Tarih & Teori Kitapları

Yayınevi/Marka
112 öğeden 1-16 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 7
  • Fıkıh ve Siyaset

    Karton Kapak
    Osmanlılarda siyâset-i şer’iyye konusunu teorik ve pratik veçheleriyle bir bütün hâlinde ele alan ilk modern akademik çalışma olan Fıkıh ve Siyaset: Osmanlılarda Siyâset-i Şer’iyye, temsil edici nitelikteki müellif ve eserlere odaklanarak alanın temel meselelerine ışık tutmayı hedeflemektedir. Eserde siyâset-i şer’iyyeyi yalnız belirli bir perspektiften ortaya koyan ve bu alanın tartışmalı uygulamalarına onay veren eserlere değil, Osmanlıların hukukî-siyasî düzenini eleştiren isim ve eserlere de yer verilmiştir. Ayrıca kitap Osmanlılar döneminde siyasetin yalnız hukukî veçhelerine tahsis edilmiş eserleri değil, aynı zamanda siyasetin farklı meselelerini ele alan geniş –ve hatırı sayılır bölümü hâlen yazma halindeki– literatürü de dikkate almakta; şeriat-siyaset ilişkisine dair bürokrat ve tarihçilerin, ahlâkçıların, ulemâ ve sûfîlerin yazdığı risale ve kitaplara da atıfta bulunmaktadır.
    20,08  TL27,50  TL
  • Politik ve Askeri Savaş Sanatı 1

    Karton Kapak
    "Savaş yönetmenin kendisi, kuşkusuz, çok zor değildir. Ama zorluk, savaşın temel ilkelerini anlamak için gerekli olan bilgelikte ve büyük deha sahibi olmakta da değildir. Bu ilkelere, önyargısız ve konuya tümüyle yabancı olmayan bir zihinle ulaşılabilir. Hatta bu ilkelerin harita ya da kağıt üzerinde sunulması hiç de zor değildir ve iyi bir harekât planı tasarlamak büyük ustalık gerektirmez. Güç olan, kendimiz için ortaya koyduğumuz ilkelere savaş boyunca sadık kalabilmektir."-Carl Von Clausewitz-
    7,20  TL8,00  TL
  • Demokrasinin Karanlık Yüzü

