Sivil Toplum Kuruluşları Kitapları

Yayınevi/Marka
444 öğeden 1-16 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 28
  • Sivil İtaatsizlik ve Pasif Direniş

    Karton Kapak
    İnsanlıktan çok ticaretle, tarımla, gündelik hayatın meşgaleleriyle uğraşarak bir iktidarın işleyiş çarkına kendini kaptırmış olanlar, kölelik düzeninin hükümranlığını sağlayan esas düşmanlardır ve bu düşmanlar uzaktan gelmemiş, yanı başımızda hatta bizzat içimizde bulunmaktadırlar. Yanı başımızdaki, içimizdeki düşman olmasa uzaktakiler hiçbir halt karıştıramaz diyor, Thoreau. Yaşadığı dönemde siyasal iktidarın kölelikle, insan hakları ihlalleriyle, savaşla ilgili tüm icraatlarına karşı sade bir birey olarak mücadele etmenin, tepki vermenin yollarını arayan Thoreau, ödeyeceği her kuruş verginin masum insanların canına kastedecek bir kurşuna yatırılacağı gerekçesini ilan ederek vergi kaçakçılığı suçlamasına maruz kalırken içimizdeki düşmana karşı koymanın pratik bir yolunu işaret etmiş oluyordu. Thoreau, açık bir sosyal-siyasal etiğe "kula kulluğun yadsınması" idealine sımsıkı bağlıdır. Ancak bu yadsımanın toplumsal ve siyasal bir şiddet sınırına varması konusunda da oldukça duyarlıdır. Bunun için iktidarın nüfuz edemeyeceği şiddet-dışı bir pratik varoluş alanını işaret eder ve adını koyar bunun: "Yönetime boyun eğmeyiş" veya "kişinin boyun eğmezliği" veya yaygın tabiriyle Sivil İtaatsizlik. Bu alan, şiddete başvurmaya gereksinim bırakmayacak kadar iktidarları çıldırtan ve dönen tekerlerine çomak sokan yeterince geniş bir alandır. Bu görüşleriyle Thoreau, Hindistan’dan Amerika’ya ve Afrika’ya bir çok özgürlük hareketinin düşünsel ve eylemsel çerçevesinin şekillenmesinde etkili olmuştur. Bunlardan belki de en önemlisi Mohandas Gandhi’nin Pasif Direniş kavramıyla ifadesini bulan eylem programıdır. Bir taraftan varolan sosyal ve siyasi sistemin radikal dönüşümünü öneren bir görüşe sahip olan Gandhi, aynı zamanda toplumun ve politikanın sınırları çerçevesindeki sosyal değişim ve politik eylemin devrimci tekniklerini geliştiren bir görüşe sahiptir. Geliştirdiği Satyagraha doktrini -en geniş anlamıyla şiddet dışı direniş- Gandhi’nin aşağılanmış kişilerin keskin acısını bir ahlaki müeyyideye çevirip saygı görme teşebbüsüdür. Buna göre devlet tabiatı icabı zorlayıcıdır ve insanlar verilmiş zorlayıcı gücü kullanma eğilimindedirler. Sonuçta her devlette şahsi bütünlük ve onurun zedelenme tehlikesi vardır. Devletin bu şekilde görüldüğü bir görüşte Kant’taki anlamıyla ahlakî bütünlük veya gerçeklik konusunda kendi vicdanına başvurabilir. Fakat, bu Gandhi’ye göre sadece zorlayıcı olmayan metodlarla yapıldığı sürece mümkündür. Kişi zorlayıcı vasıtaları kullandığı an kendisini devletle aynı iktidar zeminine koymuş olur. Elinizdeki derleme Thoreau’nun Sivil İtaatsizlikte ilgili temel makalesinin yanısıra Thoreau’nun gerek Gandhi, gerekse başka bağlamlardaki muhtemel sonuçlarının ve uzanımlarının enine boyuna tartışıldığı yazıları içermektedir.
    9,00  TL10,00  TL
  • Kapitalizm, Yoksulluk ve Türkiye’de Sosyal Politika

