Siyasal Süreç Kitapları

Yayınevi/Marka
640 öğeden 1-16 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 40
  • Siyasi İdeolojiler

    Karton Kapak
    Andrew Heywood, iki yüzyılı aşkın bir süredir dünya siyasetine hakim olan ve onu şekillendiren siyasi ilkelere ve doktrinlere Siyasi İdeolojiler kitabıyla açık, kavranabilir ve kapsamlı bir giriş yapmaktadır. Yazar, uluslararası bir perspektifle, klasik 19. yüzyıl ideolojileri olan liberalizm, muhafazakarlık ve sosyalizmden yakın zamanlarda doğan feminizm, ekolojik düşünce ve siyasi İslam gibi ideolojilere, her ideolojinin hem tarihsel gelişimini hem de onların siyasi hareketlere, siyasi partilere ve hükümetlere yapmış oldukları etkileri net bir şekilde ele alarak, okuyucuya siyasi ideolojiler hakkında geniş ve sistemli bir bilgi kaynağı sunuyor. Kitapta ayrıca, Temel siyasi figürler ve filozoflar hakkında bilgi veren, Ana siyasi akımları özetleyerek tanıtan, Farklı ideolojilerin belirli siyasi temalara nasıl baktıklarını gösteren, Ve ideolojileri içindeki akımların yarattığı fikri gerilimleri karşılaştıran, Kutucukları bulabilirsiniz.
    27,90  TL30,00  TL
  • Çöküş

    Karton Kapak
    Çöküş "12,5 yıllık Erdoğan hükümranlığının sona erişinin adıdır." 7 haziran seçimlerinden hangi sonuç çıkarsa çıksın, Erdoğan'ın "Çöküş" süreçi başlayaçaktır. Aksi, Türkiye'nin cumhuriyet geleneğinin "Çöküş"üdür. Kesin olan bir "Çöküş"ün yaklaştığıdır. Ama tüm sinyaller Erdoğan'ın "Çöküş"üne işaret etmektedir. Aslında Erdoğan'ın "Çöküş"ü, binlerce muhalif insanı mağdur ettiği kumpas davalarıyla, hukuğu yok ederek "sivil darbe"ye girişmesiyle başladı. Gezi isyanına yolaçan halkı kutuplaştırıcı ve kendinden olmayanı ötekileştirici politikaları "Çöküş"ünü hızlandırdı. "Çöküş"ün miladı ise, 17-25 yolsuzluk operasyonları ile "içten vurulması" oldu. Özellikle ortaya çıkan yolsuzluklar Erdoğan'ın önümüzdeki yıllarda daha net göreceğimiz, AKP içindeki "Çöküş"ünü de getirdi. 7 haziran'da AKP süpriz yapıp, tek başına iktidara gelse bile, artık "Erdoğan'sız bir AKP" haline gelecektir, Erdoğan'la bağlarını ağır ağır kopardığını böylece, AKP'nin kendisini 12,5 yıllık hukuksuzluk, kutuplaştırma, devlet şiddeti ve yolsuzluklardan ayrıştırmaya çalıştığını göreceğiz. Milli Görüş'ten koparken verdiği özeleştirilerle, "islamcılığın, hep muhalif olduğu sisteme entegre edilmesi'ne hizmet edeceğini düşündürten ve bu sayede yıldızı parlayan Erdoğan'ın iktidardaki "güç zehirlenmesi"yle nasıl "Çöküş"e gittiğinin üzücü bir hikayesidir de bu kitap.
    20,75  TL25,00  TL
  • İttihat ve Terakki 1908-1914

    Karton Kapak
    Geç dönem Osmanlı İmparatorluğu ve modern Türkiye tarihi uzmanı Feroz Ahmad bu kitabında, İttihat ve Terakki Cemiyeti’ni 1908-1914 dönemi içinde ele alıyor. İlk kez 1969 yılında, The Young Turks adıyla İngilizce olarakyayımlanan çalışmada Ahmad, şu sorulara cevap arıyor: Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemindeki hangi gelişmeler İttihat ve Terakki Cemiyeti’ni iktidar odağı haline getirmiştir? İttihat ve Terakki’nin homojen bir ideolojisi var mıydı? Cemiyet’in siyaseti, ıslahat anlayışı neydi ve bu anlayışın daha sonraki Batıcı-Cumhuriyetçi gelisme açısından nasıl bir önemi vardı? Kitapta adı geçen kişilerin biyografik bilgilerini içeren “Kim Kimdir?” bölümüyle birlikte zengin bir dizin çalışmasını da içeren arastırmayı Sina Akşin’in önsözüyle sunuyoruz.
    15,40  TL20,00  TL
  • Yağmur Beklerken