    Karton Kapak
    İki rakip etno-ulusal hareket aynı topraklarda "kendi" devletini istediği zaman tehlike doğar. Bu eserde ortaya konan yeni etnik temizlik teorisi en korkunç vakaları -sömürgelerdeki soykırımlar, Ermenistan, Nazi Holokostu, Kamboçya, Yugoslavya ve Ruanda- ve nispeten hafif şiddet vakalarını -ilk dönem modern Avrupa, çağdaş Hindistan ve Endonezya- temel alıyor. Cinai etnik temizlik moderndir - "demokrasinin karanlık yüzüdür". Demos (demokrasi) ile ethnos’un (etnik grup) birbirine karıştırıldığı yerlerde meydana gelir. İki rakip etno-ulusal hareket aynı topraklarda "kendi" devletini istediği zaman tehlike doğar. Zayıf taraf boyun eğmeyip dışarıdan yapılan yardım sayesinde savaşmaya başladığında ya da güçlü taraf ani ve ezici bir kuvvet kullanabileceğine inandığında çatışma şiddetlenir. Ama devlet de hizipleşmiş ve savaş türünden dış baskılar yüzünden radikalleşmiş olmalıdır. Önceden planlama nadirdir, zira suçlular nispeten yumuşak planları suya düşünce şiddeti artırmak "zorunda" kaldıklarını hissederler. Şiddetin artışı basitçe "kötü elit tabakanın" ya da "ilkel halkların" işi değildir. Liderler, militanlar ve etno-milliyetçiliğin "çekirdek oy tabanları" arasındaki karmaşık etkileşimlerden doğar. Bu karmaşık süreci anlamak, gelecekteki etnik yanılsamalardan sakınacak politikalar üretmemize yardımcı olabilir. "Michael Mann büyük fikirler ortaya atar, bu kapsamlı kitap da zekice, güçlü ve kışkırtıcı fikirlerle dolu. Daha başlığıyla bile anlayışımızı yeniden şekillendirerek, insanlık tarihindeki en kötü şeyleri en iyilerin ışığında, eskiyi modernin ışığında görmemizi sağlıyor. Mann sıkı ampirik içgörüler ile ustaca bir kavramsal çerçeveyi birleştiriyor. Her sayfada alkışlanacak, tartışılacak ve üzerine düşünülecek bir şeyler var. Bu eseri daha yıllarca tartışacak, çok daha keskin sonuçlara varabileceğiz." -Ben Kiernan-Müdür, Soykırım Çalışmaları Programı, Yale Üniversitesi "En seçkin siyasi analizcilerimizden biri bu kez dikkatini siyasi hayatın en karanlık köşelerine, kanlı etnik çatışmalara çeviriyor. Mann’ın bu vakalara dair açıklamaları güncel, kışkırtıcı ve nihayetinde inandırıcı. Öte yandan, etnik temizlikte demokrasinin damgası olduğuna kim inanmak ister ki? Ezberleri bozucu bir eser." -Doug McAdam-Sosyoloji Bölümü, Stanford Üniversitesi "Michael Mann’ın yeni kitabı son derece kapsamlı ve cüretkar. Etnik temizliğin selamet dinlerinin ve modern demokrasinin yükselişine eşlik ettiği tezi, pek çok yaygın kabulü altüst ediyor. Halbuki böyle uç olayların kadim nefretlerin nüksetmesinden ya da otoriter elit kesimlerin kötü niyetli yönlendirmelerinden kaynaklandığı düşünülüyordu. İyi araştırılmış ve ikna edici bir çalışma. Son dönemde bu konuda yazılmış en sağlam eser. -Beth A. Simmons-Harvard University
    33,93  TL39,00  TL
  • Propaganda ve Toplumsal Zihin

    Karton Kapak
    Ünlü muhabir David Barsamian, Propaganda ve Toplumsal Zihin’de Chomsky’nin çağdaş ve tarihsel kavramlar üzerine pek çok konudaki düşüncelerini gözler önüne seriyor. Önemli bir tarih olan Kasım 1999’daki “Seattle Olayları” sonrasında yapılan röportajda, Chomsky; medyanın kurumsal hâkimiyetine, çevreye ve hatta kendi hayatlarımıza karşı bir hareket oluşturma ihtimalini tartışıyor. Ayrıca, dil ve zihin hakkındaki fikirleri üzerinden yürüyen bu tartışmada, öne çıkan dilbilimsel görüşlerini de okuyucularla paylaşıyor. “Noam Chomsky, adaletsizlik ve kandırmacalara karşı çıkan en önemli isimlerden biridir.”  - Edward Said “Bir konuşmacıya ihtiyaç duyduğunuz, imzasıyla destekleyen birini aradığınız, yardıma ihtiyacınız olduğu zaman Noam Chomsky oradadır. Onun pratiği, ne düşünüyorsa onu söylemektir, ama sizin ne düşünmeniz gerektiğini söylemez. Onun pratiği, başı dertte olanı rahat­latmak ve eziyet edip rahat edenlere sıkıntı yaratmaktır. Ka­ranlık güçlere en basit şekilde lanet okumak yerine, onun pratiği bizim görmemiz için bir mum yakmaktır.”  - David Barsamian
    21,75  TL25,00  TL
  • Mekan Meselesi

