Politik Kitapları

Yayınevi/Marka
259 öğeden 1-16 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 17
  • Komünist Manifesto

    Karton Kapak
    Karl Marx ve Friedrich Engels’in, Komünistler Birliği’nin programı olarak kaleme aldıkları Komünist Manifesto, 1848 Şubat’ında, tüm Avrupa’nın devrimci ayaklanmalarla çalkalandığı bir dönemde, Londra’nın gösterişsiz bir basımevinde basıldı. Bilimsel sosyalizmin kitlesel siyaset sahnesine çıkışının ilk ciddi işareti olan Manifesto, yayınlandığı günden bu yana en çok okunan ve en çok tartışılan toplumsal ve siyasal metinlerden biri olmakla kalmadı, daha sonraki sosyalist ve komünist partilerin programlarının temelini oluşturdu, dünyanın değişmesinde ve milyonlarca insanın yaşamında belirleyici bir rol oynadı. Modern çağda başka hiçbir siyasal hareket, döneminin toplumsal, ekonomik ve sınıfsal koşullarını kavrayışındaki derinlik, çözümleyişindeki gözüpeklik ve üslubunun gücü bakımından, Manifesto’yla kıyaslanabilecek bir metin ortaya çıkaramadı. Bugün Marxçı hareketin temel belgesi ve devrimci bir klasik sayılan Komünist Manifesto’yu, Marx ve Engels’in daha sonraki basımlara yazdıkları önsözler eşliğinde, Celâl Üster ve Nur Deriş’in 1978’de yaptıkları çevirinin gözden geçirilmiş basımıyla ve Manifesto’nun Türkiye ve Türkçedeki serüvenine ışık tutan bir önsözle sunuyoruz.
    7,10  TL10,00  TL
  • Cahil Hoca

    Karton Kapak
    Felsefenin elması Joseph Jacotot'nun başına düşmüştür: 1818'de sürgünde bir devrimci olan Jacotot Belçika'da Fransız edebiyatı okutmanı olarak yarı-zamanlı bir iş bulur. Tek kelime Fransızca bilmeyen Flamanlara, kendisi de tek kelime Flamanca bilmediği halde hocalık etmek zorundadır... İki dilli bir Fénelon baskısı koşar imdadına; "öğrencileri"nin kendi kendilerine Fransızca ve Telemak'ı öğrenmelerine kılavuzluk eder. İnsanın bilmediğini de öğretebileceğini gösteren bu tuhaf deneyin sezdirdiği kaçınılmaz sonucu anlamakta hiç gecikmez Jacotot: Bilen ile bilmeyenin, öğreten ile öğrenenin, kol emekçisi ile zihin emekçisinin, kısacası zekâların eşitliği. Bu şaşırtıcı hikâyeyi ve Jacotot'nun felsefesini anlatan Jacques Rancière hem eğitim üzerine çok özgün bir düşünce sunuyor hem de zekâların eşitsizliğini ve bilgi hiyerarşisini bahane eden toplumsal eşitsizlik tasavvurlarına önemli eleştiriler getiriyor. "Özgürleştirmeksizin eğiten aptallaştırır," diyen Cahil Hoca, eğitimciler ve eğitim sistemi üzerine kafa yoranlar için olduğu kadar siyaset felsefesiyle ilgilenenler için de ufuk açıcı bir kitap. 1940 Cezayir doğumlu Fransız filozof. Paris 8 (St. Denis) Üniversitesi'nde felsefe dersleri vermiş olan Rancière'in adı ilk kez Althusser'in iki ciltlik Lire le Capital (1965; Kapital'i Okumak) derlemesine yazdığı yazıyla öne çıktı. 1990'da yayımlanan Siyasalın Kıyısında ile birlikte, Batı geleneğinde "siyasal"ın kuruluşu üzerine odaklanmaya başladı ve Le Mésentente (1995, Uyuşmazlık, Aralık, 2005), La haine de la démocratie (2005, Demokrasi Nefreti, İletişim, 2014) ve Chronique des temps consensuels (2005, Mutabakat Dönemlerinin Vakayinamesi) gibi kitaplarında çok özgün ve ufuk açıcı bir siyaset düşüncesi geliştirdi. Estetik, tarih teorisi, edebiyat ve sinema hakkında yazdıklarıyla da yankı uyandırdı.
    10,56  TL16,00  TL
  • Tembellik Hakkı

