Alevilik & Bektaşilik Kitapları

Yayınevi/Marka
587 öğeden 1-16 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 37
  • Kerbela

    Karton Kapak
    Kerbela, yeniden var olmak için atılmış ölümüne bir adımdır, ölümüne bin adımdır. Âşık olmanın adıdır ölümüne en Yüce'nin hatırına. En Yüce'nin hatırına ölümle kıyımış nikâhtır bu, Hüseyni bir nikâh. "Kerbela, bir feryattır. İkiyüzlülüğe, kaypaklığa ve arkadan vurma alçaklığına karşı bir feryat... Yüzüstü debelenen bir feryat değil, izzetle yükselen bir feryat..." Bizim imanımızın kısır kalmasının en asli sebebi, İslam'ı, Hz. Muhammed'i, Ali'nin yolunu ve Hüseyin'in direnişini tanımamamızdır. Onlara karşı bir "aşkımız" var ama "şuurumuz" yok. "Muhabbet" var ama "marifet" yok. Kerbela, yetmiş iki yiğidin ağlamasıdır. Sanmayın ağlayışları ölüm içindi. Kerbela, yetmiş iki yiğidin feryadıdır kulaklarda çınlayan. Sanmayın korkudur feryadın sebebi, feryat hak uğrunda ölmenin gür sesidir, inanan kalplerde. Feryat, mazluma umut, zalime korku salmanın çığlığıdır sindirilmiş duygularda. Hüseyin'in kesip koparılan bir kolu çakallar yesin diye Irak çöllerine atılmıştır. Başsız bedeni Fırat nehrinin suları altındadır. Bir gözü çıkarılmış kafası Suriye Şam'da bilinmedik bir yere gömülmüştür. Peki ya Hüseyin'in ruhu nerededir? Nerededir Hüseyin? Gecenin gelinciği kan içinde. Geleceğin umudu bir çığlığa hapsedilmiş. Sıyrıl ey sırrın sesi! Ses ver sessizliğimize. Nerdesin ey Hüseyin?
    9,00  TL10,00  TL
  • Kerbela

    Karton Kapak
    Kim bir bardak soğuk su içerse beni hatırlasın. Hz. Hüseyin Kerbela, yeniden var olmak için atılmış ölümüne bir adımdır, ölümüne bin adımdır. Âşık olmanın adıdır ölümüne en Yüce'nin hatırına. En Yüce'nin hatırına ölümle kıyımış nikâhtır bu, Hüseyni bir nikâh. "Kerbela, bir feryattır. İkiyüzlülüğe, kaypaklığa ve arkadan vurma alçaklığına karşı bir feryat... Yüzüstü debelenen bir feryat değil, izzetle yükselen bir feryat..." Bizim imanımızın kısır kalmasının en asli sebebi, İslam'ı, Hz. Muhammed'i, Ali'nin yolunu ve Hüseyin'in direnişini tanımamamızdır. Onlara karşı bir "aşkımız" var ama "şuurumuz" yok. "Muhabbet" var ama "marifet" yok. Kerbela, yetmiş iki yiğidin ağlamasıdır. Sanmayın ağlayışları ölüm içindi. Kerbela, yetmiş iki yiğidin feryadıdır kulaklarda çınlayan. Sanmayın korkudur feryadın sebebi, feryat hak uğrunda ölmenin gür sesidir, inanan kalplerde. Feryat, mazluma umut, zalime korku salmanın çığlığıdır sindirilmiş duygularda. Hüseyin'in kesip koparılan bir kolu çakallar yesin diye Irak çöllerine atılmıştır. Başsız bedeni Fırat nehrinin suları altındadır. Bir gözü çıkarılmış kafası Suriye Şam'da bilinmedik bir yere gömülmüştür. Peki ya Hüseyin'in ruhu nerededir? Nerededir Hüseyin? Gecenin gelinciği kan içinde. Geleceğin umudu bir çığlığa hapsedilmiş. Sıyrıl ey sırrın sesi! Ses ver sessizliğimize. Nerdesin ey Hüseyin?
    13,40  TL20,00  TL
  • Son Kızılbaş Şah İsmail

