Körleşme
% 15indirim

Körleşme

  • 28,00 TL23,80 TL

    hopi kampanyası
    1,19 Paracık
  • Gün İçinde Tedarik
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.

Dünya edebiyatının başyapıtlarından biri olduğu tartışmasız kabul edilen Körleşme, Almanya’da edebiyatın, politikanın kirli gölgeleri altında yitip gitmeye yüz tuttuğu bir dönemde yazılmıştır. Ancak, Elias Canetti kurguladığı zaman ve mekan, kullandığı dil ve üslup, karakterlerindeki soyutlamanın isabetliliği ve bunları aktarmadaki başarısı sayesinde sınırları aşmış, evrenselliğin en üst boyutlarına ulaşmıştır.


Çoktandır kendi fildişi kulesine çekilmiş bir aydının trajedisinde cisimleşen Körleşme, insanoğlunun kendi eliyle kurduğu, sonra da kendisine yabancılaşmış, düşman kesilmiş bulduğu dış çevreyi, son derece özgün bir biçimde ve en uçta sayılabilecek araçlarla tasvir etmeyi başarıyor.


İnsanın gerçeklik karşısında ne ölçüde körleşebileceğini, her dönemde ve her toplumda rastlanabilen “aymaz” aydın karakterinde ustalıkla yansıtan Canetti, düşünce ile gerçeklik arasındaki kopuşun hikayesini anlatırken yarattığı dehşet atmosferiyle okuru derinden sarsıyor.


Yazar Hakkında:


Elias Canetti , (Rusçuk, 1905 – Zürih, 1994) İspanya’dan göç eden Sefarad Yahudisi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Öğrenimini Zürih ve Frankfurt’ta tamamladıktan sonra Viyana’ya dönüp Doğa Bilimleri ve Felsefe bölümlerinde doktora yaptı. Ardından, yazarlığa yöneldi ve 26 yaşında başyapıtı sayılan Körleşme’yi kaleme aldı. Kitlelerin psikolojisini ona yabancı birinin bakış açısından anlatan roman, dönemin Nazi Almanya’sında yasaklandı ve ancak 1960’lardan sonra geniş kitleler tarafından keşfedilebildi. Canetti, 1938’de Avusturya’nın ilhakından sonra Londra’ya, ardından Zürih’e taşındı. İkinci Dünya Savaşı dahil tarihin en büyük kitlesel eylemlerine tanıklık etmiş olması onu kitle ve iktidar ilişkileri üzerine düşünmeye ve yazmaya yöneltti. Bu düşüncelerinin sonucu olarak 1960’ta Kitle ve İktidar isimli incelemesini tamamladı. Çocukluk ve gençlik yıllarına ve daha sonraki yaşamının bir bölümüne dair anılarını Kurtarılmış Dil, Kulaktaki Meşale ve Gözlerin Oyunu adlı üç kitapta anlattı. 1981’de Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Ömrünün büyük bir kısmını İngiltere’de geçirdi. Eserlerini Almanca kaleme aldı.


İnsanlara günlük yaşantıları çok sıkıcı gelir. İnsanlar, günlük yaşantılarının bu sıkıcılığını tekdüzeliğe bağlasa da işin aslı hiç de öyle değildir. Çünkü insanlar, günlük yaşantılarını inandırıcılığı olmayan değerler üzerine oturtmuş ve kendini yaşamın gerçek zevklerinden mahrum bırakmıştır. Elias Canetti, Körleşme eserini okuyan okurlar, günlük yaşantıların nasıl yalanlarla örülü olduğunu ve insanların, bırakın çevresindeki insanları, kendilerini nasıl aldattığını çok iyi görüyorlar. Bu nedenledir ki yazarda okurlarına, günlük yaşantınızı çevreleyen insanlardan uzaklaştıkça gerçeğe ulaşırsınız diyor.

            Toplumumuz günümüzde kitap okuma alışkanlığından çok uzaktadır. Toplumumuzun kültür seviyesini anlamak için satılan kitapların oranına bakarsak durumun ne kadar vahim olduğunu anlarız. Kitap okuma alışkanlığı olmayan toplumumuzdaki insanlarda tam bir kişilik oturması olmadığı için ne kardeşliğin, ne dostluğun ne de anne ve babanın değeri tam olarak bilinmektedir. Bunların hepsini bizlere, insanlarda kişiliğin tam oturmasını sağlayan kitaplar öğretir. Elias Canetti, Körleşme eserinde hiçbir insanın ağırlığı, kitap kadar etmez derken okurlarına bu gerçeği göstermek istemiştir. Bu eseri okuyan okurlar, insanlığın kurtuluşunun hayatta en büyük isteği bir kitaplık olan insanların sayısının artmasında olduğunu anlıyorlar. Yazara göre insanlar, hayatlarında belirli şeyleri aşarak ilerlemek ve kendilerini geliştirmek istiyorlarsa mutlaka köklü ve ani değişimler yapmalıdırlar. Aksi takdirde insanların hep yerinde sayacağını ve sıkıcı bir tekdüze hayatın ardından bu dünyadan göçüp gideceğini savunmuştur.

            İnsanların, toplum içerisinde var olabilmeleri ve yaşayabilmeleri için kendini toplumdaki diğer insanlarla özdeşleştirmesi gerekir. Bunu yapamayan insanlar, bir toplum içerisinde varlığını devam ettiremez. Yazara göre bir başkasıyla nasıl özdeşleşerek toplum içerisinde yaşayacağını insanlara romanlar öğretmektedir. Çünkü insanlar, romanları okurken, okudukları romanın kahramanı ile kendini özdeşleştirir ve o romandaki olayları yaşamaya başlar. Bu nedenle romanların en sağlam kişilikleri bile paramparça edecek büyük bir gücü vardır. Yine romanlar, insanları değiştirir ve hayata farklı açılardan bakmasını sağlar. Yazara göre romanların en vurucu gücü ise insanların bir bütünlük oluşturan kişiliklerini paramparça etmesidir.

            Elias Canetti, 1905 yılında Bulgaristan’da Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Yazar, eserlerini Almanca kaleme almıştır. Geniş bakış açısı ve fikir zenginliği ile 1981 yılında Nobel Edebiyat ödülüne layık görülmüştür

Yorum Sayısı: 2

Elias Canetti, Körleşme eserini okuduktan sonra dünyadaki esas körlerin görmeyen insanlar mı yoksa yaşamında yöneleceği doğru hedefi bulamamış insanlar mı olduğu konusunda büyük bir tereddüt yaşamaya başlıyorsunuz. Çünkü insanlar, yaşamında yönelebilecekleri doğru hedefi bulamayınca kendi öz değerlerinden yani kendisini insan yapan değerlerinden uzaklaşarak kendine karşı bile yabancı hale geliyor. Yazar, eserinde bu durumu öylesine etkileyici bir üslupla anlatmış ki anlattıkları üzerinde...devamını oku

F
Faruk Katar  -   17.06.2016

Eşi Benzeri Pek Az Bulunan Ve Kişinin Kendini Vermesi İç Dünyasında Kurgulaması Yaşaması Gereken Bir Kitap.

M
Muhammed Şahin  -   29.02.2016