Ekoloji Kitapları

Yayınevi/Marka
136 öğeden 1-16 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 9
  • Doğal Yaşam ve Başkaldırı

    Karton Kapak
    Naturalis yazar ve ilk çevrecilerden olan Henri David Thoreau (1817-1862) için doğa, inancının bir parçasıydı. Thoreau bu amaçla 1845 yılının ilkbaharında Walden gölünün kıyısına bir kulübe yaptı. Burada doğayı gözlemledi, çiftçilik yaptı gözlemlerini ve düşüncelerini bir günlüğek aydetti. Doğal dünyada yaşamını sürdürürken bilinçli olarak yaşamayı hayatın sadece temel ihtiyaçlarını dikkate almayı ve hayatın öğretmesi gerekeni öğrenmeyi arzuladı günlük yaşamından kesitlerle beraber insanın varoluş gerçeği, toplum, devlet ve diğer konular üzerine tefekkürlerini açık ve net bir bilgelikle kaleme aldı. (Thoreau münzevi bir hayat yaşamıyordu. Hergün ziyaretçileri vardı ve yürüyerek yakındaki kasabaya gidip geliyordu) Thoreau’nun dikkat çeken kabiliyeti sıradan gündelik bir olayı veya doğadaki bir detayı gözlemleyerek başladığı düşüncesini insanoğlunun en temel sorunlarını derin bir bakış açısıyla ele alabilecek şekilde geliştirmesidir. Amerikan ebediyatının en büyük klasiklerinden biri olan bu kitapta düşüncelerini toparladı Tolstoy ve Gandi gibi büyük şahsiyetleri etkilemesiyle tanınan Thoreau’nun bu eseri tüm dünyada felsefi düşüncede bir baş yapıt olarak kabul edilmiştir.
    15,00  TL20,00  TL
  • Permakültüre Giriş

    Karton Kapak
    "Ben Tazmanya’da küçük bir köyde büyüdüm ve 28 yaşına kadar bir rüyada yaşadım. Vaktimin çoğunluğu ormanda ya da denizde geçti. Geçimim için balık tuttum ya da avlandım. 1950’lere kadar içinde yaşadığım sistemin kaybolmakta olduğunu fark etmemiştim. Önce balık sürüleri azalmaya başladı, sonra sahil şeridindeki deniz yosunları seyreldi ve geniş orman alanları ölmeye başladı. Bunun üzerine akademideki görevimi bırakarak bizi ve etrafımızdaki dünyayı öldürdüğünü gördüğüm siyasal ve endüstriyel sistemleri protesto etmeye başladım. Fakat kısa süre sonra hiçbir şey elde edilemeyen başkaldırılarda ısrarcı olmanın işe yaramadığını gördüm. İki yıl boyunca toplumdan uzaklaştım; bir daha asla herhangi bir şeye karşı koymakla vaktimi harcamak istemiyordum. Tek istediğim, biyolojik sistemleri topyekun çökertmeden var olmamızı sağlayabilecek olumlu bir şeylerle geri dönmekti. 1974’te David Holmgren’le birlikte çok yıllık ağaçların, çalıların, bitkilerin, mantarların ve kök sistemlerinin çok yönlü verimine dayalı, permakültür ismini verdiğim sürdürülebilir bir tarım sistemi taslağı geliştirdik." Permakültür, doğal sistemlerin gözlemine, geleneksel tarım yöntemlerinin içerdiği erdeme ve modern, bilimsel, teknolojik bilgiye dayanan bir tasarım sistemidir. Permakültürün amacı sürdürülebilir insan yerleşimleri oluşturmak, yani kendi ihtiyaçlarını karşılayan, çevresini sömürmeyen ve kirletmeyen, uzun vadeli, ekolojik anlamda sağlıklı ve ekonomik olarak da uygulanabilir sistemler yaratmaktır. İnsanlığa permakültür fikrini hediye eden Bill Mollison, 1970’lerde yayımlandığı anda bir kült kitaba dönüşen "Permakültüre Giriş"te doğayla birlikte çalışmanın felsefesini ve yöntemlerini anlatıyor. En çok ihtiyaç duyduğumuz zamanda...
    25,92  TL32,00  TL
  • Geleneksel Yapı Teknikleri

