Tarihi Roman Kitapları

Yayınevi/Marka
5 öğeden 1-5 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 1
  • Ayvali

    Sert Kapak
    Yunanistan’da 2015 yılı En İyi Çizgiroman ve En İyi Senaryo ödüllü, Fransa’da yılın en iyi çıkış yapan yabancı çizgiromanı sayılan, çizgi ve karikatür üstadı Soloúp’un başyapıt niteliğindeki 448 sayfalık eseri Ayvali-Ayvalık Fransızcadan sonra ilk kez Türkçede yayımlanıyor. Ayvali-Ayvalık grafik romanı, Ayvalık kökenli, üç ayrı kuşaktan dört önemli yazarın yaşanmış hikâyelerini, günümüzde gerçekleşen, Midilli ile Ayvalık arasındaki günübirlik bir gemi yolculuğu kurgusu içinde harmanlıyor. Ege’nin iki yakasındaki halkların zulüm, göç, acı ve hasretle ortaklaşan tarihine, taraf tutmadan gerçekçi bir bakış sunan  Ayvali-Ayvalık, okuyucuyu sinematografik bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Yazar ve Çizer Soloúp’un tabiriyle “hatırlamaya” dair bir grafik roman olan Ayvali-Ayvalık, bugün hâlâ Midilli ile Ayvalık arasındaki dar boğazda, Ege’nin iki yakasında yiten insan hayatlarına, 100 yıllık bitmeyen göçmenliğe bir bakış sunuyor.   Kitabın genel hikâyesi ise şöyle: Osmanlı dönemi Ayvalık’ını ve Ege’de gündelik hayatı ve kişileri en iyi tasvir eden yazar ve ikonograf olan Fotis Kondoğlu’nun anlatısıyla başlayan yolculuk, Amele Taburları sürgününden sağ kurtulmayı başarmış az sayıda Rumdan biri olan Ayvalıklı öykücü İlias Venezis’in 1922 yılı anlatısıyla devam ediyor. Daha sonra Agapi Venezi-Molivyati aynı dönemi kadın bakış açısıyla ve bir Türk subayıyla yaşadığı çarpıcı günlerin gücüyle anlatıyor; çağdaş Ayvalık’ın sayılı yazarlarından Ahmet Yorulmaz ise Giritli Hasan’ın hikâyesinde, Balkan Savaşları’ndan Nüfus Mübadelesi’ne uzanan yıllar boyunca Girit Türklerinin maruz kaldığı baskı ve cinayetleri yalınlıkla aktarıyor. Çizer ve anlatıcımız Soloúp ise tüm bu hikâyeleri, “vatan”ını bulma sorusuyla kendi çıktığı arayış ve yine kendisi gibi bir mübadil torunu olan Mehmet’le yaşadığı karşılaşmanın içine yerleştiriyor.
    43,50  TL50,00  TL
  • Uçak Gemisi

    Karton Kapak
    “Uçak Gemisi, Mütareke döneminin ve İstiklal Savaşı’nın resimli öykü ve senaryo biçiminde nakledilişidir. Her yaştan insana hitap ediyor ve okunması yararlı olacaktır. İstiklal Savaşı, bizim için çok önemli. Çünkü Birinci Cihan Harbi’nden sonra gelen umumi çöküntü ve galip devletleri bile saran moral bozukluğu havasında ne olursa olsun bir memleketin, bir milletin devletlerinin bekasını sağlamak için giriştikleri savaştır. Dolayısıyla da bizim için Birinci Cihan Savaşı, 1923 Temmuzu’nda Lozan Barışı’yla bitmiştir. İstiklal Savaşı sırasında Türkiye Meclis hükümetinin tek bir müttefiki vardı: Sovyet Rusya. İhtiyacımız olan cephane, silah ve mühimmat buradan geldi. Tabii her şeyin oradan temini mümkün değildi. Bu nedenle gayet zor mekanizmalar, destekler ve vergilerle dışarıdan da uçak almak zorunda kalmıştık. Bu dönemde denizcilik de çok önem kazandı birdenbire. Çünkü devraldığımız donanma yaralı bir haldeydi. Zaten donanma, Birinci Cihan Harbi’ne de çok zor şartlarda girmişti. Uçak Gemisi’nde bu bahriyenin, Türk deniz kuvvetlerinin İstiklâl Savaşı sırasındaki macerasını görüyoruz. Bu ilginç bir donanmadır. Takadan kruvazöre kadar hepsi aynı zorluklarla boğuşmuş ve hepsi aynı derecede rol oynamıştır. Ayrıca hepsinin arkasında büyük bir fedakarlık ve savaşçılık yatmaktadır. Bunun öyküsünü Uçak Gemisi’nde okumak sürükleyici olacaktır. Benim de beğendiğim epizodlarla tarihin az bilinen yanları öğrenilebilecektir.” - Prof. Dr. İlber Ortaylı
    13,40  TL20,00  TL
  • Tarkan - Çizgi Roman Seti (20 Kitap Takım)

    Tarkan - Çizgi Roman Seti (20 Kitap Takım)

    Karton Kapak
    Tarkan - Honoriya'nın Yüzüğü TARKAN, Adriyatik sahilinden bindiği küçük yelkenli bir tekne ile Kuzey Afrika’ya doğru yolculuk yapmaktadır. Bindiği teknenin kaptanı Romalıların uzun süredir peşinde olduğu Makedonyalı Korsan Kandilis’tir. TARKAN’ın yolculuk boyunca sessiz ve esrarengiz duruşu Kandilis’i ve tayfasını meraklandırır. Kandilis, TARKAN’ın kim olduğunu öğrenmek üzere yanına geldiğinde ortam gerginleşir. Bu sırada teknenin gözcüsü bir Roma savaş gemisinin hızla kendilerine doğru yaklaşmakta olduğu haberini verir. Romalı Kumandan Horas’ın çift kürekli büyük savaş gemisi, Kandilis’in küçük korsan teknesine çarparak parçalar. Kandilis, Tarkan ve kurtu esir alan Horas’ın amacı, onları Roma’ya götürüp gladyatör okulunun yöneticisi Şişko Lisiyus’a altın karşılığında satmaktır.   