Oxford Antikçağ Sözlüğü

Oxford Antikçağ Sözlüğü

  • Geçici olarak temin edilemiyor
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.

Olağanüstü bir kazanım

Sir Paul Harvey’in, “Oxford Companion to Classical Literature” özgün adlı büyük yapıtı “Oxford Antikçağ Sözlüğü” ismiyle yayımlandı.

Oxford Antikçağ Sözlüğü, Antikçağ edebiyatına ve felsefesine, kısaca, tüm bir yaşamına ışık tutan, Antikçağ mitolojisini, inanışlarını ve kültürünü ayrıntılarıyla sunan bir başvuru kitabı, bir ansiklopedik sözlük.

Kitabın 1937’deki ilk yazımında Sir Paul Harvey’in kaç kişiyle çalıştığını bilmiyorum. Ama yapıt uzun yıllar, yazarın öteki kitabı olan The Oxford companion to English literature ile birlikte konunun uzmanları için önemli bir kaynak oluşturmuş. Daha sonra, 1988'de Margaret C. Howatson’ın editörlüğünde gözden geçirilmiş ve ilk basımından bu yana geçen zaman içinde gelişen bakış açıları, bilgiler ve buluntularla genişletilmiş. Howatson, kitabın Antikçağ edebiyatı içinde sıklıkla rastlanan mitolojik adlar ve öyküler sözlüğü olarak orijinal yapısını korumaya, bunu bir mitoloji sözlüğü haline dönüştürmemeye özen göstermiş yeniden ele alma çalışmasında.

Sözlük felsefe, mitoloji, edebiyat, mimarlık, müzik vb. birçok alanda Antikçağ bilgilerini içeriyor ve kolay anlaşılır diliyle konuyu hiç bilmeyenlerle bile ilişki kurabiliyor. Bu kitabın yazılış amaçlarından biri, Yunan ve Roma edebiyatı ile Antikçağ dünyasına referanslar veren çağdaş edebiyat yapıtlarının anlaşılmasını kolaylaştırmaktı. Bu nedenle kitap, devlet adamlarına, çeşitli yazarlara, dönemin edebi türlerine, kitaplara ve kitaplara yansıyan mitolojiye, felsefeye, hatta gündelik yaşama ilişkin verdiği bilgilerle ve yukarıda da değindiğim gibi rahat okunurluğuyla kimi zaman bir başvuru kitabından çıkarak bir yerinden başlayıp gönderme işaretlerini izleyerek sürdürdüğünüz akıcı bir kitaba dönüşebiliyor. Kapsadığı zaman, her ne kadar Antikçağ olarak adlandırılmış olsa da, İÖ 2200’lerde Yunanlıların Yunanistan’a girişiyle başlıyor ve yansımalar açısından Rönesans’a kadar uçlar veriyor. Kitaptan bir maddeyi, Roman maddesinin bir bölümünü yazımıza açıklayıcı bir örnek olarak alalım:

“Roman,  sözbilimsel özellikler gösteren romantik düzyazı anlatı.

1. Yunan Romanı. (İki özet ve papirüs üzerindeki bazı parçaların yanısıra) günümüze eksiksiz ulaşan beş roman vardır, bunlar, Akhilleus Tatios’un Leukippos ile Kleitophon, Khariton’un Khaireas ile Kallirhoe, Heliodoros’un Aithiopika ya da Theagenes ile Kharikleia, Longos’un Daphnis ile Khloe, Ephesos’lu Ksenophon’un Habrokomes ile Antheia adlı yapıtlarıdır. Bir edebi tür olarak roman büyük olasılıkla Hellenistik dönemde gelişti ama MS 2. yüzyıldan itibaren olgunluğa erişti. Romanlarda kişiler derinlikten yoksun ama olaylar dizisi sağlamdır. Miletos Masalları romanın öncüsü sayılabilir, Carrhaea’da (Harran) Romalıları bozguna uğratan Parthlar ganimetler arasında yapıtın bir metnini buldular, bu metin onları kızdırdı. Romanın gelişmesine belki sözbilim okulları bir hız kazandırdı çünkü bu okullarda söylev alıştırmaları için çoğun aşk serüveni olarak işlenmeye elverişli düşsel durumlar konu verilirdi.”

