Kırsal Kitapları

Yayınevi/Marka
103 öğeden 1-16 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 7
  • Bizim Köy

    Karton Kapak
    Bizim Köy 1950’de yayımlandığında toplumun geniş kesimlerinde tam anlamıyla bir depreme yol açtı. Yazarın, 17 yaşında gencecik bir öğretmenken kaleme almaya başladığı “köy notları” kitap haline getirilip de basıldığı zaman önce iktidarın öfkesini üzerine çekti. Çünkü köyden yükselen yoksulluk çığlığı, kulaklarını ve gözlerini her türlü olumsuzluğa kapamak isteyenlere, köyleri yemyeşil, bereketli, güzel köylü kızlarının berrak pınarlardan su taşıdığı yerler olarak gösterme çabasında olanlara atılan bir tokattı. Köylerde hâlâ taş devrinin yaşandığı gerçeğini dile getirmenin bir cezası olacaktı elbette. Her yer kar altındayken, köylere ulaşım sağlanamazken köyünde öğrencilerini “hayata hazırlamaya” çalışan genç öğretmenin haberi olmadı kitabının kopardığı gürültüden. Karlar erimeye başlayıp, yollar açılınca ilk ziyaretçileri jandarmalar oldu Makal’ın. Tutuklandı. Bizim Köy ise tam tersine çeşitli dillere çevrilip ülke sınırlarını aşmaya başladı. Dönemin cumhurbaşkanı, yazarı Çankaya Köşkü’ne davet ettiğinde, bu tutum Demokrat Parti’nin köye ve köylünün sorunlarına önem vermesi olarak algılandı. Ama bu da uzun sürmedi. Önce çeşitli karalamaların boy hedefi haline gelen Köy Enstitüleri kapatıldı, ardından Enstitülü öğretmenlere baskılar başladı. Köye ve köylülerin içinde bulunduğu çağdışı koşullara değinen yazarlara, aydınlara karşı sistemli bir linç kampanyası başlatıldı. Tahsin Yücel’in “Bizim Köy 1950’de bir başyapıttı. 1995’te de bir başyapıt” saptaması, aradan geçen yarım asırlık bir sürece rağmen, yazarın ve eserinin hâlâ güncelliğini koruduğunu göstermesi açısından son derece isabetli bir değerlendirme. Bizim Köy, Türk edebiyatında köy gerçekliğine dayanan bir ilk kitap ve toplumcu gerçekçiliğin öncüsü olarak kabul edilmektedir.
    14,36  TL16,50  TL
  • İhaneti Gördüm

    Karton Kapak
    Türk yakın tarihini anlamak için o dönemi yaşayanların anılarını objektif bir şekilde yazmaları gerekir. Askerler, siyasiler, üst düzey bürokratlar başından geçenleri genç kuşaklara aktarırsa gelecekteki muhtemel sorunların önüne geçilebilir. Ülkemizde başından geçenleri objektif bir şekilde anlatan ve yazanlardan biri de emekle albay Erdal Sarızeybek’tir. Bir önceki kitabı ‘Ya Gazi Paşa Duyarsa’ ile tüm şimşekleri üzerine çeken ve yazılamayanları yazan Sarızeybek bu kez ihaneti sorguluyor. PKK terör örgütünün 1980’lerden günümüze kadar sarmaşık gibi nasıl boy attığını ve ona bilmede (!) de olsa yardım eden siyasi, askeri tüm yetkilileri mercek altına alıyor. Turgut Özal’dan Tayyip Erdoğan’a, askeri bürokrasiden diğer yetklilere bu sürece dahil olmuş herkes Sarızeybek’in kaleminden nasibini alıyor. Kitabın bir diğer çekici noktası da Cem Ersever olayı. Ersever’in kimler tarafından öldürüldüğü. Doğu Anadolu’daki rantın nasıl ve kimler tarafından bölüşüldüğü ve kaçakçılık faaliyetlerinin nasıl organize edildiği kitapta ayrıntılı bir şekilde anlatılmış. ‘İhanet Gördüm’ yakın tarihin kirli sayfalarını gösteren, PKK olgusunun perde arkasındaki isimleri yansıtan, bu ülkeye ihanet edenleri resmeden çarpıcı bir çalışma.
    12,80  TL16,00  TL
  • Mekan, Kültür, İktidar