Tarkan - Bayraktaki Canavar Hun İmparatoru Attilâ, oğulları ve kumandanlarıyla toplantı halindeyken, Kuzey Çin’in başkenti Kançu’ya giden Türk tacirlerin mallarının Çinli askerler tarafından yağmalandığını, tacirlerin askerler tarafından tutsak edildiğini, direnenlerin ise öldürüldüğü haberini alır. Bunun üzerine Attilâ, büyük oğlu Ellak’ı Çin’e elçi olarak göndermeye karar verir. Prens Ellak’ın Çin’e gideceğini önceden Çin imparatoruna bildirmek üzere atlı bir haberciyle mektup gönderilir. Fakat haberci henüz Alan topraklarındayken Bizanslılarla işbirliği yapan Alanlı haydutlar tarafından haince pusuya düşürülür. Saldırıyı gören TARKAN mektubun Bizanslıların eline geçmesini engeller ve habercinin yarım kalan bu yolculuğunu tamamlamaya karar verir. TARKAN yanında kurdu ile birlikte Çin’e doğru yeni bir maceraya atılır.   Tarkan - Kuzey Canavarları Avrupa Hun İmparatorluğu’nun sınırları kuzeyde Baltık sahillerine kadar genişlemişti. Kumandan Kurt Bars’ın kalesinin yakınlarındaki sahilde, TARKAN’ın dostları Bige ve Kulke, balık tutmaktadır. Oltasına bir türlü balık gelmeyen Kulke, Bige’nin yanından uzaklaşır ve kuytu kayalıklardan oltasını denize savurur. Kulke’nin oltasına sarı saçlı, mavi gözlü bir kadın takılır. Kulke büyülenmiş bir şekilde kadının peşinden denize dalar. Bir süre sonra Kulke’nin kaçırıldığını anlayan Bige yardım istemek için kaleye geri döner. Bige’in anlattıklarından Kulke’nin kaçırıldığını öğrenen TARKAN, ihtiyar bir balıkçıdan aldığı küçük bir tekne ile Baltık Denizi’nde yeni bir maceraya doğru yol alır.   Tarkan - Dehşet Kulesi TARKAN, dostları Bige ve Kulke ile birlikte Kahraman Muncuk’un kalesine geldiklerinde kötü bir sürpriz ile karşılaşırlar. Yıkıntılar arasında yaralı halde buldukları kalenin kumandanı Kahraman Muncuk’un son sözü “Müthiş AZUK” olur. Kaleyi yakıp yıkanın Kuzeyli Barbar Müthiş AZUK olduğunu öğrenenTarkan ve dostları, Kumandan Kurt Bars’ın kalesine giderler.  AZUK’un barbar ordusunun Kurt Bars’ın kalesini de kuşattığını gören TARKAN ve dostları soydaşlarını kurtarmak için amansız bir mücadeleye girişecektir.   Tarkan - Margus Kalesi Roma İmparatoru VALENTİNİYANUS, Avrupa Hun İmparatoru ATTİLÂ’nın ilerleyişini durdurmak için Bizans İmparatoru TEODOSİYUS’a bir elçi göndererek yardım talep eder. Bizans İmparatoru, bunun üzerine Hun İmparatoru ATTİLÂ’ya bir elçi heyeti gönderir ancak heyet her an savaşa hazır Hun ordusunu görünce İmparator ATTİLÂ’nın ağır şartlarını kabul etmek zorunda kalır. Bizans, ATTİLÂ’nın şartlarını hemen yerine getirmeye başlar ve Margus şehrinde serbest ticaret için panayır kurulur. TARKAN, kurduyla beraber Margus’ta kurulan panayırı görmek üzere Tuna boylarında atının üzerinde yol almaktadır. Margus’a yaklaşırken Bizanslı askerlerin bir Hunluyu kovaladığını fark ederek onu askerlerin elinden kurtarır. Bizanslı askerlerin Hunluyu neden kovaladığını öğrenen TARKAN, Margus Kalesi’ne doğru yeni bir maceraya atılır.   Tarkan - Mars'ın Kılıcı M.S. 445 yılında Büyük Hun İmparatorluğu’nun başına Attila geçince, başta Vandallar olmak üzere Avrupa’nın saldırgan ulusları büyük korkuya kapıldılar. Attila Avrupa’yı istilaya karar vermiş, amacını gerçekleştirmek için de Tarkan’ı önceden Vandal ülkesine göndermiştir. Tarkan’ın görevi, Mars’ın Kılıcı’nı bulmak ve Attila’ya götürmektir.  Ancak aynı kılıcın peşinde olan başkaları da vardır, Batı Roma İmparatoru Valentiniyanus’un adamı olan bir Romalı gladyatör de Tarkan’dan önce kılıcı bulmak için çabalamaktadır. Çeşitli tehlikelerden birbirlerine yardım ederek kurtulan Tarkan’la gladyatör, Vandal Kralı Genseriko’nun kızı olan ve babasına ihanet eden acımasız bir kraliçenin eline düşerler. Kılıcın yerini bilen tek kişi kraliçedir. Bundan sonra Tarkan’ı müthiş bir serüven bekler.   Tarkan - Maryo'nun Kuşları Hun İmparatoru Attila’nın savaşçısı Tarkan’ın serüvenleri sürüyor. Tarkan bu kez, yine kurtuyla birlikte,  Batı Roma’nın Adriyatik sahillerindeki önemli bir kalesi olan Akiliya’da ortaya çıkıyor. Büyük İtalya seferini başlatan imparator Attila, pek çok şehri ele geçirdikten sonra Akiliya’ya doğru ilerlemektedir. Yüksek surlarla çevrili ve fethedilmesi güç olan bu şehirde Tarkan, Attila’nın işini kolaylaştırmakla görevlidir. Batı Roma’nın egemenliği altındaki Akiliya halkının çoğunluğunu oluşturan Franklar da kendilerini yönetenleri  istememektedirler. Tarkan kalede eski arkadaşı olan Maryo’yu ve karısı Rozanna’yı bulur. Onların yardımıyla amacına ulaşmayı düşünmektedir.  Batı Roma ordusunun başındaki  General Kanales ise bir Hun Türk’ünün kaleye girdiğini öğrenince peşine düşer.  Maryo’nun Tarkan’ın arkadaşı olduğunu anlayınca onu yakalayıp hapse atar. Çok geçmeden Tarkan da yakalanır ve Maryo’nun yanına konulur. İdama götürülen iki arkadaşın yardımına hiç  beklenmedik bir şekilde Maryo’nun kuşları koşacaktır.   