    Karton Kapak
    Yaşadığı mekân üzerinde hak iddia etmek ve gerektiği durumlarda bu mekânda direnişe geçmek, muhtemelen insanlık tarihi kadar eski. Her ne amaçla yapılırsa yapılsın, siyaset her daim bir mekâna ihtiyaç duyar. Doğrudan mekânı talep etmeseniz bile, o mekân üzerinde hareket eder, mücadelenizin insan kaynağını ve araçlarını büyük ölçüde o mekândan devşirirsiniz. Haziran İsyanı, mekân eksenli siyaset üzerine oldukça verimli bir tartışma ve kavramsallaştırma zemini kurması bakımından hayırlı oldu. Öncesinde daha çok akademik ilgiye mazhar olan ya da ekoloji üzerine kafa yoran aktivistlerin yorulmaksızın vurgu yaptığı sosyomekânsal praksis biçimleri, İsyan’la birlikte ete kemiğe bürünüp gündelik sohbetlerimizin konusu haline geldi. “Mekân Meselesi”, mekân siyaseti üzerine yürüyen tartışmalara kuramsal ve pratik bir katkı koymak adına bu mesele üzerine kafa yoran başlıca düşünürlerin tartışmalarını bir araya getiriyor. Kaldırımların altındaki kumsala doğru bir adım daha atabilmek için...
    13,14  TL18,00  TL
  • Ermeni Suçlamaları ve Gerçekler

    Karton Kapak
    “Tehcir” Olayları... Nedenleri... Sonuçları... 1915 yılında, Osmanlı İmparatorluğu neden bir “Tehcir” (zorunlu göç) uygulaması yapmak zorunda kaldı? Tehcir esnasında yaşanan olaylarda, her iki tarafın da yalnız kendi kayıplarının üzerinde hem de abartılı olarak durması, karşı tarafın kayıplarını görmemesiyle gerçeğe ne ölçüde ulaşılabilir? Yoksa ortada, iki tarafın da yaşadığı bir “ortak acı” mı vardır? Propaganda amacıyla yazılan Mavi Kitap, Büyükelçi Morgenthau’nun Öyküsü ve Naim Bey’in Anıları adlı kitapların savlarını yerle bir eden tespitler ve belgeler nelerdir? Malta Yargılanması’nda ulaşılan sonuç ne anlama gelmektedir? Ortada yetkili mahkemelerce alınmış bir “soykırım” kararı yokken, yabancı ülkelerin parlamentolarında alınan “sözde soykırım” kararlarının bir anlamı var mıdır? “Sözde soykırım” iddialarının kabul ettirilmesine anayasasında yer veren ve komşu bir ülkenin topraklarında gözü olduğunu söylemekten çekinmeyen Ermenistan’a karşı Türkiye ne yapmalıdır?
    12,75  TL15,00  TL
  • Yabanıl Toplumda Suç ve Gelenek

    Karton Kapak
    Antropolojiyi “masabaşı”nda yapılan bir iş olmaktan çıkaran Bronislaw Malinowski, bugün hatasıyla sevabıyla bizzat bir düşünce klasiği haline gelmiş durumda. Yabanıl Toplumda Suç ve Gelenek de onun temel metinlerinden biri. Okur bu küçük kitapta, yapıtlarından birine Batı Pasifik Argonautları gibi şiirsel bir isim verebilmiş olan Malinowski’nin hala birçok soru üretmeye elverişli düşünceleriyle ilk elden tanışma fırsatı bulacak. “Çağdaş insanbilimci, elde ettiği sonuçları kağıda döker­ken, doğal olarak daha önce edindiği geniş ve bir anlam­da dağınık, hatta gözle görülür, elle tutulur olmaktan uzak deneyimlerini de kesin olgulara katacak; gelenek, inanç ve örgütlenmeyle ilgili ayrıntıları, ilkel kültür üzerine ortaya atılmış olan genel kuramlar zemini üzerinde yansıtacaktır. Bu kitap, işte bu türden bir itkiye teslim olmuş bir alan araş­tırmacısının ürünüdür.”
    9,00  TL10,00  TL
  • Alman İdeolojisi

