• Paris ve Londra’da Beş Parasız% 24indirim
    Paris ve Londra’da Beş Parasız
    Paris ve Londra’da Beş Parasız

Paris ve Londra’da Beş Parasız

  • 20,00 TL15,20 TL

    hopi kampanyası
    0,76 Paracık
  • Stoktan Hemen Teslim!
Paris ve Londra’da Beş Parasız e-kitabı

“Beş parasız kalmaktan o kadar çok bahsetmiştiniz ki; eh, işte beş parasız kaldınız ve hâlâ ayaktasınız.”

 

Paris ve Londra’da Beş Parasız, 20. yüzyılın en büyük romancılarından George Orwell’in, Avrupa’nın iki büyük şehrinde, Paris ve Londra’da yaşadığı sefaleti olanca gerçekliğiyle anlattığı, son derece önemli bir eser.

Bir gün Paris’in orta yerinde meteliksiz kalan genç yazar, yoksulluk ve açlıkla mücadele etmeye başlar. Rehineciler, iş bulma kurumları, umut tacirleri, karın tokluğuna günde on yedi saat çalışılan karanlık otel mutfakları arasında sürüp giden Paris macerası, yazarın güç de olsa kendini Londra’ya atmasıyla sona erer ama Londra’da onu çok daha ağır şartlar beklemektedir.

Orwell, modern insanın ısrarla görmezden geldiği bir dünyanın kapısını aralıyor. İşsizlik, evsizlik, açlıkla damgalanan bu dünyanın insanları izbe pansiyonlarda, berduş barınaklarında yaşıyor, hayata bir ucundan tutunmaya çalışıyorlar.

Paris ve Londra’da Beş Parasız, köleliğin hiçbir zaman, modern zamanlarda bile ortadan kalkmadığını, sadece görünüm değiştirdiğini anlatıyor.


George Orwell, Paris ve Londra’da Beş Parasız eserinde de zihnimizin kolay kaldıramayacağı bir konu ile bizleri düşünce okyanusunun içerisine bırakıyor. Yazar, bu eserinde okurlarına vermek istediği dersleri açık ve anlaşılır bir şekilde verdiğinden bu düşünce okyanusunun içerisinden çıkmak hiç de kolay olmuyor. Bu eseri okurken işsiz olan insanların, aç olan insanların ve bir evi bile olmayıp, sokaklarda aç kalan insanların halinden anlayacak ve öyle bir etkileneceksiniz ki sıcak bir yuvaya sahip olmayı ne kadar hak ettiğinizi düşünerek kendinizi sorgulayacaksınız. Ailenizle birlikte yemek yerken bu insanlar aklınıza gelecek ve lokmalar, boğazınıza dizilecektir. Çünkü toplum içerisinde hep var olan bu insanlara şimdiye kadar gözlerinizi kör ettiğiniz ve görmezden geldiğiniz için kendinizi suçlu hissedeceksiniz.                 George Orwell, Paris ve Londra’da Beş Parasız eserini okurken insanların beyinleri uyuşuna kadar nasıl çalıştırıldığını ve hayat hakkında hiçbir şey düşünemeyecek hale nasıl getirildiğini görecek ve yazarın, size anlatmak istediği kölelik sistemini anlayacaksınız. Yazar, eserinde insanların günün 3/2’sinde karın tokluğuna çalışmak zorunda bırakılarak nasıl köleleştirildiğini okurlarına başarılı şekilde anlatmıştır. Bu insanlar, işsiz kalmaktan, aç ve açıkta kalmaktan korktukları için kendilerini patron tarafından ne söyleniyorsa bir köle gibi yapmak zorunda hissediyorlar. Patrona karşı geldikleri takdirde istikametin kapı olacağını çok iyi biliyorlar. Bu insanlar, kalifiye eleman değillerdir ve patron tarafından kovuldukları takdirde kapıda bu iş için bekleyen belki de yüzlerce eleman olduğunu da iyi biliyorlar. Patronda, bunu bir koz olarak kullanıyor ve yapacaksan yap, yapmayacaksan kapıda senin gibi yüzlercesi var diyor. Hepimiz, toplum içerisinde sarhoş olduktan sonra sokakta gezen insanları, evi ve barkı olmadığı için banyo yapamayarak temizlenemeyen ve pis gezen, sokaklarda yatan insanları görür ve tiksiniriz. Toplumun dışladığı bu insanlara, bizde yüz vermeyiz. Bu insanlar, işsiz, evsiz ve barksız olduğu için yuvada kuramazlar. Zaten kadınlarda bu insanların yüzlerine bakmaz. Peki, bu insanlara bir şans verildi mi? İş imkanı sağlandı da onlar mı çalışmadı? Toplum, onları içine kabul ettiği halde topluma zarar mı verdiler? Bu insanlar için bu soruların hiçbirine evet cevabı verilemez. Ama toplum içerisinde cinayetler, tecavüz ve sarkıntılık olayları, hırsızlık olayları v.b. birçok suç artınca da toplum veryansın etmeye başlar. George Orwell, Paris ve Londra’da Beş Parasız eserini okuduktan sonra kimin suçlu olduğunu düşünmeye başlıyor ve kendinizi de suçlu hissettiğiniz için vicdanınız sızlıyor. Suçlu, bu düzenin kurbanları değil, bu düzeni kuranların bizzat kendileridir. George Orwell, 1903 yılında Hindistan’da dünyaya gelmiştir. Güçlü bir kaleme sahip olan yazar öngörüsü ile de edebiyat dünyasında kendine yer edinmiştir. Eserlerini yaşadığı ortamlardan etkilenerek kaleme almıştır.
Yorum Sayısı: 7

