Din Sosyolojisi Kitapları

Yayınevi/Marka
9 öğeden 1-9 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 1
  • Sekülerleşme

    Karton Kapak
    Sekülerleşme, en genel tanımıyla, dinin öneminin azaldığı veya tamamen kaybolduğu bir süreci niteler. Son yarım asırda yaşanan bazı gelişmeler dikkate alınarak, sekülerleşmeden ziyade desekülerleşme sürecinden söz edilir olmuştur. Sekülerleşme tartışmaları tüm dünyada küresel bir mesele olarak uzunca bir süreden beri son derece dinamik bir şekilde sürdürülmekte hatta yeni paradigmaların ileri sürülmesiyle birlikte klasik sekülerleşme teorilerinin gözden düştüğü ve desekülerleşme aşamasına geçildiği gözlenmektedir. Kuşkusuz bu tartışmalar modern dünyada dinin yerinin ve fonksiyonunun anlaşılması açısından son derece yararlı olmuştur. Bu kitap, toplumumuzdaki din ve sekülerleşme tartışmalarının sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi için hazırlanmıştır.
    23,20  TL29,00  TL
  • Din Sosyolojisi Nedir

    Karton Kapak
    Bu kitapta yazar din sosyolojisinin temel konularını hem bir ders kitabı niteliğinde ele almakta hem de derin bir sosyolojik bilgi, ifade ve analiz biçimlerine yer vermektedir. Her ne kadar, kitaptaki örnek olaylarda Britanya toplumunun ve Hıristiyanlığın esas alındığı görülse de buradaki konuların metodolojik olarak her toplumda bir din sosyolojisi yaklaşımını içerdiği fark edilir. Kitapta da belirtildiği üzere, sosyolojinin Batı'da doğmuş olması ve dini açıklamalarda Hıristiyanlığın örgütsel ve kültürel yapısının referans alınması bir bakıma kaçınılmazdır, fakat bu, diğer toplumlar ve dinlere de karşılık gelebilecek bir çerçeve olarak görülebilir. Kaldı ki, İngiltere'nin Sanayi Devrimini gerçekleştiren, dolayısıyla sanayileşen ilk ülke olması modern toplumlara özgü dinamikleri temsil etmesi açısından önemlidir. Bir diğer önemli nokta, tarihsel olarak sömürge dönemlerinden bu yana farklı din ve etnisitelerden oluşan çoğulcu bir toplum yapısına sahip olmasıdır. Dolayısıyla, hem geleneksel hem de çağdaş sosyolojik yaklaşımlar bu yapılarda karşılık bulabilmektedir. On bir bölümden oluşan, özellikle entelektüel çevrelere ve üniversite öğrencilerine yönelik bir tür din sosyolojisi el kitabı niteliğinde değerlendirilebilecek olan bu eserde, din-toplum ilişkileri ve etkileşimi eleştirel bir bakışla ele alınmaktadır.
    15,84  TL18,00  TL
  • Din Sosyolojisi Okumaları