    Karton Kapak
    Tek parti döneminin hayırseverlik anlayışı; "yardımı hak eden" ve "etmeyen" yoksullar ayrımı... İkinci Dünya Savaşı sonrasında sosyal politikanın kurumlaşması... 1980 sonrası: Sosyal refah rejiminin çözülüşü; Fakir Fukara Fonu, Yeşil Kart... AKP döneminin muhafazakâr liberalizmi ve hayırseverliğin "dönüşü"... Ayşe Buğra bu kitapta, Türkiye’deki sosyal politika tarihinin ve tartışmalarının eleştirel bir analizine yöneliyor. Yoksulluğa yaklaşım konusunda, 16. yüzyıldan itibaren kapitalizmin gelişmesine refakat etmiş olan iki yaklaşımın mücadelesi bağlamında yapıyor bunu. Değerler sisteminin merkezine çalışmayı koyan ilk yaklaşım, kamu kaynaklarının sosyal amaçlarla kullanımı konusunda kuşkucudur ve yoksulluğu, yoksulu suçlayarak açıklama imkânını tükettiğinde, hayırseverliği vurgular. Hak temelli olan ikinci yaklaşım ise, toplumu emek piyasasının önüne koyar ve yoksulluğu politik bir sorun olarak ele alır. İki yaklaşım arasındaki mücadele, kapitalizmi saf haliyle korumaya çalışanlarla onu "başka bir şey"e dönüştürmeye çalışanlar arasındaki mücadeledir aslında. Kitabın önemli bir katkısı, bu mücadele ekseninde, Türkiye’de devlet-toplum ilişkilerinin Cumhuriyet tarihi boyunca geçirdiği evrime yeni bir bakış açısı getirmesidir. Türkiye’de "iri" iddialara ve hararetli tartışmalara konu olan devlet-toplum ilişkilerine, sosyal haklar üzerinden pek fazla bakılmadı. İş hukuku, çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri alanlarına sıkışan çalışmalar, devlet-toplum ilişkilerinin nasıl kurulduğuna ve nasıl anlamlandırıldığına dair bir analizin araçlarına dönüştürülemedi. Ayşe Buğra’nın kitabı, bu bakımdan öncü bir rol üstleniyor.
    19,14  TL22,00  TL
  • Büyük Erdemler Risalesi

    Karton Kapak
    Daha önce İletişim Yayınları’ndan Kapitalizm Ahlaki midir? adlı kitabı çıkan André Comte-Sponville Fransa’da çok satanlar listesine giren bu kitabında erdem konusunu ele alıyor: "Erdem nedir? Harekete geçen ya da geçebilen bir güçtür.Örneğin, bir bitkinin ya da ilacın erdemi iyileştirmektir, bıçağınki kesmek, insanınki insanca istemek ya da davranmaktır. Çöplemenin erdemi baldıranınkinden farklıdır, bıçağınki çapanınkinden farklıdır, insanın erdemi kaplanın ya da yılanınkinden farklıdır. Bir varlığın erdemi onun değerini oluşturan şeydir, başka deyişle kendine özgü yetkinliğidir: İyi bıçak en iyi kesebilendir, iyi reçete tedavide çok başarılı olandır, iyi zehir öldürmede çok başarılı olandır... Erdemlerin, bu ilk ve en genel anlamda, nasıl kullanıldıklarından, hedefledikleri ya da hizmet ettikleri amaçlardan bağımsız oldukları görülecektir. Katilin elindeki bıçak aşçının elindekinden daha az erdemli olamaz, hayat kurtaran bitki zehirleyen bitkiden daha erdemli değildir. Bu, kuşkusuz, bu adamın hiçbir normatif (kural koyucu) boyutu olmadığı anlamına gelmez: Kimin elinde olursa olsun ve kullanılışlarının çoğunda, en iyi bıçak en iyi kesen bıçak olacaktır. Onun özgül gücü kendine özgü yetkinliğini de yönetir. Ama bu normatiflik nesnel kalır ya da ahlâki olarak duyarsız, ilgisizdir. Bıçağın işini yapması yeterlidir, o bu işi yargılamaz, değerlendirmez ve bu nedenle de onun erdemi bizim erdemimiz değildir. Mükemmel bir bıçak, kötü bir adamın eline düştü diye mükemmelliğinden bir şey yitirmez. Erdem güçtür ve güç de erdeme yeter. Ama insana yetmez. Ama ahlaka yetmez." "Bir erdemler risalesi ne işe yarar? Belki şuna: Ne yapmamız ya da ne olmamız gerektiğini, ne yaşamamız gerektiğini anlamaya çalışmak ve bu çabadan yola çıkarak, yapmamız ya da olmamız gereken şeyden bizi ayıran yolu, en azından entelektüel olarak ölçebilmek. Mütevazı bir amaç, yetersiz bir amaç, ama gerekli bir amaç."
    25,66  TL29,50  TL
  • Sözde Terörist

