Jean-Jacques Rousseau Kitapları


Jean-Jacques, 28 Haziran 1712 günü, günümüzde İsviçre sınırları içerisinde bulunan Cenevre kentinde doğmuştur. 4 Temmuz 1712'de vaftiz edilmiştir. Rousseau'nun annesi Suzanne, doğumdan dokuz gün sonra, doğum sonrası enfeksiyon kaptığı için hayatını kaybetmiştir. Rousseau, daha sonraları bu olayı "ilk talihsizliği" olarak nitelendirecektir. Bir saatçinin oğludur. Babası Isaac, Topkapı Sarayı'nda saat tamirciliği yapmıştır. 9-10 yaşlarına kadar babası Isaac ve teyzesi ile kalmıştır. Rousseau on yaşında iken babası Isaac, şehirdeki bir toprak sahibi ile kavga etmişti. Bu tartışmanın ardından babası, Rousseau'yu kardeşine emanet edip Nyon'a taşınmıştır. Isaac, Nyon'a giderken yanında Rousseau'nun teyzesini de götürmüştür. Isaac o günden sonra bir daha asla Rousseau'yu ziyaret etmemiştir. Daha sonradan Isaac'in, Rousseau'nun teyzesi ile evlendiği açığa çıkar. Babası tarafından terk edilen Rousseau, amcası ile bir süre kaldıktan sonra evden kaçarak Cenevre'yi terk eder. 1728-1738 yılları arasında, sekreterlik, müzik hocalığı ve tercümanlık yaparak, Fransa ve İtalya'da dolaşmıştır. Fransa'da yazıları yasaklanınca daha sonra aralarının açılacağı dostu David Hume'un daveti üzerine İngiltere'ye gider. Kalvenist olarak vaftiz olan Rousseau, Torino'da iken Katolikliğe geçer, daha sonra tekrar Kalvenist olur. 2 Temmuz 1778 tarihinde, 66 yaşında iken sabah yürüyüşü sırasında düşer ve kan kaybından dolayı hayatını kaybeder.
51 öğeden 1-16 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 4
  • İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı

    Karton Kapak
    Cenevre’de saatçi ustası olan babasının yanından ayrılan; mesleksiz, işsiz, parasız ve hiçbir toplumsal statü ile bağlantısı olmayan Jean-Jacques Rousseau, yeni bir çağın oluşumunun öncesinde, çağımızın bir-çok sorununu ya?ayacak ve bunları düşünüp değerlendirmeye çalışacak olan yeni bir insan tipinin ilk örneğidir. Onun yalnızlığı, 1756 Lizbon Depremi’nde yayımladığı bildirisiyle olayı hâlâ Tanrısal iradeye bağlayan Papa’nın yalanını da; Papa’nın yalanını fark edip yaşlanan depremin toplumsal sistemin ürünü olduğunu, çünkü yıkımın ve ölümün gelip yoksul mahallelerin başına çöktüğünü fark eden bir düşünürün yalnızlığıdır. Bu nedenle, günümüzdeki "depremleri", "çöküntüleri" yalansız dolansız anlamak isteyen herkesin yeniden ve yeniden okuması gereken bir düşünürdür Rousseau. -Ünsal Oskay-
    12,00  TL15,00  TL
  • İtiraflar

