Paris'te Balayı
% 15indirim

Paris'te Balayı

  • 15,00 TL12,75 TL

    hopi kampanyası
    0,64 Paracık
  • Tedarik Süresi 3 İş Günü
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.

Jojo Moyes’in merakla beklenen kitabı Ardında Bıraktığın Kadın’la tanışmak için küçük bir başlangıç.

Âşıklar şehri Paris’te yeni evli iki çift…

Genç ve güzel Liv, 2002 yılında zengin ve çekici bir mimar olan David’le evlenir. Rüya gibi bir balayı geçirme hayaliyle Paris’e gelseler de beklenmedik bir sorun evliliklerini daha ilk günden sorgulamalarına yol açar. Acaba aralarındaki büyük aşk onları bir arada tutmaya yetecek midir?

1900’lerin başında ünlenen ressam Édouard Lefèvre, tabloları için kendisine modellik yapan Sophie’ye âşık olur. Bir kadına bağlanmayı daha önce asla aklından geçirmemiş olsa da Sophie’nin, hayatının kadını olduğuna inanıp ona evlenme teklif eder. Ancak genç Sophie kısa bir süre sonra evlilik hayatının beklediğinden çok daha farklı olduğunu, aşkı için büyük fedakârlıklarda bulunması gerektiğini anlar…

Farklı yüzyıllarda yaşanan kadın erkek ilişkilerini, sevgiyi ve evliliği anlatan Paris’te Balayı, büyük aşkların ölümsüz olduğunu kanıtlıyor.

 

“Mutlaka etrafınızdaki insanlara da okutmak isteyeceğiniz sımsıcak bir kısa roman. Moyes karizmatik, inatçı ve hayattan ne beklediğini bilen karakterler yaratıyor.”

-Independent on Sunday

 

“Paris’te Balayı kahkahalar attırıyor, yoğun hislerle gülümsetiyor ve bir bebek gibi ağlatıyor.

-Closer

 


Arkadaşlık, insanlar için çekilmez yaşamı çekilir yapan en önemli etkenlerden birisidir. Fakat arkadaşlığın vazgeçilmezleri olan sadakat ve fedakarlığa ise günümüzde pek rastlanmamaktadır. Günümüzde her şeyde olduğu gibi arkadaşlıkta çıkar ilişkileri üzerine kurulmaktadır. İnsanlar, bir arkadaşından elde etmek istediği çıkarı sağlamışsa, o arkadaşı ile arayı soğutarak arkadaşlık ilişkisini sonlandırmaktadır. Jojo Moyes, Paris’te Balayı eserinde Edouard üzerinden köhnemiş olan bu arkadaşlık ilişkilerine değinmiştir. Edouard, arkadaşlarına içki, kadınlara yemek ısmarlardı. Hayattaki en büyük temennisi herkesin iyi vakit geçirmesiydi. Masaya hesap geldiğinde ise nedense masada sadece kendisi olurdu. Edouard’ın, hayat arkadaşı bir gün hesaplarını kontrol ettiğinde ona, benim için arkadaşlık paradan daha önemli demişti. Hayat arkadaşı ise seni takdir ediyorum. Ama bir gerçek var ki arkadaşlık karın doyurmuyor demişti. Edouard’ın, hayat arkadaşından aldığı bu cevap, günümüzün arkadaşlık felsefesine ne kadar uygun değil mi? Günümüzde arkadaşlığı çıkar ilişkilerine kurban eden insanlar, atardamarlarını kestiklerinin farkında bile değiller.

            İnsanlar, niçin evlenirler? Bu sorunun tek bir cevabı vardır. İnsanlar, sevdikleri insan ile mutlu olmak ve yaşamın zorluklarına beraber göğüs germek için evlenirler. Peki, insanlar, evlendikten kısa bir süre sonra neden evlendiklerine pişman olurlar? Bu sorunun herkese göre bir cevabı olduğu düşünülse de bu sorununda tek bir cevabı vardır ve o cevabı Jojo Moyes, Paris’te Balayı eserinde evliliği bir uyum sağlama sanatı şeklinde tanımlayarak vermiştir. İnsan, hayatta kendine uyum sağlayamazken, bir de eşine uyum sağlama gibi bir problemle karşı karşıya olduğunu anladığı an evlendiğine pişman oluyor ve “Eyvah! Ben ne yaptım?” diyor.

            Şu dünyada insanın en kıymetli hazinesi gözyaşlarıdır. Çünkü insanlar, ağlayınca rahatlar. Peki, insanlar, ağlayınca niye rahatlar? Bu soruya da Jojo Moyes, Paris’te Balayı eserinde insanların gözlerinden akan tuzlu gözyaşları, onların hayal kırıklığını yansıtır diyerek cevap veriyor. Bizler, ağlayarak hayal kırıklıklarımızı dışa vurmuş oluyoruz ve her bir gözyaşımızda bir hayal kırıklığını simgeler.

            Jojo Moyes, 1969 yılında İngiltere’de dünyaya gelmiştir. Senden Önce Ben eseri ile yazarlıkta doruk noktaya ulaşmıştır. İlk eseri 2002 yılında yayımladığı Sheltering Rain’dir.  

Yorum Sayısı: 3

Jojo Moyes, Paris’te Balayı eserini özellikle yeni evlenen çiftlere okutmak gerekiyor. Çünkü insanlar, günümüzde birbirlerini tanımadan evleniyorlar ve ondan sonrada aile mahkemelerinin önü Çarşamba pazarı gibi kalabalık oluyor. En azından bu eseri okuduktan sonra birbirlerini ne kadar tanıdıklarını sorgularlar ve belki biz, birbirimize göre değilmişiz diyerek hatalarından dönerler. Yazar, eserinde aşkı ve evliliği sadece günümüzdeki kadın ve erkek ilişkilerine göre değil, değişik yüzyıllardaki...devamını oku

C
Celil Palaz  -   26.06.2016

Ardinda Biraktigin Kadin kitabinin basslangici olan bu kitabi okudugumda her iki cifti de cok sevmistim aslinda eski zamandaki cifti daha bir cok sevmistim her neyse bence romantik tarza karsi on yargili olanlari bile dusundurecek kadar iyi yaziyor yazar

O
Okuyan Okuyucu  -   17.04.2016

Bu roman aslında "Ardında Bıraktığın Kadın" romanının ilk bölümü de sayılabilir. Kısa bir roman 1 günde okunuyor. 2 ayrı zaman diliminde 2 çiftin Paris'te yaşadıkları balayını okuyorsunuz ve sonraki kitapta yıllar sonra bu iki çift arasında kurulacak bağa şaşırıyorsunuz. Jojo Moyes son dönemde en sevdiğim yazarlardan biri, tüm kitaplarını okuyorum. Kitabın ismine bakıp sabun köpüğü aşk romanı diye düşünmeyin çok katmanlı çok farklı bir hikaye.

Ö
Özge Beydağ Yılmaz  -   10.02.2016