    Karton Kapak
    Şu zamana kadar insanlar kendileri hakkında sürekli yanlış fikirlere kapılmışlar, ne oldukları ve ne olacakları konusunda doğru kararlar verememişlerdir. İlişkilerim Tanrı'nın söylediklerine, Normal İnsanın nasıl olması gerektiğine dair fikirlere vb. dayanarak yürütmüşlerdir. Kendi beyinlerinin ürünleri onları yaratan beyinlerin üzerine çıkana kadar yükselmiştir. Yaratıcılar kendi yarattıklarının önünde diz çökmüşlerdir. O halde onları egemenliği altında ezildikleri kuruntulardan, fikirlerden, dogmalardan ve hayali varlıklardan kurtaralım. Bu fikirlere karşı baş kaldıralım. Birisi bu yanılsamaları yok edip yerine insanın özüne uygun düşünceler koyalım, bir başkası ise insana yanılsamalara karşı eleştirisel bir tutum almayı öğretelim, bir üçüncüsü ise bu yanılsamaları nasıl kafalarından atabileceğini insana öğretelim diyor ve hepsi bugünkü gerçekliğin bu şekilde çökertilebileceğini düşünüyor. Bu masum ve çocuksu düşler. Genç Hegelciler'in bugünkü felsefelerinin temelini oluşturur. Bu felsefe Alman kamuoyu tarafından sadece korkuyla karışık bir saygıyla bakılmakla kalmaz, bu felsefi kahramanlar tarafından da bu cani fikirlerin dünyaya devrimci bir tehlikeyi getireceği inancıyla ikna edici bir ses tonuyla duyurulmaktadır. Bu kitabın birinci cildinin amacı kendini kurt sanan ve başkaları tarafından da kurt sanılanların aslında koyun olduklarını ortaya koymak ve melemelerinin aslında sadece Alman burjuvazisi fikirlerimin felsefi bir dille yinelenmiş hali olduğunu ve bu felsefi yorumcuların ortaya attıkları palavraların, Alman gerçekliğinin içinde düşmüş olduğu bu acınası yoksulluğu anlatmaktan başka bir işe yaramadığını göstermektir. Bu cilt, Alman kamuoyunun sevdiği, düşlerin eksik olmadığı derin uyuklamaya uygun düşen, gerçekliğin gölgesine karşı yürütülen bu felsefi savaşı küçük düşürmek ve ona karşı duyulan saygılı yok etmeyi amaçlamaktadır.
    3,80  TL4,00  TL
  • İdeolojiyi Haritalamak

    Karton Kapak
    Yakın geçmişe kadar rağbet görmeyen, içeriği alabildiğine olumsuz anlam ve yananlamlarla doldurulan bir terimdi "ideoloji". Bu tutumun temel gerekçesini de ideolojinin mutlak doğrular dayattığı yolundaki sav oluşturuyordu. Ama sonrasında ideoloji konusuna yoğun bir ilgi duyulmaya, onun toplum ve kültür kuramı açısından olduğu kadar politik pratik açısından da büyük önem taşıdığı teslim edilmeye başlandı. İdeolojiyi Haritalamak, konu üzerinde çalışan kuramcı ve düşünürlerin en önemli yazılarını bir araya getirmektedir. Zizek’in giriş yazısı ideoloji kavramının Marx’tan günümüze nasıl bir gelişim seyri izlediğini araştırırken; Eagleton, Dews ve Benhabib Frankfurt Okulu ile Lukács’ın yaptığı özgün katkıları değerlendirmektedir. Adorno, Lacan ve Althusser’in, ideoloji çözümlemelerinde özel bir yere sahip olan ve artık klasikleşen metinlerinin yer aldığı kitap, Fransız post-yapısalcı Pêcheux’nun farklı bir geleneğin sürdürücüsü olma savındaki makalesini de içermektedir. Öte yandan, "egemen ideoloji tezi" üzerine kopan o ünlü tartışmada kendini gösteren Gramscici ve Althusserci motifler, ayrıca Bourdieu’nun bu gelenekten niçin koptuğunu özlü biçimde anlattığı mülakat ufuk açıcı nitelikte... Jameson ise geç kapitalist toplumda ideolojinin doğası ve konumuna ilişkin yetkin gözlemlerde bulunarak tartışmaya dahil olmaktadır. İdeolojiyi Haritalamak, kültür kuramının en dinamik alanı haline gelen ideoloji konusunda temel bir başvuru kitabıdır.
    26,10  TL30,00  TL
  • Minerva’nın Baykuşu

