Avrupa Kitapları

Yayınevi/Marka
685 öğeden 1-16 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 43
  • Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması

    Karton Kapak
    'Türkiye'de sağ sol, sol da sağdır. Türkiye'nin "solcuları" gericidir. Türkiye'nin ilericileri "sağ" cenahta görülen geniş İslamcı halk kitleleridir.' İlk kez yayınlandığı 1969 yılında bütün siyasi kavramları altüst eden ve şok etkisi yaratan Düzenin Yabancılaşması, ilerici-gerici, sağ-sol denkleminin yerlerini değiştirmişti. İdris Küçükömer'e göre Türkiye'nin solcuları gericiydi ve halkı yönetilecek koyun olarak görüyordu. Türkiye'nin ilericileri ise sağ cenahta görülen muhafazakâr, geniş İslamcı halk kitleleriydi. Küçükömer dönemin aydınlarının aksine 1960 anayasasını ve Milli Güvenlik Kurulu'nu antidemokratik buluyordu. Kurtuluş Savaşı antiemperyalist değildi, sadece bir Türk-Yunan savaşıydı. Kimsenin söylemeye bile cesaret edemediği fikirlerinden dolayı İdris Küçükömer maalesef büyük bir ambargoya maruz kaldı, yok sayıldı. Aradan geçen 40 yıla rağmen fikirleri hâlâ ilk günkü tazeliğini koruyan ve tartışılan Küçükömer ciddi bir övgüyü hak ediyor. Düzenin Yabancılaşması Türkiye'nin meselelerine kafa yoran herkesin okuması ve üzerinde düşünmesi gereken bir başyapıt.
    12,06  TL18,00  TL
  • Barışa Son Veren Barış

    Karton Kapak
    Modern Ortadoğu Nasıl Yaratıldı? 1914-1922 Ortadoğu; büyük olayların sahnesi. Mısır’dan Afganistan’a, İran’dan Umman Denizi’ne yayılan bu alan, doğumuna tanıklık ettiği dinlerin, değişik milliyetlerin ve farklı ideolojilerin çatışması için bile yeterince geniş değilken, en başta bağrındaki petrol nedeniyle yüz yıldır büyük devletlerin de çekiştiği coğrafya durumunda. 11 Eylül’ün ardından ABD’nin Afganistan ve Irak’a müdahalesiyle yeniden ivme kazanan olayların seyri ABD’nin kendisi için bile bir muamma. Savaş rüzgarının kaldırdığı tozun görüşü sınırladığı bu dönemde olayları ve nedenleri anlamak için belki de biraz gerilere gitmek gerekiyor. Barışa Son Veren Barış, Birinci Savaş ve sonraki ilk yıllarda (1914-1922) dünyadaki güç dengelerinin panoramasını oluştururken, özellikle de gizemli Doğu’da büyük devletlerin yöneticilerinin masa başında bugünkü Ortadoğu’nun haritasını nasıl yeniden şekillendirdiğini anlatıyor. Açılan en yeni arşivlerle geliştirilen bu çalışma bu dönemi ve bölgeyi inceleyen en kapsamlı çalışma olma niteliğini taşıyor. Anlatılan büyük olayları büyük tarihi kişilikleri de karşımızda buluyoruz: Lloyd George, Winston Churchill, Woodrow Wilson, Kitchener, Lenin, Stalin, Mussolini ve Atatürk’ü olayların içindeki yerlerinde okurken Arabistanlı Lawrence’ın gerçekte kim olduğunu ve kendisine atfedilen işlerin ne kadarını gerçekleştirdiğini öğreniyoruz. Kitap, insanlık tarihinin en yoğun dönemlerinden birini gözlerimizin önüne sererken, Ortadoğu’da bugün olanları anlamak için gerekli tarihsel argümanları da veriyor.
    32,00  TL40,00  TL
  • Küresel Siyaset

