Söyleşi Kitapları

Yayınevi/Marka
839 öğeden 1-16 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 53
  • Aliya İzzetbegoviç Kitaplığı (3 Kitap Takım)

    Karton Kapak
    Tarihe TanıklığımAliya İzzetbegoviç faktörü olmadan Bosna'nın bağımsızlık mücadelesi anlaşılamaz. Aliya'yı herhangi bir özgürlük savaşçısından ayıran özellik liderliğinin çokyönlü yansımalarında aranmalıdır. Bu kitap, onun kendi kaleminden kişiliğinin yansımalarıdır. Onun hayatı, toplumunun değerlerine sahip çıkan, bu değerlerin entelektüel ve siyasi olarak yeniden diriltilmesine adanmış bir ömürden ibarettir. Bosnalı Müslümanların, asimile edilerek kimliklerinin silinmesine yönelik sistematik uygulamalara karşı bir aydın olarak direnmiş, yıllarca hapis yatmıştır. Bir özgürlük savaşçısı ve devlet adamı olarak bağımsızlık mücadelesine öncülük etmiş, bağımsız Bosna'nın yeniden kurulmasında belirleyici olmuştur. Düşünür, özgürlük savaşçısı, devlet adamı olarak Aliya İzzetbegoviç yeni bir lider tipinin öncüsüdür. Bilge kral Aliya İzzetbegoviç'in anılarını okumak, imkansızlıklar içinde büyük umutları besleyen, adaletsizliğe karşı ahlâkın zaferine inanan bir ulusun tarihine tanıklık etmektir. Özgürlüğe KaçışımBosna’nın özgürlük mücadelesiyle özdeşleşen Aliya İzzetbegoviç, siyasi bir figür olmanın yanında aynı zamanda çok önemli bir düşünürdür de. Onun eylemci kişiliğinin yanı sıra kendisini ele veren bilge kişiliği, öncülük ettiği özgürlük mücadelesinin karakterini belirlemiştir. Özgürlüğe Kaçışım, Aliya İzzetbegoviç’in bilge kişiliğinin billurlaştırdığı düşünce yoğunluklu metinlerden oluşuyor. Kısa fakat yoğun ve çarpıcı notların fikrî derinliği, onun tarih kurucu kişiliğinin entelektüel boyutu hakkında zengin ipuçları sunuyor. Aliya’nın Müslüman Boşnak toplumunun ait olduğu medeniyetin yeniden diriltilmesi uğruna verdiği mücadele dolayısıyla yaşamak zorunda bırakıldığı uzun hapis yıllarında kaleme aldığı felsefî notlardan oluşan Özgürlüğe Kaçışım, aynı zamanda çağdaş İslâm düşüncesinin en parlak ürünlerinden birisi olarak karşımızda duruyor. Bu metinler Bilge Kral’ın ‘hayat’, ‘varlık’, ‘din’, ‘ölümsüzlük’, ‘özgürlük’ gibi insanoğlunun en temel varoluşsal sorunlarına ilişkin felsefi çözümlemelerini içeriyor. Kitabı önemli kılan bir başka husus; Aliya İzzetbegoviç’in, en önemli eserlerinden birisi olan Doğu ve Batı Arasında İslâm isimli çalışmasında geliştirdiği düşüncelerini gözden geçirdiği yeni bir bölümün bu esere dahil edilmiş olmasıdır. Aliya İzzetbegoviç, bu eserinde Müslüman kimliği ile evrensel ölçekte fikir geliştiren bir filozof olarak düşünce iklimimizi zenginleştiriyor, bizi düşünmeye ama daha çok düşünmeye davet ediyor.   KonuşmalarAliya, insanın evrensel sorunları üzerine düşünen Müslüman bir mütefekkir, baskılara boyun eğmeyen bir özgürlük savaşçısı, halkının bağımsızlık savaşına öncülük eden bir lider, askeri ve diplomatik alandaki başarılarıyla devlet kurmuş bir önderdir. Bu kitap, Aliya’nın çok farklı ortamlarda yaptığı konuşmalardan oluşuyor. Konuşmalar bir lider ve düşünür olarak Aliya’nın anlaşılmasına önemli bir katkı yapmakla kalmıyor, yirminci yüzyılın sonunda yaşanan insanlık trajedisinin ve bunun sorumlusu olan bir ‘dünya sistemi’nin doğru okunmasına da hizmet ediyor. Konuşmalar’ı okurken bir düşünür, bir lider ve daha da önemlisi bir insan olarak Aliya’ya dokunduğunuzu hissedeceksiniz.
    54,75  TL75,00  TL
  • Konuşmalar

