Mukaddime 1. Cilt

Mukaddime 1. Cilt

Osmanlı Tercümesi
  • Geçici olarak temin edilemiyor
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.

Çağları aşan İslam Klasiği: Mukaddime

İbn Haldun’un tarih ve topluma ilişkin çağları aşan ve çığır açıcı nitelikteki kapsamlı açıklamalarını içeren Mukaddime, erken bir dönemde Osmanlı muhitinde yankı buldu ve kitabın 18. yüzyılda Şeyhülislam Pirizade Mehmed Sahib tarafından başlanan tercümesi 19. yüzyılda Ahmed Cevdet Paşa tarafından tamamlandı.

Mütercimler, bu önemli klasik eseri Arapçadan Türkçeye çevirmekle kalmamış, ek bilgi, eleştiri ve hataların düzeltilmesi gibi pek çok katkıda bulunarak, Osmanlı derinliğini ve bakış açısını yansıtan dikkate değer bir Mukaddime yorumu ortaya koymuşlardır.

Yıllar süren titiz bir ekip çalışmasıyla hiçbir ilave ve sadeleştirme yapılmaksızın yayına hazırlanan eser, İslam medeniyet birikiminin farklı zaman ve coğrafyalarda nasıl yoğrularak geliştirildiğini gösteren güzel bir örnek olarak, Osmanlıca neşrinin 150. yılında nihayet okurlarıyla buluşuyor.



İslam medeniyetinin çağları aşan ve çığır açıcı nitelikteki büyük eserleri arasında İbn Haldun’un Mukaddime olarak bilinen eseri, ilgili olduğu disiplinlerin zenginliği ve ele aldığı konulara getirdiği yeni yaklaşım biçimleri açısından şüphesiz çok önemli bir yere sahiptir. İbn Haldun’un tarih ve topluma ilişkin ortaya koyduğu bu kapsamlı açıklama gayretinin Osmanlı muhitinde erken bir dönemde yankı bulduğu bilinen bir husustur. Bu çerçevede Mukaddime’nin 18. yüzyıl başlarında bir Osmanlı şeyhülislamı olan Pîrîzâde tarafından başlanan tercümesi, 19. yüzyılın ikinci yarısında Ahmet Cevdet Paşa’nın mahir kalemiyle tamamlanmış ve İstanbul ve Bulak’ta kısa aralıklarla neşredilmiştir.

Pîrîzâde ve Cevdet Paşa’nın birbirini tamamlayan Mukaddime çevirileri, klasiklerin zaman ve mekanı aşan kalıcı etkilerinin bir örneği olduğu kadar, klasik bir eserin farklı zaman ve coğrafyalarda, farklı kültür ve gelenekler bakımından nasıl algılanıp yeniden yorumlandığı konusunda da çok öğretici bir örnekliğe sahip bulunuyor.

Bu çeviri, Osmanlı muhitinin İbn Haldun’u anlama ve yorumlama biçimi konusunda farklı iki yüzyıla ait önemli ipuçları vermektedir. Pîrîzâde ve Cevdet Paşa’nın tercümede tercih ettikleri üslup ve tercüme ettikleri metne yaptıkları açıklayıcı ya da tamamlayıcı ilaveler, Mukaddime’nin klasik bir kaynak eser haline geliş sürecinde önemli bir etkiye de sahip olmuştur.

Vefatının 600. yıldönümü sebebiyle 2006 yılında İbn Haldun’un tekrar ilim ve fikir dünyasının gündemine girmesi, bize de bu ölümsüz esere mütevazı bir katkı yapma ilhamını verdi. Toplam üç ciltlik bu kıymetli eserin yeni harflere aktarılarak günümüz araştırmacı ve okuyucularının daha rahat takip edebilecekleri bir neşri için yaptığımız çalışmalara yaklaşık beş yıl önce Medeniyet Araştırmaları Merkezi’nde başladık.

İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Yrd. Doç. Dr. Yavuz Yıldırım, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Dr. Sami Erdem, araştırmacılar Dr. Halit Özkan ve Dr. M. Cüneyt Kaya’dan oluşan heyet, bu eserin bütün hazırlık safhalarında ortak bir çalışma yürüterek, eserin mümkün olan en doğru biçimde aktarılması için büyük bir gayret ve titizlikle çalıştılar.