    Karton Kapak
    Türkiye'de son yedi yılda "terör suçu", iktidar bloğuna karşı her eylemi, her muhalif kimliği içine alacak şekilde genişletildi. Polis fezlekeleri adeta yasaların yerine geçerken; özel yetkili mahkemeler, "düşman" ilan edilen kesimlere karşı kahredici bir mekanizma olarak kullanılıyor. Çoğulcu demokrasiyi, örgütlü toplumu, özgür bireyi ve eleştirel aklı hedef alan "devlet terörü" eliyle, yasal hakları kullanmak bile terör suçu sayılıyor. Sonuç ortada: ÖYM'lerde yargılanan sekiz bini tutuklu yetmiş bin sanıkla Türkiye, 12 Eylül mahkemelerinin rekorunu bile geride bıraktı. İsmail Saymaz, 30 ayrı dava dosyasını incelediği bu kitapta; annesiyle beraber cezaevinde volta atan iki yaşındaki Şana'nın, taş atan çocuk Berivan'ın, "parasız eğitim" pankartı açan Berna ve Ferhat'ın, oğlunu andığı için yargılanan Ayşe Karakaya'nın, Kürt sanılıp linç edilen Balgün Ailesi'nin, katılmadığı cinayetten müebbet alan yazar Doğan Akhanlı'nın, İbrahim Tatlıses'i vurdurmakla suçlanan avukatın, askeri casusluk örgütünün lideri denilen bir genç kadının ve daha onlarca "sözde terörist"in hikâyesine ışık tutuyor.
    18,70  TL21,50  TL
  • Sivil İtaatsizlik Kamu Vicdanına Çağrı

    Karton Kapak
    ...Sivil itaatsizlik, haksızlıklara karşı bütün yasal yolların tükendiği noktada kamu vicdanına çağrıyı amaçlayan bir eylem türü. Düşünen, kendisiyle barışık yaşamak isteyen, "onur"dan hala haberdar olan insanların daha vahim toplumsal felaketlerin önüne geçmek için başvurabilecekleri bir çare. Bireyin, kişisel çıkarlar, parti, grup ve çevre çıkarlarından bağımsız olarak, kendisiyle vicdani hesaplaşmasının sonunda giriştiği "demokratik bir isyan türü". Vicdanın zorladığı bu isyana başka insanların da katılması için düşünsel ortaklığa, ideolojik birliğe gerek yoktur. Karşı olunan konuyu içeren bir ortak anlayışın oluşması, yani kısmi bir düşünsel çakışmanın varlığı yeterlidir... "Düzen" yerine "adalet"ten, "onursuz bir suskunluk" yerine "insana saygı gösteren tartışmacı bir çokseslilikten" yana olanlar için...
    16,53  TL19,00  TL
  • Dünyadaki İsyanların Anlamı