    Karton Kapak
    Bir yaşında yetim, altı yaşında şeyh, on dört yaşında hükümdar, Kızılbaşların Şahı, Safevî Devleti’nin kurucusu, Ebu’l-Muzaffer, Mürşid-i Kâmil, Allah’ın Yeryüzündeki Gölgesi, Hataî... Kısacık bir ömre sığdırılan büyük bir tarih. Şeyhlikten şahlığa doğru uzanan çetin mücadele… Baş döndürücü zaferlerin ardından gelen Çaldıran yenilgisi.  Kızılbaş Türkmenlerin şeyhlerini şah yapmak için giriştikleri mücadeleler… Bir inanç hareketinin devletleşmesi, biçim değiştirmesi, farklılaşması… Dinin siyasallaşması; devletin dinin hizmetine alınması, dinin devletin dayanağı haline gelmesi. Tarihten güncele doğru inanılmaz benzerlikler… XVI. yüzyılın başlarında İran’da kurulan yeni devlet, tarihin akışını değiştirdi. Devletin kurucuları olan Kızılbaş Türkmenler aynı zamanda onun kurbanıydılar da. Şah’ın emirlerine kayıtsız-şartsız itaat ettiler. Bir yanda Şah’ın otoritesini kurmak, diğer yanda ülkenin sınırlarını korumak ve devleti ayakta tutmak için canlarını verdiler. Bazen onlar Şah’a hakim oldular, bazen de şah onlara. Bu kitapta Şah İsmail ve Kızılbaş hareketi orijinal kaynakların ışığında inceleniyor. Bilinenin aksine bambaşka bir Şah İsmail portresi çıkıyor.  
    13,60  TL16,00  TL
  • Hangi Şia?

    Karton Kapak
    Ali'nin Şiiliğine ulaşmaya çabalarsak, aynı zamanda itikadi kardeşliği, safların birliğini ve Ehlisünnet kardeşlerle anlaşmayı da sağlayacağımıza inanıyorum ben. Çünkü Ali'nin Şiiliği, Muhammed'in İslamı'nın aynısıdır. Ali ise, İslam toplumunda birlik temelini atan kimsedir; hayatının yirmi beş yılını bu birliği korumak için kurban etmiştir. Dolayısıyla Şia, Şiiliğin kıyısında değil, tersine Şiiliğin içinde yürürse hiç kuşkusuz kardeşlerine ulaşacaktır. Aynı biçimde kardeşler de Muhammedi Sünnilik içerisinde yola düşerlerse Şia'ya ulaşacaklardır. Bu iki "düşman olmuş kardeş"in "kardeş olmuş düşman"a karşı bilimsel ve köklü birliğinin sağlanmasının yolu budur.
    6,30  TL7,00  TL
  • Alevi ve Bektaşi İnançlarının İslam Öncesi Temelleri

    Karton Kapak
    Ahmet Yaşar Ocak’ın bu incelemesi, onun "kitabi"-" ortodoks" İslamiyet dışındaki Müslümanlık anlayışları ve pratikleri hakkındaki araştırma zincirinin önemli halkalarından birini oluşturuyor. Türkler, Türkiye ve İslam ve Türk Sufiliğine Bakışlar’dan bildiğimiz kuramsal bakışı ayrıntıya indiren bu usta zanaatkar ürünü çalışma, "Anadolu heterodoksisi" tarihine değerli bir katkı sunuyor. Kitapta, eski Türk inançlarının, şamanizmin, Uzakdoğu ve İran dinlerinin, Hıristiyanlığın, Yahudiliğin putperestliğin İslam öncesi dönemde Türk topluluklarını nasıl etkilediği ve İslam sonrası hangi motifleri miras bıraktığı üzerinde duruluyor. Dönemler ve dinler boyunca hayat eden kültlere, doğaüstü inanışlara, sağaltma ritüellerine, "hayır" ve "şer" alametlerine vb. dikkat çekiliyor. Sözkonusu motiflerin ve tarihsel mirasın izi, önemli Bektaşi menakıbnameleri boyunca sürülüyor: Hacı Bektaş-ı Veli, Hacım Sultan, Abdal Musa, Kaygusuz Baba, Seyyid Ali Sultan, Sultan Şecaüddin, Osman Baba menakıbnameleri ve Babai hareketinin Menakıbname-i Kudsiye’si... Din tarihine sosyal tarihçilik perspektifiyle bakan Ahmet Yaşar Ocak, dinsel külltürleri tarihsel ve toplumsal arkaplanları ve karmaşık etkileşimleri içinde tahlil ederek, bu ülkeyi anlamak açısından vazgeçilmez bir pencere açıyor.
    21,75  TL25,00  TL
  • Uyur İdik Uyardılar