    Karton Kapak
    Din sosyoljisiyle ilgili yazıların yer aldığı bu çalışmada;çeviri,makaleve bildirimlerde yer almaktadır. Bunlardan 5'i saha çalışması, diğerleri ise literatür taramsı niteliğindedir. Yirmi yıla yayılan bir sürede kaleme alınan ve farklı kaynaklarda yer lan din sosyolojisiyle ilgili yazıların bir araya getirilmiş olmasının,literatre, küçükte olsa bir katkı sağlayacağı umulmaktadır.Din ve sosyolji başlıklı Birinci Bölümde;sosyolojik açıdan dinin analizi yapılmıştır. Devamında,din sosyolojisinin üç alanı olarak tespit edieln uyuşma,çatışma ve değişim hakkında bilgi verilmiştir. Son olarak, peygamberlik kurumu üzerine sosyolojik bir değerlendirme yapılmıştır.Türkiye'deki Ötekiler başlıklı İkinci Bölümde;Alevilerin Diyanet kurumunda temsil edilmesi üzerinde durulmuştur. Buun yanında,dini bir grup olan Süryanilerde kadının konumu ele alınmış ve son olarak,kaybolmaya yüz tutmuş bir dini grup olrak Şemsiler-Harranilere değinilmiştir.Din ve Uygulama isimli Üçünçü bölümde;meslekler sosyolojisi açısından din görevliliği ve din bir ritüel olarak mevlit el alınmıştır. Ayrıca,müslüman ve hristiyanlığa mensup olanlar arasında barış ve hoşgörüyü tesis eden önemli bir şahsiyet olarak Fetullah Hamid üzerinde durulmuştur. Din ve mekan adlı Dördüncü Bölümde; inanç merkezi Eğil ele alınmış, Eğil ve Erganide medfun bulunan peygamberlerle ilgili olarak,yöre halkı üzerinde yapılan nitel araştırma bulguları aktarılmış ve bazı fotoğraflara yer verilmiştir. Son olarak önemli bir dini merkez olan Harput'taki ziyaret yerlerinden bazıları ve bunlar etrafında oluşan dini ritüeller üzerinde durularak, alan çalışması bilgileri aktarılmıştır.Din ve Sosyoloji başlığını taşıyan Beşinci Bölümde; Osmanlı son dönem fikir akımlarından batılılaşma,islamlaşam ve milliyetçilik konusu işlenmiş, Osmanlı son dönem saddrazamlarından olan Said Halim Paşa'nın bazı görüşleri üzerind durulmuştur. Son olarak, Türkiyedeki Din bürokrasisinin geçmişi hakkında bilgi verilmiştir.Çalışmada yer alan yazılara ait kaynaklar, en sonda sistematik olarak verilmiştir.
    16,08  TL24,00  TL
  • Dindarlık ve Kentsel Mekanın Yeniden Üretimi

    Karton Kapak
    Kentleşme ve radikal dincilik arasındaki ilişki oldukça karmaşıktır. Bu kitap, farklı dini radikallik biçimlerine ait dinamiklerin kentte nasıl üretildiğini, nasıl temsil ve tecrübe edildiğini araştırmaktadır. Kitap, iki önemli olgu arasında ilişki kurmaya çalışmaktadır. Dünya nüfusunun büyük kısmının kırsal hayattan kentsel hayata olan tarihi geçişi ve dinin dünyanın birçok yerinde modern yaşamı şekillendiren temel bir güç olarak yeniden canlanması. Kitaba katkıda bulunanlar, belirli coğrafi bölgelere odaklı ulus ötesi sorgulama yaparak, radikal gruplar, hareketler ve örgütler tarafından yaratılan entelektüel ve pratik sorunları araştırmaktadırlar. Yazarlar, Hıristiyanlık, Hinduizm, İslam ve Museviliğe ait aşırı dinci pratiklerin, küresel kent mekânının yeniden üretimine nasıl katkıda bulunduğuna odaklanmaktadırlar. Çalışmaları, dini tutuculuğun veya doktrinlerin, kentsel terörün ve şiddetin temel sebebi olarak görülmesinin çok tehlikeli bir indirgeme olduğunu göstermektedir. Bunun yerine, bu tür olguların modernitenin mücadelelerinin açık birer dışavurumu olarak anlaşılması gerektiğini savunmaktadırlar.
    26,28  TL36,00  TL
  • Din Sosyolojisine Giriş

    Karton Kapak
    Nasıl Bir Türk Din Sosyolojisiİ? Sosyoloji bir bilim, Din Sosyolojisi de. Her ikisinin de ortaya koyduğu modeller Batı patentli ve Batı zihinsel dünyasının toplumsal geçekliklerinin bir ürünü. Özelde Türk toplumu, genelde İslam toplumlarında din-toplum ilişkileri ise Batı’dan farklıdır. Öyle ise Batı dışındaki sosyolog ve din sosyologları ne yapmalıdır? Elde mevcut kitabın temel sorusu ve sorunu budur. Sorunun cevabı Prof. Dr. Korkut Tuna’nın cevabı ile aranmıştır: Bilginin ortaya çıkış koşullarını bilmek gerekir. Bilgi kadar bilginin toplumla olan ilişkisi yani köken birliği üzerinde durmamız gerekmektedir. Bilginin ortaya çıkışı kadar gelişme ve farklılaşması yanında kazandığı kimlik de kendiliğinden olmadığı için bilgi-toplum bağlantısının bu çerçevede ve bu açılardan değerlendirilmesi gerekmektedir. Bilgiden beklediğimiz çözümler çerçevesinde meseleye yaklaşmak gerekmektedir. Mevcut bilgileri var olan sorunlar çerçevesinde yeniden düzenlemek, aralarında aradığımız çözümler ve çıkarlarımız doğrultusunda yeni ve geçerli bağlantılar aramak gerekir. Meseleye yeni bağlantılar kurarak yaklaşılması gerekir. Yeni bağlantılar kurmak ilk elde çalışmamızın çıkış noktasını oluşturan sorunları çözme açısından önemli kolaylıklar sağlayacaktır. Edinilmiş bilgilerimiz başarılı olan bağlantı biçimlerine göre ele alınmalıdır.
    23,25  TL25,00  TL
  • Anlayıcı Yaklaşım ve Din Sosyolojisi İçin Uzanımları

