Rehberler & İnceleme Yazıları Kitapları

Yayınevi/Marka
7 öğeden 1-7 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 1
  • Küller ve Kemikler

    Karton Kapak
    Ahmet Uluçay'ın Bozkırda Deniz Kabuğu filminin senarysonun yazma sürecini içeren Küller ve Kemikler, Uluçay'ın filmlerinin bir şerhi, içinde dünyadan azade yaşattığı Yakup'unun anlatısıdır. Ne ironidir ki -oyunlarla, kurgularla çevrili dünyamızdan çok daha sahici bir vaadi taşıyan- öykünün sonu kayıptır. Tıpkı bir tarafı hep eksik kalan, tutunamayan Yakupların yarıda bırakılmaya zorlanmış anlatısı gibi, tıpkı Uluçay'ın bitirmeye ömrünü yetiremediği filmi gibi...   Bir düş yoksulu olduk Yakup. Benim sevgili çocuğum... Bu öyküler senin öykülerin hep. Benden böyle öyküler çıkmaz Yakup. Sen gözlerini ödünç vermesen dünya bu kadar güzel görünmez. Belki bir gün yüreğinde Yakup'u arayan biri çıkar. Bir beyazperdemiz olur. Üzerine kir düşmemiş kar beyazı bir beyazperdemiz. Resmimizi yaparız üzerine. Özgür serçeler uçuşur durur üzerinde. Ben bir düş çocuğuyum Yakup. Eski bir rüyanın peşine düşmüş, yitirdiğim deniz kabuklarını arıyorum bozkırda...
    6,60  TL12,00  TL
  • Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak

    Karton Kapak
    Ahmet Uluçay'ın sinema yolculuğu imkansızlığın içindeki imkanın keşfidir bir bakıma. Filmleri, çocukluğun bakir, kural tanımaz, hayalbaz iklimine bir yolculuk vaadidir. Çocukluğunu, korkularını, düşlerini, cinlerini kovmadan, onlarla bir arada yaşayan Uluçay, eşyayla, ışıkla, gölgeyle, düşlerle oynadığı gibi kavramlarla da oynar. Referansını hep kendine veren Uluçay'ın filmlerinde hiçbir zaman binilmeyen -umudu, özlemi, uzakları çağrıştıran- tren, aslında Uluçay'ın kendine yolculuğunun imgesi şeklinde okunabilir. Uluçay, Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak'la seyircisini/okuyucusunu, Alaeddin misali lambasını/kamerasını sırlayarak çıktığı büyülü bir yolculuğa yani "bildiğim her şeyi unutarak sinema yapıyorum" düsturuyla yüklerinden arındırıp berraklaştırdığı kendi dünyasına davet etmekte.
    7,70  TL14,00  TL
  • Yönetmen Sineması: Derviş Zaim

    Karton Kapak
    1990'lardaki Yeni Türk Sinemasının önemli isimlerinden Derviş Zaim'in filmografisi, fantastik olanla gerçekçiliğin, yoksunlukla sınıfsal farklılığın, tarihsel olanla bugünün, geleneksel sanatla sinema dilinin, estetikle estetik olmayanın gerilimine ve bağlantısına dayanan görsel bir bütün sunar. Benzerlerine göre kendini biraz daha üstü kapalı bir şekilde temsil eden yönetmen, ikinci filminden itibaren dış dünyanın entrika ve "insan insanın kurdudur" anlayışından doğan kıyasıya mücadeleci gerçeğini benimser. Öte yandan üslûba dair farklı bir yönsemeye de girer ve ebru, minyatür, hat gibi sanatlarımızla sinema dili arasında organik bir bağ kurma çabalarına girişir. Bu çabalar, bize dair bir sinema dilinin kurucu çalışmaları manasında hakikaten önemlidir. Derviş Zaim'le söyleşi: "Yapmaya çalıştığım sinemada değer üretme çabası var"
    6,05  TL11,00  TL
  • Star Wars - Yıldız Savaşları

