Genel

Yayınevi/Marka
1455 öğeden 1-16 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 91
  • Çivisi Çıkmış Dünya

    Karton Kapak
    "Bu kitabı yazmamdaki amaç, (...) geç kalındığını, ama çok geç kalınmadığını söylemek. Çöküşü ve gerilemeyi önlemek amacıyla bütün gücümüzle harekete geçmenin bir intihar, bir suç olduğunu söylemek. (...) Düşünce ve davranış alışkanlıklarımızı kökünden değiştirme, hayali gerçekliklerimizi kökünden değiştirme ve öncelikler ölçeğimizi yeniden oluşturma cesaretinin gösterilmesi gerektiğini dile getirmek." Okurların daha çok tarihsel romanlarıyla tanıdığı Amin Maalouf, bu kez "medeniyetler çatışması" adıyla anılan ve dünyadaki bütün kültürler ve halkların geleceğini tehdit eden politikalara karşı, -yaşamın devamlılığının olmazsa olmazı olarak gördüğü -hoşgörü çığlığını yeniden duymaya davet ediyor insanlığı. Çivisi Çıkmış Dünya bir yandan küresel ısınma, iklim değişiklikleri ve doğal felaketler,bir yandan da yanlış ve çıkarcı politikaların doğurduğu ekonomik ve siyasal krizlerle mücadele eden insanlık için bir yol haritası; içinde yaşadığımız hoşgörü çağında, her yeşe rağmen birbirimize saygı duymayı ve birlikte yaşamayı başarmak isteyenler için bir tür pusula.
    12,75  TL15,00  TL
  • Edebiyat Kuramları ve Eleştiri

    Karton Kapak
    "İstanbul Üniversitesi, İngiliz Dil ve Edebiyatı kürsüsündeki eleştiri derslerinden derlenmiş olan Edebiyat Kuramları ve Eleştiri, yalnız bu konuyla ilgili üniversite öğrencilerinin değil, eleştirmenlerimizin de, bütün edebiyatçılarımızın da okumaları gereken değerli bir elkitabıdır. Çünkü kitabın konusuna değin bütün kuramlarla eleştiri yöntemleri birarada derli toplu verildiğinden, bildiğimizi sanıp da bütünüyle bilmediğimiz, hiç bilmediğimiz, az bildiğimiz ya da parça pürçük bildiğimiz edebiyat kuramlarını, eleştiri yöntemlerini yetkin bir sistematikle sunulmuş olarak bu kitapta buluyoruz. Kitap, anlatılan konuları açıklamak için, Türk edebiyatından örnekler verildiği bölümlerde çok daha ilginç olmaktadır." Aziz Nesin
    23,49  TL27,00  TL
  • Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1

    Karton Kapak
    Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış kendi türünde şimdiye değin yapılmış incelemelerin en yetkini (...) Edebiyatla yakından ilgili olan herkesin mutlaka okuması gereken bir başyapıt bence. (Hilmi Yavuz, Kitap, 1 Mart 1984) Berna Moran yapıtlarını özlediği düzeye getirmeden ortaya çıkarmıyor (...) sonunda sağlam, tutarlı, açık, pırıl pırıl bir "bütün" çıkarıyor ortaya. (Memet Fuat, Nokta, 30 Ocak 1984) Bu çalışma birden fazla yönüyle eleştiri geleneğimizde bir başyapıttır. Bilgi, yöntem, araştırma ve gözlemin eksiksiz ve kusursuz bir bileşiminden oluşan bu katkısıyla Berna Moran'ın eleştiri geleneğimizi bir dönüm noktasına getirdiğini söylemek yanlış olmaz. (Jale Parla, Cumhuriyet, 9 Şubat 1984) Berna Moran'ın yapıtı, bu konuları ilk kez eleştirel bir tutumla ve sistemli bir yaklaşımla ele aldığı için önemli. Üstelik Moran, yine ilk kez, çağdaş eleştiri yöntemlerini kullanarak inceliyor konu edindiği romanları. (Atilla Özkırımlı, Düşün, Ağustos 1984) Bir yazın incelemesinden bütün beklentilerini Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış'ta buldum. (Aziz Nesin, Milliyet Sanat Dergisi, 15 Şubat 1984)
    22,62  TL26,00  TL
  • Kültür ve Medeniyet