    Karton Kapak
    Günümüzde büyük metropoller, küresel/yerel eksende yeniden şekillenen iktidar ilişkilerinin ana halkasını oluşturuyor. Küreselleşme diye adlandırılan çapraşık ve çok yönlü iktidar ilişkileri ağı büyük metropollerde düğümleniyor, kendini yeniden üretiyor, derinleşip yayılıyor. Elinizdeki kitapta yer alan çalışmalar, küreselleşmenin öteki yüzünü, aşağıdan, yerelin merceğinden görünenleri aktarıyor. Çeşitli ülkelerden yazarlar makalelerinde, yerelin önemsiz ve araştırmaya değmez anlamına gelmediğinden hareket ederek, Hollanda ve eski Doğu Almanya şehirleri ile Beyrut, Kahire, Manila, Singapur, İstanbul gibi birbirinden çok farklı metropolleri inceliyor. Böylece Mekân, Kültür, İktidar, derinlikli kuramsal ve ampirik analizlerle küreselleşmenin çelişki ve sancılarını ortaya koyuyor, zengin bir mukayese zemini sağlıyor.
    19,14  TL22,00  TL
  • Taşraya Bakmak

    Karton Kapak
    Taşra: Darlık, boğuntu, kasvet, tekdüzelik, kenarda kalmışlık, gerilik, bağnazlık, kavrukluk, güdüklük... Taşra: Saflık, samimiyet, sıcaklık, sahicilik-otantiklik, sükûnet, asûdelik... Buna benzer olumlu-olumsuz klişelerle anılır taşra. Peki o klişelerin ötesinde ne var? Taşraya bu gözle bakmayı, taşra gerçekliğini ve taşra imgesini sorgulamayı deneyen yazılar var bu kitapta. Özellikle de Türkiye’deki taşra deneyimlerine bakan yazılar: Taşrada okur-yazar olma, kadın olma, solcu olma hallerine... Edebiyatta, şiirde taşraya... Taşranın (taşraların) tarihsel, toplumsal dönüşüm sürecine... Elias Canetti’nin İnsanın Taşrası kitabından ilhamla söylersek: Taşraya bakmak, insanın kendi içine bakmasıdır biraz! Ömer Laçiner, Tanıl Bora, Ahmet Turan Alkan, Melih Pekdemir, Ahmet Çiğdem, Arzu Çur, Necati Mert, Ömer Türkeş, Haydar Ergülen, Fatma Karabıyık Barbarosoğlu, Hasan Ali Toptaş, Şükrü Argın, Tuncay Birkan’ın yazıları ve Nuri Bilge Ceylan’ın fotoğraflarıyla...
    22,18  TL25,50  TL
  • Kapitalizm ve Köylülük

    Karton Kapak
    Ünlü tarihçi Hobsbawm’a göre: “20. yüzyılın ikinci yarısında, bizim geçmiş dünyayla ilişkimizi sonsuza kadar koparan en dramatik ve çok önemli sonuçları olan toplumsal değişim köylülüğün ölümüdür. (...) Avrupa ve Ortadoğu çevresinde yalnızca bir köylü kalesi kaldı. Türkiye’de köylülük azaldı ama 1980’lerin ortasında hâlâ mutlak çoğunluk olmaya devam etti.” İşte bu kitabın temel konusu da dünyada ve Türkiye’de tarihsel, kuramsal verilerin ışığında, köylülükle ilgili tartışmaların eşliğinde, kapitalizmle birlikte köylülüğün geçirdiği dönüşümler; özellikle de Türkiye’de köylülüğün başına gelenlerin hikâyesidir. Değişik kapitalizm modellerindeki köylülüğün farklı değişim süreçlerinin sanayileşmeye etkilerinin incelendiği bu çalışmada; sanayideki kapitalist sermaye birikimi yollarından farklı olan tarımsal dinamiklerin ve tarımın özgüllüğü üstünde durulmuş; dünyadaki somut gelişmelerin incelendiği 20. yüzyılda, tarımının ve tarımsal politikaların önemli dönüm noktaları ele alınmıştır. Türkiye’deki 1923’ten günümüze kadar tarımsal yapının değişimi, tarım politikaları ve köylülüğe ilişkin tartışmalar kitabın yarısından fazlasını kapsamaktadır. Sosyalistlerin ve sosyal bilimcilerin köylülüğün değişim sürecini nasıl değerlendirdikleri ise kendi başına bir düşünce tarihi niteliğindedir. Bu çalışmada, toplumsal tarih ile düşünce tarihi bütünselliği içinde olaylar, süreçler ve sınıflar, köylülük ekseninde inceleniyor.
    11,90  TL14,00  TL
  • Biz Toprağı Bilirik!

