Filozoflar Kitapları

Yayınevi/Marka
55 öğeden 1-16 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 4
  • Sokrates'in Savunması

    Karton Kapak
    Felsefeden başka bir şeyle uğraşmayan ve son derece alçakgönüllü olarak bilinen Sokrates, yaşadığı çağda Yunan gençleri üzerinde oldukça büyük bir etki yaratmıştır. Bundan rahatsız olan dönemin egemenleri, Sokrates'i tanrılara inanmamakla, gençlerin ahlakını bozup, onları zehirlemekle suçlar. MÖ. 399 yılında, yetmiş yaşındayken bu suçlamalarla açılan davada yargılanan Sokrates ölüm cezasına çarptırılır. Yazılı bir eser bırakmayan Sokrates'in yaşamı ve fikirleri, kendi dönemindeki düşünürler ve öğrencileri tarafından gelecek kuşaklara aktarılabilmiştir. Platon tarafından kaleme alınan Sokrates'in Savunması'da bunlardan biridir. Platon Sokrates'in Savunması'nda, kurguladığı bir mahkemede Sokrates'e fikirlerini savunma hakkı verir. Haksızca yargılananların her çağda çıkacağını unutmadan, herkesin yaşamında en azından bir defa okuması gereken bir eserdir Sokrates'in Savunması...
    4,75  TL5,00  TL
  • Nietzsche

    Sert Kapak
    Dünya üzerine gelip geçmiş bütün felsefeciler arasında, “filozof”, hatta “feylosof” tanımına en çok layık olanı, herhalde aslen felsefeci değil, klasik filolog olan Friedrich Nietzsche’dir (1844-1900). Üretken hayatı boyunca Hıristiyanlıkla bütünleşmiş Batı kültürüyle boğuşan Nietzsche, bu kültüre bir itirazdan ibaret olan külliyatını, kimi zaman yıkıcı ve sert, kimi zaman yumuşak ve incelikli ama her zaman çarpıcı üslubuyla kaleme almıştır. Felsefesinin temeli, ne kadar kökleşmiş olursa olsun, insanın coşkun enerjisini engelleyen her türlü öğretinin sorgulanıp ayıklanması ve bunun yerine “hayatın olumlanması”dır. Bu kapsamda Apollon-Dionysos ikiliği, güç istenci, bengi dönüş, üstinsan gibi anahtar kavramlar eşliğinde oluşturduğu felsefesinde kendini Deccal ilan edip Tanrı’nın öldüğünü ileri sürerek Zerdüşt kimliğiyle Batı kültürünü ıslah etmeye girişmiştir. Nietzsche’nin düşüncelerini döneminin bağlamına (Prusya militarizminin, Darwinci bilimin, antisemitizmin, gençlik ve özgürlük hareketlerinin yükselişi) yerleştiren elinizdeki biyografi, bahtsız filozofun hayatını bütün boyutlarıyla anlatmaktadır. Lou Salomé’ye duyduğu umutsuz aşkın kişiliği üzerindeki yakıcı etkisini dile getirmekte, kırk dört yaşında aklını yitirmesinin sebeplerini anlamaya çalışmaktadır. Ölümünün ardından düşünsel mirasına el koyan kız kardeşi tarafından çarpıtılarak Nazizme felsefi payanda haline getirilen ve bu prangadan ancak on yıllar sonra kurtulan eserlerini, bütün alt anlamlarıyla birlikte titizlikle ele alıp incelemektedir. 19-20. yüzyıl Alman felsefesi uzmanı olan yazar Profesör Julian Young, Nietzsche’nin hayatı ve felsefesine dair bugüne kadar yazılmış bu en kapsamlı biyografisinde özel bir bölümleme yapmıştır. Böylece isteyen okur Nietzsche’nin sadece hayatıyla, isteyen de sadece eserleriyle ilgili bölümleri okuyabilir. Elbette yazarın dileği, ünlü filozofun hem sarsıcı eserlerinin, hem de dokunaklı hayatının okunmasıdır.
    60,00  TL75,00  TL
  • Ecce Homo : İnsan Nasıl Kendisi Olur

