• Puslu Kıtalar Atlası% 19indirim
    Puslu Kıtalar Atlası
    Puslu Kıtalar Atlası

Puslu Kıtalar Atlası

  • 21,50 TL17,42 TL

    hopi kampanyası
    0,87 Paracık
  • Tedarik Süresi 2 İş Günü
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.
Bir "ilk kitap", Türkçe edebiyatta yeni ve pırıltılı bir yazar... "Yeniçeriler kapıyı zorlarken" düşler üstüne düşüncelere dalan Uzun İhsan Efendi, kapı kırıldığında klasik ama hep yeni kalabilen sonuca ulaşmak üzeredir: "Dünya bir düştür. Evet, dünya... Ah! Evet, dünya bir masaldır." Geçmiş üzerine, dünya hali üzerine, düşler ve "puslu kıtalar" üzerine bir roman. Hulki Aktunç'un önsözüyle...

Suskunlar

Suskunlar

İhsan Oktay Anar

19,04 TL
Galiz Kahraman

Galiz Kahraman

İhsan Oktay Anar

14,58 TL
Kitab-ül Hiyel

Kitab-ül Hiyel

İhsan Oktay Anar

13,36 TL
Efrasiyab’ın Hikayeleri

Efrasiyab’ın Hikayeleri

İhsan Oktay Anar

17,82 TL
Amat

Amat

İhsan Oktay Anar

17,42 TL
Puslu Kıtalar Atlası

Puslu Kıtalar Atlası

İhsan Oktay Anar

25,11 TL
Yedinci Gün

Yedinci Gün

İhsan Oktay Anar

17,42 TL
En az Puslu Kıtalar Atlası kadar ünlü bir metindir Hulki Aktunç'un romana yazdığı önsöz. Romanın geniş kitlelerce sevilmesinin sırrını açık etmiştir bu kısacık metin. Bir de en az bahsettiği roman kadar ilginç bir üslupla yazılmıştır...

YENİ ROMAN ÜLKELERİNDE...

Mutlu yazar, azdır. Belki de yoktur. Ama mutlu okur vardır. O mutlu okurlardan birisi olduğumu duyumsarım zaman zaman. "Don Quijote"yi okumak, yeniden okumak, kimi mutlu kılmaz? "Bugün neye inandığı" sorulunca, Milan Kundera "Cervantes'e" mi demişti, "Don Quijote'ye" mi demişti?

Kemal Tahir'in çalışma masasında bir Faulkner görünce heyecan­lanmıştım.

Şimdi bir gıdım Almancam varsa, "Şato"nun, "Amerika"nın, "Gün­ lüklerin Türkçeye bir hayli geç çevrilmesinden ötürüdür. İki gıdım İngilizcem ise, Faulkner gölgesiyle, Woolf gölgesiyle, Joyce korkusuyla da.

Günün birinde ihsan Oktay Anar'ı tanıdım. Önce "Tamu"yu, sonra "Puslu Kıtalar Atlası" ile "Kitab-ül Hiyel"i okudum. Dosya olarak.

"Puslu Kıtalar Atlası" üzerine yazmadan önce, romanın bilgisayar çıktısını yeniden okudum. Kimbilir kaçıncı kez aynı duyguyu yaşıyor­dum: Metnin elyazısıyla başka, daktiloyla başka, düzelti aşamasında başka, kitaplaştığında yine başka, hatta bambaşka duruşlarını, Anar'ın kitabını benim bir kitabımmış gibi izledim, algıladım. Roman gittikçe haberleşiyordu.

Anar, önceleri bir "içerikçi yazar" gibi göründü bana. Yeni bir dil getirmek istemez gibiydi. Sonraları, tarihlerden yeni tarihler, ülkeler­den yeni ülkeler, kentlerden yeni kentler, kişilerden de yeni kişiler üreten bir "râvi-yi ahbâr"ın özdili niçin böyle olmasın diye düşündüm. "Ve sonsuz sayıda kitaptan da bir tek kitap üretmek" diye ekledim.

Bir "falnâme"de, erkek çocuğun eline mürekkep damlatılarak bakı­lan bir fal türüyle karşılaşmıştım. Kafamda yazılmayı bekleyen bir hikâyeye cuk oturmuştu. Yazdım. "Hikâye Sehpanın Üzerinde."

Sonra, çok benzeri bir hikâyeyi Borges'te gördüm. Benim hikâyeyi yırtıp attım. Onu bir daha anımsamamalı, anmamalıydım.

Edebiyat tarihince, kimbilir kaç yazar, bilerek ya da bilmeden Bor­ ges yordamıyla yazmıştır.

Yazmıştır da, "öyle" yazma yordamını imzalayan, Borges oldu.

Anar'ın romanlarını okuyunca, onun kaç bin tarih yapıtı okuduğu­ nu pek merak ettim. Bu merak, tarihsel bilgi ve sezgiler'i bitiştiren, bağdaştıran, yeniden üreten romancı Anar harcı'ru merakla noktalan­ dı. Artık öncesini hiç sormuyordum. Anar, özel yordamına imzayı bas­ mıştı.

Bir okur olarak mutluydum. Önümde yeni kişilerin yaşadığı yeni ülkeler açılıyordu. Ve bir gıdımlık tarih okuyorsam, o alandaki okumalarımı yeni bir keyifle, hatta yeni bir bakışla sürdüreceksem, bu da Ânar'ın bana ver­ diğidir.

Eklemeli: Tarihsel romanlar mıdır Anar'ın yapıtları? Hayır, romanlar­ dır. Tarihsel olan'dan yeni bir roman çıkarmak, romanı da yeniden ta- rihselleştirmektir ama.

Romana böyle genç bir yaşta üç baba yapıtla buyurup gelen İhsan Oktay Anar'a selam olsun.

Hulki Aktunç

Ulema, cühela ve ehli dubara; ehli namus, ehli işret ve er- bab-ı livata rivayet ve ilan, hikâyet ve beyan etmişlerdir ki kun-ı Kâinattan 7079 yıl, İsa Mesih'ten 1681 ve Hicretten dahi 1092 yıl sonra, adına Kostantiniye derler tarrakası meşhur bir kent vardı. Ceneviz taifesinin buraya ilk gelen gemilerine karanlıkta uçan bir ak martının yol gösterdiği, ancak salimen karaya vasıl olduktan sonra dümencileri ola­ cak Pundus nam kâfirin bu martıyı Mesih addederek yuva­ sını arayıp bulduğu ve itikatlarınca İsa'nın etini yemek sün­ net olduğundan kuşu kızartıp yediği rivayet olurdu. Eski­ler, bu martının yuvasının bulunduğu yere Ceneviz kavmi­nin yüksek bir kule diktiğini rivayet etmişlerdir ki, sonrala­rı Galata Kulesi diye nam salmış bu heybetli yapının tepe­sinde, yalı adamlarının dürbünle, yiğitlerin ise çıplak gözle, Bursa kentinin ulu dağını seçtikleri söylenegelmiştir. Ne var ki bu şayianın, ziyaretçilerden bahşiş koparmak heve­ siyle kuledeki yangın gözcüleri tarafından okunan bir kurt masalı olduğu da ağızdan ağıza dolaşmıştı bir zamanlar. Be­ her yangın için, eğer vaktinde tespit edebilirlerse yirmi ak­çe ikramiye, edemezlerse yangın sönene kadar saat başı yir­mi değnek ceza alan bu adamlara hazine-i hümâyûndan on akçe helal yevmiye verilirdi.

Yorum Sayısı: 20

okurken yaşarmış gibi hissettiriyor kurgusunda kendinizi görmek istiyorsunuz.

G
Gökay Erder  -   04.02.2016

İhsan Oktay Onar'ın bu muhteşem kitabında tek eksik olan bir sözlük. Bu kitap kelime dağarcığınızı geliştiriyor... İhsan bey'in bu kadar kelimeyi nasıl öğrendiğini merak ediyorum doğrusu. Bir elimde kitap, Bir elimde tablet. Tableti sözlük olarak kullanıyorum. Şu an itibari ile 10 sayfalık bir sözlüğüm oldu. Bu sebeple bu kitabı bitirmek öyle sandığınız kadar kolay değil. İnternet'te bir kaç kaynakta yer alan sözlüğe yeni kelimeler ekliyorum.
Yaşasaydı padişahlar, çatır çatır Osmanlıca...devamını oku

K
Kıvanç Yıldız  -   16.05.2016

Kitabın en özeti "yetişkin masalı"... kesinlikle okumanız gereken bir eser. olay içinde olay karakter içinde karakter. hikaye ve kurguya bayıldım..

S
Selman Yetkin  -   12.02.2016

Şu ana kadar okuduğum en derin kurgulardan biriydi.kesinlikle ufuk açıcı bir kitap.zaman kaybı değil müthiş akıcı ve sürükleyici

F
Fatih Çetin  -   11.11.2015

Bizlere daima Osmanlıda zekat verecek fakir bulunamıyordu diye öğretildi ama İhsan Oktay Anar, Puslu Kıtalar Atlası eserinde Osmanlıda dilenci loncası olduğunu öğrenince çok şaşıracaksınız. Osmanlı, sadece saraydan ibaretmiş gibi bizlere bugüne kadar Osmanlının saray hayatı anlatıldı. Yazar, bu eseri ile adeta bir geleneği yıkıyor ve Osmanlı sarayının dışına çıkarak halkın arasına karışıyor ve Osmanlıda halkın nasıl yaşadığına dair bilgileri okurlarının istifadesine sunuyor. Yazar, eserinde...devamını oku

T
Tarık Gül  -   26.06.2016

İhsan Oktay Anar'ın edebiyatımıza yeni bir soluk getirdiği bu ilk kitabı, farklı bakış açıları ve yeni ufuklar göstermesi açısından mutlaka okunmalıdır. Etkisinde bırakan bir kitap okumak istiyorsanız sizi pek çok konuda düşünmeye sevk edecek olan bu kitabı kaçırmayın. Ayrıca bu kitap yazarın diğer kitaplarını okumanıza da önayak olsun.

A
Ahmet Yılmaz  -   22.05.2016

Mutlaka Okunması gereken sürükleyici bir eser

E
Esra Sarı  -   16.07.2015

Kitap daha yeni çıktığında yazarı bir televizyon programına konuk olmuştu ve kitabı tanıtıyordu . Ismini bir yere not etmiş ama maalesef kaybetmiştim . Kitabı henüz okumadım fakat eminim hoş , güzel bir kitaptır . En kısa sürede Okumayı düşünüyorum

B
Burcu  -   22.08.2016

dili ve anlatım şekli yorucu geldiğinden zar zor bitirdiğim bir kitap oldu ne yazık ki, oysa hevesle almıştım :(

S
Selma İçli  -   26.05.2016

İhsan Oktay Anar'ı bu kitap sayesinde tanıdım ve iyi ki de tanımışım. Gerçek ile kurgunun harmanlandığı bir tarih, düşündüren bir felsefe ve böylesine bir birikim daha nasıl harmanlanabilirdi bilemiyorum. Anar çıtayı almış dağların tepesine çıkartmış iyi ki çıkartmış. Türk yazını için kesinlikle harikulade bir eser ve belki de kendine has türünün de öncülerinden biri. Diğer kitaplarını en kısa sürede temin edebilmem dileğiyle...

U
Umut Ulaş Tarhan  -   19.05.2016

Sahip olduğumuz eşsiz yazarlardan biri olan İhsan Oktay'ın eşsiz romanlarından biri. Okurken her saniyeyi ayrı ayrı yaşatıyor ve kurgusuyla sizi kendi dünyasına misafir ediyor.

A
Ayşen Yıldız  -   06.05.2016

Müthiş bir kelime dağarcığına sahip yazar, aynı zamanda ustaca bir kurgu yaratmış, hiçbir masalsı anlatı rahatsız etmiyor bilinci. Şahane bir roman.

S
Sercan Ceylan  -   28.04.2016

Normalde tarihi kurgu seven birisi değilim ama bu kitap oldukça başarılı.İhsan beyin kullandığı bu benzersiz dil diğer yapıtlarını da okuma isteği uyandırıyor.Eşsiz bir kitap tavsiye ediyorum.

A
Ali Uyar  -   09.04.2016

Başta değişik gelen tarzıyla sevip sevmediğime karar veremediğim ama sonradan açtığı esrarengiz kapıyla beraber peşinden süreklendiğim bir kitap.

F
Filiz Fidan  -   31.03.2016

amat ve suskunlar'dan sonra okudum puslu kıtalar atlası'nı ve diyebilirim ki diğer iki kitap kadar çok belki de daha fazla beğendim. hayalgücü ve kurgu müthiş. anlatım da keza öyle kısacası mutlaka okuyun ama dikkatli okuyun...

Z
Zeynep Demirel  -   21.03.2016

İçinde hem tarihi hem de felsefi ögeler barındırdığından olsa gerek okuması zor bir kitap.

B
Burak Akgün  -   01.03.2016

Şuana kadar okuduğum en iyi 10 roman arasina girer Muhteşem

S
Suat Demir  -   27.02.2016

Ağır bir kitap, konusu, anlatımı falan neyse de felsefesini kavramak uzun uğraş istiyor doğrusu.

Z
Zeynep Dilara Öztunç  -   22.02.2016

Felsefe, bilim adına ço şey katacak bir kitap size.

S
Serkan Ege  -   03.02.2016

tarihi kitaplar sıkıcıdır ön yargısını kıran harika bir dili var. ve harika bir yaratıcılığa sahip. zekice yazılmış kitaplar hep olmalı.

M
Merve Koçbıyık  -   02.02.2016