Tarkan - Altın Madalyon 1 Tarkan Bizanslılara karşı! Tarkan’ın serüvenlerine Altın Madalyon ile başlıyoruz. Üç bölümlük serüvenin bu ilk kitabında Tarkan, yurdundan çok uzaklarda hainlerin peşine düşüyor. Tuna’nın öbür yanından, Bizans’tan Hunluları birbirine düşürmek amacıyla gelen üç elçi, Hun topraklarında konakladıkları evin sahiplerini, Aybek ile karısı Burta’yı öldürürler. Bizanslı Yüzbaşı Silas, Burta’yla mücadele ederken boynundaki altın madalyonun koptuğunu fark etmez; Bizanslılar bu olaydan sonra kaçarcasına ülkelerine doğru yola çıkarlar. Silas yolda durumun farkına varsa da geriye dönüp Hunlularla savaşmayı göze alamaz. Bu olayın hemen arkasından, Aybek ile Burta’nın evine giren Alanlı iki çapulcu altın madalyonu alıp yakınlarda bir hana giderler. Handa Tarkan’la karşılaşırlar. Neler olduğunu öğrenen Tarkan, Bizanslıların peşine düşmeye karar verince kendini tehlikenin içinde bulur.   Tarkan - Altın Madalyon 2 Tarkan Bizanslılara karşı! Arkadaşı Aybek ile karısı Burta’yı öldüren Bizanslıların peşine düşen Tarkan’ın elinde canilerden birinin boynundan kopan altın madalyon vardır. Günlerce at koşturup Bizans topraklarına giren Tarkan, madalyon sayesinde şehrin kapılarından kolayca geçer. Pazar yerinde, sürücüsü olan genç kızın kontrolünden çıkan bir araba görünce atları büyük bir ustalıkla zapteder ve Vezir Krizafius’un kızı, madalyonun sahibi Yüzbaşı Silas’ın da nişanlısı olan Hera’yı ölümden kurtarır. Katillerin peşini bırakmamaya kararlı olan Tarkan, Yeşiller gurubuyla birlikte, İmparator ve Vezir Krizafius’un tuttuğu ve Yüzbaşı Silas’ın da yer aldığı Maviler’e karşı araba yarışına katılır. Genç Hunlu’nun hayranları arasında Hera da vardır. Tarkan’ın Bizans’a geldiğini öğrenen Yüzbaşı Silas ise onu ortadan kaldırmak için her yola başvuracaktır.   Tarkan - Altın Madalyon 3 Tarkan, arkadaşı Aybek ve karısı Burta’yı öldüren iki Doğu Romalı’yı bulup öç almak için elindeki tek kanıt olan Altın Madalyon ile Bizans’a gelmiştir. Madalyonun yardımıyla, Vezir Krizafius’un adamlarından Yüzbaşı Silas ile Çavuş Kolosso’yu bulur, ancak elinden kaçırır. Bizans’ta İmparator’un tuttuğu Maviler ile halkın tuttuğu Yeşiller arasındaki büyük araba yarışı için bütün hazırlıklar tamamdır. Tarkan da Yeşiller adına yarışacaktır. Tarkan’a âşık olan ve onun öldürüleceğinden korkan Vezir Krizafius’un kızı Hera kaçması için onu ikna etmeye çalışır. Tarkan, Büyük Hun İmparatorluğu’nun parçalanmasını amaçlayan Vezir Krizafius için büyük bir tehlikedir. Kıran kırana müthiş bir yarış çıkaran Tarkan, ölümden döner. Beklenmedik bir yarışçının yanına katılmasıyla hem yarışın seyri değişecektir hem de Türk Hun Devleti ile Bizans İmparatorluğu arasındaki ilişkiler…   Tarkan - Gümüş Eyer 1 Batıya doğru büyük bir hızla ilerleyen Büyük Türk-Hun İmparatorluğu, Alan ülkesini de kendisine katmıştır. Tarkan’ın babası yiğit Altar’ın kumanda ettiği küçük kale de bu ülkedeki uç karakollarından biridir. Bir gün kaleye yanında son derece güzel bir kadınla gelen Alan Beyi Kostok, onun Akatzir Prensesi Goşha olduğunu söyler. Altar bu beklenmedik konukları ağırlarken avdan dönen oğlu Tan’la Goşha arasında gizemli bir bağ oluşur. Goşha boynundaki kolyeyi Tan’a vererek oradan ayrılırken genç adamın nişanlısını terk ederek peşinden geleceğine emindir. İstediği de olur, Tan atına atlayıp sonunu bilmediği, tehlikelerle dolu bir serüvene doğru yola çıkar. Ancak Goşha’nın hesaba katmadığı bir şey vardır: Yiğit Altar oğlunun izini sürecek ve onu kurtarmaya çalışacaktır.   Tarkan - Gümüş Eyer 2 Oğlu Tan’ı büyücü Goşha’nın elinden kurtarmak isteyen Altar, Alan Beyi Kostok’un eline düşmüştür.  Atılıp ölüme terk edildiği derin bir çukurdan onu Akatzirli iki delikanlı kurtarır. Aynı sırada kumandanları Altar’ı aramak üzere yola çıkan yiğitler de Kafkas dağlarına doğru at sürerler ve sonunda onu bitkin şekilde bulurlar. Altar, oğlunun intikamını almaya, Kostok’u  öldürmeye ant içmiştir. Ancak Kostok da boş durmaz ve işbirliği yaptığı Alanlıları dost kisvesi altında Altar’ın yanına yerleştirir. Bir süre sonra Altar’la karısı Tuğba Hatun’un bir oğlu olur, adını Tarkan koyarlar. Büyük oğlu Tan’ı kaybetmenin acısını az da olsa unutan ve yeni doğan çocuğunun onuruna büyük bir şenlik düzenleyen Altar’ı  ve koruduğu kaleyi korkunç bir tehlike beklemektedir. Altar ve yiğitleri kalelerini korumayı ve hayatta kalmayı başarabilecekler midir yoksa bu yeni tehlike onların sonu mu olacaktır?   Tarkan - Gümüş Eyer 3 Akatzirlerin arasında yetişen Tarkan, onlardan babası Kumandan Yiğit Altar’ın ve kaledekilerin başlarına gelenlerin tek sorumlusunun Kostok olduğunu öğrenir. Bir gün Akatzirli dostu, Tarkan’a bir haberci güvercin göndererek Kostok’un izini bulduğunu bildirir. Altar’ın gümüş eyerini bir Tatar beyi görmüştür. Tarkan bu haberi alır almaz yanına sadık dostu Kurt’u da alarak Kostok’u gören Tatar beyine ulaşmak için Kafkas dağlarından ovaya iner. Günlerce ovada at süren Tarkan sonunda Tatarlarla karşılaşır ve onlardan Kostok ile gümüş eyer hakkında bilgi almaya çalışır. Kostok hakkında umduğu kadar ayrıntılı bilgi elde edemeyen Tarkan, Tatarlardan ayrılıp iz sürmeye devam eder. Bir av sırasında peşine düştüğü geyik onu Kostok, Büyücü Goşha ve yıllardır Goşha’nın büyüsünün tesirinde yaşayan ağabeyi Tan’ın da izlerini bulacağı, sürprizlerle dolu amansız bir maceranın içine sürükleyecektir.   