    Karton Kapak
    Friedrich Nietzsche'yi bizzat kendisinden okumadan onu nasıl anlayacaksınız? Kısa bir süre içinde, şu zamana kadar kendisinden talep edilmiş en zor istekle insanlığın karşısına çıkacağımı düşünürsek, her şeyden önce kim olduğumu açıklamanın gerekli olduğunu düşünüyorum. Aslına bakılırsa, bu açıklamanın gereken konunun uzun zamandan bu yana biliniyor olması lazım çünkü kendimle ilgili konularda "sözünü esirgemem". Fakat görevimin büyüklüğü ile akranlarımının küçüklüğü arasındaki fark, beni duymamış ve görmemiş olmaları gerçeğini açığa çıkartıyor. Ben kendi yarattığım  itibarla yaşıyorum ve belki de kendi varlığım bir önyargıdan ibarettir. Kendimi var olmadığıma ikna edebilmek için tek yapmam gereken yazları Ober-Engadine'e gelen alimlerden birisiyle konuşmak bu koşullar altında görevim alışkanlıklarıma ve daha da önemlisi iç güdülerimin gruruna ters düşen bir şey yaparak, şunu haykırmaktır. Duyun sesimi! Ben böyle birisiyim Ne olursunuz beni bir başkasıyla karıştırmayın.
    4,75  TL5,00  TL
  • Candide

    Karton Kapak
    Fransız devrimi ve Aydınlanma hareketinin büyük filozofudur. Din ve ifade özgürlüklerinin yanı sıra, insan hakları konusundaki düşünceleri ve felsefi yazınları ile ünlenmiştir. Eserlerinde Kilise dogmaları ve döneminin Fransız kurumlarını yoğun olarak hicvetmiştir. Zamanın en etkili isimlerinden biri olarak tanınmıştır. Bu anlatısında Voltaire, genç ve her şeyden habersiz Candide'yi, Alman düşünürü Leibniz'in felsefesini temsil eden Pangloss ve sağduyunun temsilcisi olan filozof Martin'le birlikte bütün dünyayı dolaştırır. Almanya'dan Hollanda'ya, İtalya'ya ve sonunda Türkiye'ye giden Candide, bu gezileri sırasında bin bir felaketle karşılaşır. Bu kitap Voltaire'in asıl karakterini açığa vuran bu kitabıdır. Burada alay son sınırına ulaşmıştır. Ülkelerin, kralların, ulusların âdetleri, gelenekleriyle, dinlerle, insanların karakteriyle alay eden filozof iğnesini saplamak için en zayıf yanları bulmakta güçlük çekmemiştir.
    13,20  TL15,00  TL
  • Minerva’nın Baykuşu

    Karton Kapak
    Çoğunlukla kuru, yapay ve mesafeli bir üslupla yazılmış giriş kitapları karşısında önemli bir alternatif oluşturan Minerva’nın Baykuşu, siyaset kuramını Platon’un mağarasından çıkarıp ışığa kavuşturmada kendi payına düşeni fazlasıyla yerine getiren bir çalışma olarak sivriliyor. Yazar, Batı siyasi düşünce geleneğine damgasını vuran filozofları Platon’dan John Rawls’a uzanan o büyük kanon kapsamında incelerken, güncel ve çağdaş -kimi zaman eğlenceli- örneklerin de yardımıyla siyasetin aslında toplumsal evrimi tepeden tırnağa belirleyen, insan yaşamını her alanda kuşatan ve bizi zorlu tercihlerde bulunmaya zorlayan bir olgu olduğunu vurguluyor. Yazar, söyleşi tadındaki yalın anlatımıyla, en zor düşünürlerin en çetrefilli düşüncelerini -içeriğinden eksiltmeden, anlam kaymasına meydan vermeden- öylesine berrak bir şekilde aktarıyor ki, söz konusu güçlükler geride kalıyor ve bu düşünürleri gerçekten anladığınıza kanaat getiriyorsunuz. Abramson, okuru, kendi siyasamıza ilişkin derinlikli bir kavrayış geliştirmeye davet etmekle kalmıyor, aynı zamanda radikal yönelim ve içgörüler üzerinde düşünmemizi de sağlıyor. Yazarın yirmi beş yılı aşkın bir süredir vermekte olduğu siyaset felsefesi derslerinden damıttığı, öğrencilerin ilgisinin bu konuya nasıl çekilebileceği ve onlar üzerinde siyasetin ne denli önemli olduğuna dair göz açıcı bir etki yaratılabileceği güdüsünden hareket ederek ve kendi somut deneyimlerine yaslanarak kaleme aldığı bu eser, siyaset kuramının ölümsüz klasiklerini öğrenciler ve genel okur açısından -başka hiçbir kitabın başaramadığı ölçüde- anlaşılabilir kılıyor.
    26,10  TL30,00  TL
  • Siyaset Felsefesi Tarihi