    Karton Kapak
    Kendi evini inşa etmek, büyülü ve çekici bir çağrı. Peki gerçekten mümkün mü? Çok yakın bir tarihe kadar, hepimiz yaşayacağımız evi kendi ellerimizle ve köy imecesi ile yapıyorduk; Çölde, kutuplarda, dağ başları, nehir kenarlarında ya da çok uzak adalarda. Bütün insanlığın coğrafyalarına özel tasarımları ve nesilden nesile aktardıkları bir bilgelikleri vardı. Taş seçimiden, ağaçların kesileceği mevsim hatta ay döngüsüne kadar, şimdi bakıldığında insanı hayrete düşüren bir teknik ve tasarımla. Üstelik bu yapılar binlerce yıla meydan okuyor. Betonun altmış yıllık ömrü, bunları sadece güldürüyor. İster kendi elleriniz ve belirli bir dayanışma ağı içinde evinizi yapmaya karar verdiniz, isterseniz bir usta ile anlaşıp işe koyuldunuz. Gözünüz kör, kulağınız sağır ve elleriniz bağlı olmasın. Artık kendi evini, seçtiği malzemeden, iç tasarıma kadar profesyonellerin insafına bırakmaya razı olmayan bir bakış açısı egemen oluyor. Bunun Türkiye’deki örnekleri azımsanmayacak kadar arttı.  Hem de ortaya çıkan yapılar, parmak ısırtıyor. Malzeme ile iklim arasındaki denge, araziye oturuş, deneysel çalışmalara verilen değer ve en önemlisi insanı içinde iyi hissettiren evler, hepsi mümkün. Melih Aşanlı geleneksel sanatlar bilgilerinin üzerine, uzun yıllar çalıştığı restorasyon ve heykel tekniklerini de ekleyerek, kendisi gibi kırsala yerleşen veya yerleşmeye niyetli gönüllüler için muhteşem bir rehber kitap hazırladı. Arazi, toprak ve arazinin neresine evinizi oturtacağınızdan başlayarak, malzemeleri sınıflandırarak, temelden çatıya kadar evinizi inşa etmenizi yahut ustaları yönlendirmenizi sağlayacak kitabıyla hayranlık uyandırıyor. Melih Aşanlı belki de anlatmak istediklerinin özünü şöyle özetliyor; “Suyun, toprağın, taşın, ağacın doğasını idrak etmek, algılamak en gerekli ilkeler. Malzemelere hükmetmeye çalışmadan da, sadece uyum sağlayarak ihtiyaçlarımızı karşılayabileceğimiz aslında eski olan güncel bir önerme ile ne isterseniz yapmakta özgürsünüz.” Aslında bütün mesele de özgür olmak değil mi ?
    20,70  TL30,00  TL
  • Bizim Dünyamız

    Karton Kapak
    “Gezegenimizi korumak ve ona iyi bakmak için her birimizin yapabileceği bir şey var. Çocuklarımızın ve torunlarımızın geleceğini mümkün kılacak bir yaşam sürmeliyiz. Yaşamımız, verdiğimiz söz, aktarmak istediğimiz mesaj olmalı” diyen Vietnamlı Zen üstadı, Nobel Barış Ödülü adayı Thich Nhath Hanh, bizi yaşayan her şeyle daha şefkatli ve dürüst ilişkiler kurabileceğimiz bir yolculuğa davet ediyor. Kendimizle, başkalarıyla ve doğayla çatışmayı bırakmak için sevecenliğin, nezaketin, peşin hükümlerin ötesine geçmenin ve özen göstermenin bilgisi... Biraz da ruhumuzun toprağını beslemeyi öğrenelim! Thich Nhat Hanh Zen rahibi, öğretmen, şair, insan hakları aktivisti. 1967 yılında Vietnam’da doğdu. 1962 yılında Martin Luther King tarafından Nobel Barış Ödülü için aday gösterildi. Halen Fransa’nın güneyinde kurduğu Plum Village manastırında yaşamakta ve insanlara ‘farkındalıkla yaşama sanatı’ konusunda rehberlik etmektedir.
    16,20  TL20,00  TL
  • Ekoköyler

