Eleştiri Kitapları

Yayınevi/Marka
335 öğeden 1-16 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 21
  • Kendini Aramak

    Karton Kapak
    İnsan başlangıç ile son arasında bu-ara-da seyrettiği, kendiyle başlayıp yine kendiyle bitirdiği hayat yolculuğunda kendi olmak, kendi kalmak, kendi ölmek için ne yapabilir? Kendilikiyle sımsıkı bağlı bilgiye erişmek, edindiği bilgiyle eylemek onu nereye taşıyabilir? Vahşi kapitalist dünya; duyu, duygu, düşünceden mürekkep insanın hangi zaafları üzerinde yükselir? Din, felsefe, bilim ve sanat insan olmaklıka nerede, ne zaman ve nasıl hizmet eder? Bu deneme tüm bu sorular ile 21. yüzyılın muzdarip ikliminde insan olmanın, kendi olmanın kıymetini bilerek, tanıyarak ve inanarak yola çıkıyor ve “düşünmek yolda olmaktır” ilkesiyle Hz. İnsan’ı arıyor…
    12,75  TL17,00  TL
  • İhsan Fazlıoğlu Seti (8 Kitap Takım)

    Karton Kapak
    Derin Yapı İslam medeniyetinde tarihi süreç içinde, siyasi iktidarların değişmesine karşın ulemanın yüklendiği bir ilmi süreklilik söz konusudur. Söz konusu ilmi süreklilik İslam medeniyetindeki hem hayat görüşü hem de dünya resmi kavramlarındaki sürekliliğin de temelini oluşturur. Ancak derin-yapıdaki bu süreklilik, aynı zamanda nazari ve istidlali yöntemlerle üretilen kavram ve yargılardaki değişim ve oluşumların da nedenidir. Değişik zamanlarda kaleme alınan bu çalışma, hem İslam-Türk felsefe-bilim tarihindeki derin-yapının nazari ve istidlali kavram ve yargı uzayında yaşadığı değişim ve oluşumları tarihi bağlamı içinde ele alıyor, hem de gelecekte İslam hayat görüşü çanağında yeniden üretilecek felsefe-bilim bakış-açılarının nazari ve istidlali kavram ve yargı imkanlarına tarihi deneyimi yorumlayarak işaret ediyor.   Kendini Bulmak İnsan bir kendilik arayışıdır. Kendilik-bilincine ermiş insan, çağdaş dünyada anlamın yitimini (dis-enchanment) en derinden yaşamış birey ve tür olarak varlığını korumak için var oluşunu, var olmayı ve hayatı yeniden anlamlı kılmalıdır (re-enchantment). Nasıl? Kendi olmuş, kendilik bilincine ermiş, ferdiyetini kazanmış kişioğlunun alâmet-i fârikası “âmentu bi...” diyerek iyi, doğru ve güzel/yüce ile bağını en sahih biçimde kurmak; bir meta-fizik var olan olarak kendini yani emâneti yani akletmeyi yüklenmek; hesabı verilmiş bir hayat görüşü içinde yaşam ile ölümü bir süreklilik içinde idrâk etmek; madde ile manâyı birbirinin yerine ikame etmeksizin sahiplenmek... Ve dahi geçmişiyle geleceğinde buluşmak için teklif sahibi olmak; verili, hazır reçetelerden medet ummadan halis niyetle yola çıkmak ve yolda hatalarını doğrularına azık kılmak... İşte bu deneme, böyle bir yola çıkışın azığı olmayı mütevazı bir biçimde teklif ediyor...   Kendini Aramak İnsan başlangıç ile son arasında bu-ara-da seyrettiği, kendiyle başlayıp yine kendiyle bitirdiği hayat yolculuğunda kendi olmak, kendi kalmak, kendi ölmek için ne yapabilir? Kendilikiyle sımsıkı bağlı bilgiye erişmek, edindiği bilgiyle eylemek onu nereye taşıyabilir? Vahşi kapitalist dünya; duyu, duygu, düşünceden mürekkep insanın hangi zaafları üzerinde yükselir? Din, felsefe, bilim ve sanat insan olmaklıka nerede, ne zaman ve nasıl hizmet eder? Bu deneme tüm bu sorular ile 21. yüzyılın muzdarip ikliminde insan olmanın, kendi olmanın kıymetini bilerek, tanıyarak ve inanarak yola çıkıyor ve “düşünmek yolda olmaktır” ilkesiyle Hz. İnsan’ı arıyor…   Fuzuli Ne Demek İstedi? Bu kitabın amacı İslâm-Osmanlı-Türk entelektüel tarihine ilişkin bir okumanın nasıl yapılabileceğini bir beyit üzerinden