    Karton Kapak
    “ (...) Beni ölecek halde gördüğünüz zaman, bir meşenin gölgesine götürün, size vaat ederim ki oradan geri döneceğim.” Rousseau’nun ölümünden sonra yayımlanan otobiyografik yapıtı itiraflar’ın en belirgin özelliklerinden biri kuşkusuz açık yürekliliği ve cesaretidir. Yazarın doğumundan (1712) 1765 yılına kadar geçen sürenin öyküsünü anlatan eser, bir taraftan samimi anılar üzerinden bize seslenirken, diğer taraftan da otobiyografik bir roman olarak okunabiliyor. insan hayatını büyük izlekler peşinde kuşatan itiraflar; aralarında minnet, cennet-cehennem, kutsal kitap, inanç, aşk, ölüm, doğa, hastalık, bağlılık, eğitim, sosyal yapı, hukuk, dil, özgürlük arayışının da olduğu nice kavram ve olgularla bizi yeniden ve içeriden yüzleştiriyor. 18. yüzyılın içinden yükselen ve kendi zamanını aşarak bize ulaşan Rousseau’nun itiraflar’ında belirleyici olan anılar, sanki yazıldığı anda yaşanmış gibi canlıdır. Zamana karşı anılarına şans vermekten korkmayanların hiç zaman kaybetmeden okuması gereken bir kitap. İnsan düşünmeden edemiyor: insanlar bu dünyadan çekip gitmeden hemen önce, Rousseau’nun bin sayfayı aşan itiraflar’ı gibi geride bir eser bırakacak olsaydı dil ve dünya daha farklı olur muydu? Kuşkusuz bu soruya en anlaşılır cevabı itiraflar’ı okuyanlar verecektir.
    25,50  TL34,00  TL
  • Emile Ya Da Eğitim Üzerine

    Karton Kapak
    Jean-Jacques Rousseau (28 Haziran 1712 Cenevre,enevre Cumhuriyeti ve Kantonu- 2 Temmuz 1778 Ermenonville,Fransa) Cenevreli filozof ve yazar.Siyasi fikirleri,Fransız Devrimini etkilemişştir.Düşünceleri özellikle,Devrim'den sonra kurulan yeni devletin kalkınmasında toplumun sosyal yapısında ve eğitim sisteminde etkili olmuştur. Jean-Jacques Rousseau'nun yapıtlarındaki karmaşıklık onun;doğal hukuk kuramcısı,doğal hakları yadsıyan biri,aydınlanmacı,aydınlanma ilklerini yerle bir eden biri,demokrasinin inançlı savunucusu,demokrasiyi ayaklar altına lan biri,burjıva liberal devriminin hazırlayıcısı,öte yandan böyle bir devrimin olumsuzluklarını çok önceden gösteren,hatta reformculuğu bile benimseyen biriymiş gibi birbiriyle çelişen ve hatta çatışan çok karşıt düşüncelerle  yorumlanmasına sebep olmuştur.Bu sebeple Rousseau anlaşılması güç bir düşünür olmuştur.Kendisini hep halktan birisi olarak görmüş,halktan kişiler arasında daha rahat etmiştir.Romantizmden etkilenmiş ve etileri görülmüştür. Rousseau, doğru bir siyasal toplumun temellerini ortaya koyabilmek için olguların bir yana bırakılması gerektiğini belirtir.Çünkü ona göre salt olgulardan hareket edildiğinde,çıkarlar,yararlar ön plana yerleştirilmekte ve böylece adalet,hukuk ayaklar ltına alınmaktadır.Rousseau.güçlünün haklı kabul edildiği,siyasal toplumun kökenine olguları yerleştiren olgusal verileri ve kuramları eleştirmektedir.Yurttaşı ortak benliği halkı devleti yaratan bir "toplum sözleşmesi"ni ve bu sözleşmeye toplumdaki her bireyin dahil olması gerektiğinş savunur.Halk olmanın temelinde egemenliğin var olması gerektiğini düşünür.Yasaların olmadığı bir yerde devletten söz edilemeyeceğini savunmuştur.Yasaların,halkın tümü için geçerli olması gerektiğini  düşünmektedir
    6,00  TL8,00  TL
  • Bilimler ve Sanatlar Üzerine

    Karton Kapak
    Bilimlerimiz ve sanatlarımız olgunlaşmaya doğru gittikçe, ruhlarımız bozulmuştur. 'Bu sadece bizim zamanımıza özgü bir tehlike midir?' diyeceksiniz. Hayır. Boş ve anlamsız merakımızın sebep olduğu kötülükler, bu dünya kadar eskidir. Okyanus sularının her gün yükselip alçalması, nasıl ki geceleri bizi aydınlatan ayın çeşitli ahreketlerine bağlı ise namusun ve ahlakın sonu da bilimlerin ve sanatların ilerlemesine bağlıdır. Bilim ve sanat nuru ufkumuzda yükseldikçe, erdemin silinip kaybolduğu görülür. Aynı olay her yerde ve her zaman gerçekleşmiştir.
    6,60  TL10,00  TL
  • Toplum Sözleşmesi

