Dünya Kitapları

Yayınevi/Marka
2334 öğeden 1-16 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 146
  • Komünist Manifesto

    Karton Kapak
    Karl Marx ve Friedrich Engels’in, Komünistler Birliği’nin programı olarak kaleme aldıkları Komünist Manifesto, 1848 Şubat’ında, tüm Avrupa’nın devrimci ayaklanmalarla çalkalandığı bir dönemde, Londra’nın gösterişsiz bir basımevinde basıldı. Bilimsel sosyalizmin kitlesel siyaset sahnesine çıkışının ilk ciddi işareti olan Manifesto, yayınlandığı günden bu yana en çok okunan ve en çok tartışılan toplumsal ve siyasal metinlerden biri olmakla kalmadı, daha sonraki sosyalist ve komünist partilerin programlarının temelini oluşturdu, dünyanın değişmesinde ve milyonlarca insanın yaşamında belirleyici bir rol oynadı. Modern çağda başka hiçbir siyasal hareket, döneminin toplumsal, ekonomik ve sınıfsal koşullarını kavrayışındaki derinlik, çözümleyişindeki gözüpeklik ve üslubunun gücü bakımından, Manifesto’yla kıyaslanabilecek bir metin ortaya çıkaramadı. Bugün Marxçı hareketin temel belgesi ve devrimci bir klasik sayılan Komünist Manifesto’yu, Marx ve Engels’in daha sonraki basımlara yazdıkları önsözler eşliğinde, Celâl Üster ve Nur Deriş’in 1978’de yaptıkları çevirinin gözden geçirilmiş basımıyla ve Manifesto’nun Türkiye ve Türkçedeki serüvenine ışık tutan bir önsözle sunuyoruz.
    9,00  TL10,00  TL
  • Kayıp Sicil

    Karton Kapak
    Tarih: 27 Aralık 2012.İki yıl sonra evimde uyandım sabaha.Kütüphaneye girdim; polisler darmadağın etmişti.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili yazılmış kitapları bir araya getiriyordum; kitaplar tamamdı; ama ayrıca bir defter ile bir dosya olacaktı.Aradım... Aradım...Yok Bulamadım.İyi biliyorum, dosyanın üzerine "Erdoğan'ın Sicili" yazmıştım.Bulmalıydım; benim için çok önemliydi; bunca yılın emeği vardı.Gözüm gibi koruyordum.Evin her yerine baktım. Bulamadım.Dosya ve defter kayıptı...Sonra anladım;  dosyayı ve o defteri evden biri/birileri çaldı!Peki...Hırsız kimdi... Niye çalmıştı?Bilgileri-belgeleri ileride Erdoğan'a karşı kullanmak için alıp götürdüler dosyayı.17 Aralık Operasyonu başlayınca, bekledim; "bakalım bizim dosya ve defterden de bilgiler ortaya serilecek mi" diye!Cemaat/paralel yapı, o bilgileri Cumhurbaşkanlığı seçiminde mi kullanacaktı?"Çıkmasını hiç bekleme, otur yaz" dedim,Kayıp Sicil/Erdoğan'ın Çalınan Dosyası" kitabı böyle ortaya çıktı. -Soner Yalçın Mayıs-2014
    18,76  TL28,00  TL
  • Köstebek

    Karton Kapak
    "Başka Türkiye yok" diyerek yola çıkmış ve bunun bedelini canıyla ödemiş gerçek bir vatansever Necip Hablemitoğlu, "Köstebek" kitabında devlet kademelerindeki örgütlenmeleri, devletin nasıl ele geçirildiğini, devlet-paralel devlet çekişmelerini ve açacağı sonuçları kuşkuya yer bırakmadan belgelerle ispatlıyor. Yıl 2002. Dr. Necip Hablemitoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olma yolunda, devrimlerden dönüş sürecinin sancılarını yaşıyor..." diyerek endişelerini dile getiriyor, bulgularını ortaya koyuyor:"Yeni binyılın şeyhlerinin, dervişlerinin, müritlerinin amaçlarının da değiştiği gözlemleniyor. Artık amaç, bir şeriat devleti kurmak değil. Şeriat, iktidarı, parayı, her türlü gücü ele geçirmenin sadece simgesel, klişeleşmiş adı. Mürtecilik yani gericilik de artık salt dinsel anlamda kullanılmıyor.Bunlara karşı olmak, onaylamamak artık yetmiyor... Her gerçek kamu görevlisinin mağdur olma pahasına, elini taşın altına koyması; devletimizin, tam bağımsızlığımızın geleceği açısından insiyatif kullanırken canının yanmasını, bedel ödemesini göze alması gerekiyor.' İlk baskısı katledildikten 3 ay sonra yayınlanan bu kitabı okurken, Hablemitoğlu'nun yıllar önce bugünlere nasıl ışık tuttuğuna hayret edeceksiniz.
    16,00  TL20,00  TL
  • Küresel Hegemonya Savaşları