    Karton Kapak
    Türkiye'de neredeyse bütün kitapları yayınlanmış olan Slavoj Zezik'in, London Review of Books ve Guardian'da çıkan, 2010-2011 yılında dünyanın çeşitli ülkelerinde görülen isyan hareketlerini irdeleyen yazılarından oluşan bu kitap, yazarın Türkiye ve Yunanistan'a özel bir ağırlık veren değerlendirmeleriyle de ayrıca önemlidir. Zizek'in Türkiye'deki Gezi Direnişi'nden sonra kaleme aldığı yazının başlığının "Cennet Tıkandı" olması da bu görüşleri paralelindedir.
    7,20  TL8,00  TL
  • Güneşin ve Ateşin Tadı

    Karton Kapak
    Gaziantep Mutfağı kültürlerin harmanlanmasıyla zenginleşen ve tarihin derinliklerinden gelen müthiş bir geçmişe sahip. Asırların damıttığı lezzete, güneşin ve ateşin kattığı tat ekleniyor, Gaziantep mutfağını benzersiz kılıyor. Güneşin ve Ateşin Tadı Gaziantep Mutfağı kitabı Gaziantep evlerinde yaşayan, kimi kaybolmaya yüz tutmuş yemeklerden oluşan 163 tarif bulunuyor. Tarifler, Gaziantep Ticaret Odası tarafından oluşturulan bir komisyon tarafından seçildi. Komisyon Gaziantep mutfağı üzerine kitapları olan beş değerli yazardan oluşturuldu. Derlenen tarifler editörün süzgecinden geçen bilgiler ile zenginleşti, aile yadigârı tarifler ile bilgi ve birikimler harmanlandı. Kitap konusunun uzmanı bir ekip tarafından yayına hazırlandı. Gaziantep lezzetleri fotoğraflar, çizimler ve tasarım ile rengârenk iştah açıcı bir kitap olarak sofraya kondu.
    26,95  TL35,00  TL
  • Türkiye ve Sosyal Medya

    Karton Kapak
    "Sosyal Medya" bugünün aceleci insanlarının, kitlesel iletişim kurmak için takıldıkları yeni ortam. Bu yeni boy gösterme alanı, günümüz toplumunu hem etkiliyor, hem de onun hızlı ve kolay tepki vermek isteyen telaşıyla büyüyor. Peki, ülkemizdeki sosyal medya kullanıcıları, acaba en çok hangi konular üzerine konuşuyor? Siyasi tartışmalar sosyal medyada ne kadar yer tutuyor? Kullanıcıların tartışmaktan asla vazgeçmediği temalar hangileri? Hangi sosyal medya aracı, daha çok hangi siyasal yaklaşıma hitap ediyor? Toplumsal muhalefetin örgütlenme alanı neresi? Ve bu etkinlik, gerçek hayattaki eylemlere ne kadar yansıyor? Sosyal medya politik bir araç mı, yoksa kullanıcıları iyice asosyal yapan bir boşaltım mekanizması mı? Magazin, spor ya da yalnızca insanların kendi "15 dakikalık şöhret"lerini arama kaygısı mı sosyal medyayı bu kadar vazgeçilmez yapan? Dağhan Irak ve Onur Yazıcıoğlu, sosyal medya araçlarını gün gün tarayarak, bu sorulara yanıtlar bulmaya çalıştı. Çarpıcı yorumlar ve öne çıkan söylemler, Türkiye'nin sosyal medya profilini merak edenler için ışık tutucu ipuçları barındırıyor.
    14,00  TL17,50  TL
  • Sosyal Hizmet Uygulaması