    Karton Kapak
    Sürdürülebilir, barışçıl ve eşitlikçi bir gelecek, belki de 21. yüzyılın sonunda insan neslinin hayatta kalabilmesi için eldeki tek şanstır. Eğer dünyaya daha az hasar vererek yaşamayı öğrenemez ve işbirliği yerine çatışmayı seçersek daha çok yıkım ile karşılaşacağımız kesindir.Ekoköyler işte bu şansı değerlendirerek şimdiden başarıya ulaşmış toplulukları anlatıyor. Ekoköy hareketi içinde ve dışında karşılaşılan en büyük zorluk, bu kıymetli bilgiyi daha büyük kitlelerle paylaşmak ve sürdürülebilir bir yaşamı toplumun uçlarından genele taşımaktır. Küresel Ekoköyler Ağı’nın başkanlığını yürütmüş olan yazar Jonathan Dawson, Hindistan’dan Auroville, Senagal’den Mbam ve Faoune, Almanya’dan Sieben Linden, Brezilya’dan Ecoovilla ekoköyleri başta olmak üzere, dünya çapından örnekler vererek doğayla dost bir yaşamı seçmiş toplulukların sırlarını anlatıyor.
    16,20  TL20,00  TL
  • İyilerin Yanında

    Karton Kapak
    "İyilerin Yanında" Hintli bir kadının Himalayalar’ın eteklerine kurulmuş küçük köyünden çıkıp toplumsal ekoloji konusunda dünyadaki en önemli uzmanlardan biri haline gelişinin hikayesi. Aynı zamanda bir kuantum fizikçisinin, kariyerini bir kenara bırakıp kendini doğduğu topraklara adamasının hikayesi. Ve tabii tüm bunların arkasında yatan meselelerin; doğal kaynakların özelleştirilmesinin, gelişmekte olan ülkelerdeki pazarların liberalleştirilmesinin hikayesi. Bir modern zaman kahramanının, Vandana Shiva’nın yaşamını, fikirlerini ve doğa için verdiği mücadeleleri ilk ağızdan okumak, dişil bir bilgeliğe nail olmak isteyenlere...
    16,20  TL20,00  TL
  • İnadına Canlı

    Karton Kapak
    Bütün halklar ama en çok kadınlar, dünyanın her yerinde bağımsızlıklarının temelini sarsan ve doğayı bir yaşam kaynağı yerine meta olarak gören politakalara karşı direnmekteler. Vandana Shiva’ya göre bu bir tesadüf değil. Shiva bu kitabında, kadınların ve doğanın özünü değersizleştirip sömüren düşünce yapılarını apaçık ederken, dişil bir dünya bilgisinin eksikliğini hisseden herkese ellerinden düşüremeyecekleri bir kaynak sunuyor. Sorunları sıralamakla da kalmıyor, öneriyor: • Küreselleşme yerine yerelleşme ve bölgeselleşme• Saldırgan tahakküm yerine şiddetsizlik• Rekabet yerine eşitlik ve karşılıklılık• Doğanın ve barındırdığı türlerin bütününe saygı• İnsanların doğanın efendileri olarak değil, parçası olarak kavranması• Üretimde ve tüketimde biyoçeşitliliğin korunması İçindekiler; Cinsiyetli Gıda Politikası Kalkınma,Ekoloji ve Gıdanlar Bilim, Doğa ve Toplumsal Cinayet Doğada Kadınlar Besin Zincirinde Kadınlar Toprak Ana: Dişil İlkenin İtibarını İade Etmek
    17,82  TL22,00  TL
  • Mülk, Mahal, İnsan