göstermeye çalışmak ve bu beyit edebî ve meşhur olduğu için de elden geldiğince geniş bir kesimle irtibat kurabilmektir. Söz konusu amacın gerçekleştirilmesi için “mahsûs olmadan Doğa üzerine, ma’kul olmadan Tanrı üzerine, menkûl olmadan Din üzerine, mısdâk olmadan Kavram üzerine konuşulmaz” ilkesi benimsendiğinden, öncelikle mefhumların dünyasına kısa bir seyahat gerçekleştirildi, daha sonra beytin yapısını oluşturan; ilim, ışk, âlem ve kîl ü kâl terimleri sırasıyla incelendi. “Yorum doğru anlamaktan daha çok, yanlış anlamamak için verilen bir uğraşıdır” cümlesinin fehvasınca hareket edildiğinden ve doğru anlama, yanlış anlamamak için gösterilen uğraşının bizzat kendisi olarak görüldüğünden kadîm yanıtların arkasındaki sorular, kaygılar ve korkuların neler olduğu söylenilenlerin amacı açısından incelendi. Akabinde, farklı kültürlerde, benzer soru-kaygı-korku sürecinin yarattığı yanıtlardan bir demet sunularak insan olmanın ortak yanı gösterilmeye çalışıldı.   Kayıp Halka Bu topraklarda bizim mensup olduğumuz kültür nasıl bir nazarî düşünce tecrübesi yaşamıştır? Bu kültüre mensup insanlar ne düşünüyorlardı, nasıl düşünüyorlardı, niçin düşünüyorlardı? Başka bir deyişle, ne tür soru ve sorunlara sahiplerdi; dertleri ne idi; bu sorunları, dertleri nasıl kavramsallaştırıyorlardı; hangi yöntemleri kullanıyorlardı ve çözümlerini üretirken ne tür bir kendilik bilincinin içinde hareket ediyorlardı? Muhtelif zamanlarda kaleme alınmış altı makaleden oluşan bu kitap işte bu soruların yanıtı için genel bir çerçeve çizmeye, bir kılavuz oluşturmaya çalışıyor.   Akıllı Türk Makul Tarih İnsan tabiata doğar, hayatı ise kurar. Hayat hafızayla, geçmişle, tarihle hayat bulur. Tarihi bilmeyen insan, geçmişi bilmeyen insan demek değildir; geleceği bilmeyen, hayatı ön-göremeyen insan demektir. 1000 yıldır bu topraklarda tarih yazmış Türkler, ancak tarihi tecrübelerine mensubiyet; inşa ettikleri medeniyete aidiyet duymakla dik durabildiler. İşte bu deneme Türk kimliğini teşrihe çalışıyor. İnsan olmaklığı en temel varoluş tarzı olarak benimseyen, bu yüzden de sırtlanların arasında yalın-ız kalmış ama dik-duruşunu, yürüyüşünü, kısaca kendilikini koruyarak yeni bir hayatı teklif ve temsil etmeye çalışan Türk’e, bu gayreti kemale taşıyacak ilkeleri ve hedefleri işaret eden yazılardan oluşuyor.   Sözün Eşiğinde İnsan yazıyı okur; söze tutunur, ancak s-öz, öz'ün bir ifadesi ise, yani kavramın... Dil dünyayı kurmaz; yalnızca ifade eder, dile getirir. Dünyayı kuran dil değil insandır, yani anlam; çünkü anlam bizatihi insanın kendidir. Söylemde, yazıda, kısaca dilde sözcüklere takılanlar sadece oyun oynarlar; mefhumlara, kavramlara dikkat kesilenler ise muhatabın kastını anlarlar... Anlamak, anlaşılmak istemenin ilk ilkesidir... Çünkü ancak böyle bir bağlamda insan üzerine, insanlarla, insanca konuşmak mümkündür...   Soruların Peşinde Soru sormak insanlığın mukavvim bir unsurudur... İnsanın mâ-cerâsı bir soruyla başladı; soru ile muhatap alındık; mesul ve mükellef kılındık. İnsan da bir sorudur; henüz tamamlanmamış, örüntü hâlinde, tüketilemeyen... Ve en büyük sorumuz: Varlık, insanı var-kılmakla ne demek istiyor? Uğraşımız, bu denmek-isteneni tespit etmek, yani manâyı, yani anlamı. İnsanın nihaî devası da bu anlamı bulmaktır; ancak insan için, bulmak değil aramak esastır. Aramak, yani yola çıkmak, yani sormak; fakat her yanıtın bir menzili vardır; o menzile varmadan o yanıt nâzil olmaz; çünkü nuzûl, menzile tâbidir...  
    102,00  TL136,00  TL
  • Akıllı Türk Makul Tarih

