Orta Çağ Kitapları

Yayınevi/Marka
410 öğeden 1-16 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 26
  • Siyasi Tarih İlkçağlardan 1918’e

    Karton Kapak
    Oral Sander'in siyasi tarih alanına en büyük katkısı, konuyu çok geniş bir çerçevede ele almasıdır. Siyasi tarihi çok yönlü, disiplinlerarası bir çerçevede incelemiş, uygarlık tarihi, kültür tarihi temeline oturtmuştur. Bu kitap, hem siyasi tarih öğrencilerinin, hem de genel okuyucunun ilgisini çeken, yararlı bir temel başvuru kaynağı niteliğindedir. Prof.Dr. Ömer Kürkçüoğlu
    29,75  TL35,00  TL
  • Arapların Gözünden Haçlı Seferleri

    Karton Kapak
    9. yüzyılda Yunancadan Arapçaya çevrilen Salaman ve Absal öyküsü, başta İbn Sina’nın Hay bin Yakzan’ı olmak üzere, birçok İslam düşünürünün yapıtlarına kaynaklık etti. Genellikle alegorik öyküler ya da öykümsü anlatılar olan bu yapıtlardan Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyük bir okur kitlesine sahip olan Lübnan asıllı Fransız yazar Amin Maalouf’un büyük ses getiren kitabı “Arapların Gözünden Haçlı Seferleri” Yapı kredi yayınları tarafından yayımlandı. Maalouf’un 1983 tarihli bu yapıtı, 11. yüzyılın sonundan 13. yüzyılın başına kadar devam eden Haçlı Seferleri’ni egemen tarih anlayışının yerine “öteki”nin gözünden anlatıyor.
    17,71  TL23,00  TL
  • Türklerin Tarihi

    Karton Kapak
    ... Kuzey ormanlarından çıkıp geldiler, cesur, dağınık, marifetli ve henüz yolun başındaydılar. Önce bozkıra, sonra Çin içlerine ve sonra da sonu başı belli olmayan bir sel gibi garba doğru yayıldılar ... Türkler adıyla tarihe geçen bu boylar, aileler ve kavimler bütünü batılıların gözüyle çoğunlukla barbarlığın simgesi olsalar da Orta Asya’nın yüksek uygarlıklarından birini ve bazen küçük devletlerinin bazen de devasa imparatorluklarının sınırları dahilinde kültürler arası barışı ve huzuru tesis ettiler. Bazen memluk, bazen efendi ve bazen de birbirlerinin en amansız düşmanıydılar. O en baştan beri inandıkları dinlerinden hiç vazgeçtiler mi, ne kadar Budist ne kadar Hıristiyan ne kadar Yahudi ve ne kadar Müslüman oldular? Tüm bu yüzyıllar boyunca tek arzuları, tüm o savaşlar, yağmalar, fetihler, din değiştirmeler ve sergilenen bilgelikler sadece barışa ve huzura kavuşmak için miydi? Bu türklerin, Halaçların, Hiong-nuların, Osmanlıların, Memlukların, Rusların, Çağataylıların, Tu-kiuların, Selçukluların, Çinlilerin, Hintlilerin, Karakoyunluların, Timurların, Arapların, Kazanların, Tatarların, Bulgarların, Türkiyelilerin, Hunların, Kıpçakların, Ermenilerin, Peçeneklerin, Safevilerin, Gaznelilerin, Bayatların, Rumların, Özbeklerin, Hitanların, Farsilerin, İhşitlerin, Tolunoğullarının, Kürtlerin, Yakutların, Kırgızların, Azerilerin, Moğolların, yani bir coğrafyayı yüzyıllar boyunca paylaşan hakların, ittifak ve itilafların, yani bir coğrafyayı yüzyılar boyunca aslında yaşadığımız günün hikayesidir. Altay Türklerinde Ölüm, Orta Asya’da Kutsal Bitkiler ve Hayvanlar, Moğol İmparatorluğu Tarihi, Orta Asya: Tarih ve Uygarlık, Türklerin ve Moğolların Eski Dini’nden sonra ünlü Türkolog Jean-Paul Roux sizi 2000 yıllık tarih içinde bir yolculuğa, bildiğinizi sandığınız ya da hiçbir fikriniz olmayan olaylara, insanlara ve inançlara tanıklık etmeye davet ediyor.
    21,30  TL30,00  TL
  • Feodal Toplumdan Yirminci Yüzyıla