Tarkan - Gümüş Eyer 4 Tarkan’ın can düşmanı Kostok’un sadık adamı Hortis, civardaki Türkmen köylerini basarak halkına eziyet etmektedir. Yine böyle bir baskında köyden kaçırdığı bir Türkmen kadınını yanına alarak Dişsiz Faço’nun hanına gelir. Tesadüf eseri Tarkan da bu handadır ve can düşmanının izini bulmak için Hortis’i yakalamak ister. Fakat Hortis çok kurnaz bir düşmandır ve Tarkan’ın elinden kurtulur. Hortis’i elinden kaçıran Tarkan, Kostok’a ulaşmak için Türkmen kadını ile birlikte bir plan yapar. Bu sırada, Büyücü Goşha’nın tesirinden kurtulan fakat kaçarken asma köprüden uçuruma ve azgın nehir sularına düşen Tan, mucize eseri hayatta kalmıştır.  Şimdi iki kardeş, babaları Yiğit Altar’ın, anneleri Tuğba Hatun’un ve kalede hain Kostok tarafından katledilen tüm soydaşlarının intikamını almak için ayrı kollardan onun peşine düşmüşlerdir.   Tarkan - Gümüş Eyer 5 Peşlerindeki Alanlılar tarafından kuşatılan Tan ve Erka yüksek otlak içerisinde saklanarak izlerini kaybettirirler. Hortis ve adamları otlağı karış karış arayarak onları bulurlar. Tan ve Erka’nın ümitlerinin tükendiği anda Tarkan ve sadık dostu Kurt imdada yetişir. Ağabeyi Tan’ın bacağının kırık olduğunu gören Tarkan, Tan’ı iyileşmesi için, Erka ile birlikte kulübede bırakır. Türkmen kadınını da yanına alarak Kostok’un karargâhına ulaşma planları yapar. Tarkan ve Türkmen kadını karargâhın nöbetçileri ile mücadele ederken Kostok kaçmaya çalışır. Kırık bacağına rağmen kardeşi Tarkan’ın yardımına koşan Tan da mücadeleye katılır. Tarkan ve Tan, babaları Yiğit Altar, anneleri Tuğba Hatun ve kalede katledilen tüm Hun Türkleri’nin hesabını sormakta kararlıdır. Kostok bu iki kardeşin elinden kurtulabilecek mi?   Tarkan - Kurt Kanı 1 Alanlılardan kaçan sütannesi ile Tarkan, sığındıkları dağlarda çakalların saldırısına uğramıştır. Sütannesi çakallar tarafından  parçalanan Tarkan, saldırıdan bir Bozkurt sayesinde kurtulur. Tek başına kalan Tarkan’ı Bozkurt mağaraya götürür ve dişi kurt onu kendi yavrusuymuş gibi emzirir. Mağarada kurt yavrularıyla oynayarak büyüyen Tarkan, kurtlarla birlikte geceleri avlanmaya çıkar. Civardaki Alan köylerine kurtlarla birlikte akınlar yaparak ağıllardaki koyunları kaçırır. Tarkan’a Kurt Çocuk ismini veren köylüler bu saldırılardan çok rahatsızdır. Onu yakalamak için peşine düşerler fakat Tarkan ellerinden kurtulmayı başarır. Bir gün, av dönüşünde göl kenarında genç bir kız görür. Alan Beyi’nin kızının korkup çığlık atmasıyla Alanlılar yine Tarkan’ın peşine düşerler.   Tarkan - Kurt Kanı 2 Alanlılar, kurtlarıyla birlikte köylerine yaptığı ani gece baskınlarından dolayı TARKAN’a “KURT ÇOCUK” adını takmışlardır. Alan Beyi TAKOS’un kızı NARİSSA, bir gün göl kenarında TARKAN’ı karşısında birdenbire görünce korkup çığlık atar. Bunun üzerine Alan Beyi, vahşi ve tehlikeli olan KURT ÇOCUK’un yakalanması için adamlarına emir verir. Alanlılar peşlerine düştükleri TARKAN’ı esir alıp köylerine getirirler. Alan Beyi, KURT ÇOCUK’u yakaladığını tüm Alan beylerine duyurmak için bir şölen düzenler ve onu köy meydanında yakarak yok etmeyi planlamaktadır. TARKAN’ın kurtulması artık bir mucizeye bağlıdır.   Tarkan - Viking Kanı 1 Kuzey Avrupa’nın savaşçı kavmi Vikinglerin prensesi URSULA, can düşmanı Gaddar ULDARİK’in idaresindeki Saksonlara esir düşmüştür. URSULA, zincirlendiği kayalıklardan Dev ORSO lakaplı dilsiz sayesinde kurtulur. Birlikte kaçarak  Elbe Nehri ağzında bir mağaraya sığınırlar. URSULA’yı mağarada bırakıp karınlarını doyurmak için avlanmaya çıkan ORSO, onları takip eden Sakson savaşçılarını alt eder. ORSO ile baş edemeyeceklerini anlayan son Sakson eri kaçmayı başarır ve rastladığı bir kulübeye sığınır. Yanında Kurt’u ile Kuzey Denizi’ne doğru yol alan TARKAN, Kuzey Avrupa’nın karlı dağlarından aşağılara inerek Elbe Nehri kıyılarına ulaşır. Nehir kıyısında geyik avlayacağı sırada kulübeyi görür. Atını kulübeye doğru süren TARKAN, yaşlı adam ve kızının başına gelenleri öğrenince Dev ORSO’nun peşine düşer.   Tarkan - Viking Kanı 2 TARKAN, Prenses URSULA ve Dev ORSO bindikleri Sakson teknesi ile Kuzey Denizi kıyısındaki Hun kalesine doğru yola koyulurlar. Kumandan AYBARS’ın yönettiği uç kalesinin bulunduğu sahile yaklaştıklarında Prenses URSULA fikir değiştirir ve Dev ORSO’nun yardımı ile TARKAN’ı etkisiz hale getirip teknenin ambarına hapseder.  