    Karton Kapak
    Toplum Sözleşmesi, bir anlamda toplum içinde yaşadığının bilincinde olan ve bunu sorgulayan modern insan için yazılmış, aklın öncülüğünde bir toplum kurmanın ve başkalarıyla birlikte yaşarken özgürlüğü yeniden tesis etmenin rehberidir. Bu uygar hayatın öncesinde insanların aklı takip ederek terk ettiği bireysel çıkarların çatışmasıyla oluşan doğa durumu vardır. Doğuştan hakkımız olan bireysel egemenliği elimizden çıkartmadan hem toplumsal egemenliğe katılacağımız hem de özgür kalacağımız toplumsal yapı nasıl olmalıdır? Tüm romantizmine karşın Rousseau doğa durumu için ağıt yakmaktansa, dünya tarihini Fransız İhtilali’ne ve yeni bir çağa taşıyacak sosyal değişimlere kapı açıyor.   “Toplum Sözleşmesi’nin sırrı, hakların bütünüyle devredilmesi kavramında bulunabilir.” -Louis Althusser “Rousseau’yu iki kelime ile özetlersek; bu kelimelerden biri toplum sözleşmesi diğeri ise genel iradedir.” -Alain Badiou
    9,00  TL12,00  TL
  • Yalnız Gezerin Düşleri

    Karton Kapak
    Jean-Jacques Rousseau (28 Haziran 1712 Cenevre, Cenevre Cumhuriyeti ve Kantonu - 2 Temmuz 1778 Ermenonville, Fransa), Cenevreli filozof ve yazar. Siyasi fikirleri, Fransız Devrimini etkilemiştir. Düşünceleri özellikle, Devrim´den sonra kurulan yeni devletin kalkınmasında, toplumun sosyal yapısında ve eğitim sisteminde etkili olmuştur.Jean-Jacques, 28 Haziran 1712 günü, günümüzde İsviçre sınırları içerisinde bulunan Cenevre kentinde doğmuştur. 4 Temmuz 1712´de vaftiz edilmiştir. Rousseau´nun annesi Suzanne, doğumdan dokuz gün sonra, doğum sonrası enfeksiyon kaptığı için hayatını kaybetmiştir. Rousseau, daha sonraları bu olayı "ilk talihsizliği" olarak nitelendirecektir. Bir saatçinin oğludur. Babası Isaac, Topkapı Sarayı´nda saat tamirciliği yapmıştır.[2] 9-10 yaşlarına kadar babası Isaac ve teyzesi ile kalmıştır. Rousseau on yaşında iken babası Isaac, şehirdeki bir toprak sahibi ile kavga etmişti. Bu tartışmanın ardından babası, Rousseau´yu kardeşine emanet edip Nyon´a taşınmıştır. Isaac, Nyon´a giderken yanında Rousseau´nun teyzesini de götürmüştür. Isaac o günden sonra bir daha asla Rousseau´yu ziyaret etmemiştir. Daha sonradan Isaac´in, Rousseau´nun teyzesi ile evlendiği açığa çıkar. Babası tarafından terk edilen Rousseau, amcası ile bir süre kaldıktan sonra evden kaçarak Cenevre´yi terk eder. 1728-1738 yılları arasında, sekreterlik, müzik hocalığı ve tercümanlık yaparak, Fransa ve İtalya´da dolaşmıştır. Fransa´da yazıları yasaklanınca daha sonra aralarının açılacağı dostu David Hume´un daveti üzerine İngiltere´ye gider. Kalvenist olarak vaftiz olan Rousseau, Torino´da iken Katolikliğe geçer, daha sonra tekrar Kalvenist olur. 2 Temmuz 1778 tarihinde, 66 yaşında iken sabah yürüyüşü sırasında düşer ve kan kaybından dolayı hayatını kaybeder.
    4,46  TL5,95  TL
  • Toplum Sözleşmesi