    Karton Kapak
    Türkiye’de son yıllarda gündemi meşgul eden kentsel dönüşüm projeleri, özellikle İstanbul’da birçok toplumsal ve siyasi tartışmayı da beraberinde taşımaktadır. Mülk, Mahal, İnsan: İstanbul’da Kentsel Dönüşüm, bu alandaki literatüre önemli bir katkı sunarken, hem geniş bir çerçeveden kentsel dönüşümü ele almakta, hem de özel olarak altı bölgede yapılan saha çalışmasını ortaya koymaktadır. İstanbul’un Başıbüyük, Derbent, Aydınlı, Tarlabaşı, Tozkoparan ile birlikte Ayazma ve Tepeüstü Mahallelerinde yapılan saha çalışmaları, mahallelerin sosyal yapılarını, demografisini, tarihini inceleyen bu çalışma, tanıklıklar ve belgelere dayanarak bölgenin bir perspektifini sunmaktadır. Araştırma birçok soruya da cevaplar aramaktadır: Dönüşüm alanındaki mahallelerde yaşayanların koşulları ve olanakları, kentsel dönüşüm modeline uygun mudur? Konut alanlarında zaman içinde oluşan ilişkilerinin önemini nedir? İnsanların bu dönüşüm modeli hakkında fikirleri ve bu yönde talepleri nelerdir? Dönüşüme karşı bir muhalefet var mıdır, seyrini etkileyebilir mi ve kararlara katılması mümkün mü? Mahalle sakinlerinin yaşam koşullarının iyileşme şansı var mıdır? Daha demokratik ve gerçekçi bir konut politikası için neler yapılmalıdır? İşte tüm bu sorulara yanıt arayan bu çalışma, kentsel dönüşüm hakkında yapılan çalışmalar arasında önemli bir eser olma iddiasını taşımaktadır. Siyasal iktidar tarafından Türkiye’nin gündemine öncelikli ve tüm Türkiye’yi kapsayan bir siyasal proje olarak sunulan kentsel dönüşüm, kapsamı, gerektirdiği kaynak, yıkılıp yenileneceği ilan edilen yedi milyonluk konut sayısıyla çok büyük bir iddia taşımaktadır. Bu kapsamda bir proje, özenle planlanarak uygulanmadığı, projeden etkilenenlerin katılımlarının sağlanamadığı halde ülke kaynaklarının kötüye kullanılması, mimarlık ve çevre kalitesinin olumsuz gelişimi, dönüşümün yükünün adaletsiz paylaşımı sonucunu doğurma riskini beraberinde getirmektedir. --İlhan Tekeli
    40,50  TL50,00  TL
  • Biz Toprağı Bilirdik!

    Karton Kapak
    16 Ağustos 1989'da Eurogold, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın Maden Dairesi'nden Bergama Ovacık'ta altın arama ruhsatı aldığında nasıl bir kayaya çarptığını bilmiyordu. Altın çıkarmak için kullanılan siyanürün yarattığı tahribata bizzat şahit olan köylüler topraklarının, hayvanlarını ve yaşamlarını korumak için kısa süre sonra eylemlere başladı. Bergama, Çanakkale, Ankara, İstanbul... Yıllardır süren bu mücadelede mahkemelerden pek çok kapatma kararı çıkmasına rağmen madenler el altından işletilmeye devam etti.
    4,10  TL5,00  TL
  • Sürdürülebilir Moda

    Karton Kapak
    Sürdürülebilir moda okurlarını dişil bir dünyaya davet ediyor. Üstelik yerel zanaata, çevreye duyarlı, uzun ömürlü ve sürekli olan bir modaya. Sessiz direnişçiler; endüstriyel moda sistemini değil, yavaş moda anlayışını benimsetiyorlar. Konvansiyonel tasarımcının kafası karışıyor. Ahimsa modası ya da yavaş moda insani ve etik bir geleceği müjdeliyor. Tasarımcı ile kullanıcı arasındaki mesafe kısalıyor. İlişki şeffaflaşıyor ve güvenli oluyor. İdealize edilmiş vücutlar, neon ışıkları altındaki podyumlar yerine günlük, sürdürülebilir ve insani bir moda anlayışı inşa ediliyor. Tasarımcıların hayatı tasarladığı günümüzde, yeni bir perspektif görünür oluyor. Şölen Kipöz, akademisyen kimliğinin yanında günlük hayattan hiç kopmamış bir tasarımcı. Çeşitli şehirlerde sergilediği yavaş moda örnekleri camiadan büyük övgüler alıyor. Sürdürülebilir Moda kitabı bu yolda yeni bir çerçeve çiziyor ve umut verici bir kapı aralıyor. Moda dünyasının önemli isimleri Bora Aksu, Duygu Atalay, Gülsüm Baydar, Otto Von Busch, Dilek Himam, Kevin Huw Hilton, Ayşegül Kurtel ve Mine Ovacık yazılarıyla kitabı zenginleştiriyor.
    12,42  TL18,00  TL
  • Niçin Daha Fazla Bekleyemeyiz: Küresel Isınma ve İklim Krizi