    Karton Kapak
    Damadı olduğu Marx’tan ve Proudhon’dan etkilenmiş sıradışı Fransız Marksisti Paul Lafargue’ın zamana meydan okuyan manifesto niteliğindeki metni Tembellik Hakkı, kapitalizmin vahşi çalışma koşullarına olduğu kadar, çalışmaya övgüler düzen 20. yüzyılın Marksist klişelerine de erkenden savaş açmış bir eserdir. Bu kısa ve özlü metin, bir aylaklık övgüsünden ziyade, egemen liberal amentünün beyinleri istilasına karşı bir uyarıdır. Tarihsel bakımdan son derece zengin bu klasik metin, 19. yüzyılın kolektif zihin yapılarını analiz eden toplumsal, ekonomik ve entelektüel bir monografi sunarken, içinde bulunduğumuz 21. yüzyılda da güncelliğini korumayı başarmaktadır. Makineleşme sayesinde çalışma süresinin kısaltılabileceği, boş zamanın arttırılabileceği yönündeki Lafargue’ın görüşü, üzerinden geçen yaklaşık bir buçuk asra rağmen, çalışma ve tüketme mitlerinin egemenliğinin iyice pekiştiği, “hayat”a daha az yer kalan günümüz dünyasında hala bir talep olarak yerini korumaktadır... Zorunlu çalışmaya ayrılmayan özgür zaman anlamına gelen “Tembellik Hakkı”nın içerdiği erdem ve yaratıcılığı, performansa, bireysel başarıya ya da üretimciliğe dayalı bütün ideolojiler bir araya gelse ortadan kaldıramaz!
    6,00  TL8,00  TL
  • Minima Moralia

    Karton Kapak
    Minima Moralia, Adorno’nun başyapıtıdır. İlgilendiği bütün alanları bu kitapta -bazen birkaç sayfalık tek bir fragman içinde- bir araya getirmiştir: Felsefe, günlük yaşam, siyaset ve işçi hareketinin tarihi, edebiyat ve müzik, psikoloji, Faşizm, ırkçılık ve savaş. Bir polemik kitabı olarak da görülebilir: Bütün bu konuları, karşılarında eleştirel bir tutum aldığı düşünce sistemleriyle (örneğin varoluşçuluk veya psikanaliz) ve Heidegger gibi düşünürlerle kimi zaman açık kimi zaman örtük bir tartışma içinde işlemektedir. Adorno’nun kendine özgü yöntemi de bu kitapta en güçlü ifadesini bulur: İlk bakışta önemsiz görünebilen tek bir olay ya da nesne (örneğin astroloji) Adorno’nun merceği altında, büyük tarihsel eğilimleri açıklayan bir şifre olarak belirmektedir. Sunuş yazısında kendisi şöyle diyor: "Kitabın her üç bölümünde de çıkış noktası, en dar haliyle özel alandır... Buradan toplumsal ve antropolojik boyutları daha belirgin olan düşüncelere geçilir; bunlar, psikoloji, estetik ve özneyle ilişkisi içinde bilimle ilgilidir. Her bölümün sonundaki aforizmalar da, bu düşünceleri felsefeye doğru geliştirir." Ama bu parçalar kitabına herhangi bir yerinden girmek de mümkündür: Amacının "her noktası merkeze aynı uzaklıkta olan bir yazıya" ulaşmak olduğunu yine bu kitabın bir yerinde Adorno’nun kendisi söylemiştir.
    22,96  TL28,00  TL
  • Kapital Cilt: 1

    Karton Kapak
    Bu kitap, Karl Marx’ın ve Marksizmin temel yapıtı Kapital’in tamamını, Almanca aslından çevrilmiş olarak Türkçeye kazandırma, böylece Türkçe Marksist edebiyatın en büyük eksiğini giderme yolundaki son ciddi girişimin önemli bir adımını oluşturuyor. Marksist iktisat alanına hâkim yetkin çevirmenler Mehmet Selik ile Nail Satlıgan’ın Almanca aslından Türkçeye kazandırdığı kitap, iki editör tarafından da gözden geçirildi. Erkin Özalp Almancasıyla, Oktar Türel ise İngilizcesiyle karşılaştırarak metni baştan aşağı gözden geçirdiler. Yordam Kitap’ın bu basımı, eseri bütünleyen iki ek metni de kapsıyor: Bunlardan ilki, Marx’ın başlangıçta Kapital’in I. cildine 6. bölüm olarak koymayı düşündüğü, ancak cilde dâhil etmekten daha sonra vazgeçtiği, Marx’ın ekonomi politik eleştirisinin mantığı ve “mimari”si açısından özel bir önem taşıyan 120 sayfalık el yazmasıdır. Diğeri ise Kapital’in temel kavramlarının Almanca, Fransızca, İngilizce ve Türkçe karşılıklarını içeren bir “sözlükçe”dir.   “[Kapital’in I. cildi] kesinlikle burjuvaların (toprak sahipleri dâhil) kafasına şimdiye dek fırlatılmış en korkunç gülledir.” -Marx’tan Becker’e 17 Nisan 1867 tarihli mektup -   “Yeryüzünde kapitalistler ve işçiler bulunduğundan beri, işçiler için bu kitap kadar önemli bir kitap çıkmadı.” -Friedrich Engels, “Marx’ın Kapital’i”-
    28,80  TL40,00  TL
  • Ütopik Sosyalizm ve Bilimsel Sosyalizm