Orada George Orwell ismi geçiyor olması bile insanın dikkatini çekmeye yetiyor.Alınıp okunmaya değer bir kitap.

M
Muratcan Candan  -   12.02.2016

George Orwell'ın okuduğum dördüncü kitabı. Seviyorum yazarın tarzını.
Kitaptan:
* Biz asla tartışmayız. Münakaşa burjuvazinin hobisidir. Bizim tartışmalarımız, eylemlerimizdir.
* Sadaka alan biri, velinimetinden hemen her zaman nefret eder...

A
Ayşım Okudan  -   23.05.2016

Yine george orwell yine haksizlik ve adaletsizligi cok guzel anlatmis

M
Muhammet Emin İmir  -   31.05.2016

Gerçekten mükemmel bir şaheser. Hayatın zorluklarının satırlara bu kadar mükemmel bir üslupla nakledilmesi, kahramanla beraber zorluğu okurken parmaklarınızın arasında hissetmeniz. Hepsi takdire şayan. 1984'ten bile daha can alıcı olduğuna temin ederim sizleri.

A
Atıf Kalça  -   23.09.2016

Sefilliğin başa nasıl bela olduğunu anlamak için George Orwell, Paris ve Londra’da Beş Parasız eserini mutlaka okumalısınız. Bu eser, günümüz çağdaş dünyasının ne kadar acımasız olduğunun aynasıdır. İnsanlar, günlük yaşantılarında kendi dertlerinin içerisinde o kadar çok boğulmuş ki kimsenin etrafında ne olup bittiğine bakmaya fırsatı olmuyor. Oysa çevremiz, o kadar işsizlerle, evsizlerle ve açlıkla mücadele eden insanlarla dolu ki bu insanlar, hayatla büyük bir kavganın içerisine girişmişler...devamını oku

F
Fatma Kalmaz  -   26.06.2016

orwell'in okuduğum ilk romanı ve bayıldım..o kadar hüznün arasında hala espri yapmaya çalışması da harikaydı kahramanın..

H
Hakan Savaş  -   21.06.2016

Yoksulluğu, fakirliği, çaresizliği mükemmel bir şekilde anlatmış. Okudukça babamın anlattığı eski anılar geldi aklıma...

T
Tuğçe Bozkurt  -   11.06.2016