    Karton Kapak
    Zihinlerimizi, çağımızın neredeyse ortak hissiyatı olarak nitelenebilecek çözümsüzlük hissinin yarattığı umutsuzluktan kurtaracak tek şey, kuşkusuz ki siyaset felsefesinin, siyasetin netliğine ilişkin tanımlamalarına dönüp bir kez daha bakmak, siyasal eylemlerimiz ve eylemlerimizin ilkeleri üzerine bir kez daha düşünmek olacaktır. Siyaset felsefesi tarihine ilişkin elinizdeki kitapta ortaya konulmaya çalışılan bu türden bir düşünme, iki temel faydayı beraberinde getiriyor: Güncel siyasetin değişim rüzgârının yönünü tespit etmek için güne damgasını vuran siyaset anlayışlarının sorunlarını tarihsel kaynaklarından takip ederek keşfetmek; bugün unutulan “iyi yaşam”-siyaset ilişkisini yeniden hatırlatarak, siyasal varoluşun anlam ve değerine ilişkin özsel bir sorgulamayı gerçekleştirmek.Tarihsel ve siyasal analizi ortak bir potada eritmeyi hedefleyen bu türden bir düşünmenin ayırt edici özelliği, geleceğe ilişkin içkin ütopik bir bakışı içinde barındırmasıdır. İçkindir çünkü gelecekle kurulmaya çalışılan ilişki geçmişe perde çekilerek gerçekleştirilen geleceğe saf bir yönelme değildir; aksine geçmişten dolanan bir tarih bilinciyle yapılan –yani bir anlamda gelenekleri bütünüyle atlamayan– ama geçmişin tozlu raflarına da saplanıp kalmayan – dolayısıyla nostaljik yönelimlere başvurmayan– bir yolculuğu andırır. Yolculuğun temel amacı son'lu bir tarih algısını sorgulayarak geçmişi ve geleceği şimdi'de birleştirebilmek, bu yolla şimdi'de alternatif olanı açığa çıkarabilmektir.Walter Benjamin'in konuya ilişkin vurgusu bu aşamada hatırlanabilir: “(...) hiçbir olgu, bir neden olduğu için zorunlu olarak tarihsel olgu niteliğini kazanmaz. Bu niteliği olup bitişinin ardından, belki binlerce yıl sonra ortaya çıkan koşullar aracılığıyla kazanır. Bunu çıkış noktası yapan her tarihçi, olaylar dizisini bir tespih gibi parmaklarının arasından kaydırmaktan vazgeçer. Kendi çağının geçmişteki son derece belirli bir çağla paylaştığı konumu kavrar.” Siyaset Felsefesi Tarihi (Platon'dan Žižek'e), tıpkı Janus gibi hem geçmişe hem de geleceğe bakarak çağımızın konumunu daha iyi anlamamızı olanaklı kılmakla kalmıyor, aynı zamanda siyasete dair umut duyabilmemiz için tarihte varolan olanakları da gözler önüne seriyor.
    43,50  TL50,00  TL
  • Adam Smith