    Karton Kapak
    Jean-Jacques Rousseau (28 Haziran 1712 Cenevre, Cenevre Cumhuriyeti ve Kantonu - 2 Temmuz 1778 Ermenonville, Fransa), Cenevreli filozof ve yazar. Siyasi fikirleri, Fransız Devrimini etkilemiştir. Düşünceleri özellikle, Devrim´den sonra kurulan yeni devletin kalkınmasında, toplumun sosyal yapısında ve eğitim sisteminde etkili olmuştur. Jean – Jacques Rousseau’nun yapıtlarındaki karmaşıklık onun; doğal hukuk kuramcısı, doğal hakları yadsıyan biri, aydınlanmacı, aydınlanma ilkelerini yerle bir eden biri, demokrasinin inançlı savunucusu, demokrasiyi ayaklar altına alan biri, burjuva liberal devriminin hazırlayıcısı, öte yandan böyle bir devrimin olumsuzluklarını çok önceden gösteren, hatta reformculuğu bile benimseyen biriymiş gibi birbiriyle çelişen ve çatışan çok karşıt düşüncelerle yorumlanmasına sebep olmuştur. Bu sebeple Rousseau anlaşılması güç bir düşünür olmuştur. Kendisini hep halktan birisi olarak görmüş, halktan kişiler arasında daha rahat etmiştir. Romantizmden etkilenmiş ve etkileri görülmüştür. Rousseau, doğru bir siyasal toplumun temellerini ortaya koyabilmek için olguların bir yana bırakılması gerektiğini belirtir. Çünkü ona göre salt olgulardan hareket edildiğinde, çıkarlar, yararlar ön plana yerleştirilmekte ve böylece adalet, hukuk ayaklar altına alınmaktadır. Rousseau, güçlünün haklı kabul edildiği, siyasal toplumun kökenine olguları yerleştiren, olgusal verileri ve kuramları eleştirmektedir. Yurttaşı, ortak benliği, halkı, devleti yaratan bir “toplum sözleşmesi”ni ve bu sözleşmeye toplumdaki her bireyin dahil olması gerektiğini savunur. Halk olmanın temelinde egemenliğin var olması gerektiğini düşünür. Yasaların olmadığı bir yerde devletten söz edilemeyeceğini savunmuştur. Yasaların, halkın tümü için geçerli olması gerektiğini düşünmektedir.
    5,21  TL6,95  TL
  • İçimizde Gezinen Sessizlik - Aforizmalar

    Karton Kapak
    "İnsan özgür doğar ve her yerde bir zincire bağlı yaşar." "Gelenekselin dışındaki yolu takip et, her zaman başarılı olursun." "Medeniyet, kendi yarattığı kötülüklere çare bulmanın umutsuzca süren yarışıdır." "Özgürlük, kendi zincirlerimizi seçebilme gücüdür." "Bir şeye sahip olabilecekken ondan kaçınmak,mantığın hazcılığıdır."
    6,48  TL8,00  TL
  • Yalnız Adamın Düşleri

    Yalnız Adamın Düşleri

    Karton Kapak
    "Elde ettiği güç ile insanlığın üzerine çıkan biri, insanlığa özgü zayıflıkların üzerinde olmalıdır, yoksa bu güç fazlalığı onu diğer insanların, hatta bu güce sahip olmadan önceki kendisinin bile altına indirir... "Özgürlüğün, insanın canının istediğini yapması demek olduğuna hiçbir zaman inanmadım. Özgürlük daha çok yapmak istemediğiniz yapmamaktır... "Yalan söylemenin, açıklanması gereken bir gerçeğin saklanması olduğunu bir felsefe kitabında okuduğumu anımsıyorum. Bu tanıma göre, söylenmesi zorunlu olmayan bir gerçeğin söylenmemesi yalan sayılmaz; ama, birinin gerçeği söylememekle kalmayıp tam tersini söylemesi yalan söylemek sayılır mı sayılmaz mı? Tanıma göre, o kişinin yalan söylediği söylenemez. Çünkü, borçlu olmadığı birine sahte para veren kişi, hiç kuşkusuz onu aldatmaktadır. Ama onu soymamaktadır..." Anı, deneme, roman, öykü, düzyazı, şiir ya da daha önce bilinen herhangi bir türe kolayca sokulmayan, kısalığına karşın Fransız yazısının en güzel metinlerinden biri kabul edilen, "İtiraflar'ın devamı niteliğindeki "Yalnız Gezerin Düşleri", aslında "İtiraflar"dan çok farklıdır. Kültür ve yazını çok derinden etkilememiş, yorgun, bezgin, umutsuz bir filozofun yaşamının bir muhasebesi, bir içe bakışın, bir iç hesaplaşmanın metnidir. Düşünmekten korkmayan ve zaman zaman durup "ben kimim?" diyebilenlerin okumak isteyeceği türden bir metindir.
    10,00  TL
  • Toplum Sözleşmesi