    Karton Kapak
    Belli günler vardır hayatımızda, unutamadığımız günler. Mutluluk duyduğumuz, önümüzde yeni bir ufkun açıldığı günlerdir bunlar, Irene Melikoff la tanıştığım gün de benim için böylesi günlerdendir işte. Daha önce, Türkçeye çevrilen bir-iki incelemesini okumuştum Melikoff'un. Özellikle Alevîlik-Bektaşîlik konusunda dünyanın önde gelen Türkologlarından biri olduğunu biliyordum. (...) Makaleler okunduğunda, Irene Melikoff'un, Alevîlik-Bektaşîlik olgusunu derin bir bilgi ve görgüyle değerlendirdiği; sahip olunan bir kültürün tarihsel-toplumsal sürekliliğini bilimsel verilerle saptadığı görülecektir. Artık bize düşen, onun bu çabası önünde saygıyla eğilmek ve açtığı yolda çalışmayı onu örnek alarak sürdürmektir. Atilla Özkırımlı Melikoff, sonradan anne ve babasından duyduğu bir kaçış hikâyesini, sanki kendisi de görmüş gibi heyecanla anlatır. Rusya'da Ekim Devrimi'nin gerçekleştiği gündür. Bolşevikler iktidara gelmişlerdir; tarih, eski Rus takvimine göre 25 Ekim-7 Kasım 1917. Yalnız bir halkın değil, insanlık tarihinin de dönüm noktalarından, Stefan Zweig'ın deyimiyle "yıldızın parladığı an"lardan biri. Söylemeye gerek yok: Bir ana-baba günü. Aynı gün, Petrograd'da, petrol krallarından baba Melikoff'un 40 odalı konağında, bir kız dünyaya gelmiştir. Annesi gibi güzel. Slav sarışını tombul bir bebek. Adını Irene koyarlar yavrunun; geleceğin ünlü Türkologu Irene Melikoff'tur bu. 18 yaşında Halide Edib'in Ateşten Gömlek'ini okur, bu kitap Atatürk'e karşı büyük bir hayranlığa götürür kendisini. ... yüksek tahsilini yaparken hocaları olan özellikle Jean Deny ile Louis Massignon ve Henri Masse'nin de, meslek yaşamının ana çizgilerinin çizilmesinde büyük rolleri olur. Türk dilinin derinliğini ve yetkinliğini Jean Deny'den öğrenirken, Louis Massignon da, kendisini Sûfîliğe çeker. Meslek yaşamının gelişmesinde, başka ünlü kişilerin etki ve yardımlarını görecektir. Bunlar arasında Salih Zeki Aktay'ı, Ömer Lütfi Barkan'ı, Faik Reşit Unat'ı, Fuat Köprülü'yü özellikle zikretmeli. Balkan'dan bahsederken, "onun ölümü yalnız kültür dünyası için değil, benim için de büyük boşluk oldu" der. Bektaşîliğe ve Alevîliğe merakını uyandıran da, başta Fuat Köprülü olmuştur. Server Tanilli 1969 yılı, Melikoff'un yaşamında büyük bir dönüm noktası olur. 0 yıl, Bektaşîlik üzerinde araştırmalarda bulunurken Alevî dünyası ile karşılaşır. Bir "revolution"dur bu onun için, "manevî bir uyanış" da diyebiliriz; çünkü bütün yaşamına olduğu gibi, fikrî yaşamına da yeni bir yön verir bu. İşte, o tarihten başlayarak, çalışmalarında temel konusu, Bektaşîlik, Alevîlik ve Kızılbaşlık olacaktır.
    12,78  TL18,00  TL
  • Kızılbaşlar Tarihi

    Karton Kapak
    Kızılbaşlar gerek Safevi Devleti’nin yükseliş ve ikbal dönemlerinde, gerekse bunalım ve çöküş devrelerinde askerî gücü daima ellerinde bulunduran Safevî Devleti’ni ayakta tutan önemli bir güç kaynağı durumundaydılar ve giriştikleri her mücadelenin bedelini hayatlarıyla ödemişlerdir.  Tarih-i Kızılbaşan adlı müellifi bilinmeyen bu eser;  1599-1605 yılları arasında yazılmış olup doğrudan Kızılbaş kabileleri ile bu kabileye mensup, Safevî devlet idaresinde ve orduda görev alan önemli emirlerin kısa biyografilerine tahsis edilmiştir. Aslında buna tam olarak Şah İsmail’den Şah Abbas döneminin ortalarına kadar (1502-1605) Safevi Devleti’nde görev yapan Kızılbaş kadrolar demek daha doğru olacaktır. Çünkü eser doğrudan Kızılbaş beylerin kısa künyelerine ve hakim oldukları beldelere dair bilgiler vermekte, büyük olayların anlatımından sarfınazar etmektedir. Bundan dolayı eserin Türkçe tercümesinde konunun anlaşılmasını kolaylaştırmak amacıyla geniş açıklamalar ilave edilmiştir.
    11,05  TL13,00  TL
  • Hazret-i Ali Nehc’ül Belaga