    Karton Kapak
    Harika bir kitap. Keyifle okunan, oldukça geniş kapsamlı ve gerçek anlamda küresel perspektifiyle Heywood’un kitabı kesinlikle piyasadaki en iyisi. -Nick Bisley, La Trobe Üniversitesi, Avustralya- Uluslararası boyutu ihmal etmeden gerçek anlamda küresel olan bir eser. Kapsamlı, teorik açıdan sağlam zemine oturtulmuş ve etkileyici bir şekilde bütünleştirilmiş olan Heywood’un oldukça dikkatli ve açık dille yazılmış yeni kitabı, uluslararası ilişkilerin öğretilme şeklini değiştirme potansiyeline sâhiptir. -Terry Nardin, Singapur Ulusal Üniversitesi, Singapur- Gerçek anlamda günümüz için hazırlanmış harika bir eser...Uluslararası ilişkiler teorisinin büyük geleneklerini çok-disiplinli bir yaklaşımla, alışık olmadık bir şekilde birleştirmiş olması, öğrencilere, 21. yüzyıl dünyasını şekillendiren karmaşık güçleri anlamalarını sağlayacak araçlar sunmaktadır. -Tony McGrew, Strathclyde Üniversitesi, İngiltere- Bu anlaşılır ve kapsamlı kitap, geniş bir yelpazedeki temel kavramları ortaya koymakta ve yine geniş bir yelpazede yer alan analitik yaklaşımların çağdaş küresel meselelere nasıl ışık tuttuğunu göstermektedir. -Peter J. Katzenstein, Cornell Üniversitesi, Amerikan Siyaset Bilimi Topluluğunun eski başkanı, ABD- ... [E]n kapsamlı, teorik ve tarihî olarak en bilgi verici kitap huzurlarınızda -Jacqui True, Auckland Üniversitesi, Yeni Zelanda- Küresel Siyaset kitabı bir kez daha göstermektedir ki, Heywood giriş niteliğindeki kitapların üstadıdır. -Richhard Stubbs, McMaster Üniversitesi, Kanada- Küresel Siyaset, çağdaş uluslararası ilişkiler teorisi ve pratiğine sistematik ve bütünlüklü yaklaşan bir giriş kitabıdır. Mükemmel bir berraklıkla yazılmış ve fevkalede geniş bir perspektiften yararlanan kitabın her bir bölümü öğrenmeyi destekleyecek ve çalışmaya yardımcı olacak birçok yenilikçi özellik içermektedir. Küresel siyasetteki fiilî durumlara odaklanan uygulamadaki küresel politika kutuları, dünya meselelerindeki başlıca olayları aydınlatmak için manşetlerin ardına bakmaktadır. Küresel Aktör kutuları, Google’dan G-20’ye kadar, dünya sahnesindeki kilit oyuncuların doğası ve önemine yoğunlaşmaktadır. Farklı teorik yaklaşımlar ve merkezî tartışma konuları hakkındaki özetler, eleştirel düşünmeyi teşvik etmektedir. Etkili teorisyenlerin biyografi ve fotoğrafları, meseleleri, fikirler kadar şekillendiren kişileri de tanıtmaktadır.
    37,20  TL40,00  TL
  • Büyük Satranç Tahtası Amerika’nın Küresel Üstünlüğü ve Bunun Jeostratejik Gereklilikleri

    Karton Kapak
    "Büyük Satranç Tahtası'nı uzun zamandır bekliyorduk : Amerika'nın Soğuk Savaş sonrasındaki dünyada stratejik çıkarlarını kusursuzca açıklayan keskin bakışlı, sağlam görüşlü bir kitap. Tarihi, coğrafi ve siyasi tahlillerin muhteşem sentezi. -Samuel P.Huntington, Harvard Üniversitesi
    18,48  TL24,00  TL
  • Medya Gerçeği