    Karton Kapak
    Bir asırdan beri memleketimizin başta gelen derdi medeniyet meselesidir. Geçmişte büyüklüğü dünyaca bilinen Türk milletinin medeni varlığa sahip olmadığını önce Batı’yı tanıyanlar ortaya attı. Tanzimatla başlayan Batı münasebetleri, birçok nesillerin gözünü kamaştırdı. Aydınlar, Batı’nın yükselişindeki sırrı aramaya koyuldular ve bu araştırmayı yaparken farkında olmadan kendi iç dünyalarını Batı’nın içinde buldular. Birbiri ardısıra birkaç nesil "Avrupa’ya benzemek için ne yapalım?", "Garplılaşma nasıl olmalı?" diye uzun zaman sayıkladılar. O nesilleri Batı taklitçiliğine, hem de ruhları duymadan sürükleyen kuvvet, başlangıç noktasında bağlandıkları aşağılık duygusu olmuştur. Bu duygunun kendi içimize aktıtığı zehir, bizi küçülttükçe küçülttü. Böyle bir içten yıkılış faciasının karşısına dikilen muhafazakar zümre, Batı taklitçiliğini protesto ederken sade taassubunu kullandı. Onlar için mesele, sadece Batı’ya benzememek davasıydı. Milli varlığımız hakkında bir fikirleri yoktu. Inkılapçılar, örflerle kıyafet değiştirmede kurtuluşumuzun sırrını aramak gibi gülünç bir davaya kendilerini kaptırırlarken, muhafazakarlar; eski hayat şekillerine sımsıkı bağlanmadı felah ümidi buldular. Her iki tarafın gafil olduğu şey, kendi milli kültürümüzü yoğurmanın lüzumlu oluşudur. Hakikatte, bin yıllık tarihimiz içinde ortaya konmuş olan Anadolu müslüman Türk kültürünü, örfleri, folkloru, edebiyatı ve güzel sanatlarıyle, tasavvufu ve tarikatlarının felsefesiyle, İslami ahlakıyle bir potada yoğurmak, davanın esasını teşkil ediyordu.
    11,90  TL14,00  TL
  • Babamın Bavulu

    Karton Kapak
    "Ölümünden iki yıl önce babam kendi yazıları, el yazmaları ve defterleriyle dolu küçük bir bavul verdi bana." Orhan Pamuk 2006 yılı Aralık ayında, Nobel Edebiyat Ödülü’nü alırken "Babamın Bavulu" adlı bir konuşma yaptı. Pamuk’un otuz iki yıllık yazarlık çabasının ruhunu içtenlikle yansıtan bu duygulu konuşma, bütün dünyada derin yankılar uyandırdı. Yazmak ve yaşamak konusunda temel bir metin niteliğindeki "Babamın Bavulu"nu Pamuk’un aynı konuları ve dertleri başka açılardan ele aldığı başka iki ödül kabul konuşmasıyla birlikte yayımlıyoruz. Pamuk’un Amerika’da çıkan World Literature (Dünya Edebiyatı) dergisince verilen Puterbaugh Ödülü’nü alırken 2006 Nisan’ında yaptığı konuşma "İma Edilen Yazar", yazarlığın psikolojisi ve yazar olma ihtiyacı ve serüveniyle ilgili. Pamuk’un Alman Kitapçılar Birliği’nce verilen Barış Ödülü’nü 2005 Ekim’inde alırken yaptığı "Kars’ta ve Frankfurt’ta" adlı konuşması ise, roman yazarının kendisini başkalarının yerine koyma gücünü ve bu çok insani yeteneğin siyasi sonuçlarını araştırıyor. Yazarının bir bütün olarak gördüğü bu üç konuşmadan oluşan Babamın Bavulu’nun artık bütün dünyada çok iyi tanınan ve çok okunan bu büyük yazarımızın küçük bir başyapıtı olduğunu düşünüyoruz... Yazarlık nedir, niye yazar olunur, hayat ve yazmak, yazarlık sabrı ve roman sanatının sırları üzerine mücevher değerinde kişisel bir kitap.
    8,10  TL9,00  TL
  • Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 2