    Karton Kapak
    Aliya, insanın evrensel sorunları üzerine düşünen Müslüman bir mütefekkir, baskılara boyun eğmeyen bir özgürlük savaşçısı, halkının bağımsızlık savaşına öncülük eden bir lider, askeri ve diplomatik alandaki başarılarıyla devlet kurmuş bir önderdir. Bu kitap, Aliya’nın çok farklı ortamlarda yaptığı konuşmalardan oluşuyor. Konuşmalar bir lider ve düşünür olarak Aliya’nın anlaşılmasına önemli bir katkı yapmakla kalmıyor, yirminci yüzyılın sonunda yaşanan insanlık trajedisinin ve bunun sorumlusu olan bir ‘dünya sistemi’nin doğru okunmasına da hizmet ediyor. Konuşmalar’ı okurken bir düşünür, bir lider ve daha da önemlisi bir insan olarak Aliya’ya dokunduğunuzu hissedeceksiniz.
    14,60  TL20,00  TL
  • Bir Kadın Bir Ses

    Karton Kapak
    Bu kitapta bir kadın ve onun sesi var, ama anlatılan gerçek yaşam öyküsünün en önemli kahramanı bir erkek.Saniye, Torosların bir köyünde büyüdü. Babasının gözüne girebilmek için ‘erkek gibi bir kız' olması gerektiğini anladı ve kısa saçıyla, sert bakışıyla, asker gibi rap rap yürüyüşüyle onun takdirini kazandı. Mehmet yakışıklı, tatlı dilli, kadınların dikkatini çekip onların gönlüne girmesini bilen biriydi ve ‘erkek gibi bir kız' olan başı dik Saniye'den hoşlandı. Saniye babasının gözüne girmek için erkek gibi bir kız olmasını öğrenmişti, ama kadın olmanın ne demek olduğunu hiç bilmiyordu; kimse kadın olmayı öğretmemişti. Neye uğradığını anlayamadan kendini evlenmiş buldu ve oldukça çetrefil, karmaşık, acılarla dolu bir yaşam öyküsü başladı. Evliliğinin dördüncü ayında kocasının pantolonunun cebinde genç bir kıza yazılmış bir aşk mektubu buldu ve ancak bir kadının gösterebileceği bir yaratıcılıkla bir komplo kurdu: kızın evini buldu, görücüymüş gibi kızın evine gitti ve kocasını oraya getirtti; önce hayret daha sonra öfkeden dona kalan Mehmet'in yüzüne kapıyı çarparak çıktı. Bu yaşam öyküsü çetrefil, karmaşık ve acılarla dolu; aynı zamanda bu toplumun kadınlarının birçoğunun öyküsü. Erkek karısını kendinden uzak tutmaya kararlı; uzaklığından, bilinmezliğinden ve yalnızlığından gelen bir gizemi var. Kadın onun iç dünyasına girmeye, onun can yoldaşı olmaya sürekli çabalıyor. Acılarla dolu yalnız bir yolculuk; her ikisi için de süregiden yalnız bir yolculuk. Saniye duygularını ve özlemlerini şiire döküyor. Sadece kendi için değil, bu ülkenin tüm kadınları için yazdığını düşünüyor. Otuz yılı aşkın evliliğinde adını bir kez bile duymuyor. 'Acaba ben var mıyım?' kuşkusuna kapılıyor. Yoksam ben Varmışım gibi Canlıymışım gibi Neden acıyor yüreğim Yaş akıtıyor gözlerim. Saniye Çelik'le konuşmamı sanki rahmetli annem benden istedi. Dinlediğimde, Saniye'nin acıları, yalnızlığı, içinin burukluğu annem Zehra'nın yaşamını anımsattı. Ve bu kitap oluştu.
    12,75  TL15,00  TL
  • Markopaşa Yazıları ve Ötekiler

