Genel

Yayınevi/Marka
1185 öğeden 1-16 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 75
  • Komünist Manifesto

    Karton Kapak
    Karl Marx ve Friedrich Engels’in, Komünistler Birliği’nin programı olarak kaleme aldıkları Komünist Manifesto, 1848 Şubat’ında, tüm Avrupa’nın devrimci ayaklanmalarla çalkalandığı bir dönemde, Londra’nın gösterişsiz bir basımevinde basıldı. Bilimsel sosyalizmin kitlesel siyaset sahnesine çıkışının ilk ciddi işareti olan Manifesto, yayınlandığı günden bu yana en çok okunan ve en çok tartışılan toplumsal ve siyasal metinlerden biri olmakla kalmadı, daha sonraki sosyalist ve komünist partilerin programlarının temelini oluşturdu, dünyanın değişmesinde ve milyonlarca insanın yaşamında belirleyici bir rol oynadı. Modern çağda başka hiçbir siyasal hareket, döneminin toplumsal, ekonomik ve sınıfsal koşullarını kavrayışındaki derinlik, çözümleyişindeki gözüpeklik ve üslubunun gücü bakımından, Manifesto’yla kıyaslanabilecek bir metin ortaya çıkaramadı. Bugün Marxçı hareketin temel belgesi ve devrimci bir klasik sayılan Komünist Manifesto’yu, Marx ve Engels’in daha sonraki basımlara yazdıkları önsözler eşliğinde, Celâl Üster ve Nur Deriş’in 1978’de yaptıkları çevirinin gözden geçirilmiş basımıyla ve Manifesto’nun Türkiye ve Türkçedeki serüvenine ışık tutan bir önsözle sunuyoruz.
    9,00  TL10,00  TL
  • Köstebek

    Karton Kapak
    "Başka Türkiye yok" diyerek yola çıkmış ve bunun bedelini canıyla ödemiş gerçek bir vatansever Necip Hablemitoğlu, "Köstebek" kitabında devlet kademelerindeki örgütlenmeleri, devletin nasıl ele geçirildiğini, devlet-paralel devlet çekişmelerini ve açacağı sonuçları kuşkuya yer bırakmadan belgelerle ispatlıyor. Yıl 2002. Dr. Necip Hablemitoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olma yolunda, devrimlerden dönüş sürecinin sancılarını yaşıyor..." diyerek endişelerini dile getiriyor, bulgularını ortaya koyuyor:"Yeni binyılın şeyhlerinin, dervişlerinin, müritlerinin amaçlarının da değiştiği gözlemleniyor. Artık amaç, bir şeriat devleti kurmak değil. Şeriat, iktidarı, parayı, her türlü gücü ele geçirmenin sadece simgesel, klişeleşmiş adı. Mürtecilik yani gericilik de artık salt dinsel anlamda kullanılmıyor.Bunlara karşı olmak, onaylamamak artık yetmiyor... Her gerçek kamu görevlisinin mağdur olma pahasına, elini taşın altına koyması; devletimizin, tam bağımsızlığımızın geleceği açısından insiyatif kullanırken canının yanmasını, bedel ödemesini göze alması gerekiyor.' İlk baskısı katledildikten 3 ay sonra yayınlanan bu kitabı okurken, Hablemitoğlu'nun yıllar önce bugünlere nasıl ışık tuttuğuna hayret edeceksiniz.
    16,00  TL20,00  TL
  • Küresel Hegemonya Savaşları