    Karton Kapak
    Ekonomi alanında akla ilk gelen isim hiç şüphesiz Adam Smith’tir. Hem üretime getirdiği yeni bakış açısıyla hem de olayları ifade ediş biçimi ile alanında çığır açtığı su götürmez bir gerçek. Ancak Smith’in çoğu defa iktisatçılığının gölgesinde kalan bir yanı var: Ahlak filozofluğu. Peki, Smith’i bir “Ahlak Filozofu” olarak nitelendirmemize kaynaklık edebilecek fikirleri nelerdir? Çoğu zaman göz ardı edilen bu özelliği niçin arka planda kalmıştır? Ahlak felsefesine dair fikirlerinin noksanlıklarından mı, yoksa iktisat üzerine tespit ve düşüncelerinin iktisat bilimi içindeki üstün yerinden dolayı mı? D. D. Raphael’in kaleme aldığı bu kitapta Smith’in kişisel ve akademik hayatına ilişkin bilgilerin yanı sıra etik, iktisat ve felsefe gibi konulardaki temel görüşlerini ve yukarıda sıralanan soruların yanıtlarını bulacaksınız. “Smith’in hayatı ve çalışmalarının ustaca ve eğlenceli bir incelemesi için bu kitap rakipsiz.” - British Book News  
    12,75  TL15,00  TL
  • İtiraflar

    Karton Kapak
    Bu eser pagan bir baba ile koyu Katolik bir ananın ocağında yetişen ve kendisini bildiği yaştan itibaren Tanrı’yı arayan, nihayet Milano’daki bahçesinde duyduğu bir sesle irkilip O’nu gönlünde keşfeden bir düşünürün tövbesidir; Tanrı’yı bulmadan önceki yaşantısında kendisini günahkâr olarak nitelendiren, Tanrı’yı bulduktan sonraki yaşamında hafızasına üşüşen bütün günahlarını itiraf ederek arınan ölüme yazgılı bir insanın, ölümsüzlük karşısında bütün acizliğiyle boyun eğişi ve ruhani kata yükselerek yeniden dirilişidir. Bu eser hakikati ararken düştüğü dünyanın kaynar kazanında debelenip duran, kimi zaman Manicilerin, kimi zaman Cicero’nun, kimi zaman Platon’un, kimi zaman Şüphecilerin öğretilerine dalan, ama hiçbirinde kaygılarına şifa bulamayan kıpır kıpır bir ruhun sessiz çığlığıdır. Augustinus’un kendi dilinden bir özyaşam hikâyesi sayılan bu eser baştan sona okunup anlaşılmadıkça Hıristiyanlığın ve Batı felsefesinin en önemli şahsiyetlerinden biri olan Augustinus üzerine her okuma ya da her çalışma yarım kalacaktır.
    20,00  TL25,00  TL
  • Özdeyişler, Mektuplar ve Aforizmalar

    Karton Kapak
    Atomlarda hiçbir zaman durağanlık yoktur. İnsan vücudu da her şey gibi atomlardan meydana gelmiştir, ruhumuz da. Bedenimizdeki atomlarda daima hareket halindedirler, sürekli bir değişim içindedirler. Bazı atomlar bizden ayrılıp gider, yenileri gelir ve bizim varlığımıza alınırlar. Hayatı sürdürecek atomların kaybı, insandan olsun başka nesnelerde, hatta bütün dünyada olsun alınanlardan fazla olursa o zaman o cisimde bozulmalar başlar ve gittikçe de artar. Böyle atomların bileşim ve örgüleri başka atom kümelerinin tesiriyle parçalanacak olursa bu cisim atomlarına ayrılır. O zaman canlı yaratıklar için öldü deriz. Ama atomların kendileri yok olmazlar, aksine, o zamanki bileşimlerinden ayrıldıktan sonra başka, yeni nesnelerin kuruluşunda kullanılırlar. İşte hayat ve ölüm - oluş ve yok oluş -önsüz ve sonsuz olarak böyle karşılıklı etkileşerek sürüp gider. Ruhumuzda atomlardan meydana geldiği için tıpkı bedenimiz gibi ölümümüzle kendini meydana getiren atomlara ayrışır. Bu sebeple organizmanın dağılmasından sonra ruhun yaşaması diye bir şey yoktur. Bu bilgiyi hiç korkmadan göz önünde bulundurmalıyız. Ölümümüzden sonra bizden, dağılmış, uçuşarak birbirinden uzaklaşan ve yeniden başka organizmaların kuruluşunda malzeme olacak atomlardan başka bir şey kalmaz. Kişilik olarak, ölümden sonra bizden hiçbir şey kalmaz. Ama bununla bizim, ölümden sonra ruhumuzun mukadderatı hakkındaki bütün korkularımız ortadan kalkmış olur, çünkü ruh ölümden sonra ne mükafat görebilir ne de cezalandırılabilir. Bir "Öteki Dünya" yoktur. Epiküros'un kendisinin de haklı olarak gurur duyduğu bu büyük düşüncesi, değişmez ve önce belki korkunç gelen bu gerekirlilikten harekete geçerek cesaretle Zevk Felsefesine gidişidir. Çünkü ancak tek bir defa doğduğumuza, ölünce de artık bütün ebediyet boyunca bir daha var olmayacağımıza göre bu bir defalık hayatın kendisi karşımıza muazzam bir gaye olarak çıkmaktadır. En üstün mutluluğa ve zevke erişebilmek için bizde saklı olan, bizzat doğanın bize vermiş olduğu bütün kuvvetleri, hepsinden fazla ruhumuzun güçlerini seferber etmeliyiz. Ölüm artık korkunç değildir; bizim için bir hiçtir. Çünkü elemanlarına ayrılmış bir şeyin duyarlılığı olamaz, artık duyarlılığı olmayan bir şeyin de bizimle ilgisi yoktur. Ölüm, tatlı olsun acı olsun, sevinçli ve ızdıraplı olsun bütün duyguların ortadan kalkması demektir. Eğer biz varsak ölüm orada yoktur, eğer ölüm orada ise, o zaman artık biz yokuz.
    12,32  TL14,00  TL
  • Tarih Felsefesi Seçme Metinler Herder-Kant-Fichte-Schelling-Hegel-Schopenhauer