    Karton Kapak
    Jean-Jacques Rousseau, 1762 tarihinde ''Toplum Sözleşmesi'' kitabı ile toplum sözleşmesi kuramını popüler bağımsızlık üzere kurmuştur. Rousseau'ya göre özgürlük ancak insanlar yasamada doğrudan yönetime sahip olduklarında var olabilir. Vatandaşlar, en azından bazı durumlarda, kendilerini yöneten temel kuralları seçebilmeli ve bunları ihtiyaç duyduklarında değiştirebilmelidirler. Rousseau'ya göre bir vatandaş bireyci olmayı ve kendi çıkarlarını toplumsal çıkarların önüne koymayı tercih edebilir. Ama toplumsal bir yapının parçası olarak, bir vatandaş bireyciliği bir yana koyarak toplumsal bir irade yaratmaya çalışacaktır. Bu nedenle hukuk bütün olarak neyin toplum için faydalı olduğuna karar vermeli ve bireyler buna razı olmalı ya da zorla razı edilmelidir.
    12,00  TL16,00  TL
  • Toplum Sözleşmesi

    Karton Kapak
    Toplum sözleşmesi veya sosyal sözleşme; bireylerin karşılıklı uzlaşma, bazı kurallara uymak üzerinde anlaşma ve birbirlerini şiddet, sahtekarlık veya dikkatsizlikten korumak için birleştirdiğini varsayan bir kavramdır. İnsanlar arasındaki kullanımı, insanların bir devlete ya da otoriteye bağımsızlıklarının bir kısmından hukukun üstünlüğü anlayışı ile vazgeçmeleridir. Yönetilenler tarafından, bir takım bazı kurallar ile yönetilme üzerine anlaşma olarak da düşünülebilir.
    6,60  TL10,00  TL
  • Yalnız Gezerin Hayalleri

    Karton Kapak
    Fransız edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Yalnız Gezerin Hayalleri Rousseau’nun son eseridir. 1776 yılının sonbaharında kaleme alınmaya başlanan, edebi ve felsefi vasiyetname niteliği taşıyan bu eserde tüm Avrupa’nın tanıdığı, artık yaşlanmış ve ölümü yaklaşmış olan Rousseau kendini arayan Yalnız gezer olarak çıkar karşımıza. Yalnız Gezer güzergahını kendisinin belirlediği ve tamamen keyfi olan yürüyüşlere çıkar. İnsanlarla ortak bir yanı kalmadığını düşünen ve bu dünyada mutluluğu bulmaktan vazgeçmiş olan Yalnız Gezer için doğada yaptığı bu gezintiler, kendisiyle baş başa kalarak sohbet etme imkanı bulduğu yegane anlardır. Doğanın büyüleyiciliği onu botanikle uğraşmaya iter; öğrenme ve keşfetme arzusunun körüklendiği bu anlarda doğanın renkleri, biçimleri, kokuları sayesinde mutluluğu tadar; geçmişin dehşet ve sancısının artık yok olduğuna kendini inandırmak ister. Arzularını gerçeklerin yerine koymaya eğilim gösteren Yalnız Gezer gezintiler sırasında ruhunu gerçeklikten koparır ve kendini, hayal gücünün kollarına bırakır. Onun için hayal kurmak; ruhuna ulaşmanın yolu; kendiyle kurulan ilişkinin yeni bir türüdür. Dünyanın matlığı yerini benin şeffaflığına, ötekiyle ilişki yerini varlığının tadını çıkarmaya bırakır. Hayaller varlığın açılımı, doğayla temas ise var olma bilincinin mutluluk kaynağı haline gelir. On gezintiden oluşan Yalnız Gezerin Hayalleri’nde yeniden keşfettiği doğada sessizce yürüyerek, insanın ruhu ve niteliği üzerine derin düşünmelere dalan Rousseau, okuyucuyu da yalnız başına çıkılan bir yürüyüşte hayatı hayal etmeye davet eder.
    6,60  TL10,00  TL
  • Eşitsizliğin Kökeni