    Karton Kapak
    Anlayıcı yöntem ile yapılan araştırmanın, anlaşılması da zordur. Anlayıcı bilinç’e yakın bilinç talep eder okuyucudan. Çünkü düz çizgide gitmez. Zaten yaşam ilişkilerinde zor değil mi anlamak? Belki bundandır, birbirimizi anlar değiliz. Aksine; ilk izlenimle çıkarım yükleriz karşıdakine; söylediklerine ve yaptıklarına. Açıklarız onu yani; parçalar, eksiltir, toplar, böler, çarpar, sağlamasını yapar, sayılara bağlar ve kategorize ederiz Sezen Aksu’nun “etme” dediği kadar... Halbuki, insanı anlamak, “Hiçbir şey göründüğü gibi değildir” ilkesini peşinen kabullenmekten geçer. İnsanın “şey” sayılamayacağı bilinciyle, “şey olmayan” söz ve eylemlerinin içine girmeyi gerektirir anlamak. Yine, birbirimize sıkça yönelttiğimiz “Beni anlamıyorsun!” şikayeti, bu nüfuz veya içe-bakış zahmetine katlanılmadığından doğmaz mı? Anlayıcı yaklaşım, günlük hayatta anlayıcı olmadığımızdan zordur belki de. Başkasının ruh hâline, dil çerçevesine, toplumsal bağlamına; böylece de, onun algılarına ve maksatlarına ulaşmaya pek çaba göstermeyişimizden çoğu anlayıcı araştırmaların anlaşılması da zor muhtemelen. İki anlamda da anlamak zor bir “sanat”tır. Bir sosyologun öncelikle sahipliği gereken de “dinleme sanatı”dır. Anlamak, dinlemek ile gerçekleşir çünkü. Biz Türkler ise, birbirimizi pek az dinleriz... Bu kitap, en azından “bilim insanı Türkler”i, “dinleme sanat”ına yeniden çağırmaktadır.
    18,25  TL25,00  TL
  • Din Sosyolojisi

    Karton Kapak
    Genel olarak din ve toplumun karşılıklı etkileşimini konu alan din sosyolojisi, hiç şüphesiz Comte ve Durkheim’dan bu yana hem konuları hem de ilgi alanları açısından önemli değişimlerin içinden geçerek günümüze ulaşmıştır. Bir zihniyet ve dünya görüşünün dönüşümüyle Batı’dan mülhem içeriklerle bize gelen din sosyolojisi artık dinlerin kaynağı, din ve primitiflik gibi konu başlıklarından uzaklaşarak, dinin Post/Modern bir dünyada ne tür ilişkilere girdiği, nasıl bir arkaplan oluşturduğu ve tüm modernleştirici ve sekülerleştirici süreçlere rağmen nasıl etkinliğini sürdürdüğü soruları üzerinden çok boyutlu olarak tartışılmaya devam etmektedir. Bu bağlamda din sosyolojisi, bir bilim dalı olarak Türkiye’de son otuz yılda oldukça önemli mesafeler katetti. Alanda, aktüel sorunlar eşliğinde ciddi analizlerle kendisini gösterdi. Küreselleşme, kamusal alan, feminizm, beden, cemaat, siyaset, devlet, sosyal hareket gibi çok güncel konuların özelde İslam ile ilişkileri, hangi sosyal formlarda görünür olduğu, bu ilişki ile ortaya çıkan yeni islami anlayışlar Türkiye’deki değişime paralel olarak inceleme konusu oldular. Bu, aynı zamanda Post/ Modern bir dönemde islami arayışlar olarak da analizlerin içerisine dahil edilmiştir. Elinizdeki kitap, önemli aktüel sosyal konuları din sosyolojisi bağlamında ele almakta, bilgi vermekte ve tartışmaktadır. Tartıştığı konuları daha yerli örnekler ve perspektiflerle analiz etme gayesi güden çalışma, hem din sosyolojisi ile ilgilenenler için bir “giriş” mahiyeti taşımakta; hem de okuyucuyu Farabi’den İbn Haldun’a kadar kendi coğrafyasının isimleriyle tanıştırmaktadır. Bu bağlamda bu kitap, gerek ilahiyat fakülteleri ve sosyoloji bölümleri gerekse bölüm dışından tüm öğrenciler ve sivil ilgiler için Din Sosyolojisi alanında temel oluşturmak üzere önemli katkılarda bulunacaktır.
    14,20  TL20,00  TL
  • Sosyal Bilimler ve Dini İlimlerde Davranış Kuramları