    Karton Kapak
    Türkiye'nin en büyük özel sektör sanayi kuruluşlarında 26 yıl süreyle finansman müdürü, genel müdür muavini ve genel müdür olarak görev yaptı. Halen İstanbul Aydın Üniversite-si'nde öğretim üyesi olup, İİBF-Uluslararası Ticaret Bölümü başkanıdır. Yazarın muhtelif gazete ve dergilerde yayımlanmış çok sayıda makalesi olup elinizdeki bu kitap Kurtoğlu'nun yayımlanan yedinci kitabıdır. Ağustos 2014'te Türkiye'de sinemalarda gösterime giren "Fırtınanın İçinde" yönetmen Steven Quale tarafından çekilen felaket filmlerinden biri. Filme göre "yaklaşan fırtına şu ana kadarkilerin en büyüğü olacak." Türkiyemiz'de hortum, fırtına kelimeleri yakın zamana kadar Türk insanı tarafından pek telaffuz edilmeyen ve Hollywood filmlerinde görülen yada TV'lerin daha çok Amerika ile alakalı haberlerinde yer alan hususlardı. Eskilerin, daha doğrusu Yörük - Türkmen Beğlerinin bildiği, zikrettiği fırtınalarda, kış mevsiminin "zemheri"sinde yaşanan genellikle 3 - 7 gün arasında süren "Kocakarı", "Çaylak", "Kozkavran" adıyla anılan soğuk kuzey rüzgarlarıydı. Ama günümüzde davulun sesi uzaktan gelmiyor. Artık Türkiye'de de hortumlar, mesela Ağustos 2014'de İstanbul'da olduğu gibi, yaşanıyor. Hemde ebemin zemherisinde değil Temmuz - Ağustos gibi yaz aylarında. Dahası yapılan araştırmalar gösteriyorki Türkiye 2030'lardan itibaren su sıkıntısı çekecek, 2040'larda ise vaziyet vahim. Anlaşılıyorki "Fırtınanın İçinde" adlı filmde göreceklerimiz yakın bir gelecekte hayatımıza o kadar uzak olmadığı gibi, fantastik bir eğlencelikte değil. Üstelik, Türkiye'nin başına, Dicle - Fırat gibi "sınır aşan sular" meselesinden, Büyük Ortadoğu Projesi / Yeni Dünya Düzeni bağlamında yeni belalar sarılmak isteniyor. Bu bağlamda ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 2012 ve Amerikan İstihbarat Konseyi'nin 2013 tarihinde yayımlanan raporlarında bölgede 2023'lü yıllarda "su savaşı" çıkabileceği!? ikazında bulunuyorlar. Dicle'nin suyu Tevrat, Fırat'ın suyu İncil - Vahiy'de, iki ırmağın doğduğu Anadolu - Türk yurdu ise Yeni Dünya Düzeni Kurulurken Son seferde feth edilecek EDOM toprakları. Bunu ben söylemiyorum. Yahudi dini inancının temellerinden biri olan KABALA söylüyor.
    21,32  TL26,00  TL
  • Feodal Toplumdan Yirminci Yüzyıla