    Karton Kapak
    Küresel iklim krizi, yeryüzünün yüz yüze olduğu en önemli sorun. Çünkü, diğer bütün sorunlardan farklı olarak, doğrudan varoluşa ilişkin bir kriz. İnsan türünün şimdiki haliyle ortalıkta dolaşmaya başladığı günden beri -yani, yaklaşık yüz bin yıldır- baş etmek zorunda kaldığı en büyük felaket. Hâlâ zamanımız var mı? Hâlâ dünyayı üzerinde hayat olmayan bir gezegen haline getirmeye ant içmiş görünen insan türünün bir an durup, elindeki ve aklındaki gücü gezegeni yok etmeye değil, hayatı sürdürmek için yapması gerekenlere vakfedeceği kadar bir zaman var mı? Açık Radyo yayın yönetmeni ve Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi olan, iklim değişikliği konusunda on yılı aşkın bir süredir Türkiye'de yürütülen en yoğun bilgilendirme, haberdar etme ve uyarma kampanyasını sürdüren Ömer Madra, bu kitapta bütün karmaşık içerimleriyle küresel ısınmayla ilgili olarak neleri anlamamız gerektiğini ve nasıl olup da bir türlü anlayamadığımızı anlatmaya çalışıyor. İklim değişikliği, ekoloji ve yeşil düşünce konularında uzun yıllardır çalışan "Üç Ekoloji" dergisi editörü Ümit Şahin'in, Ömer Madra'yla yaptığı uzun söyleşilerin ürünü olan bu kitap, her şeye rağmen bir umut barındırıyor. Ancak bilerek, inkâr etmekten vazgeçerek ve iklim değişikliğine çözüm bulmayı hedefleyen toplumsal mücadeleyi yükselterek bu umudu taşıyabiliriz...
    4,05  TL5,00  TL
  • Batı Uygarlığının Çöküşü

    Karton Kapak
    Provokatif ve son derece büyüleyici olan Batı Uygarlığının Çöküşü, okuru sağduyulu yönetimlerle hala önlenebilecek bir geleceğe götürüp, bırakıyor. - Elizabeth Kolbert, The Sixth Extinction: An Unnatural History, Field Notes from a Catastrophe: Man, Nature ve Climate Change kitaplarının yazarı. Oreskes ve Conway'ın bu şaşırtıcı ve makul yüzyılının hikayesi, George Orwell, Aldous Huxley gibi, yaklaşan felaketleri çok önceden gözleyen, yazarak peygambere dönüşen bütün yazarların zihninde yazılmış bir kitaptır. Gireceğimiz Uzun Ekolojik Felaketlerle dolu yüzyılı detaylı ve inandırıcı bir şekilde resmeden unutulmayacak bir metin. - Kim Stanley Robinson, Shaman, 2312, Science in the Capital ve Mars üçlemesi'nin yazarı. İnsanlık tarihinin nasıl olabileceğine dair korkutucu bir bakış. Aldırış etmemekle, bu senaryonun olasılığı artıyor. Bu kitabı okuyarak ve ihtarlarına uyarak belki dehşetli kehanetlerini önleyebiliriz. - Timothy E. Wirth, Birleşmiş Milletler'in Başkan Yardımcısı, eski ABD Senatosu ve Temsilciler Meclisi Üyesi Ön kulakçık: Bilimkurgu yazarları hayalî bir gelecek kurarlar; tarihçiler geçmişi yeniden inşa etmeye çalışırlar.  En nihayetinde, her ikisi de bugünü anlamanın peşindedir. Bu denemede, bugünümüze ve (olası) yarınlarımıza gelecekten bakan bir tarihçi yaratmak için iki türü bir araya getiriyoruz. Batı kültürünün (1540–2093) sonunun üç yüzüncü yıldönümünde kaleme alınan bu çalışmada yanıt aranan soru, Aydınlanma'nın çocukları olarak da tanınan bizlerin, iklim değişikliği konusundaki kuvvetli verilere ve ortaya çıkacak felaketler ile ilgili bilgilerimize rağmen nasıl olup da harekete geçemediğidir.  Arka kulakçık: Tarih, “uygarlıktan” önce, birçok toplumun yükselişine ve düşüşüne sahne oldu, ancak bunların çok azı arkasında başlarına gelenler ve çöküş sebepleri konusunda, kendilerini Batı uygarlığı olarak adlandıran yirmi birinci yüzyılın ulus devletlerininki kadar açık ve kapsamlı açıklamalar bıraktı. Tarihçiler, arkeologlar ve paleoanalizciler bugün bile, yani Roma ve İnka imparatorluklarının yıkılmasının üzerinden iki bin, Bizans ve Maya imparatorluklarının sona ermesinden binyıl sonra, bu toplumların nüfuslarının, istikrarlarının, güçlerinin ve kimliklerinin kaybına neden olan esas sebepler üzerinde uzlaşabilmiş değiller. Ancak Batı uygarlığı için durum farklı, çünkü onun hareketlerinin sonuçları yalnız tahmin edilebilir olmakla kalmamış, tahmin edilmişti de.
    8,28  TL12,00  TL
  • Petrol Değil Toprak