    Karton Kapak
    Çoğunlukla kuru, yapay ve mesafeli bir üslupla yazılmış giriş kitapları karşısında önemli bir alternatif oluşturan Minerva’nın Baykuşu, siyaset kuramını Platon’un mağarasından çıkarıp ışığa kavuşturmada kendi payına düşeni fazlasıyla yerine getiren bir çalışma olarak sivriliyor. Yazar, Batı siyasi düşünce geleneğine damgasını vuran filozofları Platon’dan John Rawls’a uzanan o büyük kanon kapsamında incelerken, güncel ve çağdaş -kimi zaman eğlenceli- örneklerin de yardımıyla siyasetin aslında toplumsal evrimi tepeden tırnağa belirleyen, insan yaşamını her alanda kuşatan ve bizi zorlu tercihlerde bulunmaya zorlayan bir olgu olduğunu vurguluyor. Yazar, söyleşi tadındaki yalın anlatımıyla, en zor düşünürlerin en çetrefilli düşüncelerini -içeriğinden eksiltmeden, anlam kaymasına meydan vermeden- öylesine berrak bir şekilde aktarıyor ki, söz konusu güçlükler geride kalıyor ve bu düşünürleri gerçekten anladığınıza kanaat getiriyorsunuz. Abramson, okuru, kendi siyasamıza ilişkin derinlikli bir kavrayış geliştirmeye davet etmekle kalmıyor, aynı zamanda radikal yönelim ve içgörüler üzerinde düşünmemizi de sağlıyor. Yazarın yirmi beş yılı aşkın bir süredir vermekte olduğu siyaset felsefesi derslerinden damıttığı, öğrencilerin ilgisinin bu konuya nasıl çekilebileceği ve onlar üzerinde siyasetin ne denli önemli olduğuna dair göz açıcı bir etki yaratılabileceği güdüsünden hareket ederek ve kendi somut deneyimlerine yaslanarak kaleme aldığı bu eser, siyaset kuramının ölümsüz klasiklerini öğrenciler ve genel okur açısından -başka hiçbir kitabın başaramadığı ölçüde- anlaşılabilir kılıyor.
    26,10  TL30,00  TL
  • Parasal İktisat

