Ahmet Davutoğlu Kitapları


1959 yılında Konya/Taşkent’te doğdu. Ortaöğrenimini İstanbul Erkek Lisesi’nde tamamladı. Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi ve Siyaset Bilimi bölümlerinden mezun oldu. Aynı üniversitenin Kamu Yönetimi bölümünde yüksek lisans, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünde doktorasını tamamladı. 1990-1995 yılları arasında misafir öğretim üyesi olarak Malezya Uluslararası İslâm Üniversitesi’nde görev yaptıktan sonra 1996-1999 yılları arasında Marmara Üniversitesi’nde çalıştı. 1993’te doçent, 1999’da profesör oldu. 1999-2004 arasında Beykent Üniversitesi’nde öğretim üyeliği ve Uluslararası İlişkiler bölüm başkanlığı, 2002-2009 arasında büyükelçilik ve başbakan başdanışmanlığı, 1 Mayıs 2009-28 Ağustos 2014 arasında ise Dışişleri bakanlığı görevlerinde bulundu. Ağustos 2014-Mayıs 2016 arasında AK Parti genel başkanlığı ve 62, 63 ve 64. hükümetlerde Türkiye Cumhuriyeti başbakanlığı görevlerini yürütmüştür. Alternative Paradigms (Lanham: University Press of America, 1993), Civilizational Transformation and the Muslim World (K.L.: Quill, 1994), Stratejik Derinlik: Türkiye’nin Uluslararası Konumu (Küre Yayınları, 2001), Küresel Bunalım (Küre Yayınları, 2002), Teoriden Pratiğe: Türk Dış Politikası Üzerine Konuşmalar (Küre Yayınları, 2013) başlıklı kitapları yayınlanmıştır. Ayrıca, özellikle uluslararası ilişkiler, bölgesel analizler, mukayeseli siyaset felsefesi, mukayeseli medeniyet tarihi araştırmalarını kapsayan değişik alanlarda disiplinlerarası bir yöntemle kaleme alınmış çalışmaları farklı dillerde yayınlanmıştır.
11 öğeden 1-11 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 1
  • Medeniyetler ve Şehirler

    Sert Kapak
    Şehirlerin kaderi, tarihî akış içinde ait oldukları medeniyetlerin kaderi ile özdeştir. Bu bağlamda medeniyetler ile şehirler arasındaki ilişkiyi ele alan elinizdeki kitabın temel kavramı eksen şehirlerdir. Medeniyetlerin yükseliş ve düşüş tarihlerinin mihenk taşlarını oluşturan bu şehirler, bazen mimari formda veya musikinin ritminde, bazen entelektüel geleneğin sürekliliğinde ya da ticaret yolları üzerindeki bereketli bir pazarda ve bazen de politik düzenin merkezinde durarak medeniyet parametrelerinin tarihî gerçeklik içinde zaman ve mekâna yansımasını sağlarlar. Bu bakımdan eksen şehirler diğer tasniflerin tamamına yol gösterir: “Medeniyete Öncü Kurucu Şehirler”, “Medeniyet Tarafından Kurulan Şehirler”, “Aktarılan Şehirler”, “Hayalet Şehirler”, “Tasfiye Edilen Şehirler”, “Etkileşim Şehirleri”, “Dönüşen/Dönüştüren Şehirler”. Medeniyetler ve Şehirler’in ilk bölümü, ilerleyen bölümlerindeki teorik tahlillerin arkaplanını oluşturan, daha önce gidip gördüğüm ve bizzat tecrübe ederek hissettiğim şehirlerin bendeki izlerini yansıtmaktadır. İkinci bölümde, Weber’in kavramsallaştırmaları çerçevesinde dünya şehir tarihi yazımının kritik bir değerlendirmesi yapılmaktadır. Üçüncü bölümde aynı zamanda kitabın da adını taşıyan “medeniyetler ve şehirler” arasındaki ilişki yukarıdaki tasnif çerçevesinde dokuz başlık altında incelenmektedir. Her kitabın kendine has bir zihnî serüveni vardır. Gözlem ya da tahayyül ile başlayan, sorularla açılan, analizlerle parçalara ayrılarak derinleşen ve açıklayıcı kavramsal/teorik çerçevelerle bütünleşerek ete kemiğe bürünen ya da kelama/yazıya dökülen bir zihnî serüven. Elinizdeki eser, böylesi bütüncül bir zihnî serüvenin parçası olarak görüldüğünde gerçek anlamına kavuşacaktır.
    22,08  TL32,00  TL
  • Medeniyetler ve Şehirler