Tekne açık denize çıkıp kıyıdan uzaklaştığında ambara iner ve TARKAN’ı bağlayan ipleri çözer. Amacı, onu kendi ülkesi Viking diyarına götürmektir. Teknenin dümenini tutan Dev ORSO, gece boyunca fırtına ve dev dalgalarla boğuşur. Sabah olup fırtına dindiğinde ambardan çıkan TARKAN ve Prenses URSULA, ORSO’nun işaret ettiği yöne baktıklarında üzerlerine doğru gelen Viking teknelerini görürler. Prenses URSULA yaklaştıklarında, kendilerine seslenen Viking teknesinin reisinin, babası GERO’nun adamı Deli ERİK olduğunu görür. Viking tekneleri ile birlikte, gelişlerini haber veren tiz boru sesleri arasında, fiyortların içlerine doğru ilerlerler. Bir tuhaflık olduğunu hisseden TARKAN ve yanındakileri, bu yolculuğun sonunda kötü bir sürpriz beklemektedir.   Tarkan - Viking Kanı 3 Deli ERİK’in Viking Kralı GERO’yu, Hain TORA’nın zehirleyerek öldürdüğünü açıklaması üzerine, Vikingler TORA’nın üzerine yürürler. İki ateş arasında kalan TORA, TARKAN ile amansız bir mücadeleye girer. Bu sırada Saksonlar tekneleriyle Viking yurduna ani baskın düzenler. Vikingli savaşçılar, kendilerini aldatan TORA’yı unutup yurtlarını savunmak için fiyortlara koşarlar. Ortalığın karışmasını fırsat bilen TORA, TARKAN’ın elinden kurtulur. Bir Sakson teknesine ulaşan TORA’nın amacı, birlikte haince planlar yaptıkları Sakson Kralı ULDARİK’in adasına kaçmaktır. TARKAN, Prenses URSULA ve Dev ORSO ayrı kollardan  TORA’nın peşine düşerler.
    Temin Edilemiyor
  • Tarkan - Çizgi Roman Seti 1 (10 Kitap Takım)

    Tarkan - Çizgi Roman Seti 1 (10 Kitap Takım)

    Karton Kapak
    Tarkan - Honoriya'nın Yüzüğü TARKAN, Adriyatik sahilinden bindiği küçük yelkenli bir tekne ile Kuzey Afrika’ya doğru yolculuk yapmaktadır. Bindiği teknenin kaptanı Romalıların uzun süredir peşinde olduğu Makedonyalı Korsan Kandilis’tir. TARKAN’ın yolculuk boyunca sessiz ve esrarengiz duruşu Kandilis’i ve tayfasını meraklandırır. Kandilis, TARKAN’ın kim olduğunu öğrenmek üzere yanına geldiğinde ortam gerginleşir. Bu sırada teknenin gözcüsü bir Roma savaş gemisinin hızla kendilerine doğru yaklaşmakta olduğu haberini verir. Romalı Kumandan Horas’ın çift kürekli büyük savaş gemisi, Kandilis’in küçük korsan teknesine çarparak parçalar. Kandilis, Tarkan ve kurtu esir alan Horas’ın amacı, onları Roma’ya götürüp gladyatör okulunun yöneticisi Şişko Lisiyus’a altın karşılığında satmaktır.   Tarkan - Bayraktaki Canavar Hun İmparatoru Attilâ, oğulları ve kumandanlarıyla toplantı halindeyken, Kuzey Çin’in başkenti Kançu’ya giden Türk tacirlerin mallarının Çinli askerler tarafından yağmalandığını, tacirlerin askerler tarafından tutsak edildiğini, direnenlerin ise öldürüldüğü haberini alır. Bunun üzerine Attilâ, büyük oğlu Ellak’ı Çin’e elçi olarak göndermeye karar verir. Prens Ellak’ın Çin’e gideceğini önceden Çin imparatoruna bildirmek üzere atlı bir haberciyle mektup gönderilir. Fakat haberci henüz Alan topraklarındayken Bizanslılarla işbirliği yapan Alanlı haydutlar tarafından haince pusuya düşürülür. Saldırıyı gören TARKAN mektubun Bizanslıların eline geçmesini engeller ve habercinin yarım kalan bu yolculuğunu tamamlamaya karar verir. TARKAN yanında kurdu ile birlikte Çin’e doğru yeni bir maceraya atılır.   Tarkan - Kuzey Canavarları Avrupa Hun İmparatorluğu’nun sınırları kuzeyde Baltık sahillerine kadar genişlemişti. Kumandan Kurt Bars’ın kalesinin yakınlarındaki sahilde, TARKAN’ın dostları Bige ve Kulke, balık tutmaktadır. Oltasına bir türlü balık gelmeyen Kulke, Bige’nin yanından uzaklaşır ve kuytu kayalıklardan oltasını denize savurur. Kulke’nin oltasına sarı saçlı, mavi gözlü bir kadın takılır. Kulke büyülenmiş bir şekilde kadının peşinden denize dalar. Bir süre sonra Kulke’nin kaçırıldığını anlayan Bige yardım istemek için kaleye geri döner. Bige’in anlattıklarından Kulke’nin kaçırıldığını öğrenen TARKAN, ihtiyar bir balıkçıdan aldığı küçük bir tekne ile Baltık Denizi’nde yeni bir maceraya doğru yol alır.   Tarkan - Margus Kalesi Roma İmparatoru VALENTİNİYANUS, Avrupa Hun İmparatoru ATTİLÂ’nın ilerleyişini durdurmak için Bizans İmparatoru TEODOSİYUS’a bir elçi göndererek yardım talep eder. Bizans İmparatoru, bunun üzerine Hun İmparatoru ATTİLÂ’ya bir elçi heyeti gönderir ancak heyet her an savaşa hazır Hun ordusunu görünce İmparator ATTİLÂ’nın ağır şartlarını kabul etmek zorunda kalır. Bizans, ATTİLÂ’nın şartlarını hemen yerine getirmeye başlar ve Margus şehrinde serbest ticaret için panayır kurulur. TARKAN, kurduyla beraber Margus’ta kurulan panayırı görmek üzere Tuna boylarında atının üzerinde yol almaktadır. Margus’a yaklaşırken Bizanslı askerlerin bir Hunluyu kovaladığını fark ederek onu askerlerin elinden kurtarır. Bizanslı askerlerin Hunluyu neden kovaladığını öğrenen TARKAN, Margus Kalesi’ne doğru yeni bir maceraya atılır.   