    Karton Kapak
    Fransa'dan kaçan Kalvinist bir ailenin çocuğu olan Jean-Jacques Rousseau (1712-1778) İsviçre'nin Cenevre kentinde doğdu. Çok küçük yaşta ona romanslar okuyan babasına kendisi Plutark'ın Yaşamlar' ını okumaya başladı. 16 yaşından sonra bir süre onu kültür dünyası ile tanıştıran ve onda müzik ilgisini uyandıran Madame Louise de Warens ile birlikte yaşarken yoğun bir kendini eğitme dönemine girdi. Paris'te bir süre için Diderot'nun yakın dostu oldu; Thérèse Lavasseur'den olan çocuklarına babalık etmeyi ve bakmayı başaramadı. 1752'de operası "Le Devin du Village" ("Köy Falcısı") Kral XV. Louis için sahnelendi ve büyük beğeni ve başarı kazandı; yeni bir müzikal nota dizgesi geliştirdi. Romantik ve idealistik eğilimleri ile Rousseau Aydınlanmanın tipik materya- lizmine ve despotizmine herhangi bir duygudaşlık göstermezken, Aydının ikonu olarak kabul edilen Voltaire'de çok kararlı, amansız ve neredeyse kişisel bir düşman buldu. Sivil Dini savunması ve erdeme götürdükleri ölçüde tüm dinleri eşit ölçüde değerli görmesi Fransa'da Kilise ile çatışmasına yol açtı, kitapları yasaklandı ve birçok yerde yakıldı. Rousseau'nun insanı ussal bir varlık olarak görmesi insanı ve kültürlerini yalnızca türlüleşebilir olarak değil ama gelişebilir ve eksiksizleşebilir olarak görmeye götürür. İnsanın "doğa durumu" diye birşey yoktur, ya da "doğa durumundaki" insan salt bir hayvandır. Ama homo sapiens Doğadan daha çoğudur, Tindir, gelişebilirdir, ve insan için gelişebilmek ancak bir gizilliğin ya da ilkenin, onun kendisinin yapmadığı ama ona verili bir tinsel özünün olmasıyla olanaklıdır. Eksiksizleşebilmek ilke ile bir olan ereği bütünüyle edimselleştirmektir. Buna göre kültür hiçbir zaman dingin olmayan ve hiçbir aşamasında dingin kalmaması gereken her zaman eksik bir süreçtir, ve yurttaş toplumuna özünlü eşitsizlik önceden varolan bir eşitliğin bozuluşu değil, ama insanın entellektüel, etik ve estetik eğitim sürecindeki kaçınılmaz eşitsizliklerin ve eksikliklerin anlatımıdır. İnsan ancak ereksel olarak, ancak bütünüyle gelişmiş olarak eşit olabilir, ve erek erişilebileceği için erektir. Rousseau insanı ve insanlığı indirgeyen Aydınlanmadan gelişimin iyiliksever despotizm yoluyla değil, ama ancak özgürlük yoluyla olabileceği vargısını çıkarmasında ayrılır. Aydınlamanın insanı değersizleştiren kuşkucu bakış açısı ile karşıtlık içinde, Rousseau için insan özgür bir varlıktır, ve ancak özgür bir varlık olarak moral bir varlıktır: Neyin iyi, doğru, haklı, türeli ve gerçek olduğunu ona ancak kendi özsel doğası bildirebilir.
    7,40  TL10,00  TL
  • Toplum Sözleşmesi