    Karton Kapak
    Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş döneminin ilk safhasını noktalayan Serbest Fırka denemesi... 1929 büyük ekonomik buhranı ve buna eşlik eden ağır kuraklık tehlikesi. Şeyh Sait ve ilk Dersim isyanları bastırılmış, Takrir-i Sükûn yasaları ile her tür muhalefet ezilmiş, dağıtılmış, "Atatürk devrimleri" yürürlüğe girmiştir. Yağmur Beklerken’de Tarık Buğra Serbest Fırka denemesi/girişimi ekseninde bütün bu gelişmelerin Anadolu taşrasındaki sonuç ve yansımalarını konu edinirken aslında on yıllık Cumhuriyet’in bir bilançosunu da yapmaktadır. 1946-50’de DP’yi zafere taşıyacak hareketin ipuçları, bu hareketin odağında yer alan sağ/muhafazakâr zihniyetin devlet, demokrasi, parti... kavramlarının sosyo-politiği, psikolojisi, Yağmur Beklerken’in o alabildiğine gerçekçi, canlı taşra tipleri ve diyalogları içerisine gayet ustaca serpiştirilmiştir. Bu haliyle bu kitap, sadece Serbest Fırka’nın kapatılması öncesi Türkiye taşrasının değil, darbeler öncesi Türkiye’nin sağ/muhafazakâr gözden görünümü olarak da okunabilir.
    16,53  TL19,00  TL
  • Son Ülkücü'yü Kim Öldürdü?

    Karton Kapak
    Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin 'karanlıklara kurban verdiği' ne ilk isimdi, memlekette olup bitenlere bakınca görülüyor ki ne de 'en son' olacak Muhsin Yazıcıoğlu… 'Son ülkücü', 'Son reis' veyahut siyaset arenasının tecrübelilerinin tabiriyle; 'Muhsin Başkan…' Muhsin Yazıcıoğlu'nun 'kutsal bir ideal' uğrunda şekillenen hayatı yine 'zafere değil, sefere' çıktığı siyaset yolculuğunda, henüz 55 yaşında son buldu. "2 saniye sonrasına garantisi olmayan bir hayat yaşıyoruz. Böyle bir hayat için fırıldak olmaya değmez. Ben fırıldaklık istemem." cümleciği onun ölümünden hemen önce kamuoyuyla paylaştığı ve siyaset düşünen yeni nesillerin zihnine adeta 'mıh gibi' çakılması gereken bir prensip olarak kayda geçti. '2 saniye sonrasına garantisi olmayan' hayat mücadelesinde 'fırıldak olmak' yerine 'adam gibi adam olmayı' tercih eden Muhsin Yazıcıoğlu, eğilip bükülmeden yaşadığı fırtınalı hayatını 'karanlık ellerin' harekete geçmeyi tercih ettiği 'fırtınalı bir dağ başında' milyonlarca insanın onun kurtulması için 'dua dua yalvardığı' saatlerde kaybetti. Ardında yüzlerce cevaplanması gereken soru işaretleri bırakan Muhsin Yazıcıoğlu'nun yaşadığı kuşkulu helikopter kazası ve sonrasında 'ara(ma)ma, kurtar(ma)ma' çalışmaları sırasında yaşanan ihmaller zincirinin çarpıklıklarını ortaya koyan bu kitapta Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Raporu'nda dikkat çekilen 'kuşkulu haller' irdeleniyor. TBMM'nin kazayı incelediği 'soruşturma raporu' analiz ediliyor. Kazayı soruşturan Cumhuriyet Savcısı'nın HSYK tarafından 'kınanmasına' yol açan 'evlere şenlik soruşturma' dosyasının izini sürüyoruz kitapta. Siyaset arenasına çıktığı ilk günden bu yana tek başına yürüyen 'ülkünün yalnız alpereni' Muhsin Başkan'a 'Kanlıçukur'da düzenlenen 'kanlı suikastın' sır perdesi bu kitapla aralanıyor.
    8,96  TL9,95  TL
  • Ahtapotun Kolları