    Karton Kapak
    Yıllar önce, zavallı bir kuşun petrole bulanmış, çaresiz görüntüsü karşısında dehşete kapılıp lanetler yağdıracak kadar hassas olduğumuz günlerde, çoğu kadın ve çocuk, 100 bine yakın insanın gökyüzünden yağan bombalar altında ölümünü, sıcak odalarımızda kahvemizi yudumlayıp koltuğa yayılırken, havai fişek gösterileri gibi izlemiştik. Anlaşılan, kıyamet habercilerinden Guy Debord’un 1968’lerde öngördüğü "Gösteri Toplumu" gerçekleşmişti. Bundan tam on yıl sonra da, tüm dünya nefesini tutup o müthiş 11 Eylül saldırısını izledi. Gösteri mekânı bu defa dünyanın en büyük ticaret ve finans merkeziydi. Hemen ardından ABD’nin bir "cezalandırma eylemi" olarak giriştiği Afganistan operasyonu, Ariel Şaron’un bütün pervasızlığıyla Filistin şehirlerini yakıp yıkması ve Arafat’ı kuşatma altında tutmasının yanında, yalnız kovboyun dünyaya inat "muhtemel Irak operasyonu" o günlere hem ne kadar uzak, hem de ne kadar yakın olduğumuzu gösterdi. Bu süreç içinde, medyanın "rızanın üretilmesi"ndeki ve "güdümlü gerçeklik yaratılması"ndaki rolü hiç değişmedi. Medya daha incelikli yöntemlerle düşmanları şeytantırırken, yandaşlarını melekleştirmekten vazgeçmedi. Medyanın sermaye ve iktidarla ilişkisi her geçen gün tarafların meşruiyetini daha çok kemiren bir sorun olarak ortaya çıktı. Buna bağlı olarak, etik kavramı her zamankinden daha çok medyayla ilişkilendirilerek tartışılırdı. İşte, dünyaca tanınmış dilbilimci ve müzmin muhalif Noam Chomsky, Medya Gerçeği adıyla yayımladığımız bu kitabında, medyanın hükümet, sermaye ve elit kesimlerle sıkı fıkı bağları ve çıkar ilişkileri temelinde işleyiş mekanizmasını, özellikle Ortadoğu, Filistin ve Nikaragua'dan zengin örnekler sunarak, çok çarpıcı bir biçimde gözler önüne sermektedir.
    17,60  TL22,00  TL
  • Karakter Aşınması