    Karton Kapak
    Nehc'ül Belâga, değerli âlim Seyyid Razi'nin, içinde Müminlerin Emiri Ali (a.s)'nin hutbelerinden, mektuplarından ve kısa sözlerinden seçmeleri topladığı ve bu isimle adlandırdığı bir kitaptır.
    26,40  TL30,00  TL
  • Hazret-i Ali : 11 - Necip Fazıl Bütün Eserleri

    Karton Kapak
    Hazret-i Ali’nin hayatı... Bu mübarek hayatın anlatımına bağlı olarak da, "Kırtas" meselesinden itibaren, Allah Resulü’nün vefatlarından sonra başgösteren ve gittikçe derinleşip siyasî ve ardından itikadî mezhep ayrılıklarına sebep olan olayların tahlili...
    16,00  TL20,00  TL
  • Yapı Dinamiği

    Sert Kapak
    Alp Şen, 17 yaşında trafik kazasında aramızdan ayrıldığında, bir grup öğrenci arkadaşıyla ve öğretmeniyle birlikte “Enka iyİlik Projesi” üzerinde çalışıyordu. Amaçları; lösemi, anemi gibi kan hastalıklarının tedavisinde başvurulan kemik iliği nakli çalışmalarına maddi katkı sağlamaktı. Bu alanda çok önemli başarılara imza attılar. Bugün bu proje Alp’in anısını yaşatmak için adına kurulan vakfın öncülüğünde “Alp Şen iyİlik Projesi” adıyla sürdürülüyor. “Alp’in iyİlik Bahçesi” bu çalışmaları ve Alp Şen’i anlatan, ona adanmış bir kitap. Kitabın tüm geliri kemik iliği nakli çalışmalarında kullanılacak. Kitapta yer alan “iyİlik Tohumları” kartını toprağa ekip yeşerterek hayallerimize ortak olmak istemez misiniz?
    63,50  TL64,80  TL
  • Kürtlük, Türklük, Alevilik

    Karton Kapak
    Kürt sosyopolitiği alanında bir klasik sayılan Ağa, Şeyh ve Devlet’in yazarı Martin van Bruinessen, ağırlıkla Kürtlerde din olgusuna yönelttiği araştırmalarının ilk bölümünde Sünniliği ile ele almıştı (Kürdistan Üzerine Yazılar, 1992). Martin van Bruinessen, bu derlemesinde bu kez heterodoks uzanımlarıyla birlikte Kürt Aleviliği’ni inceliyor. Konuyu hem Anadolu Aleviliği hem de Ortadoğu’nun ve Kürtlerin İslam öncesi inanışları bağlamında ele alan yazar, bu verileri güncel konu ve problematiklerle de ilişkilendirerek yorumluyor. Bir kimlik hareketi olarak Aleviliğin-Alevi uyanışının Türk ve Kürt milliyetçiliği ile sancılı ilişkilerini, örneğin Gazi olayları gibi hassas kesitlerde ele alırken, bir yandan da Alevi inanç öğelerinin Hint din ve efsane dünyasındaki benzeşiklerine de uzanabilen geniş bir perspektif sunuyor.
    16,53  TL19,00  TL
  • Vilayetname

    Karton Kapak
    Vilayetname'nin en eski kopyası, Hacı Bektaş Tekkesi'nden gelen kopyadır. Ankara Kütüphanesi'nde bulunan bu kopya, 1034 yılı Rebiüevvelinde yazıldı. Çalışmamızda, Abdülbaki Gölpınarlı tarafından tıpkı basımı ve çevirisi verilen bu kopya, esas alındı.
    17,71  TL23,00  TL
  • Türk Modernleşmesinde Arap Aleviler