    Karton Kapak
    Gülen, 21 Mart 1999’da sağlık gerekçesiyle ABD’ye gitmiştir. Bu tarihten hemen öncesinde Abdullah Öcalan’ın Kenya’da yakalanarak 16 Şubat 1999’da Türk güvenlik güçlerine teslim edildiğini hatırlamak gerekir. Abdullah Öcalan’ın 2013’te İmralı’da ilk BDP heyetiyle görüşmesi sırasında “1999’da beni Türkiye’ye verip Gülen’i de yanlarına aldılar” dediği medyada yer almıştır. Gülen Cemaati, 1 Mart 2003’teki tezkerenin reddedilmesinden büyük rahatsızlık duymuş, ABD’nin Irak’ı işgalini desteklemiştir. Fethullah Gülen, 2010 yılındaki Mavi Marmara olayında İsrail’in uluslararası sularda gerçekleştirdiği kanlı saldırıyı, ABD’de Neo-Con’ların önde gelen yayın organı Wall Street Journal’a değerlendirmiş ve Ankara’yı hedefe koyup “İsrail’in otoritesine karşı çıkılmaması gerekirdi” demiştir. Gülen ve cemaat medyası, İsrail’i ABD’yi asla eleştirmemiş, Her iki devletin politikalarının, tezlerinin, menfaatlerinin “kusursuz destekçisi” olurken, Ankara’nın karşısında saf tutmuştur. 7 Şubat 2012 MİT Krizi, Gezi Kalkışması, özellikle de 17 Aralık 2013’teki darbe girişimi Cemaat’in içerideki derin baronlarla ve onların bağlı olduğu dış güçlerle birlikte hareket ettiğini ortaya koymuştur. Yeni Türkiye’ye karşı giriştiği saldırıda Cemaat’in arkasında ABD’nin derinleri ile İsrail ve Vatikan vardır.1 milyon kişinin dinlendiği Telekulak Skandalı, devletin gizli bilgilerinin yabancı istihbarat servislerine pas edilmesi, MİT Tır’larına paralel operasyon düzenlenmesi, kriptolu telefonların şifrelerinin çalınarak dinlenmesi, Başbakan’ın ofisine böcek konulması gibi olaylar Cemaat’in casusluk faaliyetleri olarak kayda geçmiştir. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın “Bunlar Cemaat değil, bir terör örgütüdür!” diye konuşması dikkate şayandır. Örgütünde zabitleri, kurmayları, akademisyenleri ve militanları vardır.Kurmayları savaş stratejilerine ve taktiklerine hâkimdirler.Savaşı kazanmak uğruna onlar için her türlü yol mubahtır!
    12,07  TL17,00  TL
  • Karaoğlan

    Karton Kapak
    Tarih onu hangi yüzüyle anımsayacak? Tarih onu hangi yüzüyle anımsayacak? Solu iktidara taşıyan dürüst siyasetçi, devletin güvenilir çınarı, politikaya zarafet ve tevazu katan şair mi? Yoksa solun birliğini engelleyen inatçı, kuşkucu, yalnız lider mi? Demokrasının kilometre taşlarında acaba kaç kişi dağlara taşlara yazılan karaoğlan efsanesini anımsayacak? Ve kaçı siyasette zirveden cezaevine, cezaevinden yeniden zirveye yükselişin ve sonra sandıkta unutulup gidişin nedenlerini sorgulayacak? Türkiye son 50 yılına damgasını vuran bir lideri, bir cumhuriyet aydınını, ülkenin en kritik günlerinin kaptanını nasıl anımsayacak?
    16,20  TL18,00  TL
  • AKP, Cemaat, Sünni - Ulus