    Karton Kapak
    Sabahattin Ali'nin "düşünür" ve "eleştirmen" yüzünü görmek için, dergilerde yayımlanmış yazılarını okumak gerek. Öykü ve romanlarında bir anlatı ustası olduğunu kanıtlayan ve Türk edebiyatının klasikleri arasında yer alan Sabahattin Ali'nin gündeme ve sanata ilişkin yazıları ve onunla yapılmış söyleşiler Hikmet Altınkaynak'ın derlemesiyle dergi sayfalarından sıyrılıp kitap boyutuna ulaşıyor.
    12,32  TL16,00  TL
  • İnsan İnsana Sohbetler 1

    Karton Kapak
    Doğan Cüceloğlu'nun hazırlayıp sunduğu, Polat Doğru'nun yapımcılığını üstlendiği insan İnsana adlı TV programının konuklarıyla gerçekleştirilen birbirinden keyifli ve zengin sohbetler, birer metne dönüştü ve elinizdeki kitapta bir araya geldi. Kendi yaşamlarını emek, azim ve irade üzerine kuran on bir konuk ile Doğan Cüceloğlu, hayata ve her şeye dair konuştu. Her satırında "insan"ı hissedeceğiniz sohbetler; dünyaya, yaşama ve kendinize bakışınızı zenginleştirecek.
    13,05  TL15,00  TL
  • Algılanan Dünya

    Karton Kapak
    Güncelliğiyle insanı şaşırtan bu metin Merleau-Ponty'nin 1948'de yaptığı radyo konuşmalarından oluşuyor. Kısalığından umulmayacak bir başarısı var: Aradan geçen altmış yıl boyunca yapılagelen birçok ateşli felsefi tartışma burada son derece anlaşılır ve akıcı bir dille önceden haber veriliyor: Bilim ile diğer bilme biçimleri arasındaki ilişki; gözünü sonsuzluğa diken "tanrısal" perspektiften vazgeçip daha mütevazı, daha "insanca" görme biçimlerinin peşine düşen modern resim ile bilimdeki son gelişmeler arasındaki koşutluk; insanı vücutsuz bir zihin olarak tasarlayan Kartezyen ikici bilim modelinin iflası ile birlikte nesnelerle içli dışlı bir vücut sahibi olduğunu keşfeden, kendindeki hayvanlık, çocukluk, delilik ve ilkellikle hesaplaşma dürüstlüğünü gösterebilen bir insanlık tahayyülü... Merleau-Ponty, akılcılığın hegemonyasına karşı "insan deneyiminin bütün öğelerine", özellikle de hep yanıltıcı ve ikincil sayılagelmiş "algı"ya, duyularımıza, vücudumuza hakkını vermeye çalışan bir filozof. İçinde bulunduğumuz doğal ve kültürel dünyaya algı üzerinden nasıl sıkı sıkıya bağlı olduğumuzu serimleyen bu güzel kitabın, sanata, görmeye ve fenomenolojiye ilgi duyan okurlar kadar, siyasal alanla felsefeyi birlikte düşünenler tarafından da zevkle okunacağını umuyoruz. Çünkü şunu söyleyen bir filozofla karşı karşıyayız: "Saf zihinlerden oluşan bir topluluk olmakla övünmeyelim artık, toplumlarımızda birbirimizle kurduğumuz ilişkilerin gerçekten ne olduğunu görelim: çoğunlukla köle-efendi ilişkileri bunlar."
    7,20  TL8,00  TL
  • Dağın Ardına Bakmak