    Karton Kapak
    Şehirlerin kaderi, tarihî akış içinde ait oldukları medeniyetlerin kaderi ile özdeştir. Bu bağlamda medeniyetler ile şehirler arasındaki ilişkiyi ele alan elinizdeki kitabın temel kavramı eksen şehirlerdir. Medeniyetlerin yükseliş ve düşüş tarihlerinin mihenk taşlarını oluşturan bu şehirler, bazen mimari formda veya musikinin ritminde, bazen entelektüel geleneğin sürekliliğinde ya da ticaret yolları üzerindeki bereketli bir pazarda ve bazen de politik düzenin merkezinde durarak medeniyet parametrelerinin tarihî gerçeklik içinde zaman ve mekâna yansımasını sağlarlar. Bu bakımdan eksen şehirler diğer tasniflerin tamamına yol gösterir: “Medeniyete Öncü Kurucu Şehirler”, “Medeniyet Tarafından Kurulan Şehirler”, “Aktarılan Şehirler”, “Hayalet Şehirler”, “Tasfiye Edilen Şehirler”, “Etkileşim Şehirleri”, “Dönüşen/Dönüştüren Şehirler”. Medeniyetler ve Şehirler’in ilk bölümü, ilerleyen bölümlerindeki teorik tahlillerin arkaplanını oluşturan, daha önce gidip gördüğüm ve bizzat tecrübe ederek hissettiğim şehirlerin bendeki izlerini yansıtmaktadır. İkinci bölümde, Weber’in kavramsallaştırmaları çerçevesinde dünya şehir tarihi yazımının kritik bir değerlendirmesi yapılmaktadır. Üçüncü bölümde aynı zamanda kitabın da adını taşıyan “medeniyetler ve şehirler” arasındaki ilişki yukarıdaki tasnif çerçevesinde dokuz başlık altında incelenmektedir. Her kitabın kendine has bir zihnî serüveni vardır. Gözlem ya da tahayyül ile başlayan, sorularla açılan, analizlerle parçalara ayrılarak derinleşen ve açıklayıcı kavramsal/teorik çerçevelerle bütünleşerek ete kemiğe bürünen ya da kelama/yazıya dökülen bir zihnî serüven. Elinizdeki eser, böylesi bütüncül bir zihnî serüvenin parçası olarak görüldüğünde gerçek anlamına kavuşacaktır.  
    17,25  TL25,00  TL
  • Büluğu’l-Meram Tercümesi ve Şerhi Selamet Yolları Cilt: 3

    Sert Kapak
    Merhum Davudoğlu bu kitâbı, şer’î ahkâmın Hadîsden ana delîllerini ihtivâ eden Bülûğu’l-Merâm Şerhi Sübülü’s-Selâm’dan istifade ile, Şerhin bir zübdesi olacak şekilde hazırlamıştır. Şerhdeki uzun kavilleri, itiraz ve cevapları hazfetmiş ve diğer bazı Ehl-i Sünnet kitaplarından topladığı lüzûmlu malumatı da dercetmiştir. Yeri geldikçe reformculara lazım gelen cevapları vermekten geri kalmamıştır.
    16,50  TL25,00  TL
  • Teoriden Pratiğe