    Karton Kapak
    Sosyal hizmet, günümüzün karmaşık ve sürekli değişen toplumunda vazgeçilemez bir meslek durumundadır. Birçok insan, doğrudan ya da dolaylı olarak, sosyal hizmet uzmanlarının kararlarından ve eylemlerinden etkilenir. Sosyal hizmet uzmanları mahkemelerde, kliniklerde, hastanelerde, okullarda, iş yerlerinde ve çok sayıdaki özel ve kamusal sosyal kurumda çalışarak, müracaatçılarına, geniş çeşitlilikteki hizmetleri sunarlar. Bir birey, bir aile ya da bir topluluğun üyeleri için yaşam kalitesini artırmak, bütün olarak toplumun sağlığı, mutluluğu ve üretkenliği üzerinde de olumlu etkiler sağlayacaktır. Bu kitap, sosyal hizmet uzmanlarının müracaatçılarının sorunlarını çözmeye ve/veya işlevlerini zenginleştirmeye yardım ederken aslında ne yaptıkları hakkındadır. Sosyal hizmet uzmanlarının gündelik uygulamada kullandığı birçok temel ve özgül teknikleri ve ilkeler, bu çalışmada ortaya koyulmaktadır. Sosyal hizmet uzmanları, sosyal hizmet eğitimi programlarında uygulamaya dönük kuramlar ve kavramsal çerçeveler hakkında bilgi edinirler. Her ne kadar bu bilgi temeli gerekli olsa da, uygulama, bir fikirler kümesinden daha fazlasıdır. Sosyal hizmet teorisini de belirleyen uygulama süreci, bu eserde derinlikli bir şekilde analiz edilmiştir. Bu anlamıyla, kitap, sosyal hizmet kuram ve uygulaması için etkili bir kaynak olma niteliğindedir.
    38,40  TL48,00  TL
  • Emeğin Tevekkülü

    Karton Kapak
    "Hepsi Allah’tandır... işvereni zenginlikle sınıyor işte. Onun sınavı o, benim sınavım bu, fakirlik..." "Valla ben sendikalara hiç bulaşmadım. On sene öncesinde filan vardı ortalıkta... Eskiden başka bir firmada çalışırken bazı sendika isimleri duyduydum o zamanlar. İşte sağı solu rahat bırakmıyorlardı, elemanları sıkıştırıyorlardı, işte ‘gelin sendikamıza üye olun, şöyle olun, böyle olun, patron işçi’ filan diye söylüyorlardı, biz pek sıcak bakmayız böyle şeylere." Dindarlık, işçilerin ve patronların üretim sürecine bakışlarını ve karşılıklı konumlanmalarını nasıl etkiliyor? Dinsel sosyalleşme, emek sürecinde tahakküm ilişkilerine ve politik hegemonyaya elverişli bir zemin oluşturuyor mu? Yasin Durak’ın Konya Organize Sanayi Sitesi’ndeki işçi-işveren ilişkileri örneğinde yaptığı araştırma, bu temel sorular etrafında bir tartışma örüyor. Dindar muhafazakârlık ekseninde sağlanan "ütopik uzlaşmayı" ve enformel ilişki ağları sistemini gözler önüne seriyor. Bunun yanı sıra Durak, kültürel hegemonyanın meşruiyet çerçevesi içinde kalmakla beraber, işçilerin rıza ve tevekkül yerine açık veya gizli direniş mekanizmaları geliştirdiği anlara da dikkat çekiyor. Sınıf mücadelesinin "saklı" bir sahnesine dair ipuçları veriyor bize. Canlı gözlemlerle Türkiye’de işçi sınıfı kültürünün puslu kalmış bir kesitini sunan, çarpıcı bir çalışma.
    12,62  TL14,50  TL
  • Enformasyon Bombası

    Karton Kapak
    "Bundan böyle, ne kadar HAYIR derseniz deyin, EVET anlaşılacaktır." Etik sınırları zorlayan, gitgide askerileşen, bilincini kaybetmiş bir bilim - bütüm kürenin üzerine yayılan bir tele-gözetim ve denetim - seyreden, ama okuma yazma bilmeyen insan kitleleri - kültür sanat bahaneli pornografi - insan bedeninin yeni bir sömürgeciliğin odağı haline gelişi - çocuksuluğun hakim olduğu bir kültür - uluslararası barışı parçalamaya yetenekli bir enformasyon bombası - yığınların içine sürüklendiği bir tekno-kült - siyasetin top modelleri - rekabet hırsıyla yaratılış bir uzay çöplüğü - çocuk işçileri, kayıp çocuklar, çocuk-askerler - benzersiz bir ideolojik bulaşma olgusu olarak Internet - yeni iletişim teknolojileriyle kültürün başat öğesi haline gelen reklamcılık ve bir girişimcilik tekniği olarak seks-kültür-reklam kutsal üçlüsü... Bütün bunlara HAYIR diyebilen binlerce insan var, ama onlar EVET anlamaya devam ediyorlar...
    13,20  TL15,00  TL
  • Kendi Ülkesinde Kuşatılan Ordu - Türk Silahlı Kuvvetleri