    Karton Kapak
    “Onlar dağın ardındakiler. Sözlerinden önce çığlıkları ulaşanlar. Kim oldukları, neye inandıkları bilinmiyor. Görünmez bir güç olarak oradan buraya etki ediyorlar. Adları telaffuz edilse de kim oldukları bilinmiyor. Hepsi buralı, hepsi bizden, binlerce silahlı kadın ve erkek. Dağı mesken tutmuş, hakikatin bildiğimizden farklı olduğunu iddia ediyorlar. Kendi yayınları, medyaları, sivil güçleri var. Neden dağa çıktılar, neden dağda yaşadılar, dönenler neden döndü ve kalanlar neden hâlâ orada? Bu soruların cevabını almak için önce doğduğum topraklara, yüzlerce evladını kaybetmiş komşu köylere, şehirlere, sonra çoğunluğu için daha büyük bir acı, bir sürgün olan Avrupa’ya gittim. Dağa çıkmış, çatışmalara katılmış, yakalanmış ya da teslim olmuş, cezaevinde yıllarını geçirmiş kişilerle konuştum. Ve dağın ardına duyduğum büyük merakla bir bayram günü Kandil’e gittim. Bir masal dağı olmayan, istersek ulaşmamız mümkün olan o dağın ardına bakmaya çalıştım. Anlatılanların içine girmeden sorunun anlaşılmasının ve dahi çözülmesinin mümkün olmadığını gördüm. Yaşananlar her ne idiyse, bu geçen yıllar boyunca Kürt, Türk her kim incindiyse ancak birbirimizi anlamakla iyileştirebiliriz yaralarımızı.”  
    14,40  TL18,00  TL
  • Söyleşiler ve Konuşmalar - 1. Cilt

    Karton Kapak
    Bu ciltle toplantılarda yaptığım konuşmalar, gazetecilerle röportajlar, bazı dergilerde çıkan yazılarımı toplamaya çalıştık. Söyleşi yaptığım kimseleri bulup kendilerinden izin istemek imkânını maalesef bulamadım, özür dilerim. Bazı söyleşi ve konuşmaların tarihlerini tespit edemedik. Belki yeni baskılar yapılana kadar dostların gözüne ilişir ve bana bildirmek lütfunda bulunurlarsa kendilerine minnettar olurum. Tabii her söyleşi ve konuşma, belli bir dinleyici kitlesine hitab etmektedir. Okuyucu bunların o zamanki koşullar altında ifade edildiğine dikkat etmelidir. Söyleşi ve konferansların konuşma üslûbu tabii farklıdır, yazı halinde yayına hazırlarken bir çok yerde düzeltmeler yapılmıştır. Birde Türkçemiz üslûp ve kelime bakımından o kadar hızla değişiyor ki. Bazı kelimeleri bugünkü Türkçede yerleşmiş olanlarla değiştirdik. Okurlar bu cilt dışında kalmış söyleşi ve konuşmalar görürlerse lütfen beni uyarsınlar. Dostum Cem Küçük söyleşi ve konuşmaları ilk kez toplayıp bana getirdi, onları dikkatle okudum kelime ve ifadelerde atlamaları düzeltmeye, tamamlamaya çalıştım. Bu cildi kendisine borçluyuz. Toplanan yazıları değerli öğrencim Emir Doğan, Birsen Çınar ve Ali Işık ile okuduk, düzeltmeleri yapmaya çalıştık. Kendilerine burada şükranlarımı ifade etmek isterim. Bu cilde girmeyen söyleşi ve konuşmaları ikinci cilt olarak yayınlamayı düşünmekteyiz. Halil İnalcık
    18,42  TL27,50  TL
  • İnsan Doğası: İktidara Karşı Adalet

