• Pulitzer Ödüllü Yazarlar Seti (6 Kitap Takım)% 27indirim
    Pulitzer Ödüllü Yazarlar Seti (6 Kitap Takım)
    Pulitzer Ödüllü Yazarlar Seti (6 Kitap Takım)

Pulitzer Ödüllü Yazarlar Seti (6 Kitap Takım)

  • 103,00 TL75,19 TL

    hopi kampanyası
    3,76 Paracık
    Babil.com'da 60> TL ve üzeri ücretsiz kargo kampanyası
  • Stoktan Hemen Teslim!
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.

Mihenk Taşı - Edith Warthon

Mihenk Taşı, saplantılı ve iddialı bir aşkın kabul edilmezliklerle dolu halinin derin bir ifadesi. Aşkta korkmanın, gerçeklerden kaçmanın ve dürüstlükten ödün vermenin maliyetini ortaya koyuyor ve gözlerimizin içine bakıp, "Korkusuzca sevin," diyen Bayan Aubyn’in, aşkındaki korkularını kendisinden nasılda uzağa taşıyabildiğini gösteriyor. Glennard, hayranlık duyulacak çekiciliğiyle, iki farklı kadında izler bırakırken, yaşamının dersinide Aubyn sayesinde alexa’dan alıyor: Bir kadını en mutlu eden şey, sahip olduklarını sevdiği insana verebilmenin huzurudur.

 

İki Kız Kardeş - Edith Wharton

Bunner Kardeşler, evlerine bir masa saati almaya karar verdiklerinde, hayatlarının da bu kararla değişeceğini bilmiyorlardı. Kendilerine bu saati satan adama aynı anda âşık oluvermişlerdi… Ve bu aşk, her ikisi için de o derece kıymetli ve ateşliydi ki, gerçeklere karşı adeta kör olmuşlardı… Öte yandan adam sahtekârdır, ancak kardeşler birbirlerini kıskandırmaya öyle dalmışlardır ki bunu göremezler…

Kardeşlerden biri sahtekârla evlenmek istediğinde işler de karışır…

Naif kurgusu, her zamanki gibi güçlü Wharton karakterleri ve insanı yüreğinden yakalayan cümleleriyle İki Kız Kardeş, tekrar tekrar okumak isteyeceğiniz bir roman olacak…

 

“Edith Wharton’un karakter yaratmadaki yeteneği kuşku götürmez.”

-Maiden Weinberg, Eleştirmen-

 

“Bunner Kardeşler, aşkın gözleri nasıl kör ettiğini görmek için mükemmel birer örnek”

-Washington Post-

 

“Ablanın fedakârlığını unutmayacağim… Bu küçük roman içime işledi resmen.”

-Jane Mary McFarlane, The Houghton Reviewer-

 

Masumiyet Çağı - Edith Wharton

Kendisini kıta Avrupa’sının kökleşmiş ve kemikleşmiş alışkanlıklarından soyutlayarak, yeni tarz bir yaşama biçimi ve yeni tarz bir sosyete yaratmak hevesindeki Amerikan burjuvazisi, kendilerine Avrupa’dan geçmiş pek çok alışkanlığı küçümserken, aslında benzer bir hayatın içinde yaşadıklarını bilmiyorlardı. Hayata bakışları da öyleydi. Bir kadın için en kötü evlilik dul kalmaktan daha iyiydi. Ama evlenilecek erkeğin duruşu, sosyal statüsü ve serveti, seçimleri zora sokuyor, bayanlar arasındaki rekabeti arttırıyordu. May, Archer ile evlenmek konusunda çok istekliydi; Archer’ın kalbi ise Madam Olenska’daydı ve onun kocasından boşanıp kendisiyle evlenmesi için elinden geleni yapıyordu. Madam Olenska ise, ne servetten vazgeçiyor, ne de Archer’a duyduğu sevgiden... Gizlice yapılmış anlaşmalar, kadınların ayak oyunları, gizli buluşmalar, küçük ama ayıp karşılanan tensel yaklaşımların gölgesinde var olmaya çalışan bir aşk... Ama kimin aşkı daha gerçekti? Hem kıtalar ne fark ediyordu ki? Aşk, Amerika’da da Avrupa’da da aşktı... Amerikan edebiyatının önemli kadın yazarlarından biri olan Edith Wharton, aşkın masumiyetini anlatırken bu yoldaki her türlü gizli kapaklı işi kabul edilebilir sayan Amerikan toplumuna da eleştiri getirmekten alamıyor kendisini. Pulitzer Ödüllü bu romanı okurken May’in acısını yaşayacak, Archer için endişelenecek ve Madam Olenska’nın durumuna şaşıracaksınız. 20. Yüzyıl Amerikan edebiyatının en önemli kadın yazarlarının başında gelen Edith Wharton, dünyadaki ününü Masumiyet Çağı adlı kitabına borçludur. Yayınlandığı andan itibaren artan bir şekilde ilgi görmüş olan bu kitap yazarına Pulitzer Edebiyat Ödülünü de kazanmıştır.

 

Şahika - Archibald Joseph Cronin

Genç bir doktor, 1920'lerde salgın hastalık, fakirlik ve batıl inançlarla karşı karşıya kalır...

"Hasta, Williams adındaki bir çelik ustasının karısı olan genç bir kadındı. Andrew deli gibi çarpan kalbiyle yatağın kenarına yaklaşırken içinde bulunduğu durumun ağırlığını hissetmeye başladı, hayatının dönüm noktasındaydı. Diğer öğrencilerle birlikte Profesör Lamplough'un gözetimindeki dersleri izlerken bu anı defalarca hayal etmişti. Tek başınaydı, önündeki vakaya kimseden yardım almadan tanı koyması ve tedavi etmesi gerekiyordu. Ani bir sancıyla, böyle bir görev için fazla endişeli, tecrübesiz ve son derece hazırlıksız olduğunun farkına vardı."

Andrew Manson, yeni mezun bir doktor olarak göreve başladığı maden şirketinde, bir anda kendisini büyük bir belanın, bir salgın hastalığın kavurduğu bir köyde bulur. Kimse, maden şirketine karşı başkaldırmaya, sorunu çözmek için elini taşın altına koymaya cesaret edemezken, Manson, kalbindeki büyük inançla çevresine umut dağıtmaya başlar...

Pek çok modern yazara ilham veren, sinema filmi ile milyonlarca insanı etkilemeyi başaran Şahika, yazıldığı günden bu güne yetmişin üzerinde ülkede yayınlanan bir kült roman...

 

Muhteşem Ambersonlar - Booth Tarkington

Booth Tarkington, Amerika'nın sanayileşen toplumuna getirdiği eleştiriler ve insan ilişkileri konusundaki yüksek duyarlılığı bir araya getirdiği 50'ye yakın kitap yayınlamış ve Pulitzer Ödülü'nü iki kez almayı başarmış 3 yazardan biri olmuştur. Orson Welles tarafından senaryosu da yazılan bu kitap, 2 kez de filme uyarlanmıştır. Muhteşem Ambersonlar, yazarın en çok ilgi gören ve Pulitzer Ödülü almasını sağlayan romanıdır. Yazın kalitesi olarak çok üstün bir yerde görülen bu eser, özellikle başkahramanı George Amberson Minafer'in yaşadığı dramı ve yaşamındaki yıkıcı değişimi kucaklayabilmesini anlattığı enfes bölümleriyle, yüzbinlerce okurun kalbinde taht kurmuştur.

Güçlü ve zengin bir ailenin tek erkek çocuğu olarak oldukça şımarık ve başına buyruk yetiştirilen ve bilhassa annesi Isabel tarafından çok şımartılan Georgie, derin ama temkinli bir aşka tutulur. Bu sırada yaşamdaki durumu da tersine dönmeye başlar. Ailenin zamana ayak uyduramayışı ve giderek azalan gelirleri yanında, bir de miras kavgasının başlaması, ailenin sonunu hazırlamaktadır. Dedesi Albay Amberson'un vefatının ardından, borçlar yüzünden tüm mal varlığı satılır ve George ile halası kelimenin tam anlamıyla sokakta kalırlar. Yaşam, artık başka bir yüzünü göstermektedir onlara. Âşık olduğu kızın babası da kendi annesine âşıktır ve buna öyle bir tepki göstermiştir ki, aynı zamanda aile dostları da olan bu adamın yardımına gerçekten ihtiyacı olduğu halde gururuna yediremez ve aç kalmak pahasına, hep yaptığı gibi kafasının dikine gider. Bu asi genç, zamanla yaşamın bir kahramanı haline gelirken, bir yandan da tüm ülke ve ilişkiler de değişmektedir. Tüm eserleriyle yayın programımızda yer alacak olan Tarkington'ı seveceksiniz...

 

On YediBooth Tarkington

“İlk aşkın büyüsünde, gelişmekte olan bir kadının küçük erkek kardeşinden daha tehlikeli bir yaratık varsa, o da gelişmekte olan bir adamın küçük kız kardeşidir. Küçük erkek kardeş en azından bildiklerinin tümünü anlatır, bunu da genellikle tek bir nefeste yapar ve kendisi rüşvetin ellerinde yükseldiği için buna engel bile olunabilir; oysa küçük kız kardeş bildiklerini daha berbat bir zamanda kullanmak için gizleyebilir ve nasıl bir rüşvet kabul ederse etsin, annesine her şeyi anlatacağı kesindir.”

William, herkesin sadece bir kez geçtiği on yedinci yaşına bastığında, dünyayı anlamakla ve oyunlarla gerçekler arasındaki farkı algılamakla ilgili o kadar az çaba gösteriyordu ki, yaşamda sahip olduğu her şey onun için hem hiç sonu gelmeyen bir oyun hem de hayatın ta kendisiydi. Ama başına gelen duygu aşktı ve aşkın da bir oyun olduğu gerçeğini öğrenmesine daha hayli zaman vardı...

On Yedi, gençliğin zamana bağlı olarak asla değişmediğini gösteren bir edebiyat şaheseri olarak iki kez filme uyarlanmış, iki farklı müzikale, bir tiyatro bir de radyo oyununa dönüşmüş kült bir eserdir.

İki kez Pulitzer Edebiyat Ödülü almış dört yazardan biri olan Booth Tarkington; toplumsal düzeni kuran dinamikleri, aile içi ilişkileri ve insanlığın kendisini anlatan romanlarıyla okurlarını büyülemeye devam ediyor…


Yorum Sayısı: 1

Bu güzel ödüllü kitapları bir araya getirenlere çok teşekkür ederim. En kısa zamanda alıp okumaya başlayacağım.

E
Erdal Koyunsever  -   20.02.2016