Madde sürüyor, sözü edilen kitapların bazılarının konuları anlatılıyor ve örneğin Daphnis ile Khloe’nin Fransız yazar Bernardin de Saint-Pierre’e Paul ve Virginie romanını (1787) esinlediğine değiniliyor, madde Latin romanıyla devam ediyor.

Kitabın bu yeni basımının sonunda, İÖ 2200’lerden başlayan ve İS 529’a kadar süren bir kronoloji cetveli ve çeşitli haritalar bulunmakta. Haritalarda, okuyucunun işini kolaylaştırmak için metinlerde geçen orijinal yer adları gösterilmiş. Bir başka pratik çözüm de çevirmenimizin üşenmeyip kimi anlamları ya da Türkçe karşılıkları gerektiğinde madde içlerinde yinelemesi, kitabın arkasına atmaması olmuş. Böylelikle okur her defasında sayfa karıştırmak derdinden kurtuluyor.

Kitabın önemi kendi yapısından ve Howatson’ın yeniden düzenlemesinden geliyor gibi görünse de çok büyük ölçüde Türkçeleştirmedeki başarıdan da kaynaklanıyor kanımca.

Antikçağ Sözlüğü, yazıldığı orijinal dil olan İngilizceden öbür Batı dillerine kalabalık ekip çalışmalarıyla çevrilirken Türkçeye tek bir kişi tarafından çevrilmiş. Faruk Ersöz, aslında bir dramaturg ve mitoloji uzmanı. Çok sayıda dil bilen ve başka çevirileri de olan bir yazar. İngilizcenin yanında Almanca, Fransızca, eski Yunanca ve Latinceyi iyi bilmese bu çevirinin bu kadar olağanüstü sonuçlanması pek olası değildi mutlaka. Çünkü kitap İngilizceden çevrilirken adların orijinal (Yunanca ya da Latince) kaynaklarına da erişilmiş, kitabın farklı dillerdeki çevirileri de elden geçirilmiş. Dikkatli okuyucu, bu çevirinin, dilin hem fonetik yapısı, hem yazılış biçimleri ve alfabesi konusunda olağanüstü bir bilgi ve çalışma içerdiğini görecektir. Ayrıca, özgün metinde olmayan bir özellik olarak, Anadolu’daki ilgili yerlerin orijinal adlarının yanı sıra bugün kullanılan adlarıyla da gösterilmesi, çevirmenin bize bir hediyesidir.

Kitaplığımıza büyük emekle büyük bilgiyle ve özveriyle kazandırılan bir başyapıt Oxford Antikçağ Sözlüğü. Tek başına bu olağanüstü çevirinin altından kalkan Sayın Faruk Ersöz’ü ve 1030 sayfalık bu dev yapıtı gayet iyi bir kâğıt ve baskı kalitesiyle sadece iki parmak kalınlığında bir kitaba dönüştüren Kitap Yayınevi'ni kutlamak gerekir. Konuda tek Türkçe yayın olarak sanatçı, tarihçi, bilimci ve kültür insanlarınca önemseneceğini düşünüyorum bu sözlüğün.

Cumhuriyet Gazetesi, Mehmet Zaman Saçlıoğlu, 13 Şubat 2014

***

Antik dünya için temel bir kaynak

Oxford Üniversitesi Yayınları’nın temel başvuru kitaplarından, M. C. Howatson editörlüğünde hazırlanan Oxford Antikçağ Sözlüğü dilimize kazandırıldı. Bu hacimli kaynak eser, antik dünyaya dair her türlü soruya cevap veren başlangıç bilgilerini içeriyor.