    Karton Kapak
    Leo Huberman bu eser üstüne şöyle diyor: "Kitabın iki amacı var. Tarihi ekonomi teorisiyle ve ekonomi teorisini tarihle açıklamak. Bu düğümlenme önemli ve zorunludur. Ekonomik yanına gerekli ilgi gösterilmeyince tarih öğrenimi sakat kalır. Ekonomi teorisini de tarihi arka planından soyutlandığında anlamsızlaşır. ‘Sıkıcı bilim’, tarihi bir boşluk içinde öğretildiği ve incelendiği sürece sıkıcı kalacaktır." Okunduğunda görüleceği gibi, yazar sözünü ettiği amaçlara bütünüyle ulaşmıştır. İncelediği dönemin toplumsal ve ekonomik yapısı ile, bu temel üstünde gelişen fikir ve eylemler arasındaki ilişkileri böylesine ustalıkla ortaya koyan pek az çalışma vardır. İşte bu başarıdır ki, eldeki kitabın 1936’dan beri birçok dile çevrilerek her meslek ve eğitim düzeyinden yarım milyonun üzerinde okuyucu bulmasını ve aradan geçen yıllara rağmen özellikle azgelişmiş ülkelerde tekrar tekrar basılmasını sağlamıştır.
    23,06  TL26,50  TL
  • Oltadaki Balık Türkiye

    Karton Kapak
    "Devletimizin temelindeki ilk harç, bağımsızlık bilincidir. Bu bilinç nasıl yok edilmiş? İşte bunun yanıtlarını veriyor Emin Değer. Bu gerçekler sadece geçmiş olayları değil, ileride yaşayacağımız CIA damgalı oyunları da sergilemektedir." - Uğur Mumcu "Emin Değer'i CIA, Kontrgerilla ve Türkiye adlı kitabından hatırlayacaksınız. Yeni eseri Oltadaki Balık Türkiye, bir bataklığa saplanışın öyküsü. Büyük bir ilgiyle, ama yine de hüzünle okuyorsunuz. Çünkü Emin Değer, o hengâmede aymazlıkları, yer yer ihanetleri de sergiliyor. 'Bu kadarı da olmaz' diyorsunuz; olmuş ama!" - Server Tanilli "Türkiye nasıl 'oltadaki' oluyor? Bu ne biçim benzetmedir?.. Benzetme, kitabın yazarı Emin Değer'in değil, bütün dünyanın adını bildiği bir Amerikalı'nın, Nelson A. Rockefeller'ın... ABD Başkanı Eisenhower'a yazdığı bir mektupta Rockefeller, bu benzetmeye başvuruyor... Bilinçsizliğin kör güdüsünde benliğini dış güdüme teslim etmiş bir toplum düzeyindeyiz. İnanmayan, Oltadaki Balık Türkiye'yi okusun." - İlhan Selçuk "Emin Değer, Millî Savunma Bakanlığı Hukuk Danışmanlığı gibi yetkili koltuklardan yabancılarla olan ilişkilerimizi yakından izleyebilmiş ve bir Türk Subayı'na yaraşır biçimde tepki göstermesini bilmiştir." - Türkkaya Ataöv
    20,00  TL25,00  TL
  • Gül ve Haç Kardeşliği

    Karton Kapak
    Aytunç Altındal, Gül ve Haç Kardeşliği’nde Avrupa Birliği’nin Türkiye’de hiç bilinmeyen "Gnostik-Masonik" yüzü ve özünü anlatıyor. Bugünkü Avrupa Birliği’ni kuran fikirlerin hangi gizli örgütlerce ne zaman ve nasıl ortaya getirildiklerini, Avrupa Birliği’nde kullanılan sembollerin, örneğin 12 yıldızlı bayrağın gerçekte neyin sembolü olduğunu açıklıyor. ‘Göze görünmeden’ hayatlarımıza yön veren gizli kişileri, örgütleri ve bunların Türkiye bağlantılarını, ismen Gül ve Haç Kardeşliği’nde okuyacaksınız. "Avrupa’daki en esrarengiz örgüt ‘Gül ve Haç Kardeşiliği’, ‘Tapınak Şövalyeleri’ ve masonlar 18. Yüzyıllar bu yana ortak bir strateji izleyerek Avrupa Birliği’ni kurmaya çalışmaktadır. Son yüzyılda özellikle Avrupa siyasetinin ‘perde arkasındaki’ en güçlü temsilcileri bu üç gizli örgüttür."
    16,00  TL20,00  TL
  • Biz Osmanlı'ya Neden İsyan Ettik