Tarkan - Mars'ın Kılıcı M.S. 445 yılında Büyük Hun İmparatorluğu’nun başına Attila geçince, başta Vandallar olmak üzere Avrupa’nın saldırgan ulusları büyük korkuya kapıldılar. Attila Avrupa’yı istilaya karar vermiş, amacını gerçekleştirmek için de Tarkan’ı önceden Vandal ülkesine göndermiştir. Tarkan’ın görevi, Mars’ın Kılıcı’nı bulmak ve Attila’ya götürmektir.  Ancak aynı kılıcın peşinde olan başkaları da vardır, Batı Roma İmparatoru Valentiniyanus’un adamı olan bir Romalı gladyatör de Tarkan’dan önce kılıcı bulmak için çabalamaktadır. Çeşitli tehlikelerden birbirlerine yardım ederek kurtulan Tarkan’la gladyatör, Vandal Kralı Genseriko’nun kızı olan ve babasına ihanet eden acımasız bir kraliçenin eline düşerler. Kılıcın yerini bilen tek kişi kraliçedir. Bundan sonra Tarkan’ı müthiş bir serüven bekler.   Tarkan - Kurt Kanı 1 Alanlılardan kaçan sütannesi ile Tarkan, sığındıkları dağlarda çakalların saldırısına uğramıştır. Sütannesi çakallar tarafından  parçalanan Tarkan, saldırıdan bir Bozkurt sayesinde kurtulur. Tek başına kalan Tarkan’ı Bozkurt mağaraya götürür ve dişi kurt onu kendi yavrusuymuş gibi emzirir. Mağarada kurt yavrularıyla oynayarak büyüyen Tarkan, kurtlarla birlikte geceleri avlanmaya çıkar. Civardaki Alan köylerine kurtlarla birlikte akınlar yaparak ağıllardaki koyunları kaçırır. Tarkan’a Kurt Çocuk ismini veren köylüler bu saldırılardan çok rahatsızdır. Onu yakalamak için peşine düşerler fakat Tarkan ellerinden kurtulmayı başarır. Bir gün, av dönüşünde göl kenarında genç bir kız görür. Alan Beyi’nin kızının korkup çığlık atmasıyla Alanlılar yine Tarkan’ın peşine düşerler.   Tarkan - Kurt Kanı 2 Alanlılar, kurtlarıyla birlikte köylerine yaptığı ani gece baskınlarından dolayı TARKAN’a “KURT ÇOCUK” adını takmışlardır. Alan Beyi TAKOS’un kızı NARİSSA, bir gün göl kenarında TARKAN’ı karşısında birdenbire görünce korkup çığlık atar. Bunun üzerine Alan Beyi, vahşi ve tehlikeli olan KURT ÇOCUK’un yakalanması için adamlarına emir verir. Alanlılar peşlerine düştükleri TARKAN’ı esir alıp köylerine getirirler. Alan Beyi, KURT ÇOCUK’u yakaladığını tüm Alan beylerine duyurmak için bir şölen düzenler ve onu köy meydanında yakarak yok etmeyi planlamaktadır. TARKAN’ın kurtulması artık bir mucizeye bağlıdır.   Tarkan - Viking Kanı 1 Kuzey Avrupa’nın savaşçı kavmi Vikinglerin prensesi URSULA, can düşmanı Gaddar ULDARİK’in idaresindeki Saksonlara esir düşmüştür. URSULA, zincirlendiği kayalıklardan Dev ORSO lakaplı dilsiz sayesinde kurtulur. Birlikte kaçarak  Elbe Nehri ağzında bir mağaraya sığınırlar. URSULA’yı mağarada bırakıp karınlarını doyurmak için avlanmaya çıkan ORSO, onları takip eden Sakson savaşçılarını alt eder. ORSO ile baş edemeyeceklerini anlayan son Sakson eri kaçmayı başarır ve rastladığı bir kulübeye sığınır. Yanında Kurt’u ile Kuzey Denizi’ne doğru yol alan TARKAN, Kuzey Avrupa’nın karlı dağlarından aşağılara inerek Elbe Nehri kıyılarına ulaşır. Nehir kıyısında geyik avlayacağı sırada kulübeyi görür. Atını kulübeye doğru süren TARKAN, yaşlı adam ve kızının başına gelenleri öğrenince Dev ORSO’nun peşine düşer.   Tarkan - Viking Kanı 2 TARKAN, Prenses URSULA ve Dev ORSO bindikleri Sakson teknesi ile Kuzey Denizi kıyısındaki Hun kalesine doğru yola koyulurlar. Kumandan AYBARS’ın yönettiği uç kalesinin bulunduğu sahile yaklaştıklarında Prenses URSULA fikir değiştirir ve Dev ORSO’nun yardımı ile TARKAN’ı etkisiz hale getirip teknenin ambarına hapseder.  Tekne açık denize çıkıp kıyıdan uzaklaştığında ambara iner ve TARKAN’ı bağlayan ipleri çözer. Amacı, onu kendi ülkesi Viking diyarına götürmektir. Teknenin dümenini tutan Dev ORSO, gece boyunca fırtına ve dev dalgalarla boğuşur. Sabah olup fırtına dindiğinde ambardan çıkan TARKAN ve Prenses URSULA, ORSO’nun işaret ettiği yöne baktıklarında üzerlerine doğru gelen Viking teknelerini görürler. Prenses URSULA yaklaştıklarında, kendilerine seslenen Viking teknesinin reisinin, babası GERO’nun adamı Deli ERİK olduğunu görür. Viking tekneleri ile birlikte, gelişlerini haber veren tiz boru sesleri arasında, fiyortların içlerine doğru ilerlerler. Bir tuhaflık olduğunu hisseden TARKAN ve yanındakileri, bu yolculuğun sonunda kötü bir sürpriz beklemektedir.   Tarkan - Viking Kanı 3 Deli ERİK’in Viking Kralı GERO’yu, Hain TORA’nın zehirleyerek öldürdüğünü açıklaması üzerine, Vikingler TORA’nın üzerine yürürler. İki ateş arasında kalan TORA, TARKAN ile amansız bir mücadeleye girer. Bu sırada Saksonlar tekneleriyle Viking yurduna ani baskın düzenler. Vikingli savaşçılar, kendilerini aldatan TORA’yı unutup yurtlarını savunmak için fiyortlara koşarlar. Ortalığın karışmasını fırsat bilen TORA, TARKAN’ın elinden kurtulur. Bir Sakson teknesine ulaşan TORA’nın amacı, birlikte haince planlar yaptıkları Sakson Kralı ULDARİK’in adasına kaçmaktır. TARKAN, Prenses URSULA ve Dev ORSO ayrı kollardan  TORA’nın peşine düşerler.