    Karton Kapak
    ABD’nin 2003 yılında Süleymaniye’de bulunan Türk Özel Kuvvetleri’ne yönelik düzenlemiş olduğu çuval operasyonuyla başlayan süreç, ülke kamuoyunda gün geçtikçe artan; Türk Ordusu’nu kendi milletinin gözünde yıpratmaya yönelik psikolojik savaşa ve 21.Yüzyılın Savaşı olan Enformasyon Savaşına dönüşmüş durumdadır. Bu süreç öyle bir hal almıştır ki Terörle mücadele eden subaylar terör örgütü üyesi olmakla yargılanmakta, (e.)Genel Kurmay Başkanı terör örgütü lideri olarak yargılanarak ömür boyu hapse mahkum edilmektedir. Bu arada silahsız 33 erin şehit olmasından sorumlu “Parmaksız Zeki” kod adlı Pkk’lı terörist ise bu yargılamaların bir kısmında gizli tanıklık yapmaktadır. Peki ne oldu da durum bu hale geldi? İşte bu kitabın konusu hem tarih içinde Türk Silahlı Kuvvetlerini anlamak hem TSK’nın karşı karşıya olduğu görevleri tahlil etmek, hem de yaşanan sürecin nedenlerini ve TSK’nın bu süreçte yaptığı hataları tahlil etmeyi hedeflemektedir.   ·  Türk ordusuna yönelik Abd Ordusu’ndan gelen eleştiriler ·  AB sürecinde TSK’nın konumu ve dönüşümü ·  TSK’nın tasfiye edilme süreci ve TSK’ya karşı yürütülen enformasyon savaşı ·  Milli ordudan, profesyonel orduya geçiş. ·  TSK-Gladio ilişkisi ! ·  Özel harp dairesi ilgili iddialar… ·  Türk ordusu PKK’yı nasıl yendi? ·  Askeri casusluk ve şantaj davalarının manevi sonuçları. ·  Doğu Akdeniz’de, Deniz ve Hava Kuvvetleri’ni zayıf bırakarak kimler neyi hedefliyor? ·  Jandarmanın sivilleştirilmesi ne demektir? ·  Dünyada sivilleşen jandarma örneği var mıdır? ·  Türk silahlı kuvvetleri nerede hata yaptı?
    12,80  TL16,00  TL
  • Aselsan Cinayetleri

    Karton Kapak
    Son yıllarda kendi milli savunma sistemini inşa etmeye çalışan Türkiye, bu alanda çalışan süper beyinlerin şüpheli ölümleri ile sarsılıyor. Elinizdeki eser savunma sanayiinde yaşanan seri ölümlerin izini sürüyor. ASELSAN intiharları olarak bilinen ölümler cinayet mi? Kıbrıs Harekatında yaşanan Kocatepe Faciasının bu ölümlerle ne ilgisi var? Toros-2 tatbikatında bir albayan ölümüyle sonuçlanan suikastın savunmadaki rant kavgasıyla ilişkisi neydi? Sniper'ların kovaladığı ASELA mühedisine ne oldu? TÜBİTAK görevlileri ve bir subayın öldüğü şüpheli kazadan sonra ortadan kaybolan kozmik cihaz neydi? Savunma sanayiinde çalışan binlerce mühendisleri kim, neden fişledi? Mühendisler ölmeden önce hangi ülkelerden iş teklifi almıştı? Türkiye'nin kendi milli yazılımlarını geliştirmesini hangi ülkeler engelledi? Metin Göktepe Gazetecilik Ödülü sahibi Gazeteci Melik Duvaklı'nın kaleme aldığı ASELSAN CİNAYETLERİ, savunma sanayiinde yaşanan gizli savaşa ışık tutuyor.
    11,72  TL17,50  TL
  • Toplum Üzerine Yazılar