    Karton Kapak
    16 Ağustos 1989'da Eurogold, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın Maden Dairesi'nden Bergama Ovacık'ta altın arama ruhsatı aldığında nasıl bir kayaya çarptığını bilmiyordu. Altın çıkarmak için kullanılan siyanürün yarattığı tahribata bizzat şahit olan köylüler topraklarının, hayvanlarını ve yaşamlarını korumak için kısa süre sonra eylemlere başladı. Bergama, Çanakkale, Ankara, İstanbul... Yıllardır süren bu mücadelede mahkemelerden pek çok kapatma kararı çıkmasına rağmen madenler el altından işletilmeye devam etti.
    4,75  TL5,00  TL
  • Yaban’lar ve Yerliler

    Karton Kapak
    Ankara’nın Cumhuriyet Türkiyesi’nin başkenti olarak yeniden kuruluşu, tutkularla ve sancılarla yüklü bir süreçti. Yeni Türk ulusunun inşasının söylemsel modeli ve bir nevi sergi mekânı idi, Ankara. Halkı vatandaşa dönüştürme projesinin, Batılılaşma, modernleşme, medenileşme ülkülerinin sosyal şantiyesi idi... Bu kitap, "bozkır kasabasından başkent yaratma" mitolojisinin ulus-devlet kuruluşundaki işlevine ilişkin bir kuramsal analiz çerçevesinde, bu mitolojinin berisindeki çelişkileri, sosyo-psikolojik çalkantıları irdeliyor. Ulusun "Babası" olarak Mustafa Kemal’in şehirde bir disiplin fantazisi yaratan varlığı ve insanların kendilerini O’nun sürekli gözetimi altında algıladıkları bir şehir hayatı... Ankara’yı, İstanbul’la zıtlık içinde tahayyül etmenin moral karmaşaları... Medenileşme arzusu ile aydın despotizminin yol açtığı tepkiler arasındaki gerilim... Ankara’nın eski halkını "yabani taşralılar" olarak gören "yeni/zoraki Ankaralılar" - onları "yaban dışarlıklılar" olarak gören yerliler... L. Funda Şenol Cantek, edebiyatımızdaki "Ankara" imgeleri ve dönemin basını yanında, eski Ankaralıların bu "modernleşme" tecrübesine ilişkin hatırlamalarına başvurarak, son derece canlı bir tasvir koyuyor ortaya.
    24,36  TL28,00  TL
  • Ereğli Ağır Sanayiden Önce Bir Sahil Kasabası

    Karton Kapak
    Bir sosyal bilimci için Türk toplumunu gözlemlemek çok heyecan vericidir. Ondan da öte her şeyin her an değişme halinde olduğunun bilincinde ise, bu değişmenin yavaş ya da hızlı olduğunu, çeşitli yönlerin karşılıklı etkileşiminin nasıl gerçekleştiğini belirlemek, yorumlamak ve yeni bilgiler üretmek son derece doyurucu bir uğraştır. Bu "Toplu Eserler" dizisinde yayınlanan yazılarım 1960'lardan beri, toplumun hem dış hem de iç dinamiklerle değişe değişe nasıl yeni bir temel toplum yapısına ulaştığını göstermektedir. Zaman gibi soyut bir kavramın değişmesinden, metropolleşme süreçlerinin izlenmesine, küçük ya da büyük toprak sahipliği yörelerinde köylülüğün bitişinin izlenmesinden, nüfus yapısının değişmesine, kente ya da batı ülkelerine göçenlerin yeni düzene uyum için oluşturdukları yaşam stratejilerine kadar değişmenin çok çeşitli yönlerinin bu yazılarda ciddi metod ve tekniklerle ele alındığı görülecektir.
    17,10  TL18,00  TL
  • Hayal ve Gerçek

    Karton Kapak
    Zamanımızda edebiyatın böylesine ancak ekmek gibi alınteriyle kazanılmış ve tadına varılmış bir kültürle varabiliyor. Mahmut Makal'ın düşüncesi iş ve gerçek kadar kitaplarla da yoğrulmuş. Ama kitaplar, birçok yazarımızda olduğu gibi, gerçeğin önüne perde çekecek yerde, mevcut perdeleri kaldırmaya yaramışlar. İşte akıyla karasıyla, zehiri balıyla, bizim köy: Okuyun bakalım, bizim demeye diliniz varacak mı? Sabahattin Eyuboğlu (Kitaplar dergisi) İnsan Hayal ve Gerçek'i okurken, bu notların bir bozkır köyünden alınmış intibalarla yazılmış olduğunu unutuyor da, hatırada manzara manzara, olay olay, hikâye hikâye kalmış birçok köyün canlandığını hissediyor. "Alışveriş"i okurken, bir güney köyünde, bir nahiye müdürünün hüzünlü bir dille köyde kızların babaları tarafından nasıl satıldığını anlattığı bir kış gecesini hatırlıyor; seçime ait bölümlerde de muhtelif köyleri, muhtelif günleri ile yeniden yaşar gibi oluyorum. Her gelen hatibi sükûnetle dinleyen, alkışlayan, uğurlayan, fakat kararını hiç belli etmeden, göğsündeki küçük pusulanın oy sandığına gireceği günü bekleyen kadınlardan, erkeklerden müteşekkil halkalar, kümeler... Dr A. Ferhan Oğuzkan (Varlık)
    14,79  TL17,00  TL
  • Köy Enstitüsü Yılları