    Temin Edilemiyor
  • Tarkan - Çizgi Roman Seti 2 (10 Kitap Takım)

    Tarkan - Çizgi Roman Seti 2 (10 Kitap Takım)

    Karton Kapak
    Tarkan - Dehşet Kulesi TARKAN, dostları Bige ve Kulke ile birlikte Kahraman Muncuk’un kalesine geldiklerinde kötü bir sürpriz ile karşılaşırlar. Yıkıntılar arasında yaralı halde buldukları kalenin kumandanı Kahraman Muncuk’un son sözü “Müthiş AZUK” olur. Kaleyi yakıp yıkanın Kuzeyli Barbar Müthiş AZUK olduğunu öğrenenTarkan ve dostları, Kumandan Kurt Bars’ın kalesine giderler.  AZUK’un barbar ordusunun Kurt Bars’ın kalesini de kuşattığını gören TARKAN ve dostları soydaşlarını kurtarmak için amansız bir mücadeleye girişecektir.   Tarkan - Maryo'nun Kuşları Hun İmparatoru Attila’nın savaşçısı Tarkan’ın serüvenleri sürüyor. Tarkan bu kez, yine kurtuyla birlikte,  Batı Roma’nın Adriyatik sahillerindeki önemli bir kalesi olan Akiliya’da ortaya çıkıyor. Büyük İtalya seferini başlatan imparator Attila, pek çok şehri ele geçirdikten sonra Akiliya’ya doğru ilerlemektedir. Yüksek surlarla çevrili ve fethedilmesi güç olan bu şehirde Tarkan, Attila’nın işini kolaylaştırmakla görevlidir. Batı Roma’nın egemenliği altındaki Akiliya halkının çoğunluğunu oluşturan Franklar da kendilerini yönetenleri  istememektedirler. Tarkan kalede eski arkadaşı olan Maryo’yu ve karısı Rozanna’yı bulur. Onların yardımıyla amacına ulaşmayı düşünmektedir.  Batı Roma ordusunun başındaki  General Kanales ise bir Hun Türk’ünün kaleye girdiğini öğrenince peşine düşer.  Maryo’nun Tarkan’ın arkadaşı olduğunu anlayınca onu yakalayıp hapse atar. Çok geçmeden Tarkan da yakalanır ve Maryo’nun yanına konulur. İdama götürülen iki arkadaşın yardımına hiç  beklenmedik bir şekilde Maryo’nun kuşları koşacaktır.   Tarkan - Altın Madalyon 1 Tarkan Bizanslılara karşı! Tarkan’ın serüvenlerine Altın Madalyon ile başlıyoruz. Üç bölümlük serüvenin bu ilk kitabında Tarkan, yurdundan çok uzaklarda hainlerin peşine düşüyor. Tuna’nın öbür yanından, Bizans’tan Hunluları birbirine düşürmek amacıyla gelen üç elçi, Hun topraklarında konakladıkları evin sahiplerini, Aybek ile karısı Burta’yı öldürürler. Bizanslı Yüzbaşı Silas, Burta’yla mücadele ederken boynundaki altın madalyonun koptuğunu fark etmez; Bizanslılar bu olaydan sonra kaçarcasına ülkelerine doğru yola çıkarlar. Silas yolda durumun farkına varsa da geriye dönüp Hunlularla savaşmayı göze alamaz. Bu olayın hemen arkasından, Aybek ile Burta’nın evine giren Alanlı iki çapulcu altın madalyonu alıp yakınlarda bir hana giderler. Handa Tarkan’la karşılaşırlar. Neler olduğunu öğrenen Tarkan, Bizanslıların peşine düşmeye karar verince kendini tehlikenin içinde bulur.   Tarkan - Altın Madalyon 2 Tarkan Bizanslılara karşı! Arkadaşı Aybek ile karısı Burta’yı öldüren Bizanslıların peşine düşen Tarkan’ın elinde canilerden birinin boynundan kopan altın madalyon vardır. Günlerce at koşturup Bizans topraklarına giren Tarkan, madalyon sayesinde şehrin kapılarından kolayca geçer. Pazar yerinde, sürücüsü olan genç kızın kontrolünden çıkan bir araba görünce atları büyük bir ustalıkla zapteder ve Vezir Krizafius’un kızı, madalyonun sahibi Yüzbaşı Silas’ın da nişanlısı olan Hera’yı ölümden kurtarır. Katillerin peşini bırakmamaya kararlı olan Tarkan, Yeşiller gurubuyla birlikte, İmparator ve Vezir Krizafius’un tuttuğu ve Yüzbaşı Silas’ın da yer aldığı Maviler’e karşı araba yarışına katılır. Genç Hunlu’nun hayranları arasında Hera da vardır. Tarkan’ın Bizans’a geldiğini öğrenen Yüzbaşı Silas ise onu ortadan kaldırmak için her yola başvuracaktır.   Tarkan - Altın Madalyon 3 Tarkan, arkadaşı Aybek ve karısı Burta’yı öldüren iki Doğu Romalı’yı bulup öç almak için elindeki tek kanıt olan Altın Madalyon ile Bizans’a gelmiştir. Madalyonun yardımıyla, Vezir Krizafius’un adamlarından Yüzbaşı Silas ile Çavuş Kolosso’yu bulur, ancak elinden kaçırır. Bizans’ta İmparator’un tuttuğu Maviler ile halkın tuttuğu Yeşiller arasındaki büyük araba yarışı için bütün hazırlıklar tamamdır. Tarkan da Yeşiller adına yarışacaktır. Tarkan’a âşık olan ve onun öldürüleceğinden korkan Vezir Krizafius’un kızı Hera kaçması için onu ikna etmeye çalışır. Tarkan, Büyük Hun İmparatorluğu’nun parçalanmasını amaçlayan Vezir Krizafius için büyük bir tehlikedir. Kıran kırana müthiş bir yarış çıkaran Tarkan, ölümden döner. Beklenmedik bir yarışçının yanına katılmasıyla hem yarışın seyri değişecektir hem de Türk Hun Devleti ile Bizans