    Karton Kapak
    Petrol Değil Toprak , ekoloji, feminizm ve küreselleşme hakkında en ilham verici metinleri kaleme alan Hintli yazar ve aktivist Vandana Shiva’nın en son eseri.Vandana Shiva, sürdürülebilir olmayan, indirmegeci ve mekanik dünya görüşünün bizi sürüklediği noktayı vurgularken, iklim, enerji ve gıdada yaşanan üçlü krize dikkat çekiyor. ‘’Büyüme ve kalkınma ilüzyonuna kapılarak çıktığımız yolculuğun bir geleceği yok. İklim krizi, ekonomik eşitsizlikler ve sosyal çözülme insan topluluklarını uçurumun kenarına sürüklüyor. Şu an çok kritik bir dönemeçteyiz: Yıkım, çözülme ve imha süreçlerinin böylece sürüp gitmesine izin verebilir ya da yaratıcı enerjilerimizle sistematik bir değişim yaratıp, insan türü olarak, gezegenin bir parçası olarak geleceğimizi yeniden kazanabiliriz.  Artık uyanma vakti. Geleceği gören ve gerçekleri cesurca ifade eden bir kitap. Vandana Shiva 2005 yılında Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilmiş, uluslararası tanınan bir çevre aktivisti ve bilim kadınıdır. Ekoloji,ekofeminizm ve küreselleşmenin etkileri üzerinde çalışmaktadır. Time dergisi 2003 yılında Shiva’yı çevre kahramanı ilan etmiş, AsiaWeek tarafından Asya’nın en etkin beş konuşmacısından biri seçilmiştir. 2004 yılındaki Schumacher College’la ortaklaşa çalışarak, sürdürülebilir yaşam odaklı uluslararası bir üniversite olan Bija Vidyapeeth’i kurmuştur. Halen Slow Food’un eşbaşkanlığını yürütmektedir.
    16,20  TL20,00  TL
  • Savunmasız Gezegen