    Karton Kapak
    Tarih ve felsefe terimleri, yüzyıllardır birbirleriyle ilişkisi olmayan alanları nitelemek için kullanılagelmiş olan terimlerdir. Antikçağ’da insanın doğa üzerine düşünerek kendi bilgisini kazanma süreci. Ortaçağ’da yerini tanrıya bırakmış; bu çağı izleyen dönemde ise, her türden yerellik ve tarihsellikten uzak soyut akıl kavramsallaştırması, düşünce tarihinde o çağın genel paradigması haline gelmiştir. Evrene ve kendine ilişkin bilgi elde etme çabasında insanı yeterince tatmin etmeyen bu üç dolayımın, özellikle 18. yüzyıldan başlayarak yerini tarihe terk ettiği; dahası her birinin, kendi tikel anlamlarını ancak ve sadece tarih sayesinde ve tarihte kazandığı fikri, felsefeyi yeni bir yörüngenin eksenine çekmiştir. ‘Geçmişin şimdideki sürekli etkililiği’ anlamında bir tarihsellik bilincinin gelişmesiyle birlikte tüm 19. yüzyıl, bir tarih yüzyılı olmuş; tarih ile felsefenin bir arada ele alınması, özel anlamda felsefenin, genelde ise düşüncenin yönteminin ne olacağı sorusu üzerine yeni kavrayışların şekillenmesine ön ayak olmuştur. Günümüzde sosyal bilimler üzerine düşünmenin olanağı, bu sürecin bilinmesini ve özümsenmesini gerektirmektedir. Tarih Felsefesi kitabı, bu alanda bir giriş kitabı olmanın ötesinde, ‘sonuçlarından hiçbir zaman öğrenilemeyecek bir etkinlik’ olan felsefenin içine dolayımsız bir şekilde nüfuz edebilmeyi ve yüzyıllarca ilişkileri sorunlu addedilmiş tarih ile felsefenin farklı kesişim noktalarındaki belli başlı problemleri göstermeyi amaç ediniyor.
    13,92  TL16,00  TL
  • Derrida