İslam ve Osmanlı tarihi alanlarında metin tecrübesine sahip ve lisansüstü çalışmalarını yürütmekte olan bir grup araştırmacı, eserin ilk okumasını yaparak dizgisini gerçekleştirdiler. Bu vesileyle, elinizdeki metnin satırlara dökülmesinde önemli katkı sahibi olan Yunus Uğur, A. Taha İmamoğlu, Yasemin Erdinç Çiçek, Dr. M. Cüneyt Kaya, Zeynep Süslü Berktaş, Dr. Halit Özkan, Ar. Gör. Osman Sacid Arı, Özgür Kavak, Nurhayat Haral Yalçı, İsmail Cebeci, Dr. Mustafa Demiray, Abdullah Özer ve Abdullah Yormaz’a, böylesine büyük bir yükü omuzlamakta verdikleri maddi ve manevi destek için müteşekkiriz.

İstanbul baskısı esas alınarak yapılan bu ilk okumalar, Dr. Yavuz Yıldırım’la birebir mukabele edilerek ilk tashihleri yapıldı. Daha sonra yukarıda isimleri belirtilen hazırlık heyeti üyeleri, yine Dr. Yavuz Yıldırım’ın danışmanlığı ile iki yılı aşkın bir zaman diliminde yaptıkları uzun toplantılarda üç ciltlik eserin tamamını İstanbul ve Bulak baskıları ile mukayeseli olarak birlikte mukabele ettiler. Metinde karşılaşılan okuma problemleri ve diğer sorunlar konusunda, bu heyet tarafından nihai tercihler yapılarak esere son şekli verildi.

Mukaddime tercümesinde müellif ya da mütercimler tarafından atıfta bulunulan ayet ve hadislerin ilmi usullere uygun olarak gösterilmesinde Yrd. Doç. Dr. Mehmet Özşenel, Dr. Halit Özkan ve Ar. Gör. M. Macit Karagözoğlu önemli katkılarda bulundular. Metin tamamlandıktan sonra Harun Yılmaz tarafından yapılan ilk tashih okumasını takiben Dr. Yavuz Yıldırım imla birliğini sağlamak ve orijinal metinde bulunmayan ya da eksik olan paragraflandırmayı yapmak üzere metni baştan sona okuyarak gerekli kontrolleri yaptı. Bu çerçevede problemli olan yer ve şahıs isimlerini, mevcut Mukaddime neşir ve tercümeleri yanında ilgili coğrafya ve tabakat kitaplarından tespit ederek mümkün olan en doğru bilgilerin metinde yer almasını sağladı.

Dr. M. Cüneyt Kaya, Mukaddime’de yer alan Arapça ibarelerin metinlerini büyük bir dikkatle dizerek metinde ilgili yerlere yerleştirilmesi konusunda defalarca tekrar pahasına sabır ve dikkatle çalıştı. Ayrıca eserin bütün hazırlık süreci boyunca ve özellikle mizanpaj aşamasında ortaya çıkan aksaklıkları büyük bir özveriyle çözmeye çalışan Kaya, metnin son halini almasındaki en büyük pay sahiplerinden birisi olarak anılmayı hak ediyor.

Metnin son tashih okuması ve yeknesak olmayan üslubu gereği bir hayli zorluklar içeren dizin hazırlama işini, Klasik Yayınları editörlerinden Dr. Mustafa Demiray büyük bir dikkat ve özveriyle gerçekleştirdi. Mukaddime’ye yapılan Osmanlı katkısının anlaşılmasında büyük yarar sağlayacağını düşündüğümüz bu çalışma için kendisine teşekkür borçluyuz.

Eserin yayına hazırlanmasında emeği geçen Hayat Ajans’tan Ayşenur Gönen’e ve özel tasarımlarıyla dev bir klasik eseri daha bugünle buluşturma tecrübesini bizimle paylaşan Salih Pulcu’ya minnettarız.

Son olarak böylesine hacimli bir eseri okuyucuya ulaştırma heyecanını maddi ve manevi teşvikleriyle destekleyen Bilim ve Sanat Vakfı yönetimi ile yayını üstlenen Klasik Yayınları’na teşekkür ederiz.

Uzun hazırlık sürecinde, emek verenlerin pek çok yeni şey öğrenmesine vesile olan bu tür ortak çalışmaların artarak devam etmesi en büyük temennimiz. Umarız, Osmanlı mirasının diğer klasikleri gibi bu önemli katkı da, günümüz insanının gelenekle olan bağlantısı için kayıp bir halkanın fark edilmesi anlamını taşır.

Yeni klasiklerde buluşmak ümidiyle…

 

Dr. Sami Erdem

Bilim ve Sanat Vakfı, Medeniyet Araştırmaları Merkezi

Bu ürün için ilk yorumu siz yapın.