    Karton Kapak
    Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış'ın ilk cildinde yazar 1950'lere kadarki Türk romanının ana sorunsalının batılışma olduğunu ve bu sorunsalın romanımızın kurgusunu, temalarını, tiplerini nasıl büyük ölçüde belirlediğini göstermişti. Bu ikinci ciltte, 1950-1975 yılları arasında yazılmış onbeş kadar yapıtı inceleyen yazar, bu dönemde, batılılaşmanın yerini, toplumsal yapıdan kaynaklanan, düzene dönük yeni bir sorunsalın aldığını ortaya koymakta ve bu toplumsal etmenle birlikte geleneksel halk edebiyatına dönme girişiminin Anadolu romanının özelliklerini nasıl belirlediğini araştırmaktadır. Berna Moran ayrıca, bu çizgilerin dışında kalan Tutunamayanlar ile Anayurt Oteli'ni incelemekte ve bu yapıtların romanımıza getirdiği yeni değerlere eğilmektedir.
    22,18  TL25,50  TL
  • Ortaçağı Düşlemek

    Karton Kapak
    Bu yapıt, Umberto Eco’nun, "Sette Anni di Desiderio, Sugli Specchi, Travels in Hyperreality" adlı yapıtlarından seçmelerle oluşturulmuş küçük bir derlemedir. Yazıların seçiminde, gerek tür, gerek konu bakımından çeşitliliği gözetmeye çalıştım: Güncel konular üstüne yazılar, sözcüğün tam anlamıyla denemeler, giderek felsefi boyutlara varan denemeler, incelemeler. Ancak, bir güncel olayı, örneğin bir resim sergisini ya da basında yayımlanmış bir fotoğrafı ele aldığında da, belli bir izlek üstüne bir deneme ya da inceleme yazdığında da, Umberto Eco, konusuna hep derin düzlemde -kuşkusuz, her şeyden önce bir göstergebilimci olarak- yaklaşır. Ne var ki, Eco’nun sağlam mantığı, yüksek düzeyde, ama açık seçik dilli, özellikle de o kaçınılmaz kendine özgü mizahı, okuyucunun, göstergebilimci olmaksızın da, onun en üst-düzey yapıtlarını bile, kuşkusuz payına düşen çabayı da göstermesi koşuluyla, haz duyarak okuyabileceği kanısındayım. -Şadan Karadeniz-
    7,20  TL8,00  TL
  • Tevfik Fikret Devir, Şahsiyet, Eser

    Karton Kapak
    Mehmet Kaplan’ın 1943 yılında sunduğu doçentlik tezi olan Tevfik Fikret adlı bu eserin ilk baskısı 1946’da yapılmış; 1971 de ise genişletilerek ikinci baskısı yayımlanmıştı. Servet-i Fünun edebiyatının en önde gelen şairini bütün cepheleri, özellikle eseri ve şahsiyeti ile tanıtan kitap, yıllardan beri üniversitelerimizde okutulmakta; Tevfik Fikret ile beraber Servet-i Fünun şiiri için de daima başvurulan bir kaynak eser olarak değerini korumaktadır. Devrinde olduğu kadar, ölümünden sonra da gerek şahsiyeti, gerekse şiirleri ile Türk düşünce ve edebiyat dünyasını etkilemiş olan Tevfik Fikret’in, sanat-şahsiyet münasebetleri bakımından incelenmesi, Türk şiiri ve kültürü ile uğraşanların ilgisiz kalamayacakları bir meseledir. Bu sebeple, Tevfik Fikret’i konuya yakınlık duyanların el altında bulundurmaları gereken bir eser olarak sunuyoruz.
    14,40  TL18,00  TL
  • Yıllar

    Karton Kapak
    Yıllar, tipik bir İngiliz orta sınıf ailesi olan Pargiter'lerin 1880'lerden başlayıp 1930'ların sonuna uzanan hikâyesine odaklanıyor. Viktorya dönemi yasakları, ataerkil toplumun baskısı, Birinci Dünya Savaşı, kapitalizm ve üzerinde güneş batmayan bir "İmparatorluk"un altında ezilen üç kuşağın bireylerini birbiri ardına sahneye çıkartıyor. Durmaksızın değişen bakış açıları, ütopik sayılabilecek bir insanseverlik ile kıyasıya eleştirilen düzenden kaynaklanan çaresizlik, "özgürlük ve adaletin" gerçekten mümkün olduğu bir topluma duyulan özlemin yansıdığı satırlarda yan yana geliyor. Elli yıllık bir zaman dilimini kapsayan aile tarihinden hareketle tek tek bireylerin ve bütün toplumun gelgitleri gözler önüne seriliyor. Woolf, çeşitli yazın teknikleri kullanarak Yıllar'la birlikte yeni bir tür gerçekçilik yaratıyor. Yılların deneyiminden süzülüp gelen zengin romanı hakkında Woolf'un kendisi şunları yazıyor. "Elbette ki diğerlerinden farklı: İçinde daha fazla 'gerçek' yaşam, daha fazla kan ve can var." Yıllar, yayımlandığı dönemde yazarın en çok okunan romanı olmuş, eleştirel deneme ve roman formunu tek potada eritmeyi başarmış bir eser.
    16,75  TL25,00  TL
  • Edebiyat Nasıl Okunur