    Karton Kapak
    Dünya siyaset bilimi tarihi, her biri birbirinden önemli pek çok düşünür sayar. Ama bunlardan hiçbiri bu bilimi, kanımızca, Jean-Jacques Rousseau kadar derinden etkilememiştir. "Siyaset bilimi tarihi ikiye ayrılır: RÖ ve RS (Rousseau’dan önce ve Rousseau’dan sonra)" söyleminin ona yakıştırılması boşuna değildir. Rousseau’dan söz açıldığında akla öncelikle Toplum Sözleşmesi adlı yapıtı gelir. Eser, diğer tüm üstün ve eşsiz özelliklerinin yanı sıra, siyasetin ya da kendi deyişiyle siyaset hukukunun tarihte ilk kez bir bilim olarak ele alınıp sistemleştirilmesini sağladığı için olağanüstü önemlidir. Önermeleri, yazılışının üzerinden geçen 250 yıl sonra, güncelliğini ve geçerliliğini korumuştur. Siyaset bilimine kendisinden sonra yapılan tüm ulamalara ve katkılara karşın, ne güncelliğinden, ne geçerliliğinden ve siyaset bilimi okutan tüm fakülte ve yüksek okullarda vazgeçilmez bir el kitabı olma özelliğinden, hemen hiçbir şey yitirmemiştir. Kitap 1762 tarihli özgün baskıdan çevrilmiş olup, bu baskı için J.J. Rousseau tarafından konulan dipnotlar, Türkçe baskımızda da aynen korunmuştur.
    12,15  TL15,00  TL
  • Bilimler ve Sanatlar - Ekonomi Politik

    Karton Kapak
    Fransa'dan kaçan Kalvinist bir ailenin çocuğu olan Jean-Jacques Rousseau (1712-1778) İsviçre'nin Cenevre kentinde doğdu. Çok küçük yaşta ona romanslar okuyan babasına kendisi Plutark'ın Yaşamlar'ını okumaya başladı. 16 yaşından sonra bir süre onu kültür dünyası ile tanıştıran ve onda müzik ilgisini uyandıran Madame Louise de Warens ile birlikte yaşarken yoğun bir kendini eğitme dönemine girdi. Paris'te bir süre için Diderot'nun yakın dostu oldu; Thérèse Lavasseur'den olan çocuklarına babalık etmeyi ve bakmayı başaramadı. 1752'de operası "Le Devin du Village" ("Köy Falcısı") Kral XV. Louis için sahnelendi ve büyük beğeni ve başarı kazandı; yeni bir müzikal nota dizgesi geliştirdi. Romantik ve idealistik eğilimleri ile Rousseau Aydınlanmanın tipik materya- lizmine ve despotizmine herhangi bir duygudaşlık göstermezken, Aydının ikonu olarak kabul edilen Voltaire'de çok kararlı, amansız ve neredeyse kişisel bir düşman buldu. Sivil Dini savunması ve erdeme götürdükleri ölçüde tüm dinleri eşit ölçüde değerli görmesi Fransa'da Kilise ile çatışmasına yol açtı, kitapları yasaklandı ve birçok yerde yakıldı. Rousseau'nun insanı ussal bir varlık olarak görmesi insanı ve kültürlerini yalnızca türlüleşebilir olarak değil ama gelişebilir ve eksiksizleşebilir olarak görmeye götürür. İnsanın "doğa durumu" diye birşey yoktur, ya da "doğa durumundaki" insan salt bir hayvandır. Ama homo sapiens Doğadan daha çoğudur, Tindir, gelişebilirdir, ve insan için gelişebilmek ancak bir gizilliğin ya da ilkenin, onun kendisinin yapmadığı ama ona verili bir tinsel özünün olmasıyla olanaklıdır. Eksiksizleşebilmek ilke ile bir olan ereği bütünüyle edimselleştirmektir. Buna göre kültür hiçbir zaman dingin olmayan ve hiçbir aşamasında dingin kalmaması gereken her zaman eksik bir süreçtir, ve yurttaş toplumuna özünlü eşitsizlik önceden varolan bir eşitliğin bozuluşu değil, ama insanın entellektüel, etik ve estetik eğitim sürecindeki kaçınılmaz eşitsizliklerin ve eksikliklerin anlatımıdır. İnsan ancak ereksel olarak, ancak bütünüyle gelişmiş olarak eşit olabilir, ve erek erişilebileceği için erektir. Rousseau insanı ve insanlığı indirgeyen Aydınlanmadan gelişimin iyiliksever despotizm yoluyla değil, ama ancak özgürlük yoluyla olabileceği vargısını çıkarmasında ayrılır. Aydınlamanın insanı değersizleştiren kuşkucu bakış açısı ile karşıtlık içinde, Rousseau için insan özgür bir varlıktır, ve ancak özgür bir varlık olarak moral bir varlıktır: Neyin iyi, doğru, haklı, türeli ve gerçek olduğunu ona ancak kendi özsel doğası bildirebilir. (Tanıtım Bülteninden)
    4,44  TL6,00  TL
  • Politik Hakkın İlkeleri ya da Toplumsal Sözleşme