    Karton Kapak
    Jacques Derrida’nın yirminci yüzyıl felsefesinde yarattığı etkiyi birkaç tümceyle anlatmak elbette olanaksız. Batı kaynaklı felsefi düşünüşün temel önemdeki kimi çıkarımlarına meydan okuyan yapıtı, çoğu kez merkez aldığı epistemolojik çerçevenin dışına taşan yaygın bir etki üretti. İçinde yaşadığımız çağı “postmodern” kılan bazı öncüllerin tanım ve anlam bulduğu temel yapı, Derrida’nın baştan sona yeniden bozup kurduğu bir idea küresi sayıldı çok defa. Kısaca yapıbozumcu diye nitelenen mirasının bugün de hem sonu gelmez tartışmalar için bir çıkış noktası, hem de bugünün felsefi ufkunu işaretleyen esin kaynaklarından biri olduğu apaçık ortada. Derrida hakkında birçok titiz incelemeye imza atan genç kuşak araştırmacılardan Glendinning, düşünürün yapıtını zengin bir içgörü ve yalın bir analiz becerisiyle farklı bir okumaya tabi tutuyor.
    9,68  TL11,00  TL
  • Schopenhauer

    Karton Kapak
    19. yüzyılın en özgün ve kışkırtıcı düşünürlerinden Arthur Schopenhauer (1788-1860), ömrünü ıstırap ve ölümle dolu bir dünyada yaşamanın anlamını kavramaya ve “varoluşun daima endişe verici esrarını” çözmeye çalışarak geçirmiştir. Modern edebiyat, müzik, felsefe ve psikolojide derin yankı bulan ve Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar, İsteme ve Tasarım Olarak Dünya, Aşkın Metafiziği gibi kitaplarıyla günümüzde de ilgi uyandıran dünya görüşüyle insanın hemen her boyutunu incelemiştir.  Elinizdeki biyografi, Schopenhauer’ın parçalanmış aile hayatını, erken dönemlerde üzerinde etkili olan kişileri, Kant’a olan eleştirel bağlılığını, Fichte ve Goethe ile kişisel etkileşimini, Schelling ile kararsız ilişkisini, Hegel’e yönelik nefretini, felsefesinin tanınması için verdiği mücadeleyi ve geç gelen şöhretine karşı tavrını içeren bütünüyle belgelenmiş bir portre sunmaktadır. Schopenhauer bu biyografide, Samuel Beckett, Jorge Luis Borges, Emile Durkheim, Sigmund Freud, Thomas Hardy, Thomas Mann, Friedrich Nietzsche ve Ludwig Wittgenstein gibi farklı kişiler üzerinde kayda değer etkisi olan bir düşünür olarak ortaya çıkmaktadır.  Yazar David E. Cartwright Wisconsin Üniversitesi’nde (Whitewater) felsefe ve din araştırmaları profesörüdür. Schopenhauer ve on dokuzuncu yüzyıl Alman felsefesi hakkında çok sayıda makale yazmış, bu gizemli felsefecinin bazı kitaplarını çevirmiş ve onun üzerine Historical Dictionary of Schopenhauer’s Philosophy başlıklı bir sözlük hazırlamıştır.
    32,00  TL40,00  TL
  • Zizek'ten Nükteler

    Sert Kapak
    "Ciddi ve iyi bir felsefi çalışma tamamen nüktelerle yazılabilir" -Ludwig Wittgenstein-   Slavoj Zizek'in diğer kitaplarının aksine yazılarından derlenen nükteler, fıkralar ve şakalar onun felsefi, politik, psikanalitik düşünceleri için bir dizin sağlıyor. Zizek'e gore nükte felsefi bir içgörünün kısa yolu olan eğlenceli hikayelerdir. "Emniyet teşkilatındaki rüşvetçiliği dalgaya alan eski bir Yugoslav fıkrası vardır: Bir polis habersizce evine gider ve karısını besbelli şehvete ve heyecana kapılmış halde yataklarında çırılçıplak yaterken bulur. Acaba onu başka bir adamla bastım mı diye şüpheye kapılıp odanın etrafını yoklamaya başlar. Kocası yatağın altına bakmak için eğildiğinde karısının beti benzi atar; ama iki saniye süren fısıldaşmadan sonra, polis yüzünde tatmin olmuş, halinden memnun bir sırıtışla doğrulup 'Kusura bakma canım, yanlış alarmmış. Yatağın altında kimse yok!' der. Elinde ise sıkı sıkı kavradığı, yüksek meblağda bir deste para vardır." "Öteki'nin bilgisinin anahtar rolünü örneklemek üzere Lacancılar arasında yıllardır klasik bir fıkra anlatılır: Kendisini darı tanesi sanan bir adam akıl hastanesine kaldırılır, orada doktorlar onu bir darı tanesi olmadığına, insan olduğuna inandırmak için ellerinden geleni yapar; fakat iyileşip (darı tanesi değil de insan olduğuna inanıp) hastaneden ayrılmasına izin verildikten sonra, çok geçmeden tir tir titreyerek ve ödü kopmuş bir halde geri gelir kapıda duran bir tavuğun kendisini yiyeceğinden korktuğunu söyler. 'Dostum,' der doktoru, 'sen darı tanesi değil de insan olduğunu çok iyi biliyorsun.' 'Ben biliyorum tabii ki,' diye cevap verir hasta, 'peki ya tavuk biliyor mu?'"
    16,00  TL20,00  TL
  • Foucault Düşüncesi Kişiliği