    Karton Kapak
    Tüm Alevi topluluklar gibi Arap Aleviler, tarihleri boyunca büyük acılara, kitlesel katliamlara, sürgün ve mahkumiyetlere maruz bırakılmışlardır. Birçok büyük göç dalgasının ardından, Akdeniz çevresine yerleşen ve yüzyıllardır buralarda yaşayan Arap Aleviler, Türkiye'nin çok kültürlü yapısı içerisinde yer alan fakat seslerini duymakta güçlük çektiğimiz etnik-dinsel kimlik gruplarındanbiridir. Elinizdeki kitapta, egemenlerin tarih boyunca üzerlerine kara bir örtü çekmeye çalıştıkları Arap Alevilerin ortaya çıktıkları dönemden günümüze dek siyasal iktidarla ilişkileri incelenmektedir. Kitap, özellikle Türk modernleşme süresince devletin Arap Alevilere yönelik tutumuna, izlediği politikalara ve Arap Alevilerin bunlar karşısındaki siyasal tutumlarına, Arap Alevi kimliği ve kimlik sorunlarına odaklanmaktadır. Bu bakımdan bilimsel bir inceleme olarak kenid alanında bir ilk olma özelliğini taşımaktadır. Kitap, egemenlerin ısrarlı bir biçimde kimi zaman yok etme kimi zaman yok sayma tavrına karşı, Arap Alevilerin var olma serüvenine ışık tutmaya çalışmaktadır.
    21,75  TL25,00  TL
  • Kızılbaşlık, Alevilik, Bektaşilik

    Karton Kapak
    Alevilik, sadece güncel politik değil, teolojik ve tarihsel bağlamda da, üzerine hâlâ çok tartışılan bir olgu. Alevi-Kızılbaş-Bektaşi tanımları ve aralarındaki ayrımlar dahil olmak üzere, terminolojiden başlayan anlaşmazlıklar veya belirsizlikler var. İslam içi mi, kendine mahsus bir inanç mı olduğu bahsinde hararetlenen yorum farkları, Doğulu-Batılı, Türk-Kürt gibi ayrımlarla çeşitleniyor. Elinizdeki kitap, Suavi Aydın’ın sunuşunda bir etno-dinsel kimlik olarak tanımladığı Aleviliği üç düzlemde ele almaya çalışıyor: Tarih, Kimlik, İnanç ve Ritüel. En geniş bölümü oluşturan “Tarih” bölümü, özellikle Aleviliğin tanımının gelişimi yanında, iç ayrımlarına ışık tutuyor. “Kimlik” bölümündeki yazılar, Alevilerin ve Alevi hareketinin güncel gündem konularına odaklanıyor. “İnanç ve Ritüel” bölümü, çok canlı bir gelenek tablosu sunuyor. Yalçın Çakmak ve İmran Gürtaş’ın hazırladığı derleme, Türkiye’den ve Türkiye dışından, bilinen uzmanların yanı sıra yeni kuşak araştırmacıların özgün verimlerini bir araya getiriyor. Sosyal bilimin bu konuda hâlâ yetersiz bulunsa da önemli bir gelişme kaydeden üretimini, sadece akademisyenlerin değil, güncel tartışmaların gündemine taşıması umulan bir çalışma.   Alişan Akpınar, Gürdal Aksoy, Murat Alandağlı, Suavi Aydın, İbrahim Bahadır, Mehmet Bayrak, Yalçın Çakmak, Yavuz Çobanoğlu, Ercan Geçgin, Erdal Gezik, İmran Gürtaş, Ayfer Karakaya, Ahmet Karamustafa, Hans-Lukas Kieser, İlker Kiremit, Robert Langer, Fahri Maden, Ahmet Yaşar Ocak, Dilek Kızıldağ Soileau, Martin Sökefeld, Gülay Tulasoğlu, Erdoğan Yalgın, Ali Yaman, Rıza Yıldırım ve Besim Can Zırh’ın katkılarıyla.
    30,45  TL35,00  TL
  • Vefailik, Bektaşilik, Kızılbaşlık