    Karton Kapak
    Yüzyılın iki büyük düşünürünün yıllar önce yaptığı bu tartışma iki konu etrafında odaklanır: Bilimsel bilginin gelişimi nasıl yorumlanmalıdır? Siyasal mücadelede adaletin, bir başka deyişle etiğin yeri nedir? Foucault’ya göre, tarihte bilgi üretimini farklı çerçeveler belirlediği için, her çağda farklı bilimsel söylem tipleriyle karşılaşırız. Chomsky ise kendi dilbilim kuramından hareket eder ve insanın doğarken beraberinde getirdiği bir yaratıcılık kapasitesi olduğunu savunur. Siyasal mücadele, bir sınıfın tarihsel haklılığına dayandığı için mi, yoksa daha adil bir toplum hedefi güttüğü için mi meşruluk kazanır? Görüşlerin en çok ayrıldığı konu bu olacaktır.
    8,10  TL9,00  TL
  • Ayfer Tunç’la Karanlıkta Kelimeler

    Karton Kapak
    “Bu söyleşi, 1989’dan bu yana yayımladığı nitelikli öykü ve romanlarla dikkati çeken, giderek çağdaş Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan Ayfer Tunç’un yazar olma sürecini ve edebiyat hayatının son yirmi beş yılını kendisinden dinlemek amacıyla gerçekleştirildi. Yazarlardan bu tür konularda bilgi derleme imkânını kaçırmamak gerek. Özellikle de Ayfer Tunç gibi ardında biyografik malzeme bırakmaya gönüllü değillerse. Söyleşimiz sırasında, Tunç’un otobiyografi yazmayacağını, kişisel hayatına ait arşiv tutmaya da hiç meraklı olmadığını şaşkınlıkla öğrendiğimde bu işe kalkışmakla ne kadar iyi yaptığımı anladım.” - Handan İnci Karanlıkta Kelimeler, yazdığı kitaplarla edebiyatımızın son yirmi beş yılında silinmeyecek bir etki bırakan Ayfer Tunç’un, hayatı ve yazarlığı üzerine okurlarına önemli ipuçları sunan bir kaynak metin.  
    22,04  TL29,00  TL
  • Bir Bilim Adamının Serüveni

    Karton Kapak
    Avrupa Bilimler Akademisi'nin ve Amerikan Bilimler Akademisi'nin ilk Türk üyesi, Rus Bilimler Akademisi'ne Fuat Köprülü'den sonra seçilen ikinci Türk, Türkiye Bilimler Akademisi'nin en genç kurucu üyesi, Tübitak Bilim Ödülü kazanan en genç bilim adamı... İki şeref doktorası, Paris'te Collège de France'da profesörlük, ulusal ve uluslararası otuz bir adet şeref payesi ve ödül... Jeolog Prof. Dr. A.M. Celâl Şengör'ün sıfat ve ödüllerinin bir kısmı. Şimdilik... Neden dünyanın en saygın akademisyenlerinden biri olarak kabul ediliyor, sorusunun cevaplarından bazıları: Şerit kıtaların dağ kuşaklarının yapısına etkisini ortaya koydu ve Kimmer Kıtası adını verdiği bir şerit kıta keşfetti, Orta Asya'nın jeolojik yapısını ortaya çıkardı, Kıta-kıta çarpışmasının önülkeleri nasıl etkilediği meselesini çözdü, Levha tektoniği içinde Türkiye'nin yerini değerlendiren ve atıf klasiği haline gelen bir makale yazdı (Yücel Yılmaz ile birlikte).
    20,80  TL26,00  TL
  • Bildiğin Gibi Değil