    Karton Kapak
    AKP'nin "Yeni Türkiye"si içi boş bir propaganda teriminden mi ibaret, yoksa bir olguya, bir gerçekliğe mi işaret ediyor? Fatih Yaşlı, bu çalışmada yeni Türkiye'yi bir gerçeklik ve olgu olarak kabul ediyor ve Türkiye'de AKP eliyle yeni bir rejimin kurulmakta olduğu temel tezinden hareketle bu gerçeklik ve olguyu mercek altına alıyor. Yaşlı, "yeni Türkiye'yi yeni kılan nedir?" sorusu üzerinden yola çıktığı bu çalışmasında, bir yandan "eski" ve "yeni" Türkiye arasındaki farkları karşılaştırmalı bir şekilde ortaya koyarken, öte yandan yeni Türkiye'nin temellerinin AKP iktidarı öncesinde nasıl atıldığını, nasıl kök saldığını da sergiliyor. Çalışmada, yaşanan rejim değişikliği küresel egemenlik mücadelesiyle ilişkilendirilerek AKP'nin iktidar oluşu "Türkiye'nin renkli devrimi" olarak tarif ediliyor ve söz konusu "devrim" süreci teorik ve pratik düzlemde tartışılıyor. Yeni rejim inşası tezine eşlik eden bir diğer tez ise AKP eliyle yeni bir "ulus" inşasına girişildiği yönünde. Yaşlı, AKP'nin "millet" dediği bu "ümmet ile ulus arası" yeni kolektif kimliği "Sünni-Ulus" olarak adlandırıyor ve Sünni-Ulusun hem neyi işaret ettiğini hem de nasıl inşa edildiğini ayrıntılı bir şekilde gözler önüne seriyor. Çalışmada Haziran isyanı da ele alınıyor ve isyanın Sünni-Ulusun dışında bırakılanların/dâhil edilemeyenlerin yeni Türkiye'ye bir itirazı olduğu üzerinde duruluyor. Yaşlı, yeni Türkiye'nin iki güç odağı olan AKP ve Cemaat ilişkisinin dününe ve bugününe de bakıyor ve "yeni Türkiye'nin sahipliği" üzerine verildiğini söylediği bu kavganın kökenlerini, nedenlerini ve seyrini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. AKP, Cemaat, Sünni-Ulus, pratiği anlatırken teoriyi, günceli analiz ederken tarihselliği ihmal etmeyen özgün ve etkileyici bir çalışma, Yeni Türkiye'ye bir giriş, bir başlangıç kitabı.
    13,86  TL18,00  TL
  • Her Yönü ile Başkanlık Sistemi

    Karton Kapak
    - Başkanlık sultanlık mıdır? - Başkanlık diktatörlük müdür? - Başkanlık ideal bir yönetim tarzı mıdır? - Başkanlık sistemi Türkiye’ye uyar mı? Türkiye, yakın tarihimizde birçok defa Başkanlık Sistemi’ni tartışmıştır. Sistem tartışılmaya başlandığı anda, gözlerin çevrildiği ilk isim de bu konuda akademik çalışmalar yapan Prof. Dr. Burhan Kuzu olmaktadır. Siyasilere yıllardır bu konuda danışmanlık yapan Kuzu, 8 yıldır TBMM Anayasa Komisyonu Başkanlığını yürüttüğü için de görüşleri ayrıca önem taşımaktadır. “Parlamenter rejim, bizce artık tarihî misyonunu tamamlamıştır. Nitekim, dünyanın hiçbir bölgesinde bu sistem kitaplarda yer alan şekliyle uygulanamamaktadır. ABD’de yıllardır uygulanan ve tüm dünyada ‘Başkanlık Sistemi’ olarak adlandırılan modelin asıl adı, ‘Kongre Hükümeti’dir. Bu modelde eyalet sistemi ve tam başkanlık uygulaması vardır. Benim yıllardır üzerinde çalıştığım model, ABD’deki sistemden farklı. Bir akademisyen olarak, Fransa'daki yarı başkanlık sistemiyle ABD’deki tam başkanlık sisteminin karması bir modeli öneriyorum. Bu modelde, Fransız sisteminin üniter yapısıyla ABD’deki başkanın yetkileri buluşturuluyor. Yani hem üniter yapı korunuyor, hem de tam başkanlık yetkileri kullanılabiliyor.” -Prof.Dr. Burhan Kuzu
    14,22  TL18,00  TL
  • Türk Sağının Üç Hali