    Sert Kapak
    "İnsanlık tarihini şekillendiren birçok medeniyet birikiminden harmanlanan tarihi ve çok boyutlu eşsiz coğrafyasıyla Türkiye, tarihî akışın seyrini belirleyebilecek ülkelerin başında gelmektedir. Kitabı oluşturan metinler, 2002-2009 yılları arasında, Türkiye'nin, bu potansiyelini gerçekleştirmek amacıyla yürütülen gayret ve çalışmaların bir hasılasıdır. Özelliği ve özgünlüğü, tarih akarken ve süreç işlerken konuşulmuş ve yazıya dökülmüş olmalarıdır. Bir siyaset yapımcı olarak tarihin şekillenme süreci içinde bulunurken, bir taraftan da tarih yazımına katkıda bulunmaya çalışmanın doğurabileceği sonuçların farkındayım. Ancak tarihin bu derece hızlı aktığı dönemlerde yaşanan olaylar çok kısa sürede tarih haline dönüşür ve an ile tarihi ayırt etmek gittikçe zorlaşır. Olayları içinden yaşamama rağmen, ben dahi bu metinleri yeniden okuduğumda, üzerlerinden çok uzun yıllar geçmiş hissine kapıldım. Ümit ederim ki, bu metinler tarihî süreçlerin daha doğru anlaşılmasına katkıda bulunur." Ahmet Davutoğlu
    26,22  TL38,00  TL
  • Teoriden Pratiğe

    Karton Kapak
    "İnsanlık tarihini şekillendiren birçok medeniyet birikiminden harmanlanan tarihi ve çok boyutlu eşsiz coğrafyasıyla Türkiye, tarihî akışın seyrini belirleyebilecek ülkelerin başında gelmektedir. Kitabı oluşturan metinler, 2002-2009 yılları arasında, Türkiye'nin, bu potansiyelini gerçekleştirmek amacıyla yürütülen gayret ve çalışmaların bir hasılasıdır. Özelliği ve özgünlüğü, tarih akarken ve süreç işlerken konuşulmuş ve yazıya dökülmüş olmalarıdır. Bir siyaset yapımcı olarak tarihin şekillenme süreci içinde bulunurken, bir taraftan da tarih yazımına katkıda bulunmaya çalışmanın doğurabileceği sonuçların farkındayım. Ancak tarihin bu derece hızlı aktığı dönemlerde yaşanan olaylar çok kısa sürede tarih haline dönüşür ve an ile tarihi ayırt etmek gittikçe zorlaşır. Olayları içinden yaşamama rağmen, ben dahi bu metinleri yeniden okuduğumda, üzerlerinden çok uzun yıllar geçmiş hissine kapıldım. Ümit ederim ki, bu metinler tarihî süreçlerin daha doğru anlaşılmasına katkıda bulunur." Ahmet Davutoğlu
    18,98  TL27,50  TL
  • Stratejik Derinlik

    Sert Kapak
    Türkiye'yi çevreleyen yakın kara, yakın deniz ve yakın kıta havzaları, coğrafî olarak dünya anakıtasının merkezini, tarihî olarak da insanlık tarihinin ana damarının şekillendiği alanları kapsamaktadır. Soğuk Savaş sonrası dönemin getirdiği dinamik uluslararası ve bölgesel konjonktürde en yakın havzasından başlayarak dışa açılması kaçınılmaz olan türkiye'nin stratejik derinliğinin yakın kara, yakın deniz ve yakın kıta bağlantıları ile yeniden tanımlanması ve bu derinliğin jeopolitik, jeoekonomik ve jeokültürel boyutlarının dış politika parametreleri olarak kapsamlı bir şekilde yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Modernite Avrupa-merkezli bir tarihî sürecin eseriydi. küreselleşme ise kaçınılmaz bir şekilde başta Asya olmak üzere bütün insanlık birikimini tarihin akış seyrinde tekrar devreye sokacak unsurlar taşımaktadır. Tarihî birikimi etkin bir açılıma temel sağlayacak toplumların öne çıkacağı bu süreçte türkiye, tarihî derinliği ile stratejik derinliği arasında yeni ve anlamlı bir bütün oluşturma ve bu bütünü coğrafî derinlik içinde hayata geçirme sorumluluğu ile karşı karşıyadır. Stratejik açıdan mihver bir ülke olan Türkiye, bu sorumluluklarının gereğini yerine getirmesi durumunda, yeni dengelerin oluşacağı daha istikrarlı uluslararası konjonktürlere daha uygun şartlarda giren bir merkez ülke konumu kazanacaktır.
    27,60  TL40,00  TL
  • Stratejik Derinlik