    Karton Kapak
    Türkiye'nin en büyük özel sektör sanayi kuruluşlarında 26 yıl süreyle finansman müdürü, genel müdür muavini ve genel müdür olarak görev yaptı. Halen İstanbul Aydın Üniversite-si'nde öğretim üyesi olup, İİBF-Uluslararası Ticaret Bölümü başkanıdır. Yazarın muhtelif gazete ve dergilerde yayımlanmış çok sayıda makalesi olup elinizdeki bu kitap Kurtoğlu'nun yayımlanan yedinci kitabıdır. Ağustos 2014'te Türkiye'de sinemalarda gösterime giren "Fırtınanın İçinde" yönetmen Steven Quale tarafından çekilen felaket filmlerinden biri. Filme göre "yaklaşan fırtına şu ana kadarkilerin en büyüğü olacak." Türkiyemiz'de hortum, fırtına kelimeleri yakın zamana kadar Türk insanı tarafından pek telaffuz edilmeyen ve Hollywood filmlerinde görülen yada TV'lerin daha çok Amerika ile alakalı haberlerinde yer alan hususlardı. Eskilerin, daha doğrusu Yörük - Türkmen Beğlerinin bildiği, zikrettiği fırtınalarda, kış mevsiminin "zemheri"sinde yaşanan genellikle 3 - 7 gün arasında süren "Kocakarı", "Çaylak", "Kozkavran" adıyla anılan soğuk kuzey rüzgarlarıydı. Ama günümüzde davulun sesi uzaktan gelmiyor. Artık Türkiye'de de hortumlar, mesela Ağustos 2014'de İstanbul'da olduğu gibi, yaşanıyor. Hemde ebemin zemherisinde değil Temmuz - Ağustos gibi yaz aylarında. Dahası yapılan araştırmalar gösteriyorki Türkiye 2030'lardan itibaren su sıkıntısı çekecek, 2040'larda ise vaziyet vahim. Anlaşılıyorki "Fırtınanın İçinde" adlı filmde göreceklerimiz yakın bir gelecekte hayatımıza o kadar uzak olmadığı gibi, fantastik bir eğlencelikte değil. Üstelik, Türkiye'nin başına, Dicle - Fırat gibi "sınır aşan sular" meselesinden, Büyük Ortadoğu Projesi / Yeni Dünya Düzeni bağlamında yeni belalar sarılmak isteniyor. Bu bağlamda ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 2012 ve Amerikan İstihbarat Konseyi'nin 2013 tarihinde yayımlanan raporlarında bölgede 2023'lü yıllarda "su savaşı" çıkabileceği!? ikazında bulunuyorlar. Dicle'nin suyu Tevrat, Fırat'ın suyu İncil - Vahiy'de, iki ırmağın doğduğu Anadolu - Türk yurdu ise Yeni Dünya Düzeni Kurulurken Son seferde feth edilecek EDOM toprakları. Bunu ben söylemiyorum. Yahudi dini inancının temellerinden biri olan KABALA söylüyor.
    21,32  TL26,00  TL
  • Feodal Toplumdan Yirminci Yüzyıla

    Karton Kapak
    Leo Huberman bu eser üstüne şöyle diyor: "Kitabın iki amacı var. Tarihi ekonomi teorisiyle ve ekonomi teorisini tarihle açıklamak. Bu düğümlenme önemli ve zorunludur. Ekonomik yanına gerekli ilgi gösterilmeyince tarih öğrenimi sakat kalır. Ekonomi teorisini de tarihi arka planından soyutlandığında anlamsızlaşır. ‘Sıkıcı bilim’, tarihi bir boşluk içinde öğretildiği ve incelendiği sürece sıkıcı kalacaktır." Okunduğunda görüleceği gibi, yazar sözünü ettiği amaçlara bütünüyle ulaşmıştır. İncelediği dönemin toplumsal ve ekonomik yapısı ile, bu temel üstünde gelişen fikir ve eylemler arasındaki ilişkileri böylesine ustalıkla ortaya koyan pek az çalışma vardır. İşte bu başarıdır ki, eldeki kitabın 1936’dan beri birçok dile çevrilerek her meslek ve eğitim düzeyinden yarım milyonun üzerinde okuyucu bulmasını ve aradan geçen yıllara rağmen özellikle azgelişmiş ülkelerde tekrar tekrar basılmasını sağlamıştır.
    23,06  TL26,50  TL
  • Oltadaki Balık Türkiye