    Karton Kapak
    # Sunuş # İngiltere, Materyalizmin Beşiği # İngiliz Bilinemezciliği, Utangaç Materyalizm # Burjuvazinin Toplumsal Büyümesi # Burjuvazinin Kurtuluşu # Protestan Reformu # İngiliz Devrimi, Materyalizmin Doğuşu # 18. Yüzyıl Materyalizmi ve Fransız Devrimi # İngiliz Burjuvazisi Materyalizme ve Devrime Karşı # İngiliz Proletaryasının Ortaya Çıkışı # İngiliz Burjuvazisinin Kölece Bağlılığı # Halk İçin Bir Din Gerek # İngiliz Proletaryası Her Şeye Karşın Kendini Özgür Kılacaktır # Ütopik Sosyalizm # Toplum Sözleşmesinden Sosyalizme # Ussal ve Gerçek - Ütopyacı Tepki # Fransa'da Ütopyacılık: Saint-Simon, Fourier # İngiliz Ütopyacılığı: Robert Owen # Hegelci Diyalektik # Diyalektik, Metafiziğin Karşıtıdır # Hegel'in İdealist Yanılgısı # Doğa Anlayışında Materyalizme Dönüş # Tarih Anlayışına Materyalizmin Girişi # Marx'ın İki Ana Buluşu # Bilimsel Sosyalizm # Üretici Güçlerin Evrimi # Toplumsallaşmış "Üretici Güçler" ile Bireysel Kalmış "Üretim Biçimleri" Arasında (Toplumsal Üretim ile Kapitalist Mülkedinme Arasında) Çatışma # Üretici Güçler ile Kapitalist Mülkiyet Arasındaki Uzlaşmaz Karşıtlık Kendini Sınıfların Uzlaşmaz Karşıtlığında Açığa Vurur # Değişimin Genelleşmesi, Toplumsal Üretimde Anarşi # Öteki Uzlaşmaz Karşıtlık: Fabrika İçinde Üretimin Örgütlenmesi, Tüm Toplum İçinde Üretim Anarşisi # Sonuçlar # Yığınların Proleterleşmesi, İşsizlik (Yedek Sanayi Ordusu), Yoksulluk # Aşırı-Üretim, Bunalımlar, Sermayenin Yoğunlaşması # Bireysel Kapitalistin Elenmesine Doğru Gidiş # Tüm Uzlaşmaz Karşıtlıkların Çözümü Üretici Güçlerin Toplum Tarafından Mülkedinilmesindedir(Üretim Araçlarının ve Değişimin Toplumsallaşması) # Proletaryanın Görevi: Sınıfların ve Sınıf Devletlerinin Ortadan Kaldırılması # Yazgı Çağından Özgürlük Çağına # Özet ve Sonuç # Açıklayıcı Notlar # Adlar Dizini
    6,48  TL8,00  TL
  • İdeolojinin Yüce Nesnesi