    Karton Kapak
    İnsan tabiata doğar, hayatı ise kurar. Hayat hafızayla, geçmişle, tarihle hayat bulur. Tarihi bilmeyen insan, geçmişi bilmeyen insan demek değildir; geleceği bilmeyen, hayatı ön-göremeyen insan demektir. 1000 yıldır bu topraklarda tarih yazmış Türkler, ancak tarihi tecrübelerine mensubiyet; inşa ettikleri medeniyete aidiyet duymakla dik durabildiler.   İşte bu deneme Türk kimliğini teşrihe çalışıyor. İnsan olmaklığı en temel varoluş tarzı olarak benimseyen, bu yüzden de sırtlanların arasında yalın-ız kalmış ama dik-duruşunu, yürüyüşünü, kısaca kendilikini koruyarak yeni bir hayatı teklif ve temsil etmeye çalışan Türk’e, bu gayreti kemale taşıyacak ilkeleri ve hedefleri işaret eden yazılardan oluşuyor.
    13,12  TL17,50  TL
  • Kayıp Halka

    Karton Kapak
    Bu topraklarda bizim mensup olduğumuz kültür nasıl bir nazarî düşünce tecrübesi yaşamıştır? Bu kültüre mensup insanlar ne düşünüyorlardı, nasıl düşünüyorlardı, niçin düşünüyorlardı? Başka bir deyişle, ne tür soru ve sorunlara sahiplerdi; dertleri ne idi; bu sorunları, dertleri nasıl kavramsallaştırıyorlardı; hangi yöntemleri kullanıyorlardı ve çözümlerini üretirken ne tür bir kendilik bilincinin içinde hareket ediyorlardı? Muhtelif zamanlarda kaleme alınmış altı makaleden oluşan bu kitap işte bu soruların yanıtı için genel bir çerçeve çizmeye, bir kılavuz oluşturmaya çalışıyor.
    15,75  TL21,00  TL
  • Fuzuli Ne Demek İstedi?