    Karton Kapak
    "Devletimizin temelindeki ilk harç, bağımsızlık bilincidir. Bu bilinç nasıl yok edilmiş? İşte bunun yanıtlarını veriyor Emin Değer. Bu gerçekler sadece geçmiş olayları değil, ileride yaşayacağımız CIA damgalı oyunları da sergilemektedir." - Uğur Mumcu "Emin Değer'i CIA, Kontrgerilla ve Türkiye adlı kitabından hatırlayacaksınız. Yeni eseri Oltadaki Balık Türkiye, bir bataklığa saplanışın öyküsü. Büyük bir ilgiyle, ama yine de hüzünle okuyorsunuz. Çünkü Emin Değer, o hengâmede aymazlıkları, yer yer ihanetleri de sergiliyor. 'Bu kadarı da olmaz' diyorsunuz; olmuş ama!" - Server Tanilli "Türkiye nasıl 'oltadaki' oluyor? Bu ne biçim benzetmedir?.. Benzetme, kitabın yazarı Emin Değer'in değil, bütün dünyanın adını bildiği bir Amerikalı'nın, Nelson A. Rockefeller'ın... ABD Başkanı Eisenhower'a yazdığı bir mektupta Rockefeller, bu benzetmeye başvuruyor... Bilinçsizliğin kör güdüsünde benliğini dış güdüme teslim etmiş bir toplum düzeyindeyiz. İnanmayan, Oltadaki Balık Türkiye'yi okusun." - İlhan Selçuk "Emin Değer, Millî Savunma Bakanlığı Hukuk Danışmanlığı gibi yetkili koltuklardan yabancılarla olan ilişkilerimizi yakından izleyebilmiş ve bir Türk Subayı'na yaraşır biçimde tepki göstermesini bilmiştir." - Türkkaya Ataöv
    20,00  TL25,00  TL
  • Gül ve Haç Kardeşliği

    Karton Kapak
    Aytunç Altındal, Gül ve Haç Kardeşliği’nde Avrupa Birliği’nin Türkiye’de hiç bilinmeyen "Gnostik-Masonik" yüzü ve özünü anlatıyor. Bugünkü Avrupa Birliği’ni kuran fikirlerin hangi gizli örgütlerce ne zaman ve nasıl ortaya getirildiklerini, Avrupa Birliği’nde kullanılan sembollerin, örneğin 12 yıldızlı bayrağın gerçekte neyin sembolü olduğunu açıklıyor. ‘Göze görünmeden’ hayatlarımıza yön veren gizli kişileri, örgütleri ve bunların Türkiye bağlantılarını, ismen Gül ve Haç Kardeşliği’nde okuyacaksınız. "Avrupa’daki en esrarengiz örgüt ‘Gül ve Haç Kardeşiliği’, ‘Tapınak Şövalyeleri’ ve masonlar 18. Yüzyıllar bu yana ortak bir strateji izleyerek Avrupa Birliği’ni kurmaya çalışmaktadır. Son yüzyılda özellikle Avrupa siyasetinin ‘perde arkasındaki’ en güçlü temsilcileri bu üç gizli örgüttür."
    16,00  TL20,00  TL
  • Batıya Yön Veren Metinler 2

    Karton Kapak
    On altıncı yüzyılın son çeyreğinden itibaren alınan yenilgiler, kaybedilen topraklar, başta Osmanlı İmparatorluğu olmak üzere, Müslüman ülkelerin aydınlarını Batı karşısında içine düştükleri güçsüzlükten kurtulmaya yönelik arayışlara sevk eder. Bu çerçevede geliştirilen muhtelif tezlerin önde geleni, sorunun bizzat İslam dininin vazettiği temel değerler ile Peygamber ve sahabelerin uygulamalarından kaynaklandığı şeklindedir. Buna göre, İslam dünyasının Batılı devletlere yenik düşmesinin başlıca nedeni, kapitalizmin gelişmesi için gerekli olan risk üstlenebilen işadamı tipolojisini üretebilecek kültürel altyapının gelişmemiş olmasıdır. Ernest Renan ve Lord Cromer gibi ilk dönem oryantalistlere ve “Batılılaştırmacı” aydınlara göre, bilim, felsefe ve teknolojide geri kalmışlığının başlıca nedeni, İslam dininin özgür araştırmaya karşı ve engelleyici olmasıdır. Bu söylem, Müslümanların başından itibaren bilime ve felsefeye karşı düşmanca bir tavır sergilemiş olduklarını iddia eder. Oryantalist değerlendirmelere cevaben Cemaleddin Afgani’den, Namık Kemal’e kadar çok sayıda Müslüman entelektüel tarafından kaleme alınan “apoloji” tarzındaki müdafaanameler, projektörlerini doğrudan İslam dini üzerine yöneltirken, Batı zihniyetinin gerçeğinin aydınlatılmasında yetersiz kalınmış, rekabeti hakkıyla değerlendirmek yolunda tatminkâr sonuçlara ulaşılamamıştır. Buna karşın 1570-1815 yılları arasında Yahudi-Hıristiyan, Yakın Doğu ve Yunan-Roma geleneklerinin sorgulanmasıyla başlayan entelektüel çıkışlar, “bilginin yeniden tanımlanması” olarak ifade edilen büyük düşünce devrimiyle sonuçlanır. Thomas Hobbes’dan Spinoza’ya, William Shakespeare’den Karl Marx’a kadar adlarını dünya düşünce tarihine kazımış olan düşünürler, Avro-Amerikan toplumu İS Üçüncü yüzyılda yazan Cyprian’ın tanıyamayacağı bir biçimde değiştireceklerdir. Batı’ya Yön Veren Metinler’in ikinci cildi, ilk sömürgecilik girişimlerinin gözlendiği 1570’lerden, kuantum kuramının babası 1858 doğumlu Alman fizikçi Max Planck’ın bilimsel otobiyografisine kadar, Batı medeniyetini tanıma yolunda yüzlerce yıldır entelektüel dağarcığımıza katmayı ihmal ettiğimiz metinleri sunmaktadır. Söz konusu bu metinlere aşinalık geliştirmenin okurdan özel bir sabır, sebat ve gayret talep edeceklerini teslim etmekle birlikte, Batı’ya Yön Veren Metinler’in katılınması gereken müthiş bir serüven olduğu da kuşkusuzdur.
    24,00  TL30,00  TL
  • İslamsız Dünya