    Karton Kapak
    Yeni ekonomik düzenin büyülü sözcüğü “değişim”in doğası nedir; insanlara nasıl yansıyor? Her zaman kısa vadeye endeksli bir ekonomide kişi nasıl kalıcı değer ve hedeflere sahip olabilir? Her an parçalanan veya sürekli yeniden yapılanan kurumlarda, kişi kendi kimliğini ve yaşam öyküsünü nasıl oluşturabilir? Küreselleşme olgusunu makro düzeyde inceleyen birçok kitap yayımlandığı halde, bu sürecin mikro düzeyi, insan karakteri üzerindeki etkileri pek az incelendi. Richard Sennett, Karakter Aşınması’nda bunu yapıyor. Ona göre sermayenin, günümüz ekonomisinin bütün dünyaya yayılmış dalgalı denizlerinde “hızlı kâr”ın dışında başka bir amacı yok; şirketlerini piyasadaki anlık değişimlere müdahale edecek biçimde esnekleştirip, yeniden yapılandırıyor. Kişilerden sürekli kendisini yenilemesini, seyyar olmasını, risk almasını, rekabet becerisini geliştirerek yırtıcı bir karakter edinmesini, takım çalışmasında uyumlu olmasını bekliyor. Ancak eski kapitalizmin rutin ve monoton yapısına karşı savunulan bu politikaya yakından bakıldığı zaman, sadece eski iktidar yapılarının rengini değiştirdiği görülüyor. Çalışanlar için esnekliğin anlamı ise yaşam boyu iş güvencesinin yok olması; sürekli iş ve şehir değiştirerek yön duygusunu yitirmek; istikrarlı işlerin yerini geçici projelere bırakması ve bir işten diğerine, dünden yarına sürüklenen yaşam parçacıklarından beslenen, rekabetin körüklediği “güvensizlik” ve “kayıtsızlık” duygusu... Ve bir de karakter aşınması... Oysa insan karakteri, duygusal deneyimlerimizin uzun vadeli olması ve başkalarıyla girdiğimiz ilişkilere yüklediğimiz etik değerler üzerinden gelişir. Karakter, içsel bütünlük, ilişkilerde karşılıklı bağlılık ve uzun vadeli bir hedef için çaba harcamak biçiminde kendini gösterir. Yeni kapitalizm ise güvenmeyi, bağlanmayı ve uzun vadeli planlar yapmayı kârlı bulmaz, reddeder. Sennett Karakter Aşınması’nda gelişmiş bilgisayarlarla üretilen ekmeğin kalitesinden çok, ekmeği yiyenlerin hayatına bakıyor ve soruyor: “Bu sistem insanın yaşamına değer ve anlam katıyor mu?” Ve ekliyor: “Değişim, kitlesel ayaklanmalarda değil, ihtiyaçlarını birbirleriyle paylaşan insanların arasında, toprakta yeşerir. İnsanları birbirleri için kaygılanmaz hale getiren bir rejimin, meşruiyetini uzun süre koruyamayacağından eminim”. “Sennett ikna edici bir biçimde, işçilerin gittikçe daha fazla yaşadığı güvensizliğin ahlaki bir kimliğin oluşmasını imkânsız kıldığını savunuyor... Karakter Aşınması keskin ampirik gözlemin ve yoğun etik tartışmaların mükemmel bir sentezi”. Richard Rorty, Stanford Üniversitesi. “Sennett’in, okurun içine işleyen çarpıcı kitabı esnek ve istikrarsız istihdama geçişi ele alıyor... Yazar, şirketlerin ambalajlarının şıklaşırken hainleşmesi meselesini değerlendirmemizi istiyor”. Robert M. Solow, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü
    12,18  TL14,00  TL
  • Petrol Fırtınası

    Karton Kapak
    Tarih: 22.12.1973… Raif Karadağ, dünya petrollerinin şifrelerini otuz yıl süren titiz araştırmalarıyla ortaya koymuş hatta petrol için insafsızca kan akıtan emperyalist bazı ülkelerin gizli planlarını Türkiye’de dönemin cumhurbaşkanına ülke menfaatleri açısından sunmak istemişti. Hazırladığı bu raporda Türkiye’nin elindeki milli servet petrolleri hakkında da oldukça gizli bir takım bulgulara ulaştığı biliniyordu. Ancak; hazırladığı raporu, dönemin cumhurbaşkanına sunmak için Ankara’ya gittiğinde bir gece öncesinde, son derece sıhhatli bir şekilde kaldığı otel odasında esrarengiz bir şekilde ölü olarak bulundu…
    17,75  TL25,00  TL
  • Küreselleşme ve Ulus-Devlet

    Karton Kapak
    Son yirmi beş yıldır artan bir ivmeyle dünya ekonomisini biçimlendiren “küreselleşme”, yaratmış olduğu yeni ilişkiler ve krizlerle dünya ekonomi gündeminin başına geçti. Prof. Dr. Gülten Kazgan, bu kitabında “ulus-devlet”le boy ölçüşen, kazandırdıkları ve kaybettirdikleriyle, dünya ekonomik düzeninin çerçevesini değiştiren “küreselleşme” gerçeğinin muhasebesini yapıyor. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler, yeni “bilgi çağı” insanı, insan emeği ve bu emeğin değerindeki değişim, yaşanmakta olan Kuzey-Güney çelişkisi, bunun yarattığı adaletsizlikler, sivil toplum ve uluslararası örgütlenmeler ile çokuluslu şirketlerin satranç tahtasını andıran yeni ilişkiler ağındaki rolleri, Küreselleşme ve Ulus Devlet’teki “küreselleşme” tartışmasının arka planını oluşturuyor. Bu eserin gözden geçirilmiş ve genişletilmiş altıncı baskısında Prof. Dr. Gülten Kazgan, küreselleşmenin vardığı yeni evrede dünyada ortaya çıkan yeni aktörler ve yeni krizler üzerinde duruyor, 2000-2001 krizini izleyen görece refah dönemi ve 2007’de başlayıp dünyaya yayılan krizi tartışıyor. 2010-2025 yılları arasında yeni ekonomik düzende beklenen dönüşümleri, küreselleşmenin yarınını ele alırken 2025’te tek kutuplu dünyadan çok kutuplu dünyaya geçişin neler getireceğini irdeliyor. İçinde yaşadığımız ekonomik krizin neoliberalizmin krizi olduğunu vurgulayan bu kitabın temel tezi, neoliberalizmin sonunun geldiği, dünyanın çok kutuplu farklı bir evreye hazırlanmakta olduğudur.
    27,84  TL32,00  TL
  • Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti

    Karton Kapak
    Edebi kişiliğinin yanı sıra, Müslümanca düşünmek ve yaşamak meselesi etrafındaki özgün yaklaşımlarıyla da tanınan Özdenören bu kitapta demokrasi, küreselleşme, yeni dünya düzeni, liberalizm, insan hakları ve laiklik kavramlarının Müslümanca bir eleştirisini yapıyor. Ülkemizin tartışma gündemini çeşitli dayatmalarla işgal eden bu kavramlar karşısında İslami düşünüş gereken fikri ve ahlaki tavrı ortaya koyan yazar, kitabı boyunca ısrarla "yükselen değerlerin" sefaletini vurguluyor.
    11,90  TL14,00  TL
  • Gelecek 100 Yıl

    Karton Kapak
    GELECEK 100 YIL 21. YÜZYIL İÇİN ÖNGÖRÜLER George Friedman'ın Bütün Dünyanın Gündemine Bomba Gibi Düşen Kitabı Türkçe'de… Dünya Nereye Doğru Gidecek? 2020: Rusya çökecek. Türkiye en büyük 10'uncu ekonomi olacak. Çin büyük bir kriz yaşayarak dağılacak. 2030:Dünya ABD kaynaklı büyük ekonomik krizle yeniden sarsılacak 2040: Türkiye; Ortadoğu, Orta Asya ve Balkanları hakimiyeti altına alarak dev bir ülke olacak. Bölgesinde askeri müdahaleler yapacak. ABD-TÜRKİYE arasındaki gerilim artacak 2050: Türkiye, ABD, Polonya ve Japonya arasında 3. Dünya Savaşı çıkacak. 50.000 kişi ölecek. 2060: Enerji Devrimi Gerçekleşecek. 2080: Petrol rezervleri bitecek, yerine uzay temelli enerjiler dünyada kullanılmaya başlayacak. 2100: Meksika ABD'ye savaş açacak. - NATO bitecek. Avrupa'daki Almanya Fransa ittifakı çökecek. Avrupa Birliği bitecek, hakimiyet Polonya'ya geçecek. - Türkiye; Ortadoğu, Orta Asya ve Balkanları hakimiyeti altına alarak dev bir ülke olacak. - Başkent Ankara'dan İstanbul'a taşınacak. - Karadeniz ve Akdeniz artık bir Türk gölü haline gelecek. - Neo Osmanlı senaryosu gerçek olacak. Türkiye Osmanlının sahip olduğu topraklara yeniden hükmedecek -Dünyadaki herkes Türkçe, Japonca, Polonya ve Meksika dillerini öğrenecek. BUNDAN SONRA DÜNYADA HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK. BÜTÜN DENGELER ALT ÜST OLACAK VE YENİ BİR DÜNYA DÜZENİ KURULACAK. George Friedman uzun zamandır beklenen ve provokatif Gelecek 100 Yıl kitabında keskin sezgisi ve akıllıca analizleri ile dünyada gelecekte bizi nelerin beklediğinin büyülü bir tablosunu sunuyor.
    20,00  TL25,00  TL
  • Küreselleşme Sürecinde Türkiye Ekonomisi