    Karton Kapak
    Bir edebi metnin özellikleri nelerdir? Hangi unsurlar bir metni edebi eser olarak okunmaya değer kılar? Karakteri tipten ayıran incelikler nasıl ortaya çıkar ve esere nasıl bir zenginlik katar? Bir kullanma kılavuzu ile bir edebi metni birbirinden ayırt eden noktalar nelerdir? Terry Eagleton Edebiyat Nasıl Okunur’da bu basit soruları ele alarak, edebiyat eleştirisinin temel çerçevesini çiziyor. Bir metnin açılış cümlesinden, eser içinde yer alan karakterlere, anlatının yapısı ve özelliklerinden eserin nasıl yorumlanacağına ve nihayet bir edebiyat eserini iyi, kötü ya da vasat olarak tasnif etmeye yarayacak ayrımları tek tek inceliyor. Eagleton metnini bir tekerlemeden günümüzün çoksatar eserlerine, Tolstoy’dan Nabokov’a, Hamlet’ten Harry Potter’a geniş bir örnek dökümü yaparak oluşturuyor. İroniyi ihmal etmeyen zengin bir bakışla yazılmış, zevkle okunan bir eleştiri klasiği…
    16,96  TL19,50  TL
  • Kırk Ambar - Cilt: 1 Rümuz-ül Edeb

    Karton Kapak
    "Kırk Ambar" bir mefhumlar kamusu, derbeder ve dağınık bir ansiklopedi, Cemil Meriç'in deyişiyle, "kurmak istediği abidenin birkaç sütunuyla birkaç odası". Eser iki bağımsız bölümden oluşuyor: Rümuz-ül Edeb ve Lehçe-t-ül Hakayık. Her bölüm başlı başına bir kitap olacak kadar hacimli. O yüzden "Kırk Ambar"ın iki ayrı bölümünü, eseri baskıya hazırlayan Mahmut Ali Meriç'in düzenlemesiyle, iki ayrı cilt halinde yayımlıyoruz. Bu birinci cilt, dünya edebiyatından klasiğe, hümanizmden edebiyat sosyolojisine, romanın ro1anından edebiyat tarihinin tarihine uzanan bir çizgide Türk okuyucusunu düşünceye davet ediyor.
    27,40  TL31,50  TL
  • Hikaye Tahlilleri

    Karton Kapak
    ... Mehmet Kaplan bu defa aynı metin tahlili usulünü Türk edebiyatında Tanzimattan sonra vücuda getirilen hikayeler üzerinde uygulayarak elinizdeki eseri vücuda getirmiştir. Bu eser edebiyat dünyamızda ilk defa bir bütün olarak Türk hikayeciliğini ele almakta ve günümüze kadar verilen eserleri değerlendirmektedir. Kitap, aynı zamanda, tahlil edilen hikaye metinlerini de ihtiva ettiğinden bir güldeste (antoloji) mahiyetindedir. "Hikaye Tahlilleri"nin Türkiye’de halen yürürlükte olan edebiyat öğretiminde, öğrencilere olduğu kadar öğretmenlere de rehber olabilecek vasıfları yanında günümüzde Türk hikayeciliği üzerine toplu bilgiler elde etmek isteyen herkese hitabedeceğine inanıyoruz.
    24,00  TL30,00  TL
  • Edebiyat Kuramı