    Karton Kapak
    Eğer İslam dini olmasaydı dünya nasıl bir yer olurdu? Bazılarına göre bu cevabı çok basit bir soru. Medeniyetler çatışması olmazdı, cihat olmazdı, teröristler olmazdı. Graham E. Fuller ise tam aksini iddia ediyor. İslamsız Dünya’da Fuller tarihten dine, jeo-politikten siyasete kadar aydınlatıcı ve bilgilendirici bir yolculukla bugünkü uluslararası sorunların merkezinde İslam dini olup olmadığını sorguluyor. Fuller İslam’ın doğuşundan Roma’nın yıkılışına, Osmanlı İmparatorluğu’nun yükselişinden çöküşüne kadar olan dönemi ince bir üslupla anlatıyor. Terörizmin kökenlerini, İsrail’deki çatışmayı, anti - emperyal mücadeleyi destekleme ve harekete geçirmede İslam’ın rolünü inceliyor ve analiz ediyor. Provakatif bir şekilde birçok politikacının, düşünürün, ilahiyatçının ve askerin aksine İslamsız Dünya’nın bugünkü dünyadan çok da farklı olmayacağını, hatta daha kötü olacağını iddia ediyor. Etkileyici ayrıntılar ve muazzam analizlerle İslamsız Dünya Batı’nın İslam’la olan ilişkilerini yeniden tartışmaya açıyor. "Mutlaka Okunması Gereken Bir Çalışma. Graham Fuller’in İslamsız Dünya kitabı küresel Müslüman politikalar hakkında en yetkin bilgiye sahip bir uzmanın yazdığı bilgi turu. Fuller’in ustalık derecesindeki bu kitabı İslam’ın yükselişinden itibaren Müslüman - Batı ilişkilerinin karakterini analiz ediyor. Ayrıca medeniyetler çatışmasından terörizmin kökenlerine, Filistin - İsrail çatışmasının öneminden ABD dış politikasına kadar temel meselelere önemli ve değişik katkılar sağlıyor."
    18,42  TL27,50  TL
  • İstihbarat Örgütleri

    Karton Kapak
    İstihbarat insanlığın ilk günlerden bu yana insanın en vazgeçilmez eylemlerinden birisi olduğu gibi, ilkel toplumdan modern devlet yapılarına kadar örgütlü toplumların en önemli faaliyet alanlarından birisi olmuştur.   İstihbarat örgütleri, modern toplumlarda istihbaratın temel araçları olarak çok etkin bir konuma sahiptir. İstihbaratı, istihbarat örgütlerini anlamadan anlamak mümkün değildir. Ne yazık ki Türkçede yabancı istihbarat örgütleri ile ilgili çalışmaların sayısı da azdır. Bu çalışma biraz da bu eksiği gidermek üzere tasarlanmıştır. Kitap bazı önemli yabancı istihbarat servisleri ile ilgili temel verileri ortaya koymayı hedeflemektedir.   Bu çerçevede kitapta Amerikan, Rus, İngiliz, Alman, Çin, İsrail ve İran istihbaratı aşağıdaki başlıklar altında incelenmektedir.   • İstihbarat örgütlerinin kısa tarihi • Ülke bazında İstihbarat kültürleri • Örgütlerin kurumsal yapıları • İstihbarat örgütlerinin başarılı ve başarısız önemli operasyonlarından örnekler • İncelenen örgütün ilgi alanları ve konuları • Bu örgütlerin Türkiye’ye yönelik gerçekleştirdikleri operasyonlar
    13,60  TL16,00  TL
  • Siyasetin Sosyolojisi