    Karton Kapak
    Türkiye ekonomisi son otuz yıl boyunca sürekli bir kriz süreci içinde yaşamakta ve 1990’lardan itibaren "isitikrarsızlık-kriz-büyüme-istikrarsızlık" sarmalında bir kısır döngü içine itilmiş görülmektedir. Türk iktisat yazınında yapılan tartışmalar krizin ana nedenini genellikle sadece bir "kamu maliyesi" sorunu olarak görmekte ve krizi doğrudan doğruya kamu ekonomisinin "büyüklüğüne" ve "beceriksizliğine" bağlamaktadır. Ancak bu tür açıklamalar krizin tarihsel gelişimini Türk sosyo-ekonomik yaşamından tamamen soyutlayarak, sanki tek başına, kendiliğinden oluşan bir süreç olarak değerlendirmekte; krizin ardında yatan toplumsal bölüşüm ilişkilerini, bu ilişkilerin yarattığı sermaye birikimi ve sınıfsal çatışmaları göz ardı etmektedir. Böylece kriz olgusu tarihsel gerçekliğinden tamamen soyutlanmakta ve nihai göstergelerin düz yazı ile anlatımından öteye gidememektedir. Elinizdeki bu çalışma, Türkiye ekonomisinde gözlenen istikrarsızlık ve kriz olgusunu veri olarak almak yerine, "niçin?" ve "kim için?" sorularını sormayı amaçlıyor. Bu çalışma boyunca kriz süreci toplumsal sınıfların çıkar çatışmalarını gözeten bir bölüşüm perspektifine dayandırılmakta ve gerek kamu kesiminin finansman krizi, gerekse dışa açılım sürecindeki dengesizlikler, aslında ulusal ekonomide iktisadi artığın yaratılması ve yeniden dağıtılmasına yönelik dolaylı ya da doğrudan mekanizmaların doğal bir sonucu olarak algılanmaktadır. Türkiye gibi kapitalistleşme sürecine çarpık, denetimsiz ve eksik rekabetçi piyasa koşullarında eklemlenen çevre (peripheral) ekonomilerinde piyasa güçlerine dayalı istikrar arayışları ise giderek kırılgan bir yapı yaratmakta ve özü itibariyle yeni krizlerin yapısal koşullarını oluşturmaktadır.
    16,10  TL18,50  TL
  • Sömürgecilikten Küreselleşmeye

    Karton Kapak
    Son 500 yılda olup bitenleri anlamaya çalışmak, basitçe bir tarih bilinci oluşturma işi değil, mevcut işleyişi kavrama sorunudur. Latin Amerika, önemli bir sosyal ve ekonomik krizin sınırlarında dolaşırken, Meksikalı sosyoloji profesörü Heinz Dieterich, uluslararası boyutta tanınmış akademisyen ve politik eylemci Noam Chomsky ile önemli siyasi olaylar üzerine bir söyleşi yaptı: Washington ve "uluslar arası terörizm" tehdidi ABD’nin Latin Amerika’daki "uyuşturucu savaşı" Küreselleşme ve Üçüncü Dünya’nın geleceği ABD’nin Orta Amerika’ya işgali ve Vietnam sendromu Meksika’daki Zapatista başkaldırısı Papa’nın Küba ziyareti ve ABD-Küba Bu söyleşiyle elinizdeki kitap, son dönem gelişmeleri, Latin Amerika tarihi ve siyaseti ile ilgilenenler için bir başucu kitabı özelliği taşımaktadır.
    11,31  TL13,00  TL
  • Balkanlar’ı Tahayyül Etmek

