterlerinden tutun da yirminci yüzyılda bile canlılığını hâlâ muhafaza eden kadim geleneklerimiz arasında bağlantılar kurarak, Türk töresini bütün yönleriyle ele almış ve oldukça sade bir dille okuyucuya sunmuştur.
    6,00  TL
  • Türkiye'nin Kimlikleri
    e-kitap

    Türkiye'nin Kimlikleri

    E-Kitap
    Elinizdeki kitap, Rusya'dan İspanya'ya, Çin'den Almanya'ya kadar pek çok ülkeden örneklerin ışığında Türkiye'nin barındırdığı çeşitli kimlikleri karşılaştırmalı olarak inceliyor ve her seviyede yaşanan kimlik sorunlarını masaya yatırıyor. Kimlik politikaları ve milliyetçilik konularında yaptığı çalışmalarla uluslararası akademik camiada yakından tanınan Şener Aktürk, Türkiye'nin Kimlikleri'nde karşılaştırmalı siyasetin imkânlarından da faydalanıyor. Akıcı bir dille yazılmış bu akademik çalışma, kimliğe dair birçok konuda daha detaylı, farklı ve çözüme yönelik düşünmenin kapısını aralıyor. Osmanlı kimliğinin ana unsurları kimlerdi? Rum, Ermeni ve Musevi olmadan Osmanlılık olur mu? Medeniyet nedir? Bir İslâm medeniyeti var mı(ydı)? Günümüz Türkiye'si hangi medeniyetin mensubu? Avrupa'da İslâm ve Yahudi düşmanlığının kökenleri nelerdir? Cumhuriyeti Rumeli muhacirleri mi kurdu? Türkiye, Türkmenlerin devleti mi? Kimlik krizinin çözümü İslâmcılık mı? Türklük, ortak kimlik olabilir mi?
    9,00  TL
  • Çin Halkının Zihniyeti
    e-kitap

    Çin Halkının Zihniyeti

    E-Kitap
    Bir Çin aile yuvası minyatür bir gökyüzüdür diyor, kitabınyazarı KuHung-Ming. Çin uygarlığı, Çin edebiyatı ve Çin kadını yazar için başka bir duyarlılığa ve düşünüş tarzına pencere açıyor. Ming, tüm kitap boyunca Avrupalılara halkının, kültürünün, uygarlığının birikimlerini anlatmaya çalışıyor. Bu çağrı zaman zaman tepkisel bir tona bürünse de herkesin tek bir dünyaya ayak bastığı günümüzde, toplumların esasen birbirinden çok farklı zihniyetlere sahip olduğunu haber veriyor KuHung-Ming. Çinliler bireyi, aileyi, toplumu, ataları bir bütün halinde düşünür. Kişi ahlâki özelliklerini işlemek, geliştirmek ve bunları anne babasından başlamak üzere toplumun diğer tüm üyeleriyle uyumlu kılmakla yükümlüdür. Herkes yerini, konumunu, görevlerini bildiğinde doğadaki ahenk gibi bir ahenk, dirlik, düzenlik insanlar arasına da gelip yerleşir. Bunu sağlayacak en önemli enstrümanlar ise müzik ve törenler bilgisidir; yani ritm ve sembollere dayalı bağlılık ritüelleri. Belki de bu yüzden Konfüçyüs'ün ahlâk yasası Avrupalı insanın dine bakış açısından tamamen farklıydı. Konfüçyüs'ün bilgeliği şuydu: "Tanrının düzeni benliğimizin yasası dediğimiz şeydir.Benliğimizin yasasını gerçekleştirmek Ahlâk kuralı dediğimiz şeydir. Ahlâk kuralı arındırılıp doğru bir kurala bağlandığında Din adını verdiğimiz şeyi oluşturur." Yirminci yüzyılın başında Batı kurumlarında eğitim gören çok dilli, çok kültürlü bir Çinli aydın olan KuHung-Ming, derinden bağlı olduğu geleneksel Çin kültürü ile Batı uygarlığını karşılaştırırken zihniyet dünyamıza pek de uzak olmayan bir çelişkiyi anımsamamız mümkün değil. (Tanıtım Bülteninden)
    9,10  TL
  • Avrupa ve Beşeriyet
    e-kitap