    Karton Kapak
    Fiyat istikrarı, finansal istikrar, enflasyon, faiz haddi, döviz kuru, üretimin düzeyi ile potansiyel düzeyi arasındaki ve işsizliğin düzeyi ile doğal işsizlik düzeyi arasındaki farklar; bunların hepsiyle para politikasının şu ya da bu biçimde ilişkisi var. Dolayısıyla merkez bankaları ekonomik birimleri yakından ilgilendiren çok önemli değişkenleri etkiliyorlar. Elinizdeki kitapta önce bu önemli ilişkiler inceleniyor. Daha sonra şu sorulara yanıtlar aranıyor:  Merkez bankalarının amaçları ne olmalı? Bu amaçlara ulaşmak için kullanabilecekleri araçlar neler? Bu araçları kullanmalarını etkileyen ne gibi unsurlar olabilir? Maliye politikası ile para politikası arasındaki etkileşim hangi kanallardan gerçekleşiyor? Finansal sistemdeki kırılganlıklar para politikasını nasıl kısıtlar?  Merkez bankaları amaçlarına ulaşmaya çalışırken nasıl bir kurumsal yapı altında araçlarını kullanacaklar? Kurumsal yapının önemi ne? Para politikası tek başına bu amaçlara ulaşabilir mi? Ülkeleri derinden sarsan krizlerle para politikası arasında ne gibi ilişkiler var? Elbette sözü edilen konuları ele alan ve bu soruları yanıtlayan başka kitaplar da var. Peki, neden parasal iktisat konusunda bir başka kitap daha? Parasal iktisat alanında yazılmış çoğu ders kitabı, para politikasının para arzının değiştirilerek yürütüldüğü temel varsayımından yola çıkıyor. Oysa çağdaş merkez bankaları para arzını değil de kısa vadeli faiz haddini değiştirerek para politikasını yürütüyorlar. Bu kitap öncelikle bu olguyu dikkate alıyor. Türkiye’de okutulan İngilizce yazılmış yabancı kitaplarda Türkiye gibi gelişmekte olan piyasa ekonomilerinin kendilerine has sorunları ya hiç yer almıyor ya da bunlara şöyle bir değinilip geçiliyor. Oysa iktisat yazınında bu alanda yapılmış çok önemli çalışmalar var. Bu katkıları dikkate alan bir yaklaşım gerekiyor. Yabancı kitaplarda para politikası uygulamaları anlatılırken ve merkez bankalarının kurumsal özellikleri tartışılırken ağırlıklı olarak ABD Merkez Bankasının veya Avrupa Merkez Bankasının uygulamaları ve kurumsal özellikleri ele alınıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının uygulamalarını ve politikalarını da öğrenmeli öğrenciler. Yurtdışında yazılan kitaplarda Türkiye’ye ilişkin veriler yer almıyor. Yurtiçinde yazılan kitaplarda ise bu verilere genellikle yeteri kadar ağırlık verilmiyor. Hem parasal iktisadın hem de Türkiye’de olan bitenin anlaşılması açısından Türkiye’nin makroekonomik verilerine özel bir ağırlık veren bir kitaba gereksinim var. Bu kitap, verileri gözler önüne sermeye ve o verilerin neden öyle oluştuklarını tartışmaya çalışıyor.
    47,85  TL55,00  TL
  • Kavramlar Tarihi

    Karton Kapak
    "İnsanlık değerleri söz konusu olduğunda, gerçek bir vatansever, vatanının işgal edilmesini pekâlâ vatan aşkının bir gereği ve vatanseverce bir görev sayabilir!" 1795 yılında bir Prusyalı vatansever böyle diyordu. Zira 18. yüzyıl / 19. yüzyıl dönümünde vatanseverlik; hümanizmle, evrenselcilikle, kozmopolitlikle sıkı sıkıya bağlantılı bir düşünce idi. Sonrasında, gitgide milliyetçiliğin yörüngesine girerek bu içeriğinden uzaklaşacaktı. Modernliğin bütün temel kavramları, böylesi dönüşüm süreçlerinden geçtiler - vatanseverlik hariç... Devrim, vatandaş, burjuva, ilerleme, çöküş, "eski rejim", aydınlanma, anayasa, birlik/ittifak, özgürleşim, kriz, hane/aile, Bildung (eğitim/kişisel öz-belirlenim)... Bütün bu sözcüklerin, kavramsal içerikleriyle, metaforik işlevleriyle, çağrışımlarıyla geçirdikleri değişimin macerası; modernizmin, aydınlanmanın tarihine ve siyasal tarihe ışık tutuyor. Reinhart Koselleck’in, son yüz yılın en büyük tarihçilerinden biri olarak anılmasını sağlayan eseriyle yaptığı da bu... Usta tarihçi, Almanya, İngiltere, Fransa tecrübelerini karşılaştırarak, modernliğin kavramlarının değişim süreçlerini inceliyor. Bu antropolojik ve semantik inceleme, "yaşanan tarih" ile "yazılan tarih" arasındaki diyalektiği de gösteriyor bize. Sözcükler ve kavramlar üzerinden, modernliğin siyasal tarihini yeniden yazan bir başyapıt...
    30,45  TL35,00  TL
  • Suçluluk Sorunu