    Karton Kapak
    Maria Todorova Balkanlar’ı Tahayyül Etmek’e çarpıcı bir giriş cümlesiyle başlıyor: "Batı kültüründe bir hayalet geziniyor: Balkanlar hayaleti." Bu kitap, bir anlamda bu "hayalet"in nasıl oluşturulup kullanıldığının, hangi işlevleri yerine getirdiğinin derinlemesine açıklanmasından oluşuyor. Todorova’ya göre, Balkanlar etrafında inşa edilen söylem, "Batı"nın kendine ilişkin imgesinin kurulmasında da kritik bir rol oynuyor. "Doğu"dan farklı bir damgalanmaya maruz kalan Balkanlar, Batı’nın kendi içindeki ötekiyi temsil ediyor. Batı içindeki farklılıklara da duyarlı olan yazar, homojen bir "Batı" kavrayışına karşı çıkıyor, çeşitli Batı uluslarının Balkan tahayyüllerindeki ortak noktaların yanı sıra değişik (ve zaman içinde değişen) vurguları da inceliyor. Todorova, inanılmaz derecede zengin bilgi birikimiyle, yarımadaya ilişkin olarak dışarıdan bakışla yaratılan çok çarpıcı imgelerin tarihini sunmakla yetinmiyor, ayrıca çeşitli Balkan uluslarının içeriden bakışlarını da araştırıyor, hatta bu konuya öncelik veriyor. Söz konusu ulusların kimliklerinde Balkanlı olmanın ne ölçüde önemli bir yer tuttuğunu araştırıyor. Örneğin, Balkanlar bir Osmanlı mirası olmasına rağmen, Türk ulusal kimliğini kuran çeşitli ikili karşıtlıklar içinde Balkanlı olmanın neden marjinal bir konumda kaldığını inceliyor. Belki de, kitabın en göz kamaştırıcı yönü, bütün somut sorunları ve değerlendirmeleri, çok incelikli kuramsal tartışmalarla temellendirmesi. Balkanlar’ı Tahayyül Etmek, pek çok açıdan klasik sayılan, önemi tartışılmayan bir başyapıt.
    26,54  TL30,50  TL
  • Yaşayanlara Çağrı

    Karton Kapak
    Bu kitabı okumayın ve de "niçin" siz yaşamanın o yüce (!) sanatını kendisinden öğrenmek için televizyonunuzu sakın kapamayın. Siz bi kitabı okumayın, çünkü reklemler, çamaşır tozundan arabaya varıncaya dek arzu ettiğiniz her bir şeyi size söyleyecektir. Siz bu kitabı hiç okumayın ve de ayağınızı gaz pedalından hiç çekmeyin; tabii, transistorlu radyonuzu sonuna kadar açıp bağırtmak üzere yol tıkanmalarında çekebilirsiniz, Belki de, ne bu kitabı, ne de size "niçin" sorusunu soran başka bir kitabı okumayacaksınız, çünkü tüm bir yaşayış biçimi ve temposu, sizi fabrika televizyon,basın ve süpermarket zinciriyle kıskıvrak bağlayarak bundan alıkoymaktadır. Belki de hışımla bana şöyle karşılık vereceksiniz: 'Yeryüzünü ne hale getirdiler? İnsan denen varlığı ne yaptılar? Hayatı ne hale soktular? gibi sorunlarınızla tepeme çöken havanan ağırlığını daha da artırmayınız. Gelecek ben olmasam da olur, bense bugün yaşamak istiyorum!" Ben "İnsan Ölmüştür" dilenlerden değilim. Asıl insan henüz mevcut değil, İstermisiniz, onu var kılmaya çalışalım. Var olmaya çalışalım. Yani sebep- sonuç zincirinde bir halka olmamaya, aksine daha sağlam güçlerin daha açık bir gaye ile her an ortaya çıktığı doğuş halindeki insanlar olmaya çalışalım. Yoksulluğu doğrudan bir zenginlik ekonomisine karşı, kısır bir politika, acınacak bir aşk zavallı bir sanat, kuru bir bilim, özü gitmiş bir dinden oluşmuş bu yaşantıya karşı, daha zengin bir hayayt tarzı oluşturmayı deneyelim. Aptalca bahse tutuşmalardan hoşlanmaz mısınız. Ben de öyleyimdir.Ama başka seçimimiz yok; Ya iman, ya hiçlik.
    16,06  TL22,00  TL