    Karton Kapak
    Savunmasız Gezegen, bir çevre tarihi çalışması: Gezegenin 500 yıl boyunca, çevresel yıkıma doğru nasıl "ilerlediğini" inceliyor. Tarih bize, toplumların uzun zamandan beri çevreyle savaştığını ve doğayı da yararlanacak bir kaynak ya da içine çöplerini boşaltabilecekleri bir bulaşık çukuru muamelesi yaptıklarını öğretir. Doğanın böyle tek taraflı bir sömürüsü, en sonunda bugünkü çevre felâketini yaratmıştır. Çevre krizi, 1400'lerin sonlarına doğru, Avrupa'da başlayan kapitalist dünya sisteminin aşamalı doğuşuyla değişmeye başladı. 500 yıl önce Atlantik Okyanusu'na, Kolomb'un seferi ile başlayan büyük tarihsel dönüşüm, kapitalist dünya sistemi haline gelecek olan krizin başlangıçlarını gösterir. Kuzey ve Güney Amerika'dan Avrupa'ya getirilenler (altın, gümüş ve bitki çeşitleri) önce Avrupa ekonomisi ve tarımını, sonra da bütün dünya ekonomisini ve tarımını dönüştürdü. Bu dönüşüm, kapitalist gelişimin bir sonraki büyük aşamasının, kısacası 18. yüzyıl sonları ve 19. yüzyıl başlarında Avrupa'da üretimin boyutunu ve yoğunluğunu değiştiren Sanayi Devriminin yarattığı ekonomik sistemin yolunu hazırladı. Gezegeni yıkıma uğratarak?dünyayı insanî amaçlar için kullanılamaz hale getiren ekonomik sistem, hem doğanın büyük kısmının devamını hem de toplumun bekâsını ve gelişimini tehdit eder hâle gelmiştir. Bu gelişmelerin gezegenin çevresi üzerindeki etkisi, son beş yüzyıl boyunca dört ana alanda (nüfus, enerji, sanayileşme ve kentleşme alanlarında) gördüğümüz değişmeler incelediğinde açıklığa kavuşur. Son beş yüzyılda insanlık, çevresiyle ilişkisinde kritik bir eşiğe ulaşmıştır. Bugün çevreyle ilgili olan ve dünyayı bezdiren nakarat(aşırı nüfus artışı, küresel ısınma, ozon tabakasının, türlerin, tropikal ormanların ve sulak alanların, yer altı sularının yok edilmesi, erozyon, çölleşme, yer altı sularının çekilmesi ve kirlenmesi, deniz sularının ve haliçlerin kirlenmesi, zehirli çöpler, böcekleri ve zararlı bitkileri öldürmede kullanılan ilâçların zehirleyici etkileri...) âcil sorunların uzun bir listesini içerir. Şâyet eski haline döndürülemeyecek toplumsal-ekolojik bir kötüye gidişten kaçınmak istiyorsak, başlıca çevre sorunlarını kontrol altına alabilmemiz için önümüzde sadece 30-40 yıl var ve zorunlu değişiklikleri yapmamız gereken sadece çok hayatî bir on yıldır. Ve tabiî bugün karşı karşıya olduğumuz çevre yıkımının nedenleri ne biyolojiktir ne de tek tek bireylerin tercihlerinin bir sonucudur. Sorunun kökleri üretim ilişkilerindedir.
    13,77  TL17,00  TL
  • Kıyametin El Kitabı

    Karton Kapak
    Gün geçmiyor ki dünyamızı tehdit eden yeni bir felaket hakkında bir yazı ya da haber yayınlanmasın. İklim değişikliği gündemin en önemli maddesi, ama son bir yıl içinde medyaya şöyle bir göz gezdirmiş olmanız bile kirlilik, toprak verimliliğinin düşmesi, kapıya dayanan grip salgınları, nesilleri tükenen ve tükenmeye yüz tutmuş türler, gezegeni yok edecek göktaşları, nükleer silahlanma ve başka şeyler hakkında endişelendirici haberler görmenize yetmiştir... Dünyanın sonu nasıl gelecek? Hangi senaryoların gerçekleşme ihtimali yüksek; hangileri gerçekleşirlerse hakikaten felakete yol açarlar ve hangilerini önleyebiliriz? Dünyamızı kurtarabilir miyiz? Elinizdeki kitap işte bu sorulara cevap vermeyi amaçlıyor... "BM'nin tahminine göre 2015'e gelindiğinde 2.4 milyar kişi temiz suya erişemeyecek ve 2025'te de dünya nüfusunun üçte ikisi su sıkıntısı çeken ülkelerde yaşıyor olacak..." "Şu an itibariyle her 8 saniyede bir çocuk, yılda da toplam 5 milyondan fazla insan suyla bulaşan hastalıklardan ölüyor." "Gelişmekte olan dünyanın %20'si açlıktan ölür ve %12'si başka ülkelere göç etmeye çalışırken seyirci kalıp açlık içindeki bölgelerden ithal edilen besini mi yiyeceğiz?" "Ülkeler arasındaki bir sonraki savaşın nedeni petrol ya da bölge sınırları değil, sadece su sorunu olacak."
    4,05  TL5,00  TL