    Karton Kapak
    Michel Foucault ve Paul Veyne. Filozof ve tarihçi. Paul Veyne’nin Foucault’nun düşüncesi ve kişiliğini anlattığı bu kitap sadece bir tarihçinin gözüyle değil bir “dost” bakışıyla yazılmış bir kitap. Foucault’nun yakın dostu Veyne, filozofun devrim niteliğindeki düşüncelerini bu düşünceleri biçimleyen yaşamıyla birlikte ele alıyor. Filozofun kişiliğinde ete kemiğe bürünen bu düşünce Veyne’nin kaleminde yaşayan, hareket eden, mücadeleci bir bedene dönüşüyor. “Her çağın bir akvaryumu var.” İçine doğduğumuz tarihsel akvaryumda kendi sınırlarımızı göremiyoruz. Başka çağların akvaryumlarını görebilmek bizlere kendi sınırlarımızı fark etmek için ipucu sunuyor. Foucault geçmişi ele alırken asıl olarak “şimdinin tarihi”ni yazıyor. Paul Veyne, Foucault’nun akvaryumda olduğunu bilen kırmızı bir balık olduğunu söylüyor. Fakat bu kırmızı balık akvaryuma karşı bir samurayın kılıcıyla kuşanmış. “Bu yüzden” diyor Paul Veyne, “bu kitabın asıl başlığı kırmızı balık ve samuray”dır. Bu kitap, akvaryumu kırmak isteyen tüm kırmızı balıklara ithaf edilerek yazılmış bir kitap.
    10,62  TL12,50  TL
  • Aristoteles

    Karton Kapak
    Eğer gerçeklik, bilgi, bilim, nesnellik kavramlarını doğrulayabiliyorsak, eğer insanın bilme yetisinin bilme kavramına uygun olduğunu doğrulayabiliyorsak, Platonun öğrencisi ve Büyük İskenderin öğretmeni olan Aristotelesin (İÖ 384 322), Sokrates ve Platon ile birlikte, bilim dediğimiz saltık bir değeri sonsuza dek insanlığa kazandırdığını doğrulamada güçlük çekmeyiz. Aristoteles, tıpkı Platon ve Sokrates gibi, sıradan doğal usun bile hayranlığını kazanmış, felsefesinden ondaki değerin tam tersini anlayan skolastik ve analitik yorumlar türlülüğü altında birbirine benzemeyen, Aristotelesin kendisine ise hiç benzemeyen bir Aristoteles imgeleri türlülüğü yaratılmıştır. Aristoteleste Usun, Logosun kendisi üzerine daha sonra Hegel tarafından yeniden toparlanarak dizgeselleştirilecek elmas değerindeki çözümlemeler buluruz, ki sıradan bilinç çokbilmişliği ile Logosun, arı Usun içeriğinin, biricik gerçek içeriğin bu paha biçilmez çözümlemesini, arı Usun bu bilimini içeriksiz, doğal ve tinsel realite ile ilgisiz biçimsel mantık olarak adlandırmıştır. Yine onda Doğa ve Tin Bilimlerinin kurgul Kavramın denetimi altında ilk örgütlenişini buluruz, ki ölçüsüz bir kabalıkla Aristotelesin felsefesinin görgücü karakterinin kanıtı olarak yorumlanmış ve sözde realistik Aristoteles ve idealistik Platon felsefelerinin doğrudan karşıtlar olduğunu, aslında Aristotelesin ussalcı felsefesinin gerçekte kendisinin tam tersi olduğunu, görgücü olduğunu ileri süren enteresan yorumun gerekçesi yapılmıştır. Eğer Aristotelesin etkilerini gerçekten görmek istiyorsak, herşeyden önce Farabi ve Hegel gibi felsefecilere, Ptolemi, Kopernik, Kepler ve Galileo gibi bilimcilere dönmemiz gerekir. Aristoteles yalnızca yitik bir uygarlık evresinin özeti değildir: İnsan Düşüncesi onda tarihsel göreliliğin ötesine geçer, Gerçeğin doğasının zamanı yenmek olduğunu gösterir. Kültürel çoğulculuğun ötesine evrensel uygarlık tinine yükselir, tutucu yerelliklerin insana yakışmadığını gösterir. Eğer bilmeyi istiyorsak, eğer insan düşüncesinin nasıl soylu, insanın nasıl yüksek, varoluşunun nasıl anlamlı ve değerli olduğunu öğrenmeyi istiyorsak, Aristoteles ile birlikte kabul etmeliyiz ki bu dünyada yüreklilik olmaksızın hiçbirşey yapamayız. Bu anlığın onurdan sonra gelen en büyük niteliğidir. -Aziz Yardımlı-
    12,64  TL16,00  TL
  • Şipşak Nietzsche