    Karton Kapak
    "Arap İsyanı" yakın tarihimizin en önemli kırılma noktalarından biridir. Kurgulanmış tarihin toplumsal hafızamıza işlemeye çalıştığı "Arapların ihaneti" algısı, aslında bizim geçmişimizle kurduğumuz ilişkinin travmatik boyutunu sergiler. Osmanlı’nın parçalanış sürecinde Arapların kopuşu etrafında geliştirilen söylem, tarihi bir olgudan çok ideolojik bir tutumu yansıtır. Gerçekten Araplar Osmanlı’ya ihanet ettikler mi? Ya da isyan sadece bölgeye ilişkin sömürgeci amaçları olan büyük devletlerin kışkırtmasından mı ibaretti? Kesin olan şu ki, Arapların Osmanlı’dan kopuşu, ulus-devlet sürecinde Türk kimliğinin yeniden inşası amacına hizmet eden ideolojik bir söyleme dönüşmüştür. "Türklere ihanet" söyleminin Araplardaki karşılığı Arapları sömüren, İslam’a ihanet eden Türklere dönüşecektir. Aslında bu iki zıt söylem, Osmanlı bakiyesi Müslüman uluslarda inşa edilmeye çalışılan modern ulus kimliğinin ortak tarihi ve kültürel bağlamdan koparılarak "öteki" üzerinden tanımlanmasına hizmet etmiştir. Bu kitap, "Arap isyanı" olarak bilinen gelişmelerin en önemli aktörünün yaşadığı olayları anlatan belge niteliğinde bir hatırattır. İngiliz istihbaratının marifetiyle Hicaz’da başlatılan isyanın nasıl gerçekleştiği anlatılırken aynı zamanda bu hareketi meşrulaştırma çabalarının nelere yaslandığını da okuyabiliyoruz. Bu eser, sembolik olarak başlatılan ve İngiliz politikasının uzantısı olan isyan hareketinin baş aktörü durumundaki bir ismin gözlemlerine, niyetlerine ve en önemlisi bu hareketin dayandırıldığı siyasi ve kültürel gerekçelere aşina olmak isteyenlerin göz ardı edemeyecekleri bir metin. Şerif Hüseyin’in İttihatçılarla ilişkisi ve İngiliz yetkilileriyle isyandan çok öncelere dayanan teması yakın tarihe ışık tutacak nitelikte.
    14,60  TL20,00  TL
  • Batıya Yön Veren Metinler 2

    Karton Kapak
    On altıncı yüzyılın son çeyreğinden itibaren alınan yenilgiler, kaybedilen topraklar, başta Osmanlı İmparatorluğu olmak üzere, Müslüman ülkelerin aydınlarını Batı karşısında içine düştükleri güçsüzlükten kurtulmaya yönelik arayışlara sevk eder. Bu çerçevede geliştirilen muhtelif tezlerin önde geleni, sorunun bizzat İslam dininin vazettiği temel değerler ile Peygamber ve sahabelerin uygulamalarından kaynaklandığı şeklindedir. Buna göre, İslam dünyasının Batılı devletlere yenik düşmesinin başlıca nedeni, kapitalizmin gelişmesi için gerekli olan risk üstlenebilen işadamı tipolojisini üretebilecek kültürel altyapının gelişmemiş olmasıdır. Ernest Renan ve Lord Cromer gibi ilk dönem oryantalistlere ve “Batılılaştırmacı” aydınlara göre, bilim, felsefe ve teknolojide geri kalmışlığının başlıca nedeni, İslam dininin özgür araştırmaya karşı ve engelleyici olmasıdır. Bu söylem, Müslümanların başından itibaren bilime ve felsefeye karşı düşmanca bir tavır sergilemiş olduklarını iddia eder. Oryantalist değerlendirmelere cevaben Cemaleddin Afgani’den, Namık Kemal’e kadar çok sayıda Müslüman entelektüel tarafından kaleme alınan “apoloji” tarzındaki müdafaanameler, projektörlerini doğrudan İslam dini üzerine yöneltirken, Batı zihniyetinin gerçeğinin aydınlatılmasında yetersiz kalınmış, rekabeti hakkıyla değerlendirmek yolunda tatminkâr sonuçlara ulaşılamamıştır. Buna karşın 1570-1815 yılları arasında Yahudi-Hıristiyan, Yakın Doğu ve Yunan-Roma geleneklerinin sorgulanmasıyla başlayan entelektüel çıkışlar, “bilginin yeniden tanımlanması” olarak ifade edilen büyük düşünce devrimiyle sonuçlanır. Thomas Hobbes’dan Spinoza’ya, William Shakespeare’den Karl Marx’a kadar adlarını dünya düşünce tarihine kazımış olan düşünürler, Avro-Amerikan toplumu İS Üçüncü yüzyılda yazan Cyprian’ın tanıyamayacağı bir biçimde değiştireceklerdir. Batı’ya Yön Veren Metinler’in ikinci cildi, ilk sömürgecilik girişimlerinin gözlendiği 1570’lerden, kuantum kuramının babası 1858 doğumlu Alman fizikçi Max Planck’ın bilimsel otobiyografisine kadar, Batı medeniyetini tanıma yolunda yüzlerce yıldır entelektüel dağarcığımıza katmayı ihmal ettiğimiz metinleri sunmaktadır. Söz konusu bu metinlere aşinalık geliştirmenin okurdan özel bir sabır, sebat ve gayret talep edeceklerini teslim etmekle birlikte, Batı’ya Yön Veren Metinler’in katılınması gereken müthiş bir serüven olduğu da kuşkusuzdur.
    24,00  TL30,00  TL
  • Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması

    Karton Kapak
    'Türkiye'de sağ sol, sol da sağdır. Türkiye'nin "solcuları" gericidir. Türkiye'nin ilericileri "sağ" cenahta görülen geniş İslamcı halk kitleleridir.' İlk kez yayınlandığı 1969 yılında bütün siyasi kavramları altüst eden ve şok etkisi yaratan Düzenin Yabancılaşması, ilerici-gerici, sağ-sol denkleminin yerlerini değiştirmişti. İdris Küçükömer'e göre Türkiye'nin solcuları gericiydi ve halkı yönetilecek koyun olarak görüyordu. Türkiye'nin ilericileri ise sağ cenahta görülen muhafazakâr, geniş İslamcı halk kitleleriydi. Küçükömer dönemin aydınlarının aksine 1960 anayasasını ve Milli Güvenlik Kurulu'nu antidemokratik buluyordu. Kurtuluş Savaşı antiemperyalist değildi, sadece bir Türk-Yunan savaşıydı. Kimsenin söylemeye bile cesaret edemediği fikirlerinden dolayı İdris Küçükömer maalesef büyük bir ambargoya maruz kaldı, yok sayıldı. Aradan geçen 40 yıla rağmen fikirleri hâlâ ilk günkü tazeliğini koruyan ve tartışılan Küçükömer ciddi bir övgüyü hak ediyor. Düzenin Yabancılaşması Türkiye'nin meselelerine kafa yoran herkesin okuması ve üzerinde düşünmesi gereken bir başyapıt.
    12,06  TL18,00  TL
  • İstihbarat Örgütleri

    Karton Kapak
    İstihbarat insanlığın ilk günlerden bu yana insanın en vazgeçilmez eylemlerinden birisi olduğu gibi, ilkel toplumdan modern devlet yapılarına kadar örgütlü toplumların en önemli faaliyet alanlarından birisi olmuştur.   İstihbarat örgütleri, modern toplumlarda istihbaratın temel araçları olarak çok etkin bir konuma sahiptir. İstihbaratı, istihbarat örgütlerini anlamadan anlamak mümkün değildir. Ne yazık ki Türkçede yabancı istihbarat örgütleri ile ilgili çalışmaların sayısı da azdır. Bu çalışma biraz da bu eksiği gidermek üzere tasarlanmıştır. Kitap bazı önemli yabancı istihbarat servisleri ile ilgili temel verileri ortaya koymayı hedeflemektedir.   Bu çerçevede kitapta Amerikan, Rus, İngiliz, Alman, Çin, İsrail ve İran istihbaratı aşağıdaki başlıklar altında incelenmektedir.   • İstihbarat örgütlerinin kısa tarihi • Ülke bazında İstihbarat kültürleri • Örgütlerin kurumsal yapıları • İstihbarat örgütlerinin başarılı ve başarısız önemli operasyonlarından örnekler • İncelenen örgütün ilgi alanları ve konuları • Bu örgütlerin Türkiye’ye yönelik gerçekleştirdikleri operasyonlar
    13,60  TL16,00  TL
  • İslamsız Dünya