    Karton Kapak
    Kant’ı Sade’la, Hegel’i Lacanl’la, Marx’ı Freud’la, Lacan’ı Hitchcock’la: Zizek, İdeolojinin Yüce Nesnesi ile başlayan eserlerinin bütününde, "metinlerarası" okumanın devrimci, altüst edici gücünü sergiliyor. Hegel’in diyalektiği icat eden ama idealist bir filozof olmanın ötesine gidemeyen, "modası geçmiş" bir düşünür olmadığını onu böyle Lacan ile birlikte okuduğumuzda anlıyoruz. Marx’ın eserinin politik iktisattan ibaret olmadığını, psikanalize ışık tutan, hatta onu var kılan "semptom" kavramını Marx’ın icat etmiş olduğunu da gene Lacan’dan öğreniyoruz. "Anlaşılmazlığıyla", dil oyunlarına gömülmüşlüğüyle ünlü Lacan’ı "popüler’ Hollywood filmleriyle birarada okuduğumuzda, esrar perdesi kalkıyor birden. "Ahlakçı" Kant, sapkınlığın düşünürü Sade ile birlikte yeni bir anlam kazanıyor. Freud Marx’a ışık tutuyor, Amerikan karton filmleri de Sade’a. Ve hepsi birden içinde yaşadığımız çağı biraz da olsa anlamlandırmamıza yarayabilecek, neyi, nasıl, niçin değiştirebileceğimize dair ipuçları veriyorlar elimize.
    20,50  TL25,00  TL
  • Kapital Cilt: 2

    Karton Kapak
    Bu kitap, Karl Marx’ın ve Marksizmin temel yapıtı Kapital’in tamamını, Almanca aslından çevrilmiş olarak Türkçeye kazandırma, böylece Türkçe Marksist edebiyatın en büyük eksiğini giderme yolundaki girişimin ikinci adımını oluşturuyor. Marksist iktisat alanına hâkim çevirmen Mehmet Selik’in Almanca aslından Türkçeye kazandırdığı kitap, yine alana hâkim editörlerce yayına hazırlandı. Kavram editörlüğünü Nail Satlıgan’ın üstlendiği kitap, Erkin Özalp ve Oktar Türel tarafından Almancası ve İngilizcesiyle karşılaştırılarak baştan aşağı gözden geçirildi.   “[Kapital’in I. cildi] kesinlikle burjuvaların (toprak sahipleri dâhil) kafasına şimdiye dek fırlatılmış en korkunç gülledir.” -Marx’tan Becker’e 17 Nisan 1867 tarihli mektup-   “Yeryüzünde kapitalistler ve işçiler bulunduğundan beri, işçiler için bu kitap kadar önemli bir kitap çıkmadı.” -Friedrich Engels, “Marx’ın Kapital’i”-
    18,00  TL25,00  TL
  • Kesintisiz Devrim 1

    Karton Kapak
    "Marksizm son derece derinliği olan, son derece karmaşık bir doktrindir." Marksizm sürekli olarak, hayatın yeni gerçekleri karşısında derinleşip, zenginleşen, kendi kendini aşan bir doktrindir. Marksizmde esas olan lafızlar değil, muhtevadır. Marksizmde değişmeyen tek şey, Lenin’in deyişiyle onun yaşayan ruhu olan diyalektik metottur. Diyalektiğin en elemanter iki unsuru olan, zaman ve mekan kavramları dikkate alınmazsa, Marks ve Engels’e göre Lenin’in, Lenin ve Stalin’e göre Mao Tse-Tung’un ve Mao’ya göre de emperyalizmin III. bunalım döneminin muzaffer proleter devrimcilerinin revizyonistliklerinden bahsetmek mümkündür."
    1,98  TL3,00  TL
  • Louis Bonaparte’in On Sekiz Brumaire’i