    Karton Kapak
    17 Nisan 1940 tarihli yasayla kurulan ve tamamen Türkiye‘ye özgü eğitim kurumları olan Köy Enstitüleri, üzerinde en çok konuşulan, tartışılan kurumlardan biridir. Köylerde çalışacak öğretmenler, tarım ve sağlık görevlileri yetiştirerek, köyleri bir an önce kalkındırma ereği güden, üretime dönük bir eğitim anlayışıyla faaliyet gösteren bu kurumlar, çok partili rejime geçildikten sonra tutucu çevrelerin ve Demokrat Parti‘nin yoğun eleştirileriyle karşılaştı. Ve eğitim programları, önce klasik ilköğretmen okullarının programıyla birleştirilen Köy Enstitüleri, sonunda tümüyle kapatıldı. Köy Enstitüsü Yılları, bu kurum içinden yetişen bir yazarın, Talip Apaydın‘ın kaleme aldığı, öğrencilik yıllarına ilişkin anılarından oluşuyor. Köy Enstitülerinin kurucusu Hakkı Tonguç‘la son görüşmelerinde, Tonguç‘un "Enstitü‘ye nasıl girdiniz, nasıl okudunuz, bu duruma nasıl geldiniz, biriniz bunu anlatın" sözü üzerine, "Geç de olsa, ben bu görevi yerine getiriyorum" diyen Apaydın, her zamanki duru ve içten anlatımıyla Köy Enstitüleri gerçeğini birinci ağızdan aktarıyor.
    16,53  TL19,00  TL
  • Köy Yoksullarına - Sosyalistler Ne İster?

    Karton Kapak
    Ferit Burak Aydar'ın yayına hazırladığı ve çevirdiği Lenin Külliyatı'nın 19. kitabı, "Köy Yoksullarına - Sosyalistler Ne İster?" başlığını taşıyor. Lenin bu kitabında, kır yoksullarının kaderinin neden kent işçileriyle birleşmekte yattığını ve köylerdeki sınıfsal mevzilenmeleri anlatıyor...
    8,10  TL9,00  TL
  • Türk Ailesi Antropolojisi

    Karton Kapak
    Toplumun en küçük birimi olan aile, her toplumda kültürün biçimlendirdiği bir olgudur. Uzun bir tarihsel geçmişe sahip olan Türk kültürü, aile kurumuna kendine özgü nitelikler kazandırmıştır. Aile antropolojisi olarak ele alınan bu dal çeşitliliğiyle, renkliliğiyle, özgünlüğüyle Türk kültüründe bir hazinedir. Bu yapıtta, bu zengin hazineden sadece bir kesit sunulmuştur. Özellikle geleneksel ailede odaklanmış bu kesit, toplumsal değişme sürecinde farklılaşmış, yeniden yapılanmalara uğramıştır. İşlevselci, çatışmacı ve yorumcu bakış açılarının ele alınabilecek aile kurumu, sosyokültürel dinamikleriyle toplumumuzda daima gündemde kalacaktır. Bu konudaki çalışmalarını südürecek olan Prof. Dr. Tezcan'ın bu ilginç kitabını zevkle okuyacaksınız.
    16,91  TL19,00  TL
  • Türkiye’de Kırsal Kalkınma