Oxford Üniversitesi’nin yayınlarına az çok aşina olanlar, beşeri bilimlerin hemen her alanında yayımlanan hacimli temel başvuru kitaplarının varlığından haberdardır. Bu güzel kitaplar ilgili alandaki temel bilgileri, belki de sözlük yazma geleneğinin getirisi olan bir açıklıkla derleyip alanın genel bir manzarasını sunar. Bu yüzden Türkçe çeviri faaliyetlerinin önemli bir ayağını oluşturan, bazıları çok güncel, bazıları ise gerçekten çok spesifik kuramsal kitapların yanında, bu temel başvuru kaynaklarının da neden çevrilmediği zaman zaman zihnime takılır, hacimleri dışında bağlayıcı bir mazeret de bulamazdım. İşte bu temel yapıtlardan biri Faruk Ersöz tarafından Oxford Antikçağ Sözlüğü adıyla dilimize çevrildi.

Türkçedeki en derli toplu kaynak

Azra Erhat’ın çok değerli Mitoloji Sözlüğü’nün yanına ekleyebileceğimiz bazı popüler yayınları da saymazsak, M. C. Howatson editörlüğünde hazırlanan Oxford Antikçağ Sözlüğü’nü artık Türkçedeki en derli toplu kaynak olarak değerlendirebiliriz. Orijinal adı Oxford Companion to Classical Literature olan kitabın, çeviride kullanılan başlığında “klasik edebiyat” nosyonunun yerine “Antikçağ”ın tercih edilip sözlük vasfının öne çıkarılmasını, çalışmanın Türkçe okur bağlamında doğru algılanması için kaçınılmaz bir müdahale olarak görmek gerekiyor. Nitekim kitaba yazdığı giriş yazısında Faruk Ersöz de bu tercihi, “içeriği ve işlenişiyle salt antikçağ konusunda bilgi edinmek isteyen herkesin yararlanabileceği bir kaynak oluşu nedeniyle Almanca ve Fransızca çevirilerindeki gibi Oxford Antikçağ Sözlüğü yeğlendi.” diyerek açıklıyor.

1989 tarihli Antikçağ Sözlüğü aslında Sir Paul Harvey’in 1933’te ilk baskısı yapılan büyük çalışmasının devamı niteliğinde. Harvey ayrıca “Oxford Companion” serilerinin ilki olan Oxford Companion to English Literature’ın da hazırlayıcısı. Howatson’ın editörlüğünde yapılan ve elimizdeki çeviriye de temel alınan 1989 baskısı ise “second edition” olarak geçiyor. Azra Erhat’ın 1972 tarihli Mitoloji Sözlüğü’nü inceleyenler onun, başta Homeros olmak üzere Aristoteles, Sophokles, Socrates gibi Antik Yunan figürlerine ve eserlerine odaklandığını, daha tarihsel olarak değerlendirilebilecek bazı kurumsal yapıların ve coğrafi bölgelerin bilgisini yüzeysel şekilde geçtiğini göreceklerdir. Howatson da benzer bir tespiti Paul Harvey’nin rehberi için yapıyor. “Onun arzusu bu kitabın Yunan ve Roma edebiyatı ile antikçağ dünyasına değinen çağdaş yapıtları okuyanların başvuracakları bir el kitabı olmasıydı.” diyen Howatson, 1930’ların okurları ile 80’lerin okurları arasında bir karşılaştırmaya giderek çalışmanın hangi yönlerden güncellendiğini açıklıyor: “Harvey okul sıralarında Yunanca ve Latince dersleri görmüş, antikçağ dünyasına ilişkin az çok bilgi edinmiş okurlar için yazıyordu. [….] Günümüzde […] eski dilleri bilenlerin sayısı azalsa da bir zamanlar o dillerin konuşulduğu ülkeleri ziyaret etmiş, rehber kitaplar okumuş, müzeler gezmiş ya da televizyon programları izlemiş olanlar çok daha fazladır.” Howatson’ın 1989 bağlamında yaptığı karşılaştırmanın özellikle gelişen görsel sanatlar, bilgisayar oyunları, sinema ve internet tabanlı veri dağılımı bağlamında yeni bir güncellemeye ihtiyaç duyduğu kesin. Ayrıca bahse konu coğrafyanın önemli kısmına ev sahipliği yapan memleketimiz okuru için de Antikçağ’ın bir bilgi kaynağı olarak farklı bir anlamı olmalı şüphesiz.