    Avrupa ve Beşeriyet

    E-Kitap
    Evrensel bir medeniyetten bahsedilebilir mi? Yoksa kendine özgü özelliklere sahip ayrı ayrı medeniyetler mi var? Bu medeniyetlerin birbirlerinden ileri veya geri oldugundan söz edilebilir mi? Batı medeniyeti, yeryüzünde mevcut tüm diğer medeniyetlerden daha mütekamil midir? Bir halkın, diğer bir halk tarafından inşa edilmiş olan kültürü tam olarak benimsemesi, bu halkların birbiriyle antropolojik birleşmesi olmaksızın mümkün müdür? Batılılaşma, kaçınılmaz mıdır? İşte, son iki üç asırdır Batılılaşma sürecini tecrübe eden halkların entelektüellerinin cevap vermesi gereken can alıcı sorular. Avrupa ve Beşeriyet, Rus entelektüel Nikolay Trubetskoy'un 20. yüzyılın başlarında bu sorulara verdiği kısa ve öz cevaplardan oluşuyor. Dahası eser, Avrupa-merkezci düşünce tarzına yönelik en keskin tenkitleri dile getiriyor. Trubetskoy'un bu eser ile başlattığı tartışmalar Avrasyacılık ismini alacak olan yeni bir düşünce akımının ortaya çıkmasına vesile olmuş, bu bağlamda Avrupa ve Beşeriyet de bir nevi Avrasyacılığın manifestosuna dönüşmüştür.
    6,90  TL
  • Türkçülüğün Esasları
    e-kitap

    Türkçülüğün Esasları

    E-Kitap
    Türk düşünce, kültür ve siyaset tarihinin önemli simalarından olan Ziya Gökalp, Türkçülüğün Esasları adlı eseriyle “Türk milletindenim” demenin ne demek olduğunu, Türk milletinin kim olduğunu, nereden geldiğini ve nereye gitmesi gerektiğini öğreten bir ilk öğretmendir. Bu çabalarıyla Türk milliyetçiliğinin zeminini de hazırlayan Gökalp, kendisine kadar dağınık bir halde gelen düşünceleri bir araya getirerek, gerçek anlamını bulan bu düşünceye Türkçülük adını vermiş ve milletin bundan sonra gideceği yolu tayin etmiştir. İmparatorluktan Millî-Devlete geçiş döneminde yaşayan Gökalp’ın, insanların kafalarının karışık olduğu bir dönemde, bu karışıklığa çözüm bulmak amacıyla Türk toplumu ve kültürü üzerine yaptığı sosyolojik, kültürel ve siyasî değerlendirmeler geçerliliğini bugün de muhafaza etmektedir.
    6,50  TL
  • Bilinen ve Bilinmeyen Tanrı
    e-kitap

    Bilinen ve Bilinmeyen Tanrı

    E-Kitap
    “Cevapları sürekli ertelenmiş önemli soruların çözümlerini talep etmektense, dünyanın üçkâğıtçılar ve aptallardan oluştuğunu, hayvanlar ve bitkiler gibi içgüdüsel bir düzene sahip olduğunu kabullenmek daha kolaydır. Eğer ortada karşı karşıya gelinmesi gereken bir direnç, bir anlaşmazlık ve atalet olmamış olsaydı tüm teorik dengeler altüst olurdu, ne değişmez uzuvlarımızın, ne de kalıtsal yatkınlıklarımızın farkında olabilirdik; günlük ve saatlik olarak değişimler yaşayan, yalancı ayaklar çıkaran amiplerden bir farkımız olmazdı. Milyonlarca yıldır süregelen bir yaşam biçiminin içine doğmuş olduğumuz doğrudur; bizden evvel yerleşmiş ve bizim mukayese ettiğimiz alışkanlıklar oldukça köklü oldukları için tarafımızdan sarsılmaları zordur. Bu nedenle, denesek belki de keyif alacağımız birtakım şeylere karşı doğrudan nefret besleriz. Ancak bizim konumuz, beğeni ve nefretlerimizin hangi sebeplerle ortaya çıktığı değil, aksine onların ta kendisidir. Canlıların değişime uğrama yetilerinin olduğunun keşfedilmesi büyük bir şaşkınlıkla karşılanmış ve bu keşfe karşı yapılan, ham, sığ ve abes ifadelerin yerini aydınlanmaya bırakması yüz yıldan fazla zaman almıştır. Canlıların değişime karşı duran tarafının, değişimi destekleyen tarafından daha ağır olması nedeniyle, sağduyu ve tahammülü takdir etmeyi öğrenmemiz de başka bir yüzyıla mâl olabilir.”
    4,50  TL
  • Sosyoloji ve Antropoloji
    e-kitap