    Karton Kapak
    Edebiyat kuramı, nükleer fizik kadar anlaşılmaz bir şey midir? Sadece edebiyat metinlerini içeren ve sadece onlara uygulanabilen bir edebiyat kuramından söz etmek mümkün müdür? Eagleton, edebiyat çalışmalarının neden nükleer fizikten farklı olduğunu, edebiyatın herkese ulaşabilecek "sıradan" bir dile sahip oluşuyla açıklıyor; işçi, avukat, antropolog, öğrenci yani hemen herkes edebiyatı okuyabilir, anlayabilir ve zevk alabilir. Ama bu, demokratik bir yaklaşımı benimseyen, belirli bir tarihsel dönemde ortaya çıkmış belirli bir edebiyat kuramının tezidir. Eagleton, Edebiyat Kuramı'nda temel olarak, kendinden menkul edebiyat kuramı diye bir şeyin olmadığını ve olamayacağını; bu kuramın, kimi insanı bilim alanlarından çıkıp onlarla sürekli flört halinde hayatına devam ettiğini söylüyor. yazar, "Edebiyat Nedir?" gibi temel ama cevaplandırması da bir o kadar zor bir soruyla yola çıkıyor. Bu soru ve çevresinde konumlanan dair sorulara, Marksist ve tarihsel bir yaklaşımla, kimi zaman çok sevimli ve hınzırca denebilecek örneklerle cevaplar arıyor. Kitabın ilerleyen bölümlerinde fenomenoloji, yorumbilgisi, alımlama kuramı, yapısalcılık, göstergebilim, postyapısalcılık ve psikanaliz duraklarına uğrayarak, bunları salt tarif etmekle yetinmeyip her biri için politik, tarihsel, eleştirel bağlama oturan çarpıcı tartışmalar yapıyor. Edebiyat kuramı gibi asık suratlı olabilecek bir meseleyi kimi zaman gülümseyerek, hatta bazen yüksek sesle gülerek okuma zevki veren bu kitap sadece edebiyat eleştirmenlerinin ya da öğrencilerinin değil, edebiyatı seven, okuyan herkesin ilgisini hak ediyor. Genişletilmiş yeni basımında yer alan sonsözdeki samimi Marksist kuram özeleştirisine; feminist ve postyapısalcı kuramlarla ilgili 90'lı yıllarda yapılan en taze tartışmalara; kültürel incelemeler, postmodern kuram, yeni tarihselcilik, postkolonyal kuram gibi yakın tarihli tartışma ve eleştirilere, ayrıca tüm bunlarla ilgili verilen kapsamlı okuma listlerine de özellikle dikkat!
    17,40  TL20,00  TL
  • Büyük Yabancı

    Karton Kapak
    Filozofların edebiyat üstüne düşünmeleri her zaman ufuk açıcı ve heyecan verici olmuştur. İyi bir edebiyat okuru olduğunu bildiğimiz, kitaplarında kullandığı kıvrak dil hemen fark edilen Foucault, yeni yayımlanan bu konuşma metinlerinde 1960’larda kafasını en çok meşgul eden meselelerden üçünü ele alıyor: dil, delilik ve edebiyat. Birinci konuşmada deliliğin dil ve edebiyatla kesişme noktası üstünde durduktan sonra, ikinci konuşmada edebiyatın ve edebiyat eserinin dille ilişkisini –yapısalcıların yönteminden esinlenen ama aynı zamanda ona eleştirel yaklaşan– felsefi bir yöntemle irdeliyor ve edebiyat eleştirisinin ufkunda araştırılmayı bekleyen konulara işaret ediyor. Üçüncü konuşmadaysa Sade’ın kurmaca metinlerindeki hakikat iddiasının temelini araştırdıktan sonra, eserlerinde teorik söylevler ile kurmaca sahneler arasındaki ilişkiyi odağa alıyor ve bu söylevlerin edebi ve felsefi işlevini inceliyor. Diğer kitaplarında olduğu gibi zekice fikirler, gözlemler, eleştirilerle dolu bu metinler hem Foucault okumayı sevenler için hem de edebiyata felsefeyle yaklaşma çabasını önemseyenler için zevkli bir okuma vaad ediyor.
    14,52  TL16,50  TL
  • Az Gittik Uz Gittik