    Karton Kapak
    Fransa'dan kaçan Kalvinist bir ailenin çocuğu olan Jean-Jacques Rousseau (1712-1778) İsviçre' nin Cenevre kentinde doğdu. Çok küçük yaşta ona romanslar okuyan babasına kendisi Plutark'ın Yaşamlar' ını okumaya başladı. 16 yaşından sonra bir süre onu kültür dünyası ile tanıştıran ve onda müzik ilgisini uyandıran Madame Louise'de Warens ile birlikte yaşarken yoğun bir kendini eğitme dönemine girdi. Paris'te bir süre için Diderot'nun yakın dostu oldu; Thérëse Lavasseur'den olan çocuklarına babalık etmeyi ve bakmayı başaramadı. 1752'de operası "Le Devin du Village" ("Köy Falcısı") Kral XV. Louis için sahnelendi ve büyük beğeni ve başarı kazandı; yeni bir müzikal nota dizgesi geliştirdi. Romantik ve idealistik eğilimleri ile Rousseau Aydınlanmanın tipik materyalizmine ve despotizmine herhangi bir duygudaşlık göstermezken, Aydının ikonu olarak kabul edilen Voltaire'de çok kararlı, amansız ve neredeyse kişisel bir düşman buldu. Sivil Dini savunması ve erdeme götürdükleri ölçüde tüm dinleri eşit ölçüde değerli görmesi Fransa'da Kilise ile çatışmasına yol açtı, kitapları yasaklandı ve birçok yerde yakıldı.   Rousseau'nun felsefesinin özeksel kavramı Özgürlüktür ve buna göre İstenci insanın özü olarak ve evrensel olarak kabul eder, onu en yüksek belirleniminde, Devlette inceler. İstenç onun için bir 'seçme özgürlüğü' ya da keyfi istenç, "herkesin istenci" değil, ama ussal İstenç, Genel İstençtir - volonté générale. Bireyin özgürlüğü ancak Devlette gerçekleşebilir, çünkü Özgürlük bilinçsiz dürtü, itki ve alışkanlıkların üzerinde güç olan ussal İstencin kendisidir "Yurttaşın İstenç ve Duyuncunun anlatımı olan yasa. Ussal, yani güzele, iyiye ve bilgiye eğilimli ve bu erek ile uyum içinde gelişmeye yetenekli bir insan doğası kavramını kabul eden Rousseau'nun vargısı Yurttaş Toplumunda gelişimin önünde hiçbir engelin olamayacağıdır: "Yurttaşları eğitim yoluyla iyi yapın, başka herşey gelecektir." Yurttaş ideal politik bilince doğru gelişebilir çünkü kendi kendisinin öğretmeni olarak özgürdür. Bir ideoloji önermeyen Rousseau sözcüğün gerçek anlamında bir Hümanist olarak insan doğasına uygun ideal politik biçimin olanağını iyi ve güzel ve ussal olduğuna inandığı insan doğasının kendisinden çıkarsadı: "Halk ve Egemen bir olmalıdır."
    8,88  TL12,00  TL