    Sosyoloji ve Antropoloji

    E-Kitap
    Marcel Mauss'un insan bilimlerine büyük katkı sağlyan klasik çalışması, ilk defa ve kapsamlı biçimde Türkçe'de. Sosyoloji ve Antropoloji, insanla ilgilenen herkesin her zaman başvurabileceği önemli bir kaynak. Claude Levi-Strauss'un kapsamlı önsözüyle başlayan çalışma, antropoloji ve sosyoloji öğrenimi için olmazsa olmaz bir yere sahiptir ve bu konuda büyük bir boşluğu doldurmaktadır.
    25,20  TL
  • İnsan Çeşitliliği
    e-kitap

    İnsan Çeşitliliği

    E-Kitap
    İnsanları ırklara ayırarak sınıflandırmak çok mu gerekli? Irk kavramı antropoloji için artık neden bir şey ifade etmiyor? Neden postu olmayan tek primat türüyüz? Neden Afrikalılar ve Avrupalılar bu derece farklı ten rengine sahiptir? İnsan neden en yavaş büyüyen memeli türüdür? Neden bazı insanlar süt içtikleri zaman hasta olurlar? Teknoloji ve şehir yaşamı insan evrimini nasıl etkiledi? İnsanlar arasında gözlenen bu şaşırtıcı çeşitliliğin nedenleri antropologlar tarafından hâlâ açıklnamayı bekleyen soruların başında gelmektedir. Bu kitap ortaya çıkan bu çeşitlilikten sorumlu faktörlerin ne olduğu ve bu çeşitliliğin ne anlama geldiği üzerinedir.
    9,60  TL
  • Arin & Mem ü Zin
    e-kitap

    Arin & Mem ü Zin

    E-Kitap
    Tê Dîtin ku ev helbestên sedsalan a Ehmedê Xani, ji alî Cuma Boynukara ve bi pêwendiyên mirovayetî ku wekî yek şexsekî cîhanê şirove dike û jiyanekî nû diafrîne, hatiye berhevkirin. Weysel Ongoren
    5,40  TL
  • Eski Türk Toplumu Üzerine İncelemeler
    e-kitap

    Eski Türk Toplumu Üzerine İncelemeler

    E-Kitap
    Şamanlık inanç sistemi, kökeni ve temel özellikleriyle, tek tek kandaş topluluklar bakımından ve hayat tarzı olarak kandaş toplum bakımından arkaik bir asla dayanır; dünya gelişimi bakımından tarihöncesi’ne aittir; yeryüzünde hiçbir uygarlığın (medeniyet) mevcut olmadığı dönemin ürünüdür ve societas’la bütünleşir. Hattâ, şamanlığın oluşum serüveni, takvimsel zaman bakımından, uygarlığın doğuşundan (Mezopotamya-Sümer) en az 20.000 ilâ 25.000 yıl öncesinde başlar.Orta Asya şamanlığı, bütün ilkel toplulukların inançlarıyla aynı temellere dayanan; uyguladığı “teknik”ler itibariyle Kuzey Amerika, Güney Amerika, Avustralya ve dünyanın bütün yörelerine yayılmış ilkel-kandaş topluluklardaki pratiklerle örtüşen; özel olarak coğrafya üretici gücü doğrultusunda oluşmuş bulunan; avcılığın geçim tarzıyla köklenmiş; gelişimi itibariyle avcılığın manevî mirasını devralmış olan Asya göçebeliğinin ayrılmaz bir tamamlayıcısı olmuş; kandaşlığın toplu eylemini simgeleştirerek bir Tarih gücü hâline getirmiş temel inanç sistemidir.   Eski Türk Toplumu Üzerine İncelemeler, Türkçede bu alanda üretilmiş az sayıdaki telif çalışmalardan biridir. Yapıt boyunca, Orta Asya ve eski Türk toplumunun gelişim-değişim dinamikleri çok canlı biçimde ele alınırken, antropoloji ve siyaset biliminin zengin örneklerine de tanıklık edilmektedir.   Anahan (anaerkil) örgütlenmenin esasları, şamanlığın toplum yapısındaki yeri ve bugüne uzanan etkileri, Türklerde inanç, eylem ve davranış biçimlerinin kökenleri, Türk toplumu hakkında kanıksanmış kimi tezlerin çürütülmesi ve bazı yeni tezlerin değerlendirilmesi “han/hakan” terim-kavram’ının gerisinde yatan toplumsal gerçekliğin zaman içindeki değişimi, kitapta işlenen bazı konular arasındadır.   Sedat Simavi Sosyal Bilimler Ödülü’nü almış bulunan eser, özellikle, “devlet” konusu ile ilgili olarak, çeşitli tarih-dışı eğilimleri sergilemesi ve eleştirmesiyle de dikkat çekicidir. 
    17,50  TL
  • Doğu ile Batı Arasında Fark Var 2
    e-kitap