    Karton Kapak
    Leo Huberman bu eser üstüne şöyle diyor: "Kitabın iki amacı var. Tarihi ekonomi teorisiyle ve ekonomi teorisini tarihle açıklamak. Bu düğümlenme önemli ve zorunludur. Ekonomik yanına gerekli ilgi gösterilmeyince tarih öğrenimi sakat kalır. Ekonomi teorisini de tarihi arka planından soyutlandığında anlamsızlaşır. ‘Sıkıcı bilim’, tarihi bir boşluk içinde öğretildiği ve incelendiği sürece sıkıcı kalacaktır." Okunduğunda görüleceği gibi, yazar sözünü ettiği amaçlara bütünüyle ulaşmıştır. İncelediği dönemin toplumsal ve ekonomik yapısı ile, bu temel üstünde gelişen fikir ve eylemler arasındaki ilişkileri böylesine ustalıkla ortaya koyan pek az çalışma vardır. İşte bu başarıdır ki, eldeki kitabın 1936’dan beri birçok dile çevrilerek her meslek ve eğitim düzeyinden yarım milyonun üzerinde okuyucu bulmasını ve aradan geçen yıllara rağmen özellikle azgelişmiş ülkelerde tekrar tekrar basılmasını sağlamıştır.
    23,06  TL26,50  TL
  • Ortaçağ 1

    Sert Kapak
    Dünya kamuoyunun gündemine Gülün Adı ve Foucault Sarkacı ile giren Umberto Eco’nun  romanlarında ortaçağa sık sık yer verdiği biliniyor. Fakat ortaçağ üzerine sahip olduğu geniş bilgiyi kurgudan öteye taşıyan Eco bu sefer karşımıza ortaçağ tarihi uzmanı ve ansiklopedi yazarı olarak çıkıyor. Umberto Eco’nun danışmanlığında hazırlanan ve toplam dört ciltten oluşan Ortaçağ Ansiklopedisi’nin ilk cildi, “Babarlar, Hıristiyanlar, Müslümanlar” adıyla Alfa Yayınları tarafından yayımlandı. Umberto Eco bu kitapta, farklı disiplinlerde ortaçağ üzerine uzmanlaşmış isimlerle işbirliği yaparak; okuyucusunu sanat, tarih, edebiyat, müzik, felsefe, bilim ve teknik gibi başlıklar altında Avrupa uygarlığının söz konusu dönemdeki hikayesine doğru yolculuğa çıkarıyor. Kitap, Umberto Eco’nun ortaçağın ne olduğunu ya da kendi deyişiyle öncelikle ne olmadığını anlatan giriş yazısıyla başlıyor ve böylelikle kitaptan nasıl yararlanılması gerektiğinin ipuçlarını veriyor. Bu yazıda ortaçağın başlangıç ve bitim tarihlerini de tartışan Eco, dönemin yaygın kabuller (476-1492 yılları) itibarıyla en az 1016 yılı kapsadığını belirtiyor.  Girişi izleyen bölümler klasik ansiklopedi formatında düzenlenmiş değil. ‘Tarih’ başlıklı ilk ana bölümde Laura Barletta’nın ‘Giriş’ başlıklı yazısını Filippo Carla, Paquale Rosafio, Massimo Pontesilli gibi önemli yazarların dönem anlatımları izliyor. İkinci ana bölüm olan ‘Ekonomi ve Toplum’da kentler, ekonomi modelleri, ormanlar, evcil ve yabani hayvanlar, imalat ve loncalar, ticaret ve ulaşım yolları, limanlar, para, aristokrasiler, yoksullar, hacılar, yardım sistemi, din, savaş ve toplum, kadınlar, gündelik hayat ayrı bölümler halinde farklı yazarlar tarafından ele alınıyor. Üçüncü ana bölüm, Umberto Eco’nun giriş yazısıyla başlayan ‘Felsefe’,  dördüncü ana bölüm ‘Bilim ve Teknik’,  beşinci ana bölüm olan ‘Edebiyat ve Tiyatro’ kapsamlı biçimde işleniyor.  Bunu; kentleri, mimariyi ve plastik sanatları da kapsayan ‘Görsel Sanatlar’ ve dansın dahil edildiği ‘Müzik’ izliyor. “Ortaçağ Roma İmparatorluğu'nun dağılma döneminde başlayıp, tutkal görevi gören Hıristiyanlığın yardımıyla, Latin kültürünü, imparatorluğu yavaş yavaş istila eden halkların kültürüyle birleştirerek; uluslarıyla, konuşmaya devam ettiğimiz dilleriyle vedeğişimlerden ve devrimlerden sonra bile olsa bizim olmaya devam eden kurumlarıyla günümüzde Avrupa dediğimiz yere hayat veren dönemdir” diyen Eco’nun okuyucusuyla söyleşircesine tutturduğu dili ve üslubu Leyla Tonguç Basmacı’nın çevirisiyle Ortaçağ’ı hem önemli bir başvuru kaynağı hem de keyifli bir tarih okuma deneyimine dönüştürüyor.
    60,00  TL75,00  TL
  • Deliliğin Tarihi