    Karton Kapak
    İnsan davranışları ile ilgili determinizm-iradecilik dikotomisi, gerek sosyal bilimlerde gerekse dini ilimlerde teorik kamplaşmalara sebep olmuştur. Sosyal bilimlerde, pozitivist-natüralist sosyal bilim anlayışının determinist kampta; söz konusu anlayışa tepki olarak doğan yorumlayıcı-inşacı perspektifi n ise iradeci kampta yer aldığını rahatlıkla ifade edebiliriz. İslami ilimlerde, insan davranışlarının Allah tarafından önceden belirlendiğini ima eden kader problemi, Allahın sonsuz irade ve kudretiyle insan özgürlüğünü ve dolayısıyla insanın dini ve ahlaki sorumluluğunu (çünkü özgürlük olmadan sorumluluk olamaz) telif etme sorunudur. Bu meyanda, iradeci, determinist ve uzlaştırmacı kelam ekollerinin sahneye çıktığını görüyoruz. Sosyal bilimler ile dini ilimlerin birbirine rakip hatta düşman olarak algılanması ve sosyal bilimlerin batı merkezli perspektifl eri, Müslüman toplumlarda sosyal bilimlerin gelişmesini olumsuz yönde etkilemektedir. Aynı şekilde ülkemizde, müfredatında din sosyolojisi ve din psikolojisi öğretimine yer verilen İlahiyat Fakültelerinde de, aynı algı ve batı merkezli bakış açısı, söz konusu bilim dallarının gelişmesini olumsuz yönde etkilemektedir. Dolayısıyla, zikredilen algıya neden olan faktörlerin ortadan kaldırılması ve sosyal bilimlerin, İslam kültür ve medeniyet göz önünde bulundurularak yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Bunu gerçekleştirmenin ilk adımı ise, iki bilgi kümesinin de doğru bir şekilde anlaşılması, aralarındaki ittifak ve ihtilaf noktalarının belirlenmesidir. İşte bizim çalışmamız, davranış teorileri bağlamında bu ilk adımı gerçekleştirme gayretine matuftur.
    12,75  TL15,00  TL
  • Şehirleşme ve Din

    Şehirleşme ve Din

    Karton Kapak
    Son birkaç yüzyıl içerisinde, Batı'da başlayan ve etkileri giderek bütün dünyayı saran yeni medeniyetin gerçeklikleri, dünyanın öteki toplumlarını olduğu gibi, modern dönemin Türk toplumunu da öylesine derinden etkile ve köklü bir değişme olgusu ve mecburiyetleri ile karşı karşıya bırakmıştır ve hatta bırakmaya devam etmektedir ki, aradan geçen uzun zamana rağmaen toplumumuz bu yeni şartlara uyum problemini bir türlü halledebilmiş görünmemekte; üstelik, dünya ölçüsünde kendini gösteren yeni gelişme ve değişmelerin dinamiği ve mesela küreselleşme, Türk toplumu açısından yepyeni değişme mecburiyetlerini ve bunlara uyum ve/veya uyumsuzluğun doğurduğu yeni etlkileşimlerle birlikte olayı daha da karmaşık bir hale sokmakta; bunun toplumda yerleşik ve kurumsallaşmış din, geleneksel dini kültür ve yaşayış alanındaki yankılarının bilimsel incelenmesi, sorunların anlaşılması ve çözümü bakımından kanaatimizce oldukça hayati bir önem taşımaktadır.
    Temin Edilemiyor