    Karton Kapak
    Vakti az olanlara, tüm zamanların gelmiş geçmiş en önemli ve en yanlış anlaşılan filozoflarından Şipşak Nietzsche! Vakti az olanlara!Hayatımızı değiştirenlerin hayatları Şipşak dizisinde! Tüm zamanların gelmiş geçmiş en önemli ve en yanlış anlaşılan filozoflarından Friedrich Nietzsche, “Ben insan değilim, dinamitim” diyordu. Gerçekten de düşünmek, hiçbir zaman Nietzsche’ninki kadar yüksek bir patlama tehlikesi içermemişti. Nietzsche, kendisini saran dünyanın, kültürün ve felsefenin darlığından mustaripti. İstediği az değildi; radikal bir şekilde “değerlerin yeniden değerlendirilmesi”ni talep ediyordu. Bu yolda ilerlerken yarattığı her eser; Tragedyanın Doğuşu’ndan Böyle Buyurdu Zerdüşt’e ve Ecce Homo’ya kadar bir çığlık, dayatma, kışkırtmaydı. Sivri dilli yazar ve mizah ustası Peter Zudeick, Friedrich Nietzsche’nin sarsıcı gücünü hâlâ koruyan eserlerini ve yaşamını zengin verilere dayanarak aktarıyor ve gerçekten zirveyi zorluyor. Yazar hakkında:Peter Zudeick, Almanya’nın Solingen kentinde doğup büyüdü ve meslek yaşamına polis olarak başladı. Daha sonra Köln’de edebiyat, pedagoji, felsefe ve tiyatro eğitimi aldı. 1976 yılında Kölner Stadt Anzeiger gazetesine stajyer olarak girip, politika servisinde gelecekteki mesleğiyle tanıştı. 1980 yılında radyoya geçerek muhabir ve moderatör olarak çalıştı. 1982’de parlamento muhabiri oldu. Peter Zudeick 1985 yılında beri Almanya’nın önde gelen radyo istasyonları ve gazeteleri için serbest gazetecilik yapıyor, televizyon programları hazırlıyor. Çalışma alanları siyasi röportajlar, yorumlar, analizler, araştırmalar ve edebiyat üzerine söyleşilerdir. Alman hr 2 televizyon kanalında siyasetçilerin ağızlarından çıkan çarpıcı sözleri hicvederek özetlediği haftalık programı, gördüğü büyük ilgi üzerine CD olarak da satışa sunuldu. Son dönem yazdığı kitaplarda Almanya’yı giderek yoksullaşmaya sürüklediklerini savunduğu siyasi yöneticileri eleştiren Peter Zudeick, eserlerinde Plato ve Marx vb. gibi tarihe yön vermiş kişilikleri günümüz yöneticileriyle kıyaslıyor.
    18,27  TL21,00  TL