    Karton Kapak
    Bu kitabın amacı İslâm-Osmanlı-Türk entelektüel tarihine ilişkin bir okumanın nasıl yapılabileceğini bir beyit üzerinden göstermeye çalışmak ve bu beyit edebî ve meşhur olduğu için de elden geldiğince geniş bir kesimle irtibat kurabilmektir. Söz konusu amacın gerçekleştirilmesi için “mahsûs olmadan Doğa üzerine, ma’kul olmadan Tanrı üzerine, menkûl olmadan Din üzerine, mısdâk olmadan Kavram üzerine konuşulmaz” ilkesi benimsendiğinden, öncelikle mefhumların dünyasına kısa bir seyahat gerçekleştirildi, daha sonra beytin yapısını oluşturan; ilim, ışk, âlem ve kîl ü kâl terimleri sırasıyla incelendi.   “Yorum doğru anlamaktan daha çok, yanlış anlamamak için verilen bir uğraşıdır” cümlesinin fehvasınca hareket edildiğinden ve doğru anlama, yanlış anlamamak için gösterilen uğraşının bizzat kendisi olarak görüldüğünden kadîm yanıtların arkasındaki sorular, kaygılar ve korkuların neler olduğu söylenilenlerin amacı açısından incelendi. Akabinde, farklı kültürlerde, benzer soru-kaygı-korku sürecinin yarattığı yanıtlardan bir demet sunularak insan olmanın ortak yanı gösterilmeye çalışıldı.
    12,75  TL17,00  TL
  • Kendini Bulmak

    Karton Kapak
    İnsan bir kendilik arayışıdır. Kendilik-bilincine ermiş insan, çağdaş dünyada anlamın yitimini (dis-enchanment) en derinden yaşamış birey ve tür olarak varlığını korumak için var oluşunu, var olmayı ve hayatı yeniden anlamlı kılmalıdır (re-enchantment). Nasıl? Kendi olmuş, kendilik bilincine ermiş, ferdiyetini kazanmış kişioğlunun alâmet-i fârikası “âmentu bi...” diyerek iyi, doğru ve güzel/yüce ile bağını en sahih biçimde kurmak; bir meta-fizik var olan olarak kendini yani emâneti yani akletmeyi yüklenmek; hesabı verilmiş bir hayat görüşü içinde yaşam ile ölümü bir süreklilik içinde idrâk etmek; madde ile manâyı birbirinin yerine ikame etmeksizin sahiplenmek... Ve dahi geçmişiyle geleceğinde buluşmak için teklif sahibi olmak; verili, hazır reçetelerden medet ummadan halis niyetle yola çıkmak ve yolda hatalarını doğrularına azık kılmak... İşte bu deneme, böyle bir yola çıkışın azığı olmayı mütevazı bir biçimde teklif ediyor...
    14,25  TL19,00  TL
  • Sözün Eşiğinde

    Karton Kapak
    İnsan yazıyı okur; söze tutunur, ancak s-öz, öz'ün bir ifadesi ise, yani kavramın... Dil dünyayı kurmaz; yalnızca ifade eder, dile getirir. Dünyayı kuran dil değil insandır, yani anlam; çünkü anlam bizatihi insanın kendidir. Söylemde, yazıda, kısaca dilde sözcüklere takılanlar sadece oyun oynarlar; mefhumlara, kavramlara dikkat kesilenler ise muhatabın kastını anlarlar... Anlamak, anlaşılmak istemenin ilk ilkesidir... Çünkü ancak böyle bir bağlamda insan üzerine, insanlarla, insanca konuşmak mümkündür... (Arka Kapak)
    13,88  TL18,50  TL
  • Tembellik Hakkı

