Öksüzler Treni
% 27indirim

Öksüzler Treni

  • 20,00 TL14,60 TL

    hopi kampanyası
    0,73 Paracık
  • Tedarik Süresi 1 İş Günü
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.

Bazen içinizdeki çocuk geçmişinizde hapsolur ve siz o çocuğu kurtarmak için tüm umutlara sımsıkı sarılırsınız…


Binlerce çocuk düşünün, ya ailesini hiç tanımamış ya da ailesini kaybetmiş. Kimsesiz çocukları düşünün, gülen gözleriyle size bakan. Tek istedikleri sıcak bir yuvayken, tek umutları ise onları bilinmeyen geleceklerine taşıyan Öksüzler Treni’dir.


1929 yılı Amerika’sında Vivian Daly de o trende yolculuk eden çocuklardan sadece biridir. Küçük yaşta hayatın zorluklarıyla karşılaşan Vivian, bir şekilde kaderine yön vermek zorundadır. Bunu gerçekleştirme gücünü de ona nereden geldiğini hatırlatan aile yadigârı kolyesinde bulacaktır…


On yedi yaşındaki Molly Ayer, son şansını da tüketmek üzere olduğunun farkındadır. Ona bakmakla yükümlü olan aileyle arası iyice açılan Molly’nin tek şansı, kamu hizmeti adına doksan bir yaşındaki yaşlı bir kadının çatı katını temizlemeye bağlıdır. Molly bu işi gönülsüzce yapacak olsa da aslında o yaşlı kadınla ne kadar çok ortak yönleri olduğunu yaşayarak öğrenecek ve geçmişte hapsolan ruhlarını özgür bırakma yollarını onunla birlikte keşfedecektir.


Öksüzler Treni ikinci şansları, beklenmedik dostlukları ve bizi kim olduğumuzu keşfetmekten alıkoyan sırları barındıran muhteşem bir roman.


“Sürükleyici… Bir eve ait olma hissini arayan iki kadının yürek burkan hikâyesi.”


- Publishers Weekly


            İnsanlar, çevrelerinde arkadaşlık, dostluk ve akrabalık yaptığı insanları mı, yoksa yaşamında değer verdiği ama kaybettiği ölüleri mi kendilerine daha yakın hissederler? Ya da çevrelerindeki insanlar mı, yoksa ölüler mi kendilerine daha yakındır? Christina Baker Kline, Öksüzler Treni eserinde çevremdeki hiç kimse neler olup, bittiğini umursamazken, kaybettiğim dostlarımın etrafımda olduğunu ve yaşadıklarıma şahitlik ettiklerini hissediyorum diyerek aslında ölülerin, insana, canlılardan daha yakın olduğunu ifade etmek istemiştir. Kendimizi çok yalnız hissettiğimiz zamanlarda yazarın kapıldığı bu hisse bizde kapılırız. Hatta bazen daha ileri gider ve çevremizde hiç kimse yoksa onlarla sesli bir şekilde dertleşiriz. Bu, insan psikolojisi için anormal bir durum olsa da insan böyle dertleşmeler sonucunda rahatlıyor.  

            İnsan, psikolojik olarak çelikten bile daha dayanıklıdır. Çünkü bazen öyle acılar içerisinde kıvranır ki yerine çeliği koysan insanın çektiği acılara dayanamaz ve erimeye başlar. Christina Baker Kline, Öksüzler Treni eserinde babası ölmüş, annesi aklını kaçırmış, oradan oraya sürüklenmiş ve birçok kez reddedilmiş olmasına rağmen hala nefes alabiliyor, uyuyabiliyor ve büyüyebiliyor diyerek insanların, acı karşısındaki dayanıklılığına dikkat çekmiştir. Okurlar, bu eseri okuduktan sonra hayatta öldüm ve bittim demenin bir anlamı olmadığını, insanların her türlü acıya dayanma gücü olduğundan dolayı devamlı önlerine bakması gerektiğinin farkına varıyorlar.

            1929 yılında Amerika’da Çocuk Esirgeme Kurumu Öksüzler Treni isimli bir proje başlatmış ve bu proje kapsamında kimsesiz çocuklar, Öksüzler Treni isimli bu trene bindirilmiş ve tren her istasyonda mola vererek çocuklar, yeni ailelerine kavuşturulmak üzere görücüye çıkartılmıştır. Evlatlık çocuk sahibi olmak isteyen aileler, bu trene bindirilen çocuklardan istediğini evlatlık edinebiliyordu. Christina Baker Kline, Öksüzler Treni eserinin kahramanı Vivian’da, bu proje kapsamında öksüzler trenine bindirilen çocuklar arasındaydı. Bu eserin içeriğinde Vivian’ın, etkileyici hayatını okurken 1929’da kendisi gibi kimsesiz olan ve Öksüzler Treninde bulunan Molly ile yarım asırdan fazla bir zaman sonra 2011 yılında kaderin onları nasıl buluşturduğunu okurken oldukça duygulanacaksınız. Yazar, eserinde koruyucu aile ve toplumun bu ailelere bakış açısını detaylı bir şekilde irdelemiştir.

            Christina Baker Kline, 1964 yılında Amerika’da dünyaya gelmiştir. Yazar, kaleme almış olduğu eserleri ile ödüller kazanırken, kısa öykü, deneme ve makaleleri çeşitli dergilerde yayınlanmıştır. 

Yorum Sayısı: 2

1929 ve 2011 yıllarında benzer hayat hikayelerine sahip iki kadının hayatını duygusal ve yer yer çok çarpıcı şekillerle anlatmış yazar.Sadece sonunun biraz daha tatmin edici olmasını beklerdim.

F
Filiz Fidan  -   16.04.2016

Gerçekle harmanlanmış bir kurgunun her zaman direkt gerçeği anlatmaktan daha etkili olduğu kanısındayım. Bu kitapta gerçekten zamanın birinde var olan öksüzler treninin o dönemde bu trene binmiş insanların hayatlarında nasıl etkiler bırakabileceğini kurgu yoluyla anlatan bir kitap ve gerçeklik payı olduğu için sizinde kafanızda başka başka hikayeler kurmanıza sebep olacak kadar derin bir kitap. Sonunun beklediğimden daha basit olması beni biraz hayal kırıklığına uğratmış olsada tavsiye ederim.

S
Sümeyra Turan  -   15.03.2016