    Karton Kapak
    Bildiğin Gibi Değil, iki genç araştırmacı Funda Danışman ve Rojin Canan Akın’ın, 90’lı yıllarda çocukluğu Güneydoğu’da geçmiş Kürt gençleriyle yaptıkları on dokuz söyleşiyi bir araya getiriyor. Yoğun bir şiddet ortamında geçen çocukluklarını ve ilkgençlik yıllarını anlatıyorlar: Türkçe bilmedikleri için gerizekâlı muamelesi gördükleri, zaman zaman ajanlık teklifleri aldıkları eğitim hayatlarını; babalarının, analarının, kardeşlerinin, arkadaşlarının gözlerinin önünde dayak yediği, öldürüldüğü, koruculuğa zorlandığı, evlerinin kurşun yağmuruna tutulduğu aile hayatlarını; sokaklarda, "yanı başlarında sürekli birilerinin öldürüldüğü", vurulduğu bir ortamda veya BM mülteci kamplarında geçen "gündelik" hayatlarını dinliyoruz onlardan. Politik söylemler tek tek insanların ne yaşadıklarını gizliyor, örtüyor. Bildiğin Gibi Değil, bu Kürt gençlerinin Batı’daki, büyük şehirlerdeki akranlarına bir iç dökmesi olarak okunmalı. Binlerce insan "çocukluğum sorulduğunda aklıma açlık, rezillik, sefalet, perişanlık, bombalar, savaş uçakları geliyor" diyecek haldeyse, bu gençlerin hemen hepsi "bana yaşatılanları affetmem mümkün değil ama barış mümkün, barış istiyorum" diyorsa, politik kaygılara değil vicdanlara hitap edecek gerçek bir barış ortamı kurabilmek için bu kitaptaki seslere kulak verilmeli.
    23,76  TL27,00  TL
  • Sömürgecilikten Küreselleşmeye

    Karton Kapak
    Son 500 yılda olup bitenleri anlamaya çalışmak, basitçe bir tarih bilinci oluşturma işi değil, mevcut işleyişi kavrama sorunudur. Latin Amerika, önemli bir sosyal ve ekonomik krizin sınırlarında dolaşırken, Meksikalı sosyoloji profesörü Heinz Dieterich, uluslararası boyutta tanınmış akademisyen ve politik eylemci Noam Chomsky ile önemli siyasi olaylar üzerine bir söyleşi yaptı: Washington ve "uluslar arası terörizm" tehdidi ABD’nin Latin Amerika’daki "uyuşturucu savaşı" Küreselleşme ve Üçüncü Dünya’nın geleceği ABD’nin Orta Amerika’ya işgali ve Vietnam sendromu Meksika’daki Zapatista başkaldırısı Papa’nın Küba ziyareti ve ABD-Küba Bu söyleşiyle elinizdeki kitap, son dönem gelişmeleri, Latin Amerika tarihi ve siyaseti ile ilgilenenler için bir başucu kitabı özelliği taşımaktadır.
    11,31  TL13,00  TL
  • Arı Kovanına Çomak Sokmak

    Karton Kapak
    “Ahmet Yaşar Ocak daha çocukken bile olgun, ağırbaşlı, okumayı çok seven biriydi. Ben şimdi daha iyi anlıyorum ki, o daha o yaşlarda bilim adamı damarına sahipti. Daha ilkokulda iken öğretmene en fazla soru soran öğrencilerdendi. Okula dergi gelirdi, pek çoğumuz dergiyi angarya kabul ederken o hemen derginin kapağını açar, okumaya başlardı.” Taha Akyol   “Ahmet Yaşar Ocak’ın araştırmaları Türkiye’nin bugünkü meseleleri üzerine düşünen ve yazan bütün aydınlar tarafından mutlaka okunmalı.” Beşir Ayvazoğlu   “Burada bir liste verecek değilim ancak ilk Türkçe eserini 1980’de yayımlayarak ezber bozan bir bilim insanından ve eserlerinin bende bıraktığı izlerden kısaca söz edeceğim: Batılı yöntemle yerli bir bakışın özdeşleştiği bu kişi Ahmet Yaşar Ocak...” Sabri Koz   “Sevgili meslektaşımın çalışmalarını yürütürken arşiv belgelerine ve her türlü özgün tarihi vesikalara ve kayıtlara önem vermesi, bunları maharetle yorumlaması ve kullanması bir kültür tarihçisi olarak kendisini son derece önemli bir eşiğe ve aşamaya taşımıştır.” Süleyman Uludağ   Yozgat gibi küçük bir Orta Anadolu kasabasında doğup, adını yaptığı birbirinden kıymetli çalışmalarla duyuran Ahmet Yaşar Ocak, yetiştiği kültür ortamını; her biri birbirinden değerli hocaları Ömer Nasuhi Bilmen, Nihat Sami Banarlı, Ali Nihat Tarlan, Mahir İz, M. Tayyip Gökbilgin, Nejat Göyünç, Ercüment Kuran, Claude Cahen ve Irene Mélikoff’u ve üzerinde yıllarca titizlikle çalıştığı konuları bu hatıratta anlatıyor. Tarih yazıcılığı alanında Türkiye’de mevcut bazı önyargılara karşı çıkan Ahmet Yaşar Ocak’ın hayat hikâyesi, tarihe meraklı herkesin başucu kitabı niteliğinde…  
    20,67  TL26,50  TL
  • Devler Konuşuyor