    Karton Kapak
    Milliyetçilik, Muhafazakârlık, İslâmcılık... Türk Sağının ana ‘malzemesi’ olan bu üç ideoloji, üç ayrı pozisyon olmanın ötesinde, beraberce bir yumak oluşturmuyorlar mı? Öyleyse, birbirine nasıl bağlanıyor, nerelerde kesişiyor, birbirleriyle nasıl içiçe geçiyorlar? Bu üç ideoloji, Türk Sağının üç hâli olarak düşünülemez mi? Milliyetçilik, katı hâli: sağın dilbilgisi/grameri... Muhafazakârlık, gaz hâli: bir üslûp ve ‘hava’... İslâmcılık, sıvı hâli: onsuz olunmaz bir imge ve değer kaynağı... Bu soruların, bu bakış açısının, perde gerisini oluşturduğu kitapta, üç makale yer alıyor: “İnşa Döneminde Türk Millî Kimliği”, “Muhafazakârlığın Çatallanan Yolları ve Türk Muhafazakârlığında Bazı Yol İzleri”, “Din ve Milliyetçilik: Lügât ve gramer - İslâmcılıktaki milliyetçilik, milliyetçilikteki İslâmcılık”. İlk yazı, Türk millî kimliğinin nasıl kurulduğu üstüne: bu kuruluş tarzının, Türk milliyetçiliğini “evrenselcilik” ve “medeniyetçilik” iddiasındaki suretiyle bile ırkçı/özcü kıldığını ileri sürüyor. Muhafazakârlıkla ilgili yazıda, bu ideolojinin kavramsal ve tarihsel bir tasvirinden sonra, Türk muhafazakârlığının bazı önemli figürleri ele alınıyor: Mehmet Âkif, Baltacıoğlu, Tanrıöver, Peyami Safa, Remzi Oğuz Arık, Yahya Kemal, Topçu, Başgil... İslâmcılık-milliyetçilik ilişkisini tartışan üçüncü yazı, bu iki ideolojinin rekabet ve benzeşme dinamiğini inceliyor; İslâmcılık üzerinde milliyetçi zihniyet kalıbının süregiden güçlü etkisini ortaya koyuyor.
    13,05  TL15,00  TL
  • Şeriatçı Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke Türkiye

    Karton Kapak
    Köstebek ve Alman Vakıfları kitaplarının yazarı Necip Hablemitoğlu, Şeriatçı Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke;Türkiye adlı kitabında, Türk Devleti ve bütünlüğünün karşı karşıya kaldığı tehlike ve tehditleri gözler önüne seriyor. Dış güçlerin tarikat ve terör üzerinden Türk insanına olan etkisinden bahsedip, bu güçlerin insanları kendi çıkarları doğrultusunda kullandıklarının altını çiziyor. Tehdit ve tehlikenin yalnızca dış güçler olmadığına vurgu yapan Hablemitoğlu, diğer ülkelerdeki istihbarat teşkilatları ve bu teşkilatların faaliyetlerine de değinirken, Türkiye'nin nasıl bir oyunun içinde olduğunu delilleriyle ortaya koyuyor. Susturulan bir aydının kaleminden çıkan Şeriatçi Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke; Türkiye'de, Hablemitoğlu tehlikenin hem dışarıdan, hem de içeriden olduğunu söylerken, Türk Devleti'nin alması gereken önlemlerin neler olması gerektiğine farklı olay ve kişiler üzerinden defalarca vurgu yapıyor.
    14,88  TL17,50  TL
  • Derin Devlet

    Karton Kapak
    Soğuk Savaş sonrası derin devlet örgütlenmeleri toplumsal ve uluslararası sorgulamalar nedeniyle önemli sınırlamalarla karşılaşmış, bu süreçte saldırganlıklarınıda artırmışlardır. -Emin Gürses- Derin Devlet emperyalızmın güdümünde olmayan tam bağımsız ulus devlettir. Bu bağlamda Teşkilat-ı Mahsusa Derin Devlet'in bir organıdır. -Erol Bilbilik- Sultan 2. Abdülhamid'in jurnal teşkilatı, Derin Devlet nitelemesiyle anılmayı hak edebilir, ama "Teşkilat-ı Mahsusa" etmez. -Ömer Lütfi Mete- Eskiden derin devlet şimdi ise akil adını verdiğim yapının hiçbir faaliyeti meşruiyet dışına taşımaz. Çünkü bir davranışın meşruiyetinin sınırlarını çizen odur. -Mahir Kaynak- Soğuk Savaş döneminde ülkelerin hem istihbarat örgütlerini hem derin devletlerini yöneten, yönlendiren NATO'nun kendisi idi. Tıpkı Silahlı Kuvvetler yönetimini yönlendirdiği gibi. -Erol Mütercimler- Devletin kendi derinliğinde boğulmaması için, bıraktığı yasal boşluğun işlevsel değil, yasal aktörlerce doldurulması önemlidir. -Deniz Ülke Arıboğan- Menderes ve arkadaşları döneminde Türkiye NATO'ya girdi, Gladyo da Türkiye'ye... -Nuh Gönültaş- Mumcu suikastından sonra Türkiye'de nasıl bir toplumsal travma yaşandığını, on binlerce insanın "kahrolsun şeriat" sloganlarıyla sokaklara çıkarıldığını, bu ve benzeri krizler üzerinden ne tür siyasi senaryoların uygulandığını az çok hepimiz biliyoruz. -İbrahim Karagül-
    11,05  TL13,00  TL
  • Örgütlenme