    Karton Kapak
    Türkiye'yi çevreleyen yakın kara, yakın deniz ve yakın kıta havzaları, coğrafi olarak dünya anakıtasının merkezini, tarihî olarak da insanlık tarihinin ana damarının şekillendiği alanları kapsamaktadır. Soğuk savaş sonrası dönemin getirdiği dinamik uluslararası ve bölgesel konjonktürde en yakın havzasından başlayarak dışa açılması kaçınılmaz olan Türkiye'nin stratejik derinliğinin yakın kara, yakın deniz ve yakın kıta bağlantıları ile yeniden tanımlanması ve bu derinliğin jeopolitik, jeoekonomik ve jeokültürel boyutlarının dış politika parametreleri olarak kapsamlı bir şekilde yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Modernite Avrupa-Merkezli bir tarihî sürecin eseriydi; küreselleşme ise kaçınılmaz bir şekilde başta Asya olmak üzere bütün insanlık birikimini tarihin akış seyrinde tekrar devreye sokacak unsurlar taşımaktadır. Tarihî birikimi etkin bir açılıma temel sağlayacak toplumların öne çıkacağı bu süreçte Türkiye Tarihî derinliği ile stratejik derinliği arasında yeni ve anlamlı bir bütün oluşturma ve bu bütünü coğrafî derinlik içinde hayata geçirme sorumluluğu ile karşı karşıyadır. Stratejik açıdan mihver bir ülke olan Türkiye, bu sorumluluklarının gereğini yerine getirmesi durumunda, yeni dengelerin oluşacağı daha istikrarlı uluslararası konjoktürlere daha uygun şartlarda giren merkez bir ülke konumu kazanacaktır.
    24,15  TL35,00  TL
  • Küresel Bunalım

    Karton Kapak
    Oniki yıl arayla meydana gelen iki yıkım, uluslararası sistemin merkezi güçlerinin yüzleşmek zorunda oldukları sonuçlar doğurdu. Berlin Duvarının yıkılmasından sonra kalıcı ve adil bir dünya düzeninin kurumsal alt yapısı sağlanamadı. Aksine, bölgesel gerilim alanlarında rekabetin kışkırtılması İkiz Kulelerin yıkılması sonrasında yeni problem alanlarını ortaya çıkardı. Kısaca, birinci yıkımın oluşturduğu iyimser atmosferin güç eksenli rekabete kurban edilmesi, ikinci yıkımın kötümser ortamını hazırladı. Bu iki yıkımın ekseninde yapılan konuşmalardan oluşan bu kitapta, küresel bunalımın felsefi ve stratejik boyutları ele alınmakta; bu bunalımın batı ve doğu toplumlarının yanısıra Türkiye üzerinde yapacağı etkiler tartışılmaktadır.
    11,38  TL16,50  TL
  • Tarihin Sonu mu?