    Doğu ile Batı Arasında Fark Var 2

    E-Kitap
    Cumhurbaşkanından sokaktaki adama, şirket sahibinden seyyar satıcısına, gökdelende oturanından köyde yaşayanına, ülkemizde yaşayan herkesin kafasını şu soru kurcalıyor: Acaba biz nereliyiz? Batılı mı, yoksa Doğulu mı? Türkiye, doğudan bakınca Batılı, batıdan bakınca da Doğulu gibi görünüyor. Peki bu karışıklık nereden doğuyor; coğrafyamızdan mı, yoksa bakış açımızdan mı? Cevabı bulmak hiç kolay değil, çünkü gerçek o kadar yalın değil. Elinizdeki kitap Doğu ve Batı ayrımını, yemek kültüründen yatak odasına, iş anlayışından politikaya, bireysel yaşamdan toplumsal hayata, inançlardan felsefeye kadar hayatın tüm yönleriyle ve birazcık da esprili bir dille anlatıyor. Bu kitabı biraz da test gibi düşünebilir, okuduğunuzda nereli olduğunuza dair bir sonuca varabilirsiniz.
    5,00  TL
  • Doğu Anadolu'nun Türklüğü
    e-kitap

    Doğu Anadolu'nun Türklüğü

    E-Kitap
    Okumuşumuz olsun, cahilimiz olsun, Doğu illeri hal­kına hemen “Kürt” der, çıkar. Hiç hatırına getirmez ve hatta bilmez ki, Doğu illerinde yerli şehir Türkleri, Türk­menler, Karakalpaklar, Azeriler de yaşamaktadır. Kürt diye anılan insanlar Kurmanç ve Zaza adı veri­len iki büyük zümreye ayrılmaktadır. Bunlardan Zazalar, Kürtlüğü kat’iyen kabul etmeyip, Kurmançların Kürt ol­duğunu, kendilerinin ise Zaza olduğunu söylerler. Ancak bazı görüşler bu hükmün istisnasını teşkil eder. “Kürtçü” görüşü savunanlara göre, bir Kürt ırkı vardır ve Kurmançlarla Zazalar bu ırkın şubelerini teşkil eder. Beynelmilel cereyanlar da böyle sun’î bir ırk yaratıp, Tür­kiye’yi parçalamak istediğinden, yurt sathında filizlenme imkânı bulan bu muzır fikirleri yeşertmek için çırpınırlar. Elinizdeki kitapta da çeşitli örnekleri olduğu gibi Doğu ve Güneydoğu Anadolu, otantik kültür değerleri açısından Batı Anadolu’dan daha Türk’tür. Mesela coğrafî şartlardan dolayı Hakkâri ve Tunceli’nin nüfus hareketliliği son derece zordur. Böyle olmakla beraber bu illerde yapılan halı-kilimlerle Sibirya, Orta Asya ve Moğolistan’daki Türklerin yapmış oldukları ha­lı-kilimlerin üzerindeki damgalar niçin aynıdır? Diğer yandan dünyada bilinen ilk koç-koyun başlı mezar taşları 1772’de Rus arkeologlarca Altaylarda bulmuş (altı adet) olup, tarihleri M.Ö. 10. asır olarak belirtilmişken, nasıl oluyor da bu mezar taşlarının son örnekleri Tunceli ile Hakkâri’de karşımıza çıkıyor? Prof. Dr. Mehmet Eröz, büyük bir titizlikle saha araştırmalarına dayanarak yaptığı araştırmalarında belli bölgelerin muhtelif zümrelerle anılır olmasını kabul etmemiş, lengüistik, etnografik ve tarihî vesika ve kaynaklara dayanarak Doğu Anadolu’nun Türklüğü’nü göstermiştir.
    8,50  TL