    Karton Kapak
    İletişim Yayınları kuruluşunun 27. yılında 1500. kitabını yayımlıyor. 1500. kitabımız: Karl Marx’ın Louis Bonaparte’ın On Sekiz Brumaire’i. Bir buçuk yüzyıldan fazla zaman önce yayımlanmış bu eserde Marx, 19. yüzyıl ortası Fransası’ndaki sınıf mücadelelerini ve bu politik mücadelelerin bir hükümet darbesiyle sonuçlanışını tahlil eder. Bir toplumu vesayet altına alırken, vasat bir adamın "imparator" pelerini kuşanmasını sağlayan bir darbedir bu. 12 Eylül 1980 darbesinin biçimlendirdiği "serbest piyasa ve serbest baskı" ortamında kurulan İletişim’in 1500 kitabı bulan hikâyesine, bu eserin denk düştüğüne inanıyoruz. Yayıncılık serüvenimize, "benzerine herhangi bir kahve köşesinde rahatça rastlanacak" yavan düşüncelerin iktidarda olduğu ve o rahatlıkla hayatımızı belirlediği koşullarda başlamıştık. Buna razı olmamak için... 27 yıldan beri "trajedi" ve "fars"ın ardı ardına sahne aldığı bir ülkede, edebiyattan siyasete, tarihten popüler kültüre kadar geniş bir çerçevede 1500 eserlik bir kitaplık oluşturduk. Evrensel ilgilerle, tüm dünyaya açık bir merakla... Türkiye’nin geçirdiği siyasal, toplumsal, kültürel, tarihsel süreçlere, ezberci ve şabloncu olmayan bir titizlikle eğilerek... Yazarın, çevirmenin, editörün, dizgicinin, düzeltmenin, dağıtıcının, kitapçının emeği ve en önemlisi okurun göz nuruyla 1500. kitaba ulaşmak büyük bir mutluluk. Biliyoruz ki "kitap (hala) ihtiyaçtır". Hep birlikte nice 1500’lere... "İnsanlar tarihlerini kendileri yaparlar, ama onu serbestçe kendi seçtikleri parçaları bir araya getirerek değil, dolaysızca önlerinde buldukları, geçmişten devreden verili koşullarda yaparlar. Tüm göçüp gitmiş kuşakların oluşturduğu gelenek, yaşayanların beyinlerine bir kâbus gibi çöker. Kendilerini ve bir şeyleri altüst etmekle, şimdiye dek hiç olmamışı var etmekle uğraşıyor göründükleri esnada, tam da böylesi devrimci kriz dönemlerinde, endişe içinde geçmişten ruhları yardıma çağırır, onların adlarına, sloganlarına, kıyafetlerine sarılır, dünya tarihinin yeni sahnesinde bu eskilerde hürmet edilen kılıklara bürünür ve bu ödünç dille oynamaya çalışırlar." - Karl Marx
    14,98  TL18,50  TL
  • Sivil İtaatsizlik

    Karton Kapak
    Sivil itaatsizlik terimini siyasi literatüre ilk kazandıran Henry David Thoreau’dur. İyi bir doğacı ve çevreci olan Thoreau’nun 1849’da yayınlanan Sivil İtaatsizlik kitabının yankıları 20. yüzyıl başında Gandhi’ye, ortalarında ise Martin Luther King’e ve onları izleyen binlerce adalet yanlısına kadar uzanır. Görüşleri ile milyonları etkilemeyi başaran yazarın yaşamına bakıldığında, gençlik yıllarından itibaren topluma karşı çıkışının izlerine rastlanır. Hiçbir zenginlik hırsı olmayan Thoreau, asgari geçim şartlarını sağlamaktan öte bir iş istememiştir. Thoreau Sivil İtaatsizlik kitabına "En iyi hükümet en az hükmedendir," diyerek başlamış ve en büyük dileğinin, bunun daha çabuk ve daha sistemli işlediğini görmek olduğunu belirtmiştir. Çoğunluk hükümetinin her durumda doğruluk üzerine kurulmadığını düşünen Thoreau, "iyi ve kötü üzerinde çoğunluğun değil yalnızca vicdanların karar verdiği bir hükümet olmaz mı?" diye sorar. Thoreau, vicdanı dolayısıyla insan onurunu ve bunlardan hepsinin öncesinde bireyin özerkliğini esas almaktadır.
    6,75  TL9,00  TL
  • Anarşizm mi Sosyalizm mi?

    Karton Kapak
    "Yaşam içinde yeni oluşmakta ve günden güne gelişmekte olan şey, karşı durulmaz bir şeydir ve ileriye doğru yaptığı hareket engellenemez. Yani, eğer yaşamda proletarya bir sınıf olarak oluşuyorsa ve günden güne gelişiyorsa, bugün henüz güçsüz ve sayıca az da olsa, sonunda zafere ulaşaktır. Neden? Çünkü gelişmekte, güçlenmekte ve ilerlemektedir. Bunun tersi olarak da yaşam içerisinde yaşlanmakta ve mezara doğru gitmekte olan şey bugün henüz dev gibi güçlü olsa bile, kaçınılmaz olarak yenilgiye uğrayacaktır."
    4,05  TL5,00  TL
  • Politik ve Askeri Savaş Sanatı 1