    Karton Kapak
    "Prof. Dr. Nur Vergin'İn tekrar gözden geçirerek yenilediği Siyasetin Sosyolojisi - Kavramlar, Tanımlar, Yaklaşımlar... İktidar, meşruluk, siyasal sistem nedir? Toplum seçkinlerinin iktidarı mı, otoritesi mi var? Siyasette dost-düşman ayırımı ne anlama geliyor? Kültür siyaseti belirler mi? Demokratik meşruluk modern devletin olmazsa olmaz niteliği midir? Machiavelli'den Althusser'e, Gramsci'den Foucault'ya, Marx'tan Weber'e, Habermas'tan Nietzsche'ye kadar uzanan kavramların serüveni... Aydınlanma felsefesi ile modernitenin hikâyesi. Bir muhalif akım olarak postmodernizm ve kimlik politikaları... Kitap Siyaset Sosyolojisi dersini veren birçok akademide ders kitabı olarak okutuldu ve gerek öğrencilerden gerekse öğretmenlerden tam not aldı. Akademik çevrenin yanı sıra kitap, siyaset ile sosyolojiyi ve aralarındaki çetrefil ilişkiyi merak edenler tarafından da ilgiyle karşılandı. Günümüz siyasetini anlamamız, yaşadığımız siyasi olaylara anlam verebilmemiz için bir anahtar. Her gün sokakta, işyerinde, evimizde duyduğumuz siyaset kavramlarına berraklık kazandıran bir çalışma."
    21,75  TL25,00  TL
  • İradenin Davası / Devlet ve Demokrasi

    Karton Kapak
    Gayesine ulaşabilen gerçek ve tam irade, fertten başlayan, aile ile devleti yani otoriteyi isteyen, millet ve insanlık basamaklarından da geçerek Allah’a ulaştıran iradedir. Biz damarlarımızdan sızan iradeyi, kendi eserimiz zannetmekle yanılıyoruz. Hakikatte irade birdir. O, istek halinde aleme yaygın kudretin bizdeki adıdır. Aslında kendi kendine isteme halindeki varlığın adı olan bu evrensel iradeye biz sadece iştirak halinde yaşıyoruz. İslam dünyasının külli irade, cüz’i irade ayrımı sun’idir. Benliğimizde barınan iradeyi alemin iradesinden, daha şahsi ve tam adı ile Allah’ın iradesinden ayırıp onunkine denk bir kudret gibi düşünmek, zavallı insanlığımızın aczinden fışkıran bir kibirden başka bir şey değildir. Hakikatte çarpışan kudretler yok; insanın sefaletleri ile ölçülmeyecek kadar büyük, aleme yaygın bir irade ile bizim ona iştirak eden ruh yapımız vardır. Bu iştirakin anlaşıldığı yerde insan şuur kazanıyor, yolumuz aydınlanıyor. Kurtuluş yolu diye, insan olan varlığımızı, sefaletleri ile birlikte mutlak samimiyet olan ilahi iradeye ulaştırıp onunla birleştiren hareketler sistemine diyoruz.
    11,90  TL14,00  TL
  • Batı’nın Politikaları Bugün de Aynı: Böl ve Yut

    Karton Kapak
    13 Ülkede Batı Projeleri… Batı’nın politikaları Ortadoğu'da İsrail devleti kurulurken de aynıydı, bugün Kafkaslar'da, Balkanlar'da, Afrika ve Uzak Asya'da da aynı... Banu Avar bu bölgelerde yer alan 13 ülkede, “Böl ve Yut” şablonuna uygun olarak, halkların nasıl birbirine kırdırıldığını, komşu ülkelerin arasına kamaların nasıl sokulduğunu, “hedefe” ulaşmak için değişmez bir yöntemin, işbirlikçiler aracılığıyla nasıl sahnelendiğini yerinde gördü; bölge insanlarını dinledi ve yaşananları yazıya döktü... Bu kitap, Batılı devlet temsilcilerinin baskısıyla yasaklanan ‘Sınırlar Arasında’ programının son yolculuk notlarından oluşuyor...
    15,40  TL20,00  TL
  • Ey Vatan