    Karton Kapak
    İnsanın yerleşim tarihi, toprağa bağlılıkla başladı. Tarihteki bütün büyük medeniyetler, toprağı işlemeye bağlı olarak gelişti. Buna karşılık bu faaliyetlerin yozlaşması veya bozulması da tersi bir etkiyle tarihte yüzyıllar süren büyük devlet medeniyetlerin sonu oldu. Tarihsel süreç boyunca medeniyetin seviyesini tayin eden insan-toprak ilişkisi, günümüzde de en etkili şekliyle belirleyici olmaya devam etmekte, bütün teknolojik ve kültürel gelişmelere rağmen 21.yüzyıl medeniyetlerinin temel anahtarı da gelişmiş bir kırsal alana sahip olmaktan gerçekleşmektedir. Alsında sahip olduğu tarihsel yerleşim kültürü, geçirdiği evreler, bünyesinde barındırdığı doğal kaynaklar, Anadolu'nun gelişme yolundaki süreci daha hızlı ve kuvvetli geçmesi gerektiğine işaret etmektedir. Ancak görünen o ki, Türkiye'nin coğrafi konumu, sahip olduğu tarihsel kültür mirası bu dönüşümü sağlayan yeterli olmaktadır. Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren gerçekleştirilen yasal düzenlemeler, idari teşkilatlanmalar, planlamalar, projeler ve kalkınma modelleri de, bütün iyi niyetlerine rağmen istenen kısal dönüşümü sağlamaya yetmemiştir. Türkiye' nin içinde bulunduğu yeni süreçte kırsal kalkınmaya yönelik etkin sürekli, sürdürülebilir ve sonucu gözlenebilir uygulamalara ihtiyacı bulunmaktadır. Çünkü çağdaş bir kalkınmanın yolu refah içinde yaşayan nüfusa sahip bir kırsal alanlardan geçmektedir. Tıpkı bütün tarihi süreçte olduğu gibi... (Tanıtım Bülteninden)
    26,88  TL28,00  TL
  • İsyandan Dirliğe

    Karton Kapak
    Anadolu’da Müslüman olmak tarihe çıkmış bir sentez olmaktır. Anadolu’da Müslüman olmak tarihi yapan bir ümmet olmaktır ki baskın karakteri Arabi, Farsi, Kürdi değildir. Hepsini içerir, lâkin hepsinden azadedir: Apolitik, ehli sa’y, ehli dirlik, feta, kozmopolit, fakir. Pazarda ve makamda Türkçe konuşur. Geçim ehlidir, elinin emeğini yer. Arılar gibidir; soylanmaz boylanır. Toprakta kaim değildir de dirlikte kaimdir. Mevalidir, lâkin mevalisi yoktur. İslâm olana menşe aramaz; kız alır, kız verir. Kurbiyeti kavidir. Halklarla harman olur, aşiret tutmaz, alt kimlik kabul etmez. Müslüman olduğu için millet olur. Anadolu’da Müslüman olmak, Arap ve Fars ellerinde hayata geçmiş siyaset modellerinin dışında bir dünyaya intisap etmeyi ifade ediyor. Müslüman olmanın, modern toplumun bileşenine dönüştüğü ve dirençten yoksun kaldığı günümüzde İsyandan Dirliğe sizlere yeni bir tarih perspektifi sunuyor.
    15,84  TL18,00  TL
  • Köy Enstitüleri ve Ötesi

    Karton Kapak
    Değeri dış ülkelerce de kabul edilmiş ve yapıtları birçok yabancı dile çevrilmiş olan seçkin eğitimci Mahmut Makal güçlü yazarlığını da bu alana adamış bir savaşçıdır. Bilirsiniz, köy‘den ilk tabloları sergileyerek acı gerçeklerin ürpertisini, ülke sorunlarına yabancı her alanın aydınlarına duyuran odur. Ve daha o zaman çarpıcı anlatım gücüyle, özgün biçimiyle usta bir yazıneri olduğunu da ortaya koymuştur. Kimin ve neyin yazarı olduğunun bilincinde, kişiliğini oluştururken yaman bir toplumbilimciliği de ekledi bu oluşuma. Bilimin soyutundan eğitim ve uygulamanın somutuna geçerken karanlığın üstüne yürüyüp yığınlara ışık olmayı başaran yazarın, bu yapıtında dikkati çeken özelliklerden biri de Köy Enstitüleri‘ndeki "iş eğitimi" uygulamasının köy yaşamında meyvelerini verdiğini örneklemesidir. Enstitü çıkışlı öğretmenlerin köyün tarımsal, eğitsel ve toplumsal yaşamında görülen yeniliklerdeki başarıları bugün artık somut olarak ortadadır. Makal bu yapıtında Köy Enstitüleri‘nde uygulanan çağcıl eğitimi ayrıntılarıyla anlatırken, Enstitüler kapatıldıktan sonra uygulanmaya başlanan çağdışı eğitime de ışık tutmaktadır... -Sami Karaören
    17,40  TL20,00  TL
  • Köy Enstitüsü Sistemi

    Karton Kapak
    Uğursuz ekmeği kuşlara dağıtana lanet olsun. İçinde çok fazla kuzey barındıran biriyim ben.
    12,80  TL16,00  TL