    Karton Kapak
    "Bütün demokrasilerin özünde eleştiri vardır. Demokrasi sadece eleştiri özgürlüğüne ve eleştirel dürtülere ihtiyaç duymakla kalmıyor, onu asıl eleştirinin kendisi belirliyor... Ama eleştirinin akıldaki ruhun merkezi motifi olarak dünyanın hiçbir yerinde sevilmediği unutuluyor. Kim eleştirecek olursa, ‘birlik’ tabusuna karşı günah işliyor demektir. Eleştirmen bölücü ve hatta totaliter dönemde akıl bulandırıcı biri oluverir." - T. Adorno
    11,90  TL14,00  TL
  • Biz Toprağı Bilirik!

    Karton Kapak
    16 Ağustos 1989'da Eurogold, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın Maden Dairesi'nden Bergama Ovacık'ta altın arama ruhsatı aldığında nasıl bir kayaya çarptığını bilmiyordu. Altın çıkarmak için kullanılan siyanürün yarattığı tahribata bizzat şahit olan köylüler topraklarının, hayvanlarını ve yaşamlarını korumak için kısa süre sonra eylemlere başladı. Bergama, Çanakkale, Ankara, İstanbul... Yıllardır süren bu mücadelede mahkemelerden pek çok kapatma kararı çıkmasına rağmen madenler el altından işletilmeye devam etti.
    4,75  TL5,00  TL
  • Sömürgecilik Üzerine Söylev

    Karton Kapak
    "Fransa da yaşanan son olaylar kaynağını sönürgecilikten alanl Batı ırkçılığının artık Batının metropollerini de bir kaynayan kazanhaline getirdiğini gözler önüne serdi. Cesaire'in tabiriyle sömürgeciliğin ve Batı ırkçılığın bumerang etkisi artık dönüp Batı medeniyetinin merkezlerini vuruyor. Cesaire'in kitabı bu gelişmeyi 55 yıl önceden öngören bir kitap ve Batılı olmayan toplamlara Batı hayranlığını bırakıpkendi alternatiflerini geliştirme çağrısı yaparken Batıya da (gerçekten evrensel olmak ve çöküşten kurtulmak istiyorsa) Batı üstünlüğü yalanını terk etme çağrısı yapıyor. Sömürgeciliğin v ırkçılıın köklerinin Batı aydınlanması ve burjuva hümanizminde aranması gerektiğini ileri süren Cesaire, kendisi de komünist bir politikacı olmasına rağmen Fransız komünistlerini aynı ırkçı yaklaşımı savunmakla suçluyor. Avrupamerkezcilik eleştirisinin ve üçüncü dünyacılığın anahtar metinlerden biri olan sömürgecilik sonrası çalışmaları başlatan ilk eser, Maurice Thorez'e Mektup ile birlikte ilk defa Türkçe'de. Cesaire'nin deyişiyle 'bir medeniyetin ilk çürümeye başlayan yeri kafası değil kalbidir.' İşte bi kalpsiz medeniyet hakkında hemkafalara hem kalplere hitap eden bir eser," Bu sömürgecilik hakkında bir kitaptır, sömürgeciliğin sömürgeleştirilen üzerindeki, kültür üzerindeki ve en önemlisi sömürgeci üzerindeki etkisi hakkındadır. En halis Hegelyen üslup içinde, Cesaire, sömürgeciliğin sömürgeciyi medenilikten çıkarmak üzere nasıl işlelndiğini gösterir. Robin D. G. KELLEY
    11,05  TL13,00  TL