    Karton Kapak
    Celal Bayar, Necip Fazıl Kısakürek, Cemil Meriç, Tahsin Banguoğlu, Mehmet Kaplan, Erol Güngör, Ayhan Songar, Malik Aksel, Necmettin Hacıeminoğlu, Osman Yüksel Serdengeçti... Onlar Türkiye’nin kükreyen sesiydiler. Memleketimizin zirveleriydiler. Hem ülkelerine itibar kazandırdılar, hem de yarınların ufuklarını ışıklandırdılar. Ve bu doruk şahsiyetleri Şeyhülmuharririn Ahmet Kabaklı konuşturdu... Bu eser, onların kimliklerinin şahidi ve belgesidir.
    16,59  TL21,00  TL
  • Çocuklar İnsandır

    Sert Kapak
    Yaşar Kemal’in “Çok iyi bir roman yazsaydım bu kadar sevmezdim” dediği kitap, şimdi Yapı Kredi Yayınları tarafından ‘Çocuklar İnsandır’ başlıklı özel bir baskıyla okurla buluşuyor... 1975'te, Cumhuriyet gazetesinde Ara Güler'in fotoğrafları ve Turhan Selçuk'un çizimleriyle yayımlanan ve 1978’de Allahın Askerleri adıyla kitaplaşan bu röportaj dizisi, şimdi gazetedeki özgün sunumuyla basılıyor. Yapı Kredi Yayınları’nın 4000. başlık kitabı olma özelliğini de taşıyan Çocuklar İnsandır, savaş, açlık ve yoksullukla yoğrulmuş dünyamızda acılarla büyüyen küçük insanları ve onların küçük omuzlarındaki büyük yükleri anlatıyor. Yapı Kredi Yayınları, bugün başlık sayısında 4000. kitabına ulaşarak Türkiye için önemli bir başarıya imza attı. Edebiyat, şiir, felsefe, sanat, tarih, şehir monografileri ve çocuk edebiyatı gibi alanlarda yoğunlaşan yayın etkinliğiyle Yapı Kredi Yayınları; Sanat Dünyamız, Cogito ve Kitap-lık dergileriyle de sanat, felsefe, edebiyat ve çizgi roman alanlarında önemli bir boşluğu dolduruyor. 2000. başlık kitabı "İbn Battûta Seyahatnâmesi", 3000. başlık kitabı  Kazım Karabekir’in Günlükleri olan Yapı Kredi Yayınları, 4000. başlık kitabı olarak büyük usta Yaşar Kemal’in "Çocuklar İnsandır"ını seçti. Yaşar Kemal, 1975 yılında İstanbul’un sokak çocuklarını bir röportaj serisiyle anlatmıştı. Surların altında, çamurun içinde, karanlık sokaklarda masalları vardı bu çocukların. Büyük Usta’ya “Kaç Yaşar Amca, karanlık kavuşuyor” diyen çocukların masalında ‘çocuk-büyük eşitliğini’ getirecek ve kendilerini kurtaracak bir devrim bekleniyordu. Aradan 38 yıl geçti. Türkiye, İstanbul, bütün sokaklar değişti ama bekledikleri devrim gelmeyen sokak çocukları hep orada kaldı, sayıları arttı. Büyük ustanın da dediği gibi “Dünyanın bir ucunda kaldı o çocuklar “... Gazetedeki tefrikasına uygun olarak ve Turhan Selçuk’un çizimleri ve Ara Güler’in