    Karton Kapak
    Fuad Köprülü’nün 20. yüzyılın başlarında formüle ettiği şekliyle paradigmalaşmış, ancak yeterince sınanıp sorunsallaştırılmamış Anadolu dinsel ve kültürel tarihine dair bazı varsayımlar –bazen kimlik siyaseti arenasında farklı pozisyonları desteklemek için ters yüz edilerek de olsa– Alevi-Bektaşi tarihine bakışı büyük oranda şekillendirmeyi sürdürmektedir. Nitekim “sözlü kültür-yazılı kültür”, “yüksek İ̇slâm-halk İ̇slâmı”, “ortodoksi-heterodoksi” gibi çift kutuplu karşıtlıklar ve “senkretizm” gibi normatif kavramsallaştırmalar ana akım Türkiye/Osmanlı tarihçiliği ile bu çizgiye muhalif araştırmacıların Alevi-Bektaşi geçmişine bakışlarında sıklıkla gözden kaçan bir ortaklık teşkil etmektedir. Yaygın kabul görmüş bu varsayımların ve üzerlerine inşa edilen alternatif üst-anlatıların, hem kavramsal düzeyde sorgulanması hem de yeni veriler ışığında test edilmesi bugün geldiğimiz noktada artık mümkün ve elzem görünmektedir. Vefailik, Bektaşilik, Kızılbaşlık, bu yönde uzun yıllara yayılmış bir çabanın ürünüdür. Eserde yer alan makalelerin biri hariç tümü, 1990’lı yıllarda yaşanan Alevi kültürel canlanışını takiben gün yüzüne çıkmaya başlayan, Alevi dede ailelerinin özel arşivlerindeki belge ve yazmalara dayanmaktadır. Tarihçilerin ilgisini henüz yeterince çekememiş bu son derece önemli yeni yazılı kaynaklar Alevi-Bektaşi tarihinin ana meseleleri hakkında bize yepyeni veriler ve mevcut kalıpların ötesinde taze ve çok daha nüanslı bakış açıları sunmakla kalmamakta, aynı zamanda Anadolu dinsel ve kültürel tarihine dair “büyük hikâye”yi de önemli noktalarda tashih etmektedir.   “Karakaya-Stump bu kitapta toplanan yazılarında şimdiye dek kullanılmamış belgeleri büyük bir ustalıkla konuşturarak Alevi tarihi çalışmalarında yepyeni bir çığır açıyor. Alevi tarihini bütün zenginliğini yansıtarak yazabilmemiz için umarım başkaları da onun ardından aynı sağlam ve alışılagelmiş köhne söylemleri kökünden sarsan adımlarla yürüyecektir. Kısacası bu kitap gerçek Alevi tarihyazımının ilk derin soluğu – sindirerek okumak gerek.” -Prof. Dr. Ahmet T. Karamustafa, Maryland Üniversitesi-   “Aleviliğin oluşumu ve Osmanlı tarihi içindeki yeri hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler bu kitabı okumalı; bu konularda bilgi sahibi olduğunu düşünenler mutlaka okumalı. Ezberbozan kelimesinin tam yerini bulduğu nadir bir örnek.” -Prof. Dr. Cemal Kafadar, Harvard Üniversitesi-
    21,75  TL25,00  TL
  • Aleviliğin Yazılmayan Tarihi

    Karton Kapak
    Son yüzyılda Alevîliği yazanlar, hep Alevîliğin öz kaynakları olmadığını ifade etmiş ve onun gerçeğini, özünü yok saymıştır. Farklı uluslara ve ırklara ait hurafelerin bir yansıması olarak kabul edilen Alevîlik, hep İslâm dışına itilmiş; inanç ve gelenekleri, mitolojik söylemlere boğularak başkalaştırılmaya çalışılmıştır. İnsanımızın, özellikle de gençlerimizin akıllarını bulandırma, bu çalışmaların temel hedefi olmuştur. Günümüzde insanlar, Alevîliğin temel kaynakları konusunda karmaşıklığa düşer olmuş, Alevîliği nerede öğrenmeleri gerektiğini şaşırmış, sürekleri hakkında şüpheye düşmüşlerdir. Şaşkınlık, toplumumuzun büyük bir kısmına musallat olmuştur. Çok emek verilerek hazırlanmış olan bu çalışma. Konu hakkında yeni bir çığır açmaya, insanları Alevîliğin gerçeğine taşımaya namzettir. Yazar, bu kıymetli eseri sayesinde Alevîlik hususunda insanların yönünü çevireceği doğru menzili sunmuş bulunmaktadır. Kitabın herkesin okuması gereken bir kaynak kitap olduğu kanısındayım. Konuların tasnifine ve işleyişine hayran kaldım. Bu bakımdan çalışmanın Alevîliğin Elkitabı olarak vasfetmenin daha doğru olacağı kanaatini taşıyorum. -İsmail Baki-Alevî Mürebbisi
    9,00  TL10,00  TL