    Karton Kapak
    Damadı olduğu Marx’tan ve Proudhon’dan etkilenmiş sıradışı Fransız Marksisti Paul Lafargue’ın zamana meydan okuyan manifesto niteliğindeki metni Tembellik Hakkı, kapitalizmin vahşi çalışma koşullarına olduğu kadar, çalışmaya övgüler düzen 20. yüzyılın Marksist klişelerine de erkenden savaş açmış bir eserdir. Bu kısa ve özlü metin, bir aylaklık övgüsünden ziyade, egemen liberal amentünün beyinleri istilasına karşı bir uyarıdır. Tarihsel bakımdan son derece zengin bu klasik metin, 19. yüzyılın kolektif zihin yapılarını analiz eden toplumsal, ekonomik ve entelektüel bir monografi sunarken, içinde bulunduğumuz 21. yüzyılda da güncelliğini korumayı başarmaktadır. Makineleşme sayesinde çalışma süresinin kısaltılabileceği, boş zamanın arttırılabileceği yönündeki Lafargue’ın görüşü, üzerinden geçen yaklaşık bir buçuk asra rağmen, çalışma ve tüketme mitlerinin egemenliğinin iyice pekiştiği, “hayat”a daha az yer kalan günümüz dünyasında hala bir talep olarak yerini korumaktadır... Zorunlu çalışmaya ayrılmayan özgür zaman anlamına gelen “Tembellik Hakkı”nın içerdiği erdem ve yaratıcılığı, performansa, bireysel başarıya ya da üretimciliğe dayalı bütün ideolojiler bir araya gelse ortadan kaldıramaz!
    6,00  TL8,00  TL
  • Derin Yapı

    Karton Kapak
    İslam medeniyetinde tarihi süreç içinde, siyasi iktidarların değişmesine karşın ulemanın yüklendiği bir ilmi süreklilik söz konusudur. Söz konusu ilmi süreklilik İslam medeniyetindeki hem hayat görüşü hem de dünya resmi kavramlarındaki sürekliliğin de temelini oluşturur. Ancak derin-yapıdaki bu süreklilik, aynı zamanda nazari ve istidlali yöntemlerle üretilen kavram ve yargılardaki değişim ve oluşumların da nedenidir. Değişik zamanlarda kaleme alınan bu çalışma, hem İslam-Türk felsefe-bilim tarihindeki derin-yapının nazari ve istidlali kavram ve yargı uzayında yaşadığı değişim ve oluşumları tarihi bağlamı içinde ele alıyor, hem de gelecekte İslam hayat görüşü çanağında yeniden üretilecek felsefe-bilim bakış-açılarının nazari ve istidlali kavram ve yargı imkanlarına tarihi deneyimi yorumlayarak işaret ediyor.
    15,75  TL21,00  TL
  • Soruların Peşinde

    Karton Kapak
    Soru sormak insanlığın mukavvim bir unsurudur... İnsanın mâ-cerâsı bir soruyla başladı; soru ile muhatap alındık; mesul ve mükellef kılındık. İnsan da bir sorudur; henüz tamamlanmamış, örüntü hâlinde, tüketilemeyen... Ve en büyük sorumuz: Varlık, insanı var-kılmakla ne demek istiyor? Uğraşımız, bu denmek-isteneni tespit etmek, yani manâyı, yani anlamı. İnsanın nihaî devası da bu anlamı bulmaktır; ancak insan için, bulmak değil aramak esastır. Aramak, yani yola çıkmak, yani sormak; fakat her yanıtın bir menzili vardır; o menzile varmadan o yanıt nâzil olmaz; çünkü nuzûl, menzile tâbidir... (Arka Kapak)
    15,00  TL20,00  TL
  • Totem ve Tabu

    Karton Kapak
    Sigmund Freud (1856-1939) yaratıcısı olduğu psikanaliz metodu ve bıraktığı anıtsal eserler topluluğu ile çağdaş düşünceyi derinden etkilemiş bir bilim adamı ve düşünürdür. Onu, bu ünlü eserinde, psikanalizi toplum bilimleri alanına yayar ve uygularken görüyoruz. Freud´un, günümüz nevrozlularıyla ilkel insanlar arasında kurduğu analoji abartmalı bulunsa bile, ilgi uyandırmaktan geri kalmaz. Ayrıca, bu eser, psikanalizin sentez ve yorum gücünü gösteren güzel bir örnektir. (Tanıtım Bülteninden)
    6,48  TL8,00  TL
  • Kendime Düşünceler