    Karton Kapak
    Partinin işçi kitleleriyle sımsıkı bağlar kurması zorunludur. Buna ulaşmak için Parti, fabrika hücreleri temelinde inşa edilmelidir. Bütün Pati üyelerinin faal, örgütlerin bağımsız, gerçek Marksist çizgiden her türlü sapmaya karşı mücadelerinin de uzlaşmaz olması gereklidir. Ve nihayet Bolşevik örgütünün temel ilkelerine bağlı kalmakla birlikte durum değişikliklerine hızla ayak uydurabilecek esnek bir örgüt gereklidir. İşte Lenin 1922 yılı sonunda Dördüncü kongrede verdiği söylevde Komünist Enternasyonal'in bütün kesimlerine böyle vasiyet ediyordu.
    7,65  TL8,50  TL
  • Türkiye Tarihi 5 Bugünkü Türkiye 1980 - 2003

    Karton Kapak
    Türkiye Tarihi, Oğuz Akkan ile Sina Akşin'in 1980 yılında oluşturdukları bir tasarının ve uzunca bir çalışma ve hazırlık döneminin ürünüdür. Türkiye Tarihi 5 ciltten oluşmaktadır. Her ciltte, dönemin siyaset, iktisat, düşünce, mimarlık ve sanat tarihleri ayrı bölümlerde incelenmektedir. 1. Cilt Osmanlı Devleti öncesindeki Türkleri ele almaktadır. 2. Cilt Osmanlı Tarihini 1600 yılına değin gözden geçirmektedir. 3. Cilt 1600-1908 yıllarını kapsıyor. 4. Cilt 1908-1980 dönemini inceliyor. 5. Cilt 1980-2003 dönemini, yani şimdiki Türkiye'yi ele alıyor. Sina Akşin yazarlar kadrosunu oluşturmuş ve yayın yönetmenliğini üstlenmiştir. Siyaset Tarihi bölümlerinin yazarları Ümit Hassan, Metin Kunt, Sina Akşin, Cemil Koçak, Hikmet Özdemir, Bülent Tanör'dür. İktisat Tarihi bölümlerini Halil Berktay, Suraiya Faroqhi, Korkut Boratav, Zafer Toprak yazmışlardır. Düşünce Tarihi bölümleri Ümit Hassan, Hüseyin Yurdaydın, Sina Akşin, Selahattin Hilav, Murat Katoğlu tarafından kaleme alınmıştır. Mimarlık ve Sanat Tarihi bölümlerinin tek yazarı Ayla Ödekan'dır. Sina Akşin Türkiye Tarihi'nin amacını şöyle açıklamaktadır."...Türkiye'de okullarda ve üniversitelerde okutulan tarih genellikle yüzeysel bir tarihtir. Okullarda öğrenciler için tarih en çekilmez, ezbere dayalı, anlamsız ders durumundadır. Üniversite tarih bölümlerinin puanları, yani tarihçiliğe rağbet, çok düşüktür. Tarih, birçoklarımızın gözünde gerçeğin araştırılacağı, heyecan verici bir bilim dalı değil, kabul edilmiş belirli ideolojik ya da siyasal tutumları destekleyecek kanıtların derleneceği bir alandan ibarettir. İşte biz, bu kitabın, ülkemiz tarihçiliğini hal-i pur melalinden kurtaramaya belkimütevazi bir katkısı olur diye düşündük." Elinizdeki bu cilt 1980-2003 dönemi tarihi için vazgeçilmez bir kaynak niteliğindedir. En yakın geçmişin karmaşıklığına ışık tutacağına inanıyoruz.
    22,40  TL28,00  TL