    Karton Kapak
    "Az gittik uz gittik. Dere tepe düz gittik. Bir de dönüp baktık ki bir arpa boyu yol gitmişiz." Bu ifadeleri bilmeyenimiz, duymayanımız yoktur; çünkü bu Türk masallarının ayrılmaz parçasıdır. Masal dünyasını gerçek dünyadan ayırmak, bu ayrılığı vurgulamak ve sık sık hatırlatmak için bulunmuş yollardan, Türk halkının dehasını gösteren muazzam cümlelerden biridir. Az Gittik Uz Gittik, şimdi bir kısmı Türkiye sınırları dışında kalsa da, Türkçe konuşan halkların yaşadığı topraklarda ve Anadolu’nun derin uygarlığı içinde serpilip gelişen masallardan oluşan bir derleme. 1998’de kaybettiğimiz değerli bilim insanı Pertev Naili Boratav’ın, uzun yıllar alan titiz ve kapsamlı çalışmalar sonucu oluşturduğu bu kaynak eser, Türk folklorunun bu paha biçilmez hazinelerini yazıya dökerek kaybolmaktan kurtarmış, bir kuşaktan diğer kuşağa sözlü gelenek içinde aktarılan masalları adeta bir kez daha ölümsüzleştirmiştir; kendi deyimiyle, onlara “belge” niteliği kazandırmış, her yaştan okuru masal dünyasının büyülü perdesini aralamaya çağırmıştır. Cumhuriyet döneminin en önemli araştırmacılarından birinin kaleminden, Türk halk edebiyatına yetkin ve kapsamlı bir bakış getiren bu kitap kırk sekiz halk masalı, bir tekerleme ve Karatepeli hikâyelerinden oluşuyor. Ayrıca Boratav’ın, “Türk Masalı Üzerine” başlıklı önemli incelemesinin de eklenmesiyle kitap, değerine değer katan bir boyut daha kazanmış oluyor. Şimdi, Keloğlan’dan korkunç devanalarına, astığı astık kestiği kestik padişahlardan gözü pek şehzadelere, bin bir güçlüğü aşarak muradına eren güzel ve akıllı kızlara, insanı hem eğlendiren hem de ona derin bir hayat bilgeliği aktaran hayvanlara kadar birçok renkli kahramanın dünyasını örten perde kalkıyor... ...ve daha da müthiş bir cümleyle masal başlıyor: "Bir varmış, bir yokmuş."
    25,81  TL29,00  TL
  • Edebiyat Üzerine Makaleler

    Karton Kapak
    Bir Türk felsefesi yoktur, fakat bir Türk edebiyatı vardır ve bu edebiyat, duygular, hayaller ve semboller vasıtasıyla Türk milletinin hayat karşısında aldığı tavrı, yani Türk'ün insan, kainat, toplum, din hakkındaki görüşlerini canlı bir şekilde ifade eder. Felsefe, doğuda ve batıda efsanelerin, dinlerin ve edebi eserlerin yorumundan doğmuştur. Eğer, bir Türk felsefesi yaratılacaksa, bunun kaynağı, hiç şüphesiz Türk edebiyatı olacaktır. Türkler, edebi eserler vücuda getirmişler ve severek okumuşlardır ama onların derin manaları üzerinde düşünmemişlerdir. Türkiye'de en basit şekli ile edebiyat tenkidi, Tanzimat'tan sonra başlar. Bunların büyük bir kısmı sövme, övme veya basit dil ve tarih yanlışlıklarının tesbitinden ibarettir. Edebi eserlerin ilmi olarak incelenmesi Ord. Prof. Dr. Fuad Köprülü ile başlar. Köprülü, Türk edebiyatı ile Türk tarihi arasında bağlantılar kurar, Nurullah Ataç, derine inmeyen izlenimci bir tenkitçidir. Kendisi de bir sanatkar olan Ahmet Hamdi Tanpınar (1901 - 1962) Türk edebiyatına yaratıcı bir gözle bakar. Onun başkalarına üstün olan tarafı, tarih ile beraber sosyoloji, psikoloji ve felsefe kültüre de sahip oluşudur. O, Türk edebiyatını zengin bir kültüre dayanan bir bakışla yorumlar. Bunu ona ait XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi ile Dr. Zeynep Kerman'ın toplayarak bir araya getirdiği Edebiyat Üzerine Makaleler'de açık olarak görürüz. Bu makaleler Türk edebiyatı üzerinde yeni yorumlar yapmak isteyenlerin mutlaka okumaları gereken kaynaklardır. Bilhassa üniversite öğrencileri ile serbest düşünceli aydınlar, onlarda ciddi olarak tartışabilecekleri pek çok yeni görüşler bulacaklardır.
    29,60  TL37,00  TL