    Karton Kapak
    Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok'un yazarı Osman Pamukoğlu, Ey Vatan'da Birinci Dünya Savaşı'ndan yenik çıkmış bir ulusun yeniden doğuşunu anlatıyor. Vatan olgusunun ulusların oluşumunda ve vatana sahip çıkmanın ulusların gelişimindeki önemini vurgulayan Pamukoğlu, Türklerin aslında barışsever bir ulus olduğunu, savaşın insanlığa yıkımdan başka bir şey getirmediğini ama ulusal varlığımızı tehdit eden bir saldırı karşısında Türklerin nasıl kahramanca vatanlarını savunacağını gösterdiğini anlatıyor. ABD'nin Irak'a haksız müdahalesi ve Türkiye'nin tutumuyla ilgili düşüncelerini de açıklayan Pamukoğlu, Irak müdahalesinin daha ilk günlerinde bu savaşın kolay kolay bitmeyeceğini ve ABD'nin ikinci bir Vietnam'la karşılaşacağını söylediğinin ve durumun bugün tam da söylediği gibi geliştiğinin altını çiziyor. Ey Vatan, 30 yılı aşkın bir süre Türk Ordusu'na hizmet vermiş ve Güneydoğu'da ateşin içinden geçmiş bir generalin, deneyimlerinden ortaya çıkan Vatan, Savaş ve Liderlik üzerine görüşlerini içeriyor.
    12,75  TL15,00  TL
  • Uluslararası Politika ve Dış Politika Analizi

    Karton Kapak
    "XXI. yüzyılın başında nasıl bir dünyada yaşıyoruz? Çalışmanın üzerine kurulmuş olduğu varsayım ve benimsemiş olduğu perspektif, devlet(ler)in konuya ilişkin konumuna verdiği önemi açık bir biçimde ortaya koymaktadır. Bu, mutlaka klasik bir XIX. yüzyıl devletinden farklı ve giderek daha da farklılaşacak olan bir devlettir. Ama bu, her şeye rağmen, egemen/otonom konumu türdeşlerince (genellikle) yaygın kabul gören ve diğer uluslararası aktör kategorilerinden (en yaygın anlayışa göre) meşru, organize ve yaygın bir şiddet kullanabilme tekeline sahip olma özelliği ile ayrılan bir devlettir. Bütün diğer gelişmelere rağmen, devletin bu geniş toplum kesimlerince meşru olarak görülen "şiddet kullanabilme tekeline sahip olma" özelliği mevcut oldukça, içerisinde yaşadığımız dünya Thomas Hobbes’un Leviathan’ındaki kadar anarşik olmasa da her halde Immanuel Kant’ın Sürekli Barış Tasarısı’ndakine hiç benzememektedir. Bizimki, ikili bir ayrımda birincisine daha yakın olmakla beraber "kontrollü anarşi" olarak adlandırılabilecek bir zemindir. Buradaki "kontrol"ün başlıca iki anlamı vardır. Kısa yoldan ifade etmek gerekirse, bunlardan birincisi güç dengesi, ikincisi ise uluslararası hukuk ve evrensel nitelikli ahlaki ve moral değerlerdir. Günümüzde (en azından ve ne yazık ki henüz) bunlardan birincisinin belirleyiciliği sözetmeye gerek olmayacak kadar açıktır. İkinci kategoriden kontrol öğeleri, her ne kadar son onyıllarda giderek gerek yaygınlık gerekse derinlik anlamında özellikle Avrupa coğrafyasında önemli uygulama zeminleri bulabiliyor olsalar da uluslararası sistemin bütününde (henüz) ancak birincinin çizdiği limitler arasında bir anlam ve öneme sahip gözükmektedir."
    44,10  TL45,00  TL
  • Büyük Satranç Tahtası Amerika’nın Küresel Üstünlüğü ve Bunun Jeostratejik Gereklilikleri

    Karton Kapak
    "Büyük Satranç Tahtası'nı uzun zamandır bekliyorduk : Amerika'nın Soğuk Savaş sonrasındaki dünyada stratejik çıkarlarını kusursuzca açıklayan keskin bakışlı, sağlam görüşlü bir kitap. Tarihi, coğrafi ve siyasi tahlillerin muhteşem sentezi. -Samuel P.Huntington, Harvard Üniversitesi
    18,48  TL24,00  TL