    Karton Kapak
    Eğer İslam dini olmasaydı dünya nasıl bir yer olurdu? Bazılarına göre bu cevabı çok basit bir soru. Medeniyetler çatışması olmazdı, cihat olmazdı, teröristler olmazdı. Graham E. Fuller ise tam aksini iddia ediyor. İslamsız Dünya’da Fuller tarihten dine, jeo-politikten siyasete kadar aydınlatıcı ve bilgilendirici bir yolculukla bugünkü uluslararası sorunların merkezinde İslam dini olup olmadığını sorguluyor. Fuller İslam’ın doğuşundan Roma’nın yıkılışına, Osmanlı İmparatorluğu’nun yükselişinden çöküşüne kadar olan dönemi ince bir üslupla anlatıyor. Terörizmin kökenlerini, İsrail’deki çatışmayı, anti - emperyal mücadeleyi destekleme ve harekete geçirmede İslam’ın rolünü inceliyor ve analiz ediyor. Provakatif bir şekilde birçok politikacının, düşünürün, ilahiyatçının ve askerin aksine İslamsız Dünya’nın bugünkü dünyadan çok da farklı olmayacağını, hatta daha kötü olacağını iddia ediyor. Etkileyici ayrıntılar ve muazzam analizlerle İslamsız Dünya Batı’nın İslam’la olan ilişkilerini yeniden tartışmaya açıyor. "Mutlaka Okunması Gereken Bir Çalışma. Graham Fuller’in İslamsız Dünya kitabı küresel Müslüman politikalar hakkında en yetkin bilgiye sahip bir uzmanın yazdığı bilgi turu. Fuller’in ustalık derecesindeki bu kitabı İslam’ın yükselişinden itibaren Müslüman - Batı ilişkilerinin karakterini analiz ediyor. Ayrıca medeniyetler çatışmasından terörizmin kökenlerine, Filistin - İsrail çatışmasının öneminden ABD dış politikasına kadar temel meselelere önemli ve değişik katkılar sağlıyor."
    18,42  TL27,50  TL
  • Barışa Son Veren Barış

    Karton Kapak
    Modern Ortadoğu Nasıl Yaratıldı? 1914-1922 Ortadoğu; büyük olayların sahnesi. Mısır’dan Afganistan’a, İran’dan Umman Denizi’ne yayılan bu alan, doğumuna tanıklık ettiği dinlerin, değişik milliyetlerin ve farklı ideolojilerin çatışması için bile yeterince geniş değilken, en başta bağrındaki petrol nedeniyle yüz yıldır büyük devletlerin de çekiştiği coğrafya durumunda. 11 Eylül’ün ardından ABD’nin Afganistan ve Irak’a müdahalesiyle yeniden ivme kazanan olayların seyri ABD’nin kendisi için bile bir muamma. Savaş rüzgarının kaldırdığı tozun görüşü sınırladığı bu dönemde olayları ve nedenleri anlamak için belki de biraz gerilere gitmek gerekiyor. Barışa Son Veren Barış, Birinci Savaş ve sonraki ilk yıllarda (1914-1922) dünyadaki güç dengelerinin panoramasını oluştururken, özellikle de gizemli Doğu’da büyük devletlerin yöneticilerinin masa başında bugünkü Ortadoğu’nun haritasını nasıl yeniden şekillendirdiğini anlatıyor. Açılan en yeni arşivlerle geliştirilen bu çalışma bu dönemi ve bölgeyi inceleyen en kapsamlı çalışma olma niteliğini taşıyor. Anlatılan büyük olayları büyük tarihi kişilikleri de karşımızda buluyoruz: Lloyd George, Winston Churchill, Woodrow Wilson, Kitchener, Lenin, Stalin, Mussolini ve Atatürk’ü olayların içindeki yerlerinde okurken Arabistanlı Lawrence’ın gerçekte kim olduğunu ve kendisine atfedilen işlerin ne kadarını gerçekleştirdiğini öğreniyoruz. Kitap, insanlık tarihinin en yoğun dönemlerinden birini gözlerimizin önüne sererken, Ortadoğu’da bugün olanları anlamak için gerekli tarihsel argümanları da veriyor.
    32,00  TL40,00  TL
  • Siyasetin Sosyolojisi