    Karton Kapak
    "Peki ama neredeyse yetmiş yıl sonra bu kitap bizim için ne anlam ifade ediyor? Suçun daima geçmişte kalana dair olduğu doğrudur. Ama geçmişe ilişkin suç (Vergangenheitsschuld), o dönemi yaşayan kuşağa tümüyle sirayet etmiş bir suçtur. Söz konusu dönem çoktan tarihin tozlu sayfalarında kalsa bile, gölgesi şimdinin üstüne vurur ve sonraki kuşaklara da bir tür suçluluk ve sorumluluk duygusu bulaştırır. Geçmişimiz öyle kolayca kurtulabileceğimiz, yok saydığımızda veya unutmak istediğimizde bir duman halinde lambasına dönecek Alaaddin’in Cin’i değildir. Geçmişimiz sadece tarih değil, aynı zamanda bugünümüzün geleceğidir de. Jaspers’in de altını çizdiği gibi; geçmişte göklere çıkarılan şeylerle şimdi mücadele edildiği, geçmişte mücadele edilen şeylerinse şimdi göklere çıkarıldığı bir yerde, gerçekte anlamlı ve bize umut verecek bir fark yoktur. Gelin geleceğimiz için, birbirimiz için ve bir arada yaşayabilmemiz için anlamlı bir fark yaratmaya cüret edelim!" - Gökhan Yavuz Demir
    12,18  TL14,00  TL
  • Dünya Güvenliği Kuramı

    Karton Kapak
    Küresel toplumun, üst üste gelen bir dizi tarihi krizle karşı karşıya olduğunu öne süren Booth, alışılageldik küresel işlerin karşısına dikilen tarihi güçlükleri anlamak ve daha kozmopolit bir geleceği yeniden inşa etmek niyetiyle kapsamlı bir çatı kuruyor. Bunu yapmak için de eleştirel toplumsal kurama ve radikal uluslararası kurama yöneliyor. Dünya Güvenliği Kuramı hem güvenlik hakkında yerleşik düşüncelere karşı bir meydan okuma hem de eleştirel güvenlik çalışmaları için alternatif bir yaklaşımdır. "Uluslararası İlişkiler alanında Nobel ödülü veriliyor olsaydı, Ken Booth bu sıradışı çalışmasıyla kuşkusuz ödüle layık olurdu. Küresel güvenlik mevzusuna böyle hakimane bir yaklaşım için çok bekledik; işte şimdi bu kitap, tüm bilgeliği ve canlılığıyla, dünya düzeni düşüncesi ve pratiğinde daha özgürlükçü bir geleceğe zemin hazırlıyor." Richard Falk, Princeton Üniversitesi "Eleştirel Güvenlik Çalışmaları'nın yeni söyleminde neredeyse bir kuşağa ilham kaynağı olan Booth, nihayet alana ilişkin kendi anlatısını üretti. Bekleneceği üzere kitap çok da kolay bir okuma vaat etmiyor; Booth'un devlet hakkındaki karamsarlığı bizleri huzursuz ediyor; onun maksadı da bu zaten. Fakat bu çalışma, sadece işlerin yolunda gitmediği bir dünya için bir ağıt değil, aynı zamanda bir eylem çağrısıdır da. Kitap, eleştirel güvenlik söylemine katkıda bulunmak isteyen herkesin temel referans kaynağı olacaktır. Aktivist bilimin ibretlik bir örneği." Chris Brown, London School of Economics
    32,85  TL45,00  TL
  • Türklerde Devlet Anlayışı