    Karton Kapak
    Michel Foucault, Deliliğin Tarihi’nde, deliliğin gündelik yaşamın bir parçası sayıldığı, kaçıklarla çılgınların sokaklarda ellerini kollarını sallayarak dolaştıkları Orta Çağ’dan, tehlikeli sayılmaya başladıkları, tımarhanelere kapatıldıkları, öteki insanlarla aralarına ilk kez duvarların çekildiği 18. yüzyıla kadar, Batı’da deliliğin arkeolojisini irdeliyor. Deliliğin fantastik dünyasında dolaşırken Foucault, aslında “deli”nin bize onun deli olduğuna karar veren, onu öyle konumlandıran genel toplumsal harita üzerinde işgal ettiği yer itibarıyla yansıdığını gösteriyor. Her çağın kendi ütopyası içinde kendini arındırdığı, saflaştırdığı, idealleştirdiği tarihsel yolculukta, delinin bu arınma ayin ve oyunundaki yerini ve rolünü kavramamızı sağlıyor. Bu nedenle, Deliliğin Tarihi, aynı zamanda aklın tarihinin ana hatlarını da ortaya koyuyor: Akıl, kendini ancak deliliğin zıddında, deliliğin zıddı olarak tanımlayabiliyor. Öyleyse delilik, toplum düzeninin varlığı için gerekli; çünkü bu düzen ancak kendi negatifinin aynasında kimlik bulabiliyor.
    58,74  TL66,00  TL
  • Eski Mezopotamya Tarihi