    Karton Kapak
    Yıldız Savaşları askerleri yarattı. Psikologları, Hristiyanları ve sanatçıları yarattı. Film yapımcılarını yarattı ayrıca film eleştirmenlerini de yaratmış olmalı. Bu yüzden de Yıldız Savaşları hakkında yazılmış sayısız kitap var. Ama ilk defa disiplinler arası bir yaklaşımla ele alınıyor. Yapım aşamasında yaşananları hem anekdot düzeyinde hem de bir arketipin oluşmasının kilometre taşlarını saptayarak anlatıyor.Kendisi de sistemin hem içinde hem dışında kalmaya çalışan filmin yönetmeninin tarihine paralel bir şekilde Star Wars da hem en ticari film hem de en bağımsız film olarak ele alınabilir.
    15,30  TL18,00  TL
  • Sinema ve Politika

    Karton Kapak
    Tiyatrodan romana, mimariden sinemaya toplumsal yapıyla, tarihsel koşullarla ya da çok daha kuşatıcı bir biçimde söylersek zamanın ruhuyla hemhal olmamış bir sanat eseri bulmak neredeyse imkansızdır. Politiklik ise zamanın ruhudur. Böyle bakıldığında herhangi bir sanat eserini ya da sinema filmini politikliğin inceleme alanının dışına taşımak oldukça zordur. Sinema belki de zamanın ruhunu yansıtan en etkili araçtır. Sinema en azından gerçekliğin yeniden üretiminde öbür sanat mecralarının çok ötesinde bir yetkinliğe sahip olması nedeniyle şu ya da bu biçimde yirminci yüzyılın arkeolojik bir yansıması olduğu kadar, bu yansımaya dair söylediği sözler nedeniyle politiktir ve biraz da bu nedenle neredeyse hermen her film, bu değerlendirmeyi hak etmektedir.
    14,79  TL17,00  TL
  • Yönetmen Sineması: Nuri Bilge Ceylan

    Yönetmen Sineması: Nuri Bilge Ceylan

    Karton Kapak
    Türk sinemasında 1990'larda başlayan dönüşümle beraber ortaya çıkan yeni kuşak yönetmenlerden biri de Nuri Bilge Ceylan'dır. Asıl olarak fotoğraf sanatı birikiminden gelen Ceylan, özellikle siyah-beyaz fotoğraf estetiğini içselleştirerek geliştirmiş, sinemasında da bu estetiği oldukça fazla kullanmıştır. Görüntülerin bir kısmında fotografik değer sinemasal olana üstün dahi gelir. Bir estetik kaygının sonucudur bu; kimi zaman renklerle bile oynanır ve duygu dünyasının titreşimleri imgenin tabiatını da belirler. Tematik olarak ise, üçlemede (Kasaba, Mayıs Sıkıntısı, Uzak) mevcut izlenimci ve durumcu bakış, sonrasında bir müdahaleyle varoluşsal olanın bıçak sırtına dönüşür ve bir yerde bir muamma olan insan doğasının peşine düşer.
    Temin Edilemiyor
  • Yönetmen Sineması: Zeki Demirkubuz

    Yönetmen Sineması: Zeki Demirkubuz

    Karton Kapak
    Yeni nesil Türk sinemacılarından Zeki Demirkubuz'un sinematografisi, kesif bir acı, hınç, mağlubiyet, daha az kesiflikte de kayıtsızlık, nihilizm ve arabesk-kitsch karışımı bir görünüm sunar. Yılmaz Güney-sonrası bir çizginin şekillendirdiği bu hissiyat, yönetmeni adeta pasif hırçın bir psikolojinin içine sürükler, felsefi manada kötü'nün dünyasının tasviri ve temsili adına gerçek hayatta bir varoluş oluşturmanın bununla yüzleşmeden geçtiğinin altını çizer. Sinemada varoluşçuluğu öne alarak ama buna Dostoyevskiyen-Marksist bir renk vermeyi deneyerek dramatize etmeye girişen yönetmen, kişi ve toplum diyalektiği veya uyuşumunda insanın başına gelen adeta değişmez kader gibi olayların toplumu şekillendirdiğini ve her katmanda sömürü etiğinin cari olduğunu savunur. Zeki Demirkubuz'la söyleşi: "Dostoyevski olmasaydı, edebiyat olmasaydı sinemacı olmazdım"
    Temin Edilemiyor