    Karton Kapak
    Tarihleri boyunca planlı ve sistemli bir surette yaptıkları göçlerle eski dünyanın dört bir tarafına yayılan, muhtelif kültür ve medeniyetlerle münasebet kuran Türkler; beylik, imparatorluk ve nihayet modern manasıyla devlet vasıflarını haiz irili ufaklı pek çok müesses yapılar vücuda getirmişlerdir. Bu siyasi yapıları yalnızca zamana ve mekâna bağlı bir tesadüfler zinciriyle vücut bulmuş teşekküller olarak değerlendir­mek mümkün değildir. Dikkatlice incelendiği takdirde, söz konusu yapıların zaman ve mekan farklılıklarına rağmen müşterek bir devlet geleneğinin mah­sulü oldukları görülür. Bugün, modern Türk devlet düşüncesini incelenmek için bu tarihi seyri, Türk devlet düşüncesine vücut veren siyasi kaideleri, müesse­seleri ve teşkilat yapılarını göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Ancak yoğun bir mesai ve gayret gerektiren bu hususu sağlıklı bir biçimde değerlen­dirmek; Türk tarihinin hareketli ve dinamik yapısını dikkate almak, bu dina­mik yapıya karşılık sürekliliği sağlayan unsurları tespit etmek ve münasebet kurduğu kültürleri, medeniyetleri bilmek ile mümkündür. Elinizdeki kitap böyle bir çabanın ürünüdür. Kitabın müellifi Prof. Dr. Bahaeddin Ögel, Batının “erken devlet” tanımında belirleyici olan coğrafi mevki, nüfus, dış ilişkiler, ekolojik şartlar gibi hususları nazarıdikkata almakla birlikte Türk toplumunun tarihî, içtimaî ve kendi iç dinamiklerine dayanan bir devlet tanı­mı yapmak gayretindedir. Avrupa-merkezci okuma­lar yerine Türk tarih ve kültürünü, kendi teşekkül ve tekamül sürecinde ele almak daha sağlıklı neticeler verecektir. Türk devlet yapısı ve geleneğinde belirleyici olan her şeyden önce Türk toplum yapısının özünü teşkil eden aile, halk, toprak, kağan, töre ve kut gibi mücerret ve müşahhas mefhumlardır. Bu maksatla Prof. Dr. Bahaeddin Ögel Türk devlet geleneğini, Bozkır, Uzakdoğu ve İs­lam kültür çevreleri ışığında tetkik etmekte ve Türk devlet anlayışının tarihî menşeini, bu kültür daireleri etrafında incelemektedir.
    23,10  TL30,00  TL
  • Devrim Üzerine

    Karton Kapak
    Hiç kimse, kamusal mutluluktan pay almadan mutlu addedilemez; hiç kimsenin, kamusal özgürlük deneyimi yaşamadan özgür olduğu söylenemez ve hiç kimse, kamusal iktidara katılmaksızın ve orada bir pay sahibi olmaksızın mutlu ya da özgür olamaz. Devrim bir başlangıçtır; fakat şiddetle yoğrularak savaşa yaklaşan ve siyasal alanın dışına itilen bir devrim, yıktığı tiranlığın yerine yeni bir tahakküm odağını geçirmekten kaçabilir mi?Devrim, halkın iktidarını getirecek bir araçtır; fakat halkın tam katılımını engelleyen ve yeni güç odakları yaratmaktan öteye gitmeyen bir devrim hareketi kamusal mutluluğu ve iktidarı yaratabilir mi?Mutluluğa erişmenin yolunu şiddete ve zor kullanımına dayandıran bir devrim özgürlüğün yolunu açabilir mi? İfade etme, tartışma ve karar verme yetkisini halkın kendisine değil, yalnızca temsilcilerine veren bir devrim amacına ulaşabilir mi? Fransız ve Amerikan devrimlerini karşılaştırarak devrim olgusunu modern perspektifte değerlendiren Hannah Arendt, devrim hareketlerinin amaçlarıyla vardıkları nokta arasındaki uçurumda bugünün yakıcı sorunlarının köklerini ortaya koyarken, devrimler tarihini başka bir gözle görmemizi sağlamakla kalmıyor, gerçek bir devrim ihtimaline uzanan yollara da ışık tutuyor.
    25,23  TL29,00  TL