Oxford Antikçağ Sözlüğü bütün bu bağlamlar için gerekli yeterlikle bir başvuru kitabı. Hemen her çeşit uzmanlık alanına yayılan 1000 sayfa boyutundaki bu bilgi kaynağı filolojik, coğrafi veya popüler; antik Yunan ve Roma dünyasına dair her türlü bilgi ihtiyacına uygun bir açıklık ve genişlikteki başlangıç verilerini içeriyor. Birbirleriyle sürekli diyalog halindeki bu maddelerden herhangi birini okumaya başlayınca beraberinde kaç madde daha okuduğunuzu kestiremiyorsunuz. Sözlüğün bu göndergesel yapısı okurun merak ettiği konu hakkında daha kapsamlı bir bakış açısı kazanmasını sağlıyor ki gerek antik kurumların gerekse büyük bir aile metaforuna dayanan mitolojinin tarihsel olarak kavranabilmesi için bu elzem.

Yeni maddeler eklendi

Sözlük, Harvey’nin (ve Azra Erhat’ın da tabii) edebiyatı merkeze alan filolojik perspektiflerinin yerini, Howatson’ın kronolojik verileri, maddi yaşam bulgularını ve coğrafi dağılımı esas alan tarihselci yaklaşımı ile kotarılmış. Bu zorunlu paradigma değişiminin yanında Howatson, Harvey’nin yazdığı kitap özetlerini korumuş ve yapıtı büyük oranda onun belirlediği biçim ve bölümlerin izinden giderek oluşturmuş. Ancak özellikle yeni yazılan maddeler büyük oranda bu paradigma değişiminin eseri. “Din”, “Mimari”, “Hukuk”, “Zina”, “Evler ve Mobilyalar” gibi maddelerde yer alan bilgiler yenilenen beşeri bilimlerle uyumlu ve mitolojik kahramanlardan ziyade, yaşamış insanların kültür verileri ile ilgileniyor. Ancak bu, yapıtın mitolojik anlatı ve kahramanlar hakkında yeterli bilgi içermediği anlamına gelmiyor. Howartson sadece mitolojiye belirli bir dönemde yaşamış bir grup insanın yaratıcı bir süreçte ortaya koyduğu anlatılar bütünü olarak yaklaşmıyor. Harvey (ve Azra Erhat) için öncelik, bu “büyük yapıtların” bilgisini ortaya koymak ve ihtiyaç halinde doğru değerlendirme için gerekli filolojik perspektifi yansıtmaktı. Batı medeniyetine kaynaklık eden bu çok değerli yapıtların bilgisi, kültür sahibi bireyler olmanın gerekliliğiydi. Filolojinin, iki dünya savaşı çıkartan zihinsel periferisi ile birlikte gerilediği yirminci yüzyılın ikinci yarısında, özellikle yapısalcı antropolojinin yükselişi ile birlikte farklı bir “mit” ve “mitoloji” bilgisi dolaşıma girdi. Howartson’un editörlüğü doğrudan yapısalcı bir perspektifi yansıtmasa da, mitolojiyi dönem insanının kendisini ve çağını anlama çabası olarak değerlendirmesi hasebiyle onun getirilerinden yararlanıyor.

Sözlük’ün sonunda yer alan “kronoloji cetveli” ve “haritalar”dan ayrıca bahsetmek gerek. İkili bir yapısı olan cetvel, bir yanda olayları diğer yanda ise edebiyat figürlerini dönemleri içinde hem eş hem de art zamanlı görmemizi sağlıyor. Antik Yunan ve Roma dünyasının önemli coğrafi bölge ve şehirlerini gösteren altı harita ise hem sözlüğün daha işlevsel olmasını hem de tarihsel perspektifin coğrafi algı ile birlikte daha somut hale gelmesini sağlıyor. Bütün beşeriyat öğrencilerine öncelikle tavsiye olunur!

Zaman Gazetesi, Emrah Pelvanoglu, 5 Şubat 2014
Bu ürün için ilk yorumu siz yapın.