    Karton Kapak
    "Savaş yönetmenin kendisi, kuşkusuz, çok zor değildir. Ama zorluk, savaşın temel ilkelerini anlamak için gerekli olan bilgelikte ve büyük deha sahibi olmakta da değildir. Bu ilkelere, önyargısız ve konuya tümüyle yabancı olmayan bir zihinle ulaşılabilir. Hatta bu ilkelerin harita ya da kağıt üzerinde sunulması hiç de zor değildir ve iyi bir harekât planı tasarlamak büyük ustalık gerektirmez. Güç olan, kendimiz için ortaya koyduğumuz ilkelere savaş boyunca sadık kalabilmektir."-Carl Von Clausewitz-
    5,28  TL8,00  TL
  • Prens

    Karton Kapak
    Prens'in politika hakkında yazılmış en etkileyici kitap olduğu kabul edilir. 500 yıl öncesinde yaptığı insanlığın halleriyle ilgili gözlemleri bugün için de geçerli sayılabilir. Bu kitabı güç kazanması ve bu gücü tutması için Medici Ailesi'ne yazmıştır. Günümüzde "Prens" kelimesi insanları tarafından sevilen görkemli bir adam çağrışımı yapsa da, Machiavelli 'in prensleri bu anlamda romantik değillerdir ve gücünü korumak için sürekli savaşan kişilerdir. Prens'te anlatılan yöntemlerin birçoğu zamanında olduğu gibi günümüzde de uygulandığı görünmektedir. Prenslikler (Krallıklar) En başta, Machiavelli varolan bütün devletlerin ve idarelerin ya Prenslik ya da Cumhuriyetle yönetildiğini söyler. Prens'te sadece Prens'lik konusuyla ilgilenmiş, Cumhuriyet kısmını diğer eserlerinden birinde (Discourses) incelemiştir. Prens'liklerin ilk türünün halihazırda var olan ve babadan oğula geçen, ikinci türünün de yeni kurulmuş ya da geniş bir büyüme göstererek karma halini almış olanlar olduğunu söyler. "...Ve insanlar kendisini sevdiren birinden çok,kendisinden korkulan birine zarar vermeyi pek göze alamazlar..." Yeni Kurulmuş veya Karma Prenslikler Savunma ve Ordu Prensin Şöhreti Prens dünyaya yön veren bir kitaptır. İtalyan yöneticilerden sonra diğer Avrupa ülkelerine de bir düşünce akımı yaymıştır ve hala önemli devlet eleştirilerinin arasına girmektedir."
    8,28  TL12,00  TL
  • Yaşayanlara Çağrı

    Karton Kapak
    Bu kitabı okumayın ve de "niçin" siz yaşamanın o yüce (!) sanatını kendisinden öğrenmek için televizyonunuzu sakın kapamayın. Siz bi kitabı okumayın, çünkü reklemler, çamaşır tozundan arabaya varıncaya dek arzu ettiğiniz her bir şeyi size söyleyecektir. Siz bu kitabı hiç okumayın ve de ayağınızı gaz pedalından hiç çekmeyin; tabii, transistorlu radyonuzu sonuna kadar açıp bağırtmak üzere yol tıkanmalarında çekebilirsiniz, Belki de, ne bu kitabı, ne de size "niçin" sorusunu soran başka bir kitabı okumayacaksınız, çünkü tüm bir yaşayış biçimi ve temposu, sizi fabrika televizyon,basın ve süpermarket zinciriyle kıskıvrak bağlayarak bundan alıkoymaktadır. Belki de hışımla bana şöyle karşılık vereceksiniz: 'Yeryüzünü ne hale getirdiler? İnsan denen varlığı ne yaptılar? Hayatı ne hale soktular? gibi sorunlarınızla tepeme çöken havanan ağırlığını daha da artırmayınız. Gelecek ben olmasam da olur, bense bugün yaşamak istiyorum!" Ben "İnsan Ölmüştür" dilenlerden değilim. Asıl insan henüz mevcut değil, İstermisiniz, onu var kılmaya çalışalım. Var olmaya çalışalım. Yani sebep- sonuç zincirinde bir halka olmamaya, aksine daha sağlam güçlerin daha açık bir gaye ile her an ortaya çıktığı doğuş halindeki insanlar olmaya çalışalım. Yoksulluğu doğrudan bir zenginlik ekonomisine karşı, kısır bir politika, acınacak bir aşk zavallı bir sanat, kuru bir bilim, özü gitmiş bir dinden oluşmuş bu yaşantıya karşı, daha zengin bir hayayt tarzı oluşturmayı deneyelim. Aptalca bahse tutuşmalardan hoşlanmaz mısınız. Ben de öyleyimdir.Ama başka seçimimiz yok; Ya iman, ya hiçlik.
    18,63  TL27,00  TL