İmparatorluğu arasındaki ilişkiler…   Tarkan - Gümüş Eyer 1 Batıya doğru büyük bir hızla ilerleyen Büyük Türk-Hun İmparatorluğu, Alan ülkesini de kendisine katmıştır. Tarkan’ın babası yiğit Altar’ın kumanda ettiği küçük kale de bu ülkedeki uç karakollarından biridir. Bir gün kaleye yanında son derece güzel bir kadınla gelen Alan Beyi Kostok, onun Akatzir Prensesi Goşha olduğunu söyler. Altar bu beklenmedik konukları ağırlarken avdan dönen oğlu Tan’la Goşha arasında gizemli bir bağ oluşur. Goşha boynundaki kolyeyi Tan’a vererek oradan ayrılırken genç adamın nişanlısını terk ederek peşinden geleceğine emindir. İstediği de olur, Tan atına atlayıp sonunu bilmediği, tehlikelerle dolu bir serüvene doğru yola çıkar. Ancak Goşha’nın hesaba katmadığı bir şey vardır: Yiğit Altar oğlunun izini sürecek ve onu kurtarmaya çalışacaktır.   Tarkan - Gümüş Eyer 2 Oğlu Tan’ı büyücü Goşha’nın elinden kurtarmak isteyen Altar, Alan Beyi Kostok’un eline düşmüştür.  Atılıp ölüme terk edildiği derin bir çukurdan onu Akatzirli iki delikanlı kurtarır. Aynı sırada kumandanları Altar’ı aramak üzere yola çıkan yiğitler de Kafkas dağlarına doğru at sürerler ve sonunda onu bitkin şekilde bulurlar. Altar, oğlunun intikamını almaya, Kostok’u  öldürmeye ant içmiştir. Ancak Kostok da boş durmaz ve işbirliği yaptığı Alanlıları dost kisvesi altında Altar’ın yanına yerleştirir. Bir süre sonra Altar’la karısı Tuğba Hatun’un bir oğlu olur, adını Tarkan koyarlar. Büyük oğlu Tan’ı kaybetmenin acısını az da olsa unutan ve yeni doğan çocuğunun onuruna büyük bir şenlik düzenleyen Altar’ı  ve koruduğu kaleyi korkunç bir tehlike beklemektedir. Altar ve yiğitleri kalelerini korumayı ve hayatta kalmayı başarabilecekler midir yoksa bu yeni tehlike onların sonu mu olacaktır?   Tarkan - Gümüş Eyer 3 Akatzirlerin arasında yetişen Tarkan, onlardan babası Kumandan Yiğit Altar’ın ve kaledekilerin başlarına gelenlerin tek sorumlusunun Kostok olduğunu öğrenir. Bir gün Akatzirli dostu, Tarkan’a bir haberci güvercin göndererek Kostok’un izini bulduğunu bildirir. Altar’ın gümüş eyerini bir Tatar beyi görmüştür. Tarkan bu haberi alır almaz yanına sadık dostu Kurt’u da alarak Kostok’u gören Tatar beyine ulaşmak için Kafkas dağlarından ovaya iner. Günlerce ovada at süren Tarkan sonunda Tatarlarla karşılaşır ve onlardan Kostok ile gümüş eyer hakkında bilgi almaya çalışır. Kostok hakkında umduğu kadar ayrıntılı bilgi elde edemeyen Tarkan, Tatarlardan ayrılıp iz sürmeye devam eder. Bir av sırasında peşine düştüğü geyik onu Kostok, Büyücü Goşha ve yıllardır Goşha’nın büyüsünün tesirinde yaşayan ağabeyi Tan’ın da izlerini bulacağı, sürprizlerle dolu amansız bir maceranın içine sürükleyecektir.   Tarkan - Gümüş Eyer 4 Tarkan’ın can düşmanı Kostok’un sadık adamı Hortis, civardaki Türkmen köylerini basarak halkına eziyet etmektedir. Yine böyle bir baskında köyden kaçırdığı bir Türkmen kadınını yanına alarak Dişsiz Faço’nun hanına gelir. Tesadüf eseri Tarkan da bu handadır ve can düşmanının izini bulmak için Hortis’i yakalamak ister. Fakat Hortis çok kurnaz bir düşmandır ve Tarkan’ın elinden kurtulur. Hortis’i elinden kaçıran Tarkan, Kostok’a ulaşmak için Türkmen kadını ile birlikte bir plan yapar. Bu sırada, Büyücü Goşha’nın tesirinden kurtulan fakat kaçarken asma köprüden uçuruma ve azgın nehir sularına düşen Tan, mucize eseri hayatta kalmıştır.  Şimdi iki kardeş, babaları Yiğit Altar’ın, anneleri Tuğba Hatun’un ve kalede hain Kostok tarafından katledilen tüm soydaşlarının intikamını almak için ayrı kollardan onun peşine düşmüşlerdir.   Tarkan - Gümüş Eyer 5 Peşlerindeki Alanlılar tarafından kuşatılan Tan ve Erka yüksek otlak içerisinde saklanarak izlerini kaybettirirler. Hortis ve adamları otlağı karış karış arayarak onları bulurlar. Tan ve Erka’nın ümitlerinin tükendiği anda Tarkan ve sadık dostu Kurt imdada yetişir. Ağabeyi Tan’ın bacağının kırık olduğunu gören Tarkan, Tan’ı iyileşmesi için, Erka ile birlikte kulübede bırakır. Türkmen kadınını da yanına alarak Kostok’un karargâhına ulaşma planları yapar. Tarkan ve Türkmen kadını karargâhın nöbetçileri ile mücadele ederken Kostok kaçmaya çalışır. Kırık bacağına rağmen kardeşi Tarkan’ın yardımına koşan Tan da mücadeleye katılır. Tarkan ve Tan, babaları Yiğit Altar, anneleri Tuğba Hatun ve kalede katledilen tüm Hun Türkleri’nin hesabını sormakta kararlıdır. Kostok bu iki kardeşin elinden kurtulabilecek mi?  
    Temin Edilemiyor