• Soruların Peşinde% 20indirim
    Soruların Peşinde
    Soruların Peşinde

Soruların Peşinde

  • 18,00 TL14,40 TL

    hopi kampanyası
    0,72 Paracık
  • Stoktan Hemen Teslim!
Soruların Peşinde e-kitabı

Soru sormak insanlığın mukavvim bir unsurudur... İnsanın mâ-cerâsı bir soruyla başladı; soru ile muhatap alındık; mesul ve mükellef kılındık. İnsan da bir sorudur; henüz tamamlanmamış, örüntü hâlinde, tüketilemeyen... Ve en büyük sorumuz: Varlık, insanı var-kılmakla ne demek istiyor? Uğraşımız, bu denmek-isteneni tespit etmek, yani manâyı, yani anlamı. İnsanın nihaî devası da bu anlamı bulmaktır; ancak insan için, bulmak değil aramak esastır. Aramak, yani yola çıkmak, yani sormak; fakat her yanıtın bir menzili vardır; o menzile varmadan o yanıt nâzil olmaz; çünkü nuzûl, menzile tâbidir...

(Arka Kapak)


Kendini Aramak

Kendini Aramak

İhsan Fazlıoğlu

12,25 TL
Akıllı Türk Makul Tarih

Akıllı Türk Makul Tarih

İhsan Fazlıoğlu

13,12 TL
Kayıp Halka

Kayıp Halka

İhsan Fazlıoğlu

15,2 TL
Fuzuli Ne Demek İstedi?

Fuzuli Ne Demek İstedi?

İhsan Fazlıoğlu

12,75 TL
Kendini Bulmak

Kendini Bulmak

İhsan Fazlıoğlu

13,6 TL
Sözün Eşiğinde

Sözün Eşiğinde

İhsan Fazlıoğlu

12,95 TL
Derin Yapı

Derin Yapı

İhsan Fazlıoğlu

13,3 TL

Önsöz

Ömer Sâvî, “Korku/kaygı, tüm insanların yönünü kendisiyle belirlediği bir simgedir.” der. Her türlü arayışın, yani sorunun nedeni söz konusu metafizik kaygıdır; kaygının tetikleyicisi ise insanın kendi anlamına ilişkin endişesi... Endişe bizi tedirgin eder ve dedirtir/söyletir. Çünkü insanın kendini Varlık’ın bir devamı olarak idrak etmesi metafizik bir güvenlik bunalımı yaratır; belirsizlikten kaçan insan kendini ön-görmek ister; ön-görmek ise soru sormakla başlar; soru sormak, yani, Heidegger’in deyişiyle “aklın dindarlığı”...

Leibniz’in “Niçin hiç-bir şey(nothing) yerine bir-şey (thing) var?” sorusu akıl uzayının derinliklerinde dolaştığı sürece insan tedirgin olacak, endişe duyacak ve arayışını , yani soru sormayı sürdürecektir; başka bir deyişle, kendiliğini yolun ufkuna mıhlayan ve kendisiyle yönünü tayin ettiği en temel soru: “Varlık, insan ile ne