    Karton Kapak
    Körfez Savaşı’nı izleyen zamanlarda dünyamız yoğun bir "Yeni Dünya Düzeni" söyleminin bombardımanı altına girdi. Bu bombardıman bir çok entelektüel veya popüler ilgiyi harekete geçirdi. İlk bakışta bu söylemin en önemli işlevi ABD’nin dünya egemenliğini pekiştirmekten başka bir şey olarak görünmemekle birlikte kendisine eşlik eden tartışmalar, bazen en derin entelektüel mevzuların bile iktidar ideolojisi açısından ne kadar işlevsel kılınabileceğinin en önemli gösterisini sunuyorlardı. Nitekim, doğrudan ABD’nin Körfez’e müdahelesini meşrulaştırma sonucu olan bu "yeni dünya düzeni" söylemi, Hegel’in yaklaşık bir yüzyıl özgürleşmenin muhtemel yollarına ışık tutmuş diyalektiğini bir anda, yine Hegel’in icazetine dayanarak sona erdirmiş oluyordu. Francis Fukuyama’nın "Tarihin Sonu" tezinde gündeme getirilen, Hegel’in diyalektiğinin mantıksal sonuçları açısından ihtimal dışı değildi. Fukuyama’nın Tarihin Sonu tezi, aslında çok sık rastladığımız, birlerine cennet, birilerine cehennem vaadeden bir eskatolojiden başkasına işaret etmiyordu. Birilerine cehennem, başka birilerine cennet olan bir dünyanınsa (dini bir ahiret dünyası değilse) ne diyalektiğinin, dolayısıyla ne de tarihinin, bitemeyeceği açık bir gerçektir. Nitekim daha sonra dünyanın değişik yerlerinde bu cennet ve cehennem tevziatına yapılan itirazların ortaya çıkardığı yeni milliyetçilik dalgaları, yaşadığımız sürecin bir tarih sonundan ziyade kalıcı fay hatlarına oturan ve tarihin her döneminde ortaya çıkabilecek bir medeniyetler çatışmasına daha yakın olduğunu gösterdi. Huntington’un Medeniyetler Çatışması tezi, bu yüzden, Fukuyama’nın Tarihin Sonu tezine uygun bir cevap olarak algılanmakta gecikmedi. Daha önce Huntington’un cevabi makalesinin dünyada ve Türkiye’deki yankılarının bir derlemesi olarak Vadi Yayınları’nca yayımlanan, ‘Medeniyetler Çatışması’nı tamamlayıcı özelliği de olan bu derleme, Fukuyama’nın makalesinin yanısıra, bu makaleye dünyadan ve Türkiye’den farklı yazarların verdiği cevapları içeriyor.
    15,84  TL24,00  TL
  • el-Umku'l-İstiratici

    el-Umku'l-İstiratici

    Karton Kapak
    عنوان الكتاب : العمق الإستراتيجيموقع تركيا ودورها في الساحة الدوليةالمؤلف : أحمد داود أوغلوترجمة : محمد جابر ثلجي / طارق عبدالجليلمراجعة : بشير نافع كوروغلو / برهان كوروغلوالمواصفات : غلاف عادي / 24.0x17.0 سم / ورق سمني / 646 صفحة / الطبعة الثانية 2011-1432الناشر : الدار العربية للعلوم ناشرون / بيروت - لبنان
    Temin Edilemiyor
  • Osmanlı Medeniyeti

    Osmanlı Medeniyeti

    Karton Kapak
    Modern Türkiye bugüne dek Osmanlı geçmişi ile soğukkanlı bir yüzleşme içerisine girebilmiş değil. Türkiye’de resmî ve akademik çevrelerde hâlâ geçerli olan olumsuz Osmanlı imajı tarihî gerçekliklere değil, ideolojik beklenti ve yönelimlere dayanıyor. Türkiye’yi tarihî birikiminden koparan bu durum onu sağlıklı bir gelecek inşasından da yoksun bırakıyor. Osmanlı geçmişi ve tarihî birikimi ile yüzleşmek sadece Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren bir mesele değil. Osmanlı tecrübesi bütün insanlığın, yirmi birinci yüzyıla tanıklık eden insanoğlunun önüne güçlü bir birikim koyuyor. Osmanlı İmparatorluğu, tarihe malolmuş bir imparatorluktan çok günümüzde de etkisini sürdüren canlı bir medeniyeti simgeliyor. Bu çalışma, Osmanlı medeniyetini anlamaya, dahası bu birikimin bugüne yansıyan boyutlarını göz önüne sermeye yönelik bir çabanın sonucudur. Sanattan topluma, siyasetten ekonomiye uzanan geniş bir yelpazede bu büyük insanlık birikimini çözümlemeye çalışan yazılardan müteşekkil olan kitap, her biri alanında söz sahibi ilim adamları tarafından gün yüzüne çıkarılmıştır. Elinizdeki çalışmanın Osmanlı gerçeğini hamasetten uzak, ilmî ve entelektüel bir çabayla yeniden okumaya tabi tutan her bir bölümü Osmanlı’nın yeniden keşfine rehberlik edecek niteliktedir.
    Temin Edilemiyor