arşivde bulunabilen fotoğraflarıyla birlikte ilk kez yayımlanan "Çocuklar İnsandır", ancak çok usta bir yazarın öngörüsü ve sezgisiyle kaleme alınabilecek röportajları bir araya getiriyor. Yapı Kredi Yayınları’nın 4000. başlık kitabı olma özelliğini de taşıyan bu özel baskıda ayrıca 13 Eylül 1975 tarihinde "Cumhuriyet" gazetesinde yayımlanan, Kemal Özer’in Yaşar Kemal’le yaptığı “Neden çocuklar insandır?” başlıklı röportaja da yer veriliyor. İnsan, evrende gövdesi kadar değil gönlü kadar yer kaplar... Kemal’in, 1970’lerde sokak çocuklarıyla yaptığı röportajların bir araya getirildiği bu kitap, röportajın ne kadar çarpıcı bir edebi tür olduğunu göstermesi bakımından önemli bir örnekti... Kundura boyacılarının, yankesicilerin, hırsızların, katillerin, kaçakçıların, surların dibinde çamur içinde yaşayanların, kendi gölgesinden bile korkanların ve gözüpeklerin; müthiş bir yoksulluğun, itilmişliğin, ötelenmişliğin ayna gibi parladığı hazin ve sarsıcı bir kitaptı bu. Florya’dan Balat’a, Sirkeci’den Dolapdere’ye uzanan bir başka İstanbul sureti. Zilo’su, Selim’i, Muhterem Yoğuntaş’ı ve daha nicesiyle, Yaşar Kemal’in kaleminden unutulmamaya mühürlenen hayatlar... Peki, bir balık tutmak için bin balığı öldüren, küçücük bir toprak parçası için koskoca ormanı yakmaktan çekinmeyen bir toplumda bu  hikâyelerin ne önemi olacaktı? Kemal Özer’in kendisiyle yaptığı bir röportajda belirttiği gibi, Yaşar Kemal bu toplumda bile bu çocukların kurtarılabileceğine inanır. Kendilerini bir “devrim”in kurtaracağına inanan, “devrim”in “çocuk ve büyük eşitliği” olduğunu düşünen bütün bu çocuklar, ustanın deyişiyle “en az bizim kadar ciddi adamlardır”. Kemal Özer’in 1975 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’nde Yaşar Kemal’le yaptığı röportajda Yaşar  Kemal, yaşadığı bir olayı şöyle anlatır: “Bir akşam Menekşeden yukarı çıkıyorum. Menekşe, benim evin orda gecekondu mahallesi. Bir çocuk geliyor karşıdan, beş yaşlarında. Birdenbire yanıma geldi. ‘Kaç Yaşar amca’ dedi.‘Niye kaçayım?’ dedim. ‘Kaç karanlık kavuşuyor’ dedi. Çocuk, daha çok, düşte yaşıyor. Deneyleri az olduğu için, bozulmamış olduğu için, özlemlerini gerçek haline, düş haline getiriyor. Ve ben öylesine sevinçliyim ki bu yazdıklarımdan, örneğin çok iyi bir roman yazsaydım bu kadar sevinmezdim. Çünkü burda verdiklerim, insanoğlunun gerçeğine bütün yaptıklarımdan daha yakın. Öyle geliyor bana.”
    30,03  TL39,00  TL