    Karton Kapak
    M.S. 161’de Roma İmparatoru olan Marcus Aurelius 121 yılının 26 Nisan gününde, Roma’da doğdu. 180 yılının sonunda, ordusunu kırmakta olan bir salgın sarılığına tutuldu, imparatorlarının öleceğini anlayarak gözyaşlarını tutamayan askerlerine: "Niçin ağlıyorsunuz?" diye sordu Marcus Aurelius. "Hepinizin beni bulacağı yere, sadece, sizden önce gittiğimi bilmiyor musunuz?" dedi ve o günün akşamı, bir emri olup olmadığını öğrenmek için yanına gelen görevliye, "Beni artık bırakıp, doğacak güneşi bulmaya gidin, ben artık batıyorum." diye yanıt verdi, sonra uyumak üzereymiş gibi, başını örttü. 180 yılının 9 Nisan gecesiydi, 58 yaşında, hayata gözlerini yumdu. İmparator Filozof’un günümüzden 1848 yıl önce yazdığı bugün de geçerli olan, doğa ve insan üzerine düşünceler bulacaksınız bu kitapta. Yazar; evrende insanın yerini, ne için var edildiğini iletiyor bize yazdıklarında.
    6,00  TL8,00  TL
  • Zata: Düşünmek Yetmez, Sorgulamalısın

    Karton Kapak
    “Sorun, kalemde değil silgide.”Çok akıllı insanla oturdum, Anladım ki akıllı olmak, anlatılanları anlamakmış;Çok zeki insanla tartıştım, Anladım ki zekâ, egoya hizmetkârmış;Ve anladım ki gerekli olan, anladıklarını sorgulamakmış. “Akıllı ve zeki olmak, doğrulara ulaşmak için yeterlidir; ama, doğrularla yaşamak ayrı bir meziyettir.” Yayımlanan ilk kitabında, “Anlatılacak o kadar çok doğru varken, dinleyecek kulakların olmaması şaşırtıcı” diyordu Zata… Düşünmek Yetmez, Sorgulamalısın’da da bir anlamda tüm kulakları dinlemeye çağırıyor... Doğruları ve gerçekleri eleştirel aforizmalarla bize anlatırken, yeri geldiğinde saatlerce düşünmemizi sağlıyor...
    7,20  TL10,00  TL
  • Aklın Yönetimi İçin Kurallar

    Karton Kapak
    1628 ve 1629 yılları arasında kaleme alınan ve Descartes’ın ilk büyük felsefi çalışması olarak kabul edilen Aklın Yönetimi İçin Kurallar kitabı, ünlü düşünürün ölümünden sonra derlenerek basılmıştır. Descartes, eserde yer alan kurallar vasıtasıyla, insanın aklına gelebilecek her türlü soruya bir yanıt vererek Yöntem Üzerine Konuşmalar (1637) eserine göndermede bulunur ve zihnin temel bütünlüğünü gözler önüne serme amacını taşır. Eserde yöntem, doğanın düzene konulması olarak sunulmakta ve zihnin temel işlemleri olan sezgi ile tümdengelime ışık tutulmaktadır. Bunun yanı sıra Descartes, düzenin ve ölçünün genel bilimi olarak "evrensel bilim" projesinden de söz eder ve bu projeyi yalnızca hesaplanabilen değil, tüm soruların yanıtı olarak görür.
    8,00  TL10,00  TL
  • Nazari Ufuk