    Karton Kapak
    "Prof. Dr. Nur Vergin'İn tekrar gözden geçirerek yenilediği Siyasetin Sosyolojisi - Kavramlar, Tanımlar, Yaklaşımlar... İktidar, meşruluk, siyasal sistem nedir? Toplum seçkinlerinin iktidarı mı, otoritesi mi var? Siyasette dost-düşman ayırımı ne anlama geliyor? Kültür siyaseti belirler mi? Demokratik meşruluk modern devletin olmazsa olmaz niteliği midir? Machiavelli'den Althusser'e, Gramsci'den Foucault'ya, Marx'tan Weber'e, Habermas'tan Nietzsche'ye kadar uzanan kavramların serüveni... Aydınlanma felsefesi ile modernitenin hikâyesi. Bir muhalif akım olarak postmodernizm ve kimlik politikaları... Kitap Siyaset Sosyolojisi dersini veren birçok akademide ders kitabı olarak okutuldu ve gerek öğrencilerden gerekse öğretmenlerden tam not aldı. Akademik çevrenin yanı sıra kitap, siyaset ile sosyolojiyi ve aralarındaki çetrefil ilişkiyi merak edenler tarafından da ilgiyle karşılandı. Günümüz siyasetini anlamamız, yaşadığımız siyasi olaylara anlam verebilmemiz için bir anahtar. Her gün sokakta, işyerinde, evimizde duyduğumuz siyaset kavramlarına berraklık kazandıran bir çalışma."
    21,75  TL25,00  TL
  • Küresel Siyaset

    Karton Kapak
    Harika bir kitap. Keyifle okunan, oldukça geniş kapsamlı ve gerçek anlamda küresel perspektifiyle Heywood’un kitabı kesinlikle piyasadaki en iyisi. -Nick Bisley, La Trobe Üniversitesi, Avustralya- Uluslararası boyutu ihmal etmeden gerçek anlamda küresel olan bir eser. Kapsamlı, teorik açıdan sağlam zemine oturtulmuş ve etkileyici bir şekilde bütünleştirilmiş olan Heywood’un oldukça dikkatli ve açık dille yazılmış yeni kitabı, uluslararası ilişkilerin öğretilme şeklini değiştirme potansiyeline sâhiptir. -Terry Nardin, Singapur Ulusal Üniversitesi, Singapur- Gerçek anlamda günümüz için hazırlanmış harika bir eser...Uluslararası ilişkiler teorisinin büyük geleneklerini çok-disiplinli bir yaklaşımla, alışık olmadık bir şekilde birleştirmiş olması, öğrencilere, 21. yüzyıl dünyasını şekillendiren karmaşık güçleri anlamalarını sağlayacak araçlar sunmaktadır. -Tony McGrew, Strathclyde Üniversitesi, İngiltere- Bu anlaşılır ve kapsamlı kitap, geniş bir yelpazedeki temel kavramları ortaya koymakta ve yine geniş bir yelpazede yer alan analitik yaklaşımların çağdaş küresel meselelere nasıl ışık tuttuğunu göstermektedir. -Peter J. Katzenstein, Cornell Üniversitesi, Amerikan Siyaset Bilimi Topluluğunun eski başkanı, ABD- ... [E]n kapsamlı, teorik ve tarihî olarak en bilgi verici kitap huzurlarınızda -Jacqui True, Auckland Üniversitesi, Yeni Zelanda- Küresel Siyaset kitabı bir kez daha göstermektedir ki, Heywood giriş niteliğindeki kitapların üstadıdır. -Richhard Stubbs, McMaster Üniversitesi, Kanada- Küresel Siyaset, çağdaş uluslararası ilişkiler teorisi ve pratiğine sistematik ve bütünlüklü yaklaşan bir giriş kitabıdır. Mükemmel bir berraklıkla yazılmış ve fevkalede geniş bir perspektiften yararlanan kitabın her bir bölümü öğrenmeyi destekleyecek ve çalışmaya yardımcı olacak birçok yenilikçi özellik içermektedir. Küresel siyasetteki fiilî durumlara odaklanan uygulamadaki küresel politika kutuları, dünya meselelerindeki başlıca olayları aydınlatmak için manşetlerin ardına bakmaktadır. Küresel Aktör kutuları, Google’dan G-20’ye kadar, dünya sahnesindeki kilit oyuncuların doğası ve önemine yoğunlaşmaktadır. Farklı teorik yaklaşımlar ve merkezî tartışma konuları hakkındaki özetler, eleştirel düşünmeyi teşvik etmektedir. Etkili teorisyenlerin biyografi ve fotoğrafları, meseleleri, fikirler kadar şekillendiren kişileri de tanıtmaktadır.
    37,20  TL40,00  TL