Martin Eden

Martin Eden

  • Geçici olarak temin edilemiyor
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.

Jack London’ın yarı otobiyografik romanı Martin Eden, 20. yüzyıl başında sosyal ve ideolojik meseleler ağırlıklı içeriğiyle Amerikan edebiyatında büyük ölçüde kabul görmüştür. London farklı sınıflar arasındaki zihniyet ve değer farklarını gözlerimizin önüne sererken, statü ve servetin Amerikan toplumundaki hayati önemine işaret eder. Romanın ana temalarından biri, başarı ve refah yolunun sosyal sınıf farkı gözetilmeksizin herkese açık olduğu şeklinde özetlenebilecek Amerikan Rüyası’dır. Ya da bu idealin yarattığı muazzam hayal kırıklığı…


London, romanı bir sanatçının çıraklıktan olgunluğa geçiş sürecini işleyen Künstlerroman geleneğinde yazmıştır. Martin’in aşkı uğruna eğitimsiz genç bir işçiden başarılı ve rafine bir yazara dönüşüm mücadelesini anlatır. Kahramanı hedefine ulaştığında ise motivasyonunu ve heyecanını çoktan yitirmiş, trajik bir sona doğru sürüklenmektedir artık…


Jack London, Martin Eden eserinde yaşam hasta, insanlar ise hasta yaşamın içerisinde yaralı varlıklardır diyerek aslında günümüz yaşantısını çok güzel özetlemiştir. Şöyle bir düşündüğümüz zaman kanserin insan vücudunu zamanla tükettiği gibi kapitalist sisteminde yaşamı tükettiğini ve günümüzde insanları, yaşamaktan zevk alamaz hale getirdiğini rahatlıkla görürüz. İşin en kötü tarafı ise günümüzde hasta olan yaşamı kimsenin tedavi etmek gibi bir niyeti yoktur. Yazarında, eserinde belirttiği gibi hasta yaşam, insanlara acı vererek onları yaralayınca insanlarda huzurun ölümün sonsuz uykusunda olduğunu düşünmeye başlamıştır.               Dünyada geçmişten günümüze kadar temiz kalmayı başarabilen ve gelecekte de temizliğiyle insanlara umut olacak tek duygu aşktır. Jack London, Martin Eden eserinde bu dünyada aklınıza gelebilecek her şey kötü yola sapabilir ama aşk asla kötü yola sapmaz diyerek aşkın saf ve temiz duygusuna bizlerin, dikkatini çekmeye çalışmıştır. Aşk, insanlar için sığınılabilecek en güzel limandır. İnsanlar, yaşamlarında büyük sıkıntılar yaşadıkları zaman bu limana sığınsalar, bu liman onları tüm içtenliği ve samimiyetiyle sarıp, sarmalar ve yaralı yüreğini sevgiyle okşayarak iyileştirip, topluma geri dönmesini sağlar. Aşkın, insanların yüzlerinde oluşturmuş olduğu izler vardır. Yazar, eserinde bu izler için insanların yüreklerindeki güzelliğin izleridir diyerek yerinde bir tespit yapmıştır.             İnsanların, hayatlarında umutları vardır. İnsanlar, hayatlarında umutlarına ulaşmak için çaba sarf etseler de kendilerini umutlarına taşıyacak imkanlara da sahip olması gerekir. Jack London, Martin Eden eserinde yıldızlara ulaşmak istiyordu ama ayaklarını yerden kesemedi diyerek umutlara ulaşmak için çabanın yanında imkanında ne kadar önemli olduğunu okurlarına ifade etmeye çalışmıştır. İnsanlar, yaşamlarında güzelliği arıyorlarsa bulabilecekleri tek adres yazarında, eserinde belirttiği gibi şiirlerin dünyasıdır. İnsanlar, şiirlerin dünyasında yaşamın tüm çiçeklerini, renklerini ve güzel kokularını bulabilir. Günümüzde kitap okuyan insanları dikkatli bir şekilde incelediğiniz zaman kalabalıklar içerisinde yalnız olduğunu görürsünüz. Çünkü çevrelerinde kendileri gibi kitap okuyan ve yaşamı, kitapların aydınlığında yorumlayan insan bulamazlar. Yazar, eserinde sen kitap okudun ve sürekli yalnız kaldın diyerek bu acı gerçeği bizlere göstermiştir.             Jack London, 1876 yılında Amerika’da dünyaya gelmiştir. Kaleme aldığı eserlerinde yaşadıklarını okurlarına anlatmaya çalışan yazarın, eserlerinde topluma bakış açısında sosyalizmin etkisi görülür.
Yorum Sayısı: 4

şans eseri denk geldiğim,elime aldığım için pişman olmadığım kitaplardan..

D
Didem Şahin  -   03.03.2016

Arkadaşımın tavsiyesiyle aldığım, müthiş sürükleyici roman. Mutlaka okunmalı hayatı, insanı, aşkı ,parayı,kariyeri ve duyguları çok güzel anlatmış.
Nerden nereye...

A
Aysel Serbest  -   26.08.2016

Enfes...

S
Sinem Gülen  -   20.08.2016

Sınıf farklılıklarını net bir şekilde ortaya seren, insan beyninin gücünü anlatırken aşkla hırslanan ve hayatı gerçek manada sorgulayan bir kahramanı anlatan güzelim roman...

T
Tuğba Köşüm  -   17.09.2016