    Karton Kapak
    Bir anlam varlığıdır insan; yeryüzünde de ancak anlamlandırabildiği ölçüde vardır. Anlamlandırmak ise büyük oranda çevremizde olup bitenleri açıklamak, çözümlemek ve anlamak-ile mümkündür. Açıklayamadığımız ve çözümleyemediğimiz olgu ve olayları anlayamayız; anlayamadıklarımızı da anlamlandıramayız; anlamlandıramadığımız için de ad yani sınır koyamayız; sınır koyamadığımız için de tanımlamayız; tanımlayamadığımız için de idrâk edemeyiz, yani olgu ve olayları kendi süreçleri ve örüntüleri içinde yakalayamayız. Her şey kendini bize müphem, belirsiz, puslu ve birbirine girgin, karışık bir biçimde verir; zihnimiz karışır, aklımız dolaşır. Bu nedenle okuduklarımızı öğrenmek, öğrendiklerimizi düşünmek, düşündüklerimizi de bilmek zorundayız. İşte elinizdeki çalışma, hâlihazırda içinde soluklandığımız durumu anlamlandırmak için, Bu Ülke'nin ilmî alandaki tarihî tecrübesini seçilmiş örnekler üzerinden açıklama, çözümleme ve anlama çabasına küçük bir katkı olarak düşünülebilir...
    15,75  TL21,00  TL
  • Gödel, Escher, Bach: Bir Ebedi Gökçe Belik

    Sert Kapak
    Elinizdeki kitap, öncelikli hedefi Gödel Teoremi ve insan beyninin özelliklerini araştırmak olan ve sonraları fügler ve kanonlar, mantık ve doğruluk, geometri, yinelenme, sentaktik yapılar, anlamın doğası, Zen Budizm, paradokslar, beyin ve zihin, indirgemecilik vet bütüncülük, karınca konolileri, kavramlar ve zihinsel tasarımlar, çeviri, bilgisayarlar ve bilgisayar dilleri, DNA, proteinler, gnetik kod, yapay zekâ, bilinçlilik ve özgürsitenç, sanat ve müzik gibi sahalarda sırf yüzeysel değil derinlemesine koymaya çalışan Douglas Hotsladter'in Pulizsker ödüllü çalışmasıdır. Hotstadter bu çalışmasında bilinçli varlığın, yani insanın "varlık" veya "bilinçlilik" olarak adlandırdığı gizemi çözecek anahtar4ın sırrını, "garip döngü" yü ele almaktadır. Yazara göre matematiktekil biçimsel dizgelerde ortaya çıkan Gödelci garip döngü, böylesi bir dizgenin "kendisini algılamasına," kendisi hakkında konuşmasına, "kendisinin farkında olmasına" imkân veren bir döngüdür ve bir anlamda, böyle bir döngüye sahip olması sayesinde biçimsel bir dizgenin bir kendilik, benlik edindiğini söylemek haddini aşmak olmayacaktır. Kısacası Gödel, Escher, Bach (GEB) 'benlik' veya bilinçlilik kavramlarını irdeleyen bir çalışmadır ve düşünmenin güçlükle anladığımız örtük mekanizmalarla nasıl ortaya çıktığını ele alır. Yalnızca düşünmenin değil, benlik duygumuzun ve bilinçliliğimizin farkında oluşumuzun bizi diğer karmaşık şeylerden ayrı kıldığını vurgular. Benliğin ve ruhun ne olduğunu ortaya koymaya çalışır. "Ancak birkaç on yılda bir, beklenmedik bir yazar bu türden derinlik, berraklık, zekâ, güzellik ve benzersizlik taşıyan bir kitapla çıkagelir." -Martin Gardner "Büyük bir kitap ve büyük bir keyif." -Frank Kermode "Gödel, Escher, Bach tek bir kitabın iki kapağı arasında insanın insan olması için gereken tüm eğitimi içeriyor. Issız bir adaya yapacağım yolculukta bana güneş, kum, su ve GEB'i verirseniz bundan sonraki yaşamımı mutluluk içinde geçirebilirim." -John L. Castı, Nature "Hiç bu kitaba benzer bir şeye rastlamamıştım. Hoş bir canlılığı, kusursuz bir parlaklığı var ve bence bir klasik olacak." -Jeremy Bernstein
    52,80  TL80,00  TL