    Karton Kapak
    "Irmaklar arasındaki ülke" anlamına gelen Mezopotamya’da yaratılan kültür, doğduğu toprakların dışında özellikle Doğu Akdeniz, Suriye, Filistin, Arabistan Yarımadası, İran ve Anadolu’yu etkilemiş ve bölge haklı olarak "uygarlığın beşiği" olarak nitelendirilmiştir. Mezopotamya uygarlığı, ilk kent devletleri, ilk krallıklar ve ilk imparatorlukların yanı sıra yerleşim merkezleriyle belirginleşen anıtsal mimarisi (kral mezarları, tapınaklar, zigguratlar), boyalı seramik ürünleri, yazı sistemleri, yasaları ve heykelciliğiyle de ayrıcalaşarak özgün bir kimlik ve üslup yaratmıştır. Bölgenin coğrafyası temelinde gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalar ve elde edilen buluntular çağdaş uygarlığın Eski Mezopotamya’ya ne denli borçlu olduğunu çok açık biçimde sergiler. Arkeolog ve eskiçağ tarihçisi Doçent Kemalettin Köroğlu, bu bağlamda bilgi edinmek isteyen okuyucu ve öğrencilerin beklentilerini dikkate alarak; Sümer, Akkad, Babil, Hurri-Mitani ve Assur gibi parlak uygarlıkların tarihini kronolojik bir sırayla ele alıyor ve çalışmasını harita, çizim, desen ve fotoğraflarla destekleyerek derinleştiriyor.
    17,40  TL20,00  TL
  • İnsan Nasıl İnsan Oldu

    Karton Kapak
    Bu dünyada bir dev var. Bu devin öyle kolları var ki hiç güçlük çekmeden bir lokomotifi kaldırabilir. Öyle ayakları var ki günde binlerce kilometre koşabilir. Bu devin öyle kanatları var ki bulutlar üzerinde, kuşların çıkamadığı yüksekliklerde uçabilir. Öyle yüzgeçleri var ki su altında balıklardan daha iyi yüzebilir. Bu devin öyle gözleri ve kulakları var ki görülmeyenleri görür, başka bir kıtada konuşulanları işitir. Bu dev o kadar güçlüdür ki dağları delip geçer ve doludizgin akıp giden suları durdurur. Bu dev, yeryüzünü istediği gibi değiştirir; ormanlar diker, denizleri birleştirir, çölleri sular. Kimdir bu dev? Bu dev insandır. Acaba insan nasıl dev oldu, nasıl dünyanın efendisi oldu? Biz bu kitapta işte bunu anlatacağız." - M. İlin - E. Segal “İnsanı, onun geçirdiği evreleri anlamak, kendimizi ve bugünü anlamak demektir. Bu nedenle herkesin bu kitabı okuması gerekmektedir...” - Gülsüm Cengiz
    25,50  TL30,00  TL
  • Homo Ludens

    Karton Kapak
    Biz insanların Homo Sapiens nitelemesini hak edecek kadar akıllı olmadığımız anlaşıldı... Birçok hayvanın da alet yapabildiği, dolayısıyla insana Homo Faber demenin de anlamsız olduğu görüldü... Peki biz kimiz? İnsana özgü üçüncü bir özellik olarak Homo Ludens’i, oyun oynayan insanı bu nitelemeler arasına katamaz mıyız? Johan Huizinga, Homo Ludens adlı bu temel eserinde yeryüzünde insana ait her şeyin başlangıcının oyun olduğunu gösteriyor. Önce oyun vardı! Oyun kurgusal olduğu bilinen ve gündelik hayatın dışında yer alan, bununla birlikte oyuncuyu da tamamen içine çeken, gönüllü, özgür bir eylemdir. Sınırları özellikle belirlenmiş zaman ve mekân içinde gerçekleşen, her türlü maddi çıkardan ve yarardan uzak bu eylem, verili kurallara göre, belli bir düzen içinde yerine getirilir. Oyuncu ve kimi zaman da seyirci kendinden geçer, coşar... Bu şekilde tanımlanan oyun, tarih boyunca, hayatın her alanında kültürün temel öğesi olarak varlığını sürdürmüştür. Huizinga, kolektif hayatın bütün önemli biçimlerinin -ibadet, şiir, müzik, dans, bilgelik, bilim, hukuk, mücadele ve savaş- ortaya çıkışında oyunun son derece etkin bir rol oynadığını, Doğu ve Batı dünyasına ilişkin zengin tarihsel bilgi ve belgelere dayanarak gösteriyor. Fakat modern çağlarla birlikte oyun, hayatı zenginleştiren bir unsur olmaktan çıkıp bugünkü dar anlamına sıkıştırılınca, katlanılması daha güç, renksiz ve tekdüze hayatlar yaşamaya başladığımızı da Huizinga’dan öğreniyoruz: Ekonomik güç ve çıkarların dünyanın gidişatını belirleyeceğine utanç verici biçimde inanıyoruz; ibadet eder gibi çalışıyor ve üretiyoruz; yavan ve kuru yarar duygusu, burjuva rahatlığı ideali zihniyetlerimizi etkiliyor. Oyuna top-lumlarımızda artık yer yok; hayatın bütünlüğünden dışlanıp, sanayiye malzeme olsun diye bir köşeye atıldı... Yeniden oyun oynayan insan olmayı isteyenler için... "Pek çok insanın yaşamında dönüm noktası olan kitapların bulunduğunu, kendi özyaşam çizgimde de iki kitabın önemli yeri olduğunu belirtmek isterim. Bunlardan birincisi, bu kitabın esinlendiği, Hollandalı tarihçi J. Huizinga’nın Homo Ludens’idir. (...) 1950’lerde bu kitabı okuduktan sonra bütün bir yaşam boyu ne yapacağımın da kararını vermiştim." -Metin And- Oyun ve Büyü
    17,40  TL20,00  TL
  • Ortaçağ 2

    Sert Kapak
    Ortaçağ, 476 yılında Batı Roma İmparatorluğunun çöküşüyle başlayan ve bin yıldan fazla süren bir çağdır. Ardından gelen çağlar, ortaçağı "karanlık çağ" olarak adlandırmış olsa da bu uzun dönem, aslında farklı medeniyetlerin karşılaştığı, savaştığı, bilgi alışverişi yaptığı, şimdiki bilimlerin temellerinin atıldığı oldukça üretken bir çağdır. Umberto Eco'nun hazırladığı bu ansiklopedik çalışmanın ikinci cildi, yine ortaçağın tüm yönlerine ışık tutuyor. "Uzun bin yıl"ın gündelik yaşamından, müziğe, teknik gelişmelerden, Haçlı Seferlerine uzanan bin bir yüzünü uzmanlar tarafından yazılmış makaleler aydınlatıyor. İkinci cildini sunduğumuz bu eser, tüm meraklı okurların kütüphanesinde önemli bir yer tutacak.
    60,00  TL75,00  TL
  • Peynir ve Kurtlar

    Karton Kapak
    On Altıncı Yüzyılın Sonları.İtalya'nın bir dağ köyünde herkesin Menocchio dediği bir değirmenci yaşar. Latincesi kıt olan bu yoksul köylü koskoca Engizisyon'a meydan okur. Eline geçen, halk diline çevrilmiş, içlerinde Kuran'ın da bulunduğu bütün kitapları okuyan Menocchio, o karanlık çağda kendi evren kuramını yaratır. Ona kalırsa dünya, kaostan, bozulan peynirde oluşan kurtlar gibi türemiştir. Tanrı, gücünü herkese; "Yahudiler'e, Türkler'e, Hıristiyanlar'a ve hatta sapkınlara" eşit olarak vermiş, kimseyi kayırmamıştır. İsa'ya gelince, o da sıradan, yoksul bir köylüdür. Cehennem de araf da papaz ve keşişlerin halkı soymak için uydurdukları şeylerdir. Engizisyon karşısında bir türlü geri çekilmeyi bilmeyen bu bilgiye susamış köylü, bütün din iktidarını karşısına alır. Yargıçlarına, "beni ölüme yollarken siz benden çok korkuyor olabilirisiniz," diyen ve inançlarını inkâr etmediği için diri diri yakılan metemetikçi filozof Giordano Bruno ile aynı dönemde, Engizisyon tarafından ölüme mahkûm edilir.Ginzburg, halk kültürünün iktidar karşısındaki konumunu incelerken, günümüze kalan belgeler ve Engizisyon kayıtlarından yola çıkarak tarihi yeniden yazıyor. Peynir ve Kurtlar, bir detektif romanı gibi okunan, kışkırtıcı bir kitap...
    19,36  TL22,00  TL
  • Ortaçağ Kentleri

    Karton Kapak
    Belçika’nın yetiştirdiği en büyük tarihçi olan Henri Pirenne, Ortaçağ tarihi konusunda dünyanın öndegelen uzmanlarındandır. Pirenne’nin eserleri arasında özel bir yeri olan Ortaçağ Kentleri, tarihçinin 1922 yılında davet edildiği ABD’de verdiği konferansların notlarını kapsamaktadır. Pirenne’nin özgün tarih yöntemi ve tarihe bakışı, bu kitabında kendini belirgin biçimde göstermektedir. Ortaçağ Batı Avrupa’sında ekonomik canlanma ve kent uygarlığının doğuşunu ele alırken tüccar sınıfının oluşumu, burjuvazinin doğuşu, toprak köleliğinin ortadan kalkışı ve belediye kurumlarının ortaya çıkışı süreçlerini yorumcu tarih anlayışıyla ele alır ve anlatır Pirenne.
    14,36  TL16,50  TL
  • Dünya Tarihi 1. Cilt

    Karton Kapak
    J. M. Roberts’ın gezegenimizin tarihini kayıt altına aldığı eserin bu ilk cildi Afrika savanalarındaki kökenlerimizden ilk uygarlıkların doğuşuna, eski imparatorluk çağlarından tüm dünya için önemli bir dönüm noktası olan Sanayi Devrimi’ne kadar uzanan tarihi kapsıyor. Çağlar boyu farklı uygarlıkların gelişimlerini, 18. yüzyıla kadar gerçekleşen çalkantı ve değişim dönemlerini, düzendeki ve güçteki uluslararası kaymaları Dünya Tarihi’nin bu ilk cildinde bulabilirsiniz. "Harikulade bir başarı... Günümüz için rakipsiz bir dünya tarihi; inanılmaz olayların ve tartışılmaz değerlendirmelerin kitabı." -A. J. P. Taylor- The Observer (Londra) "Başarılı bir kitap... Şimdiye kadar yazılmış en olağanüstü tarih." -J. H. Plumb- "Eğitici... Sürükleyici olduğu kadar da düşündürücü bir kitap." -Christopher Hibbert- "En iyi dünya tarihi kitabı." -The Times-
    28,49  TL37,00  TL
  • Kemirgenlerden Sömürgenlere İnsanlık Tarihi

    Karton Kapak
    Bu yapıtta anlatılan insanlığın öyküsü ulusçu, dinci, batıcı tarihlerdekinden farklıdır. İnsanlığın tarihi, UNESCO'nun çok ciltli History of Humanity (İnsanlık Tarihi, İmge) yayını doğrultusunda, "insan odaklı" bir bakış açısıyla, tek ciltte kotarılmaya çalışılmaktadır. Bu yolda, maddenin "biyokimyasal evrimi" ile başlanıp, genel olarak canlıların "organik evrimi" evresine geçilmektedir. Özel olarak insanın organik evrimi ise uzak hayvan anaataları olan "prosimiyen kemirgen" noktasından uzak insan anaataları sayılan, araç kullanan "insanımsı=hominoid" cinslerine dek izlenmektedir. İnsanlığın "kültürel evrim" evresi, "eşitlikçi-kararlı denge yasası" uyarınca görece durağan yapılı "ilkel topluluk" ile giderek daha büyük bir artının üretilip aktarıldığı eşitsizlikçi, dinamik "uygar toplum" dönemlerine bölünerek incelenmektedir. Uygar topluma geçişte göçebe çoban-yerleşik çiftçi topluluklar arası savaşçı ve barışçı alışveriş ilişkilerinin belirleyiciliği üzerinde durulmaktadır. Bunun ürünü olarak, "talan, yağma, haraç, vergi" evrelerinden geçilerek doğan "kentli, sınıflı, devletli, ideolojili" uygar toplumun iç ve dış dinamikleri ortaya konulmaktadır.Uygarlığın ilk ve Afroavrasya'daki tek beşiği olan Aşağı Mezopotamya'dan, Sami, Hint-Avrupa, Moğol-Türk göçebe akınları, Hıristiyanlık, İslamlık akımları kanallarıyla dünyanın dört bir yanına yayılışı sergilenmektedir. Toplumun kent devletlerinden dünya imparatorluklarına doğru gelişmesi, üretim ve savaş teknolojileri etkileşimi, kenttanrıcılıktan tektanrıcılığa, sihirsel düşünüşten, önce dinsel, sonra bilimsel düşünüşe geçiş koşulları vurgulanarak verilmektedir. Yapıt, Haçlı Akınları ile başlayan çağdaş topluma geçilişini, Yeni Dünya uygarlıklarının yeryüzünden silinişini ve "kültürkıyım" üzerine kurulan "köleci kapitalizm" ile benzeri görülmedik çapta sömürgen ve dinamik bir düzenin gelişini açıklayan kesimle noktalanmaktadır. Yazar, bölümler arasına serpiştirdiği "Avdan dönenin mızrağı kırılsın", "Altaylardan inen yiğit", "Ayın altında dönen ilk tekerlekler" gibi senaryolarla, okuru, bilimsellikten ödün vermeden, bir tarihsel film havasına çekmektedir. Ekli "Addizin" ve "Andizin" ise yapıttan yararlanmayı kolaylaştırmaktadır.
    81,88  TL92,00  TL
  • Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri

    Karton Kapak
    Toplumbilimlerinde günümüzde saygın bir duruma gelen "tarihsel sosyoloji" ekolünün ilk kalıcı örneklerinden birini veren Barrington Moore'un Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri yapıtı bir "toplum bilimi klasiği" sayılmaktadır. Moore bu yapıtında, çağdaşlaşmaya varan üç yolu incelemektedir. İngiliz Püriten Devrimi, Fransız Devrimi, Amerikan İç Savaşı ile "burjuva devrimi"nin oluşturduğu, kökeninde ve özünde şiddetin yattığı birinci yolun, "demokratik kapitalizm" sonucuna ulaştığını ileri sürmektedir. Çağdaşlaşmaya varan bir başka yolun, "köklü devrimi" ile gerçekleştirilen komünist diktatörlük olduğunu Çin örneğinde göstererek, bu yolun feodal güçleri temizlediği ölçüde ileride özgür topluma varabilecek kapıları açtığı görüşündedir.
    51,62  TL58,00  TL
  • Dünya Tarihi 2. Cilt

    Karton Kapak
    Dünya Tarihi’nin ikinci cildinde 18. yüzyıl ve sonrası ele alınıyor. "Avrupa Çağının Oluşumu"yla başlayan bu dönem Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri’nin birer süper güç olarak karşımıza çıkmasıyla devam edip küreselleşme ve küresel kirliliklerle son buluyor. "Mükemmel bir çalışma." -Olivia Constable- Notre Dame Üniversitesi "Dünya tarihi hakkında yapılacak bütün çalışmalar için harika bir kaynak kitap." -William Bakken- "J.M. Roberts’ın zekâsı, birikimi ve akıcı üslubuyla ortaya çıkmış başarılı bir araştırma." -Library Journal- "En iyi dünya tarihi kitabı." -The Times-
    28,49  TL37,00  TL