Siyah Sanat Sayı: 5 - 6

Siyah Sanat Sayı: 5 - 6

Ocak - Şubat 2015
  • Geçici olarak temin edilemiyor
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.

Neden Hareket Felsefesi ve Estetik?

Kâinatı keşfetmek, içinde bulunduğumuz determinist-mekanist-pozitivist toplumcu dünyadan aleme, fizikten metafiziğe Yunus Emre’nin de dediği gibi, “hikmete giden yol”un tanınmasını aşikâr kılar. Materyalist–pozitivist akımların karşısında, Maurice Blondel’in L’action eseriyle başlatılan hareket felsefesi, insan hareketlerinin aile, toplum, vicdan, devlet, sosyal yaşam ve insanlık basamaklarından geçerek hakikate doğru ilerlemekte olduğunu, din ile felsefeyi birbirine yakınlaştırmaya çalışarak, her şeye ancak insan hareketlerinin ortaya koyduğu imanla ulaşmanın mümkün olacağını belirtmişti. İslam sanatındaki “hareket” kavramına ilişkin Turgut Cansever, Ortaçağ Hıristiyan mimarisinin İslam mimarisiyle taban tabana zıt olduğunu şöyle belirtir: “Ortaçağ Hıristiyan mimarisi için tipik olan Gotik katedral, dışarıdan çeşitli açılardan gözlemlemeye imkân verir. Oysa içine girdiğinizde iki hâkim eksenle karşılaşırsınız: Birisi, girişten mihraba kadar uzanan yatay olarak uzanan eksen, öbürü ise tabandan tavana kadar dikey olarak yükselen eksen. Böylece insanın hareketleri yönlendirilmiş ve tahakküm altına alınmıştır. Gotik katedralde mimarinin empoze ettiği egemen hareket, insanın seçme özgürlüğünü elinden alır ve sorumluluk şuuruna saygı göstermez. Bu tavır, yine İslam’ın bilinçli insan ve sanat eseri telakkisine taban tabana zıttır.” (İslam’da Şehir ve Mimari, Turgut Cansever, Timaş Yayınları, s. 62) Nurettin Topçu’ya göre hareket bir isyandır. Hiç hareket etmemiş olan, hiçbir zaman hareket etmemiş demektir. Her hür hareketi bir isyan olarak gören Topçu, isyana varmak için hareketi tanımlamakla; aslında hareketin sorumluluğunun bilincini de hareketin sebebi olarak tanımlıyor. Buradan hareketle diyebiliriz ki, Topçu’ya göre esirlik, iradenin özel bir nesneye bağlanması anlamına geliyor. İrade kendi harap edilişini istememek için, yokluğu istemek zorundadır; evrensel bir sistemde nesneler dünyasında dolaşıp, yine kendinde ve bizzat kendisi için kalacak ve kendi kendisini isteyecektir. Topçu, hareketten menfaat görmemezliği, hareketin hürriyetine, hürriyetin sebebine bağlar. İnsan, isyan edip hareket ettiği eylem içerisinde elde edilmiş şu veya bu nesneye değil de, bizzat kendi hareketine bağlanmalıdır. Çünkü hayat, hareketi mümkün kılan maddedir. Siyah Sanat olarak 5. Sayımızda estetik kavramını hareket felsefesi çerçevesinde işliyoruz. Şehirden mimariye, sinemadan inovasyona okumalar yaptık. Osmanlı’nın kuruluşundan modern çağa bir sanat izleği oluşturduk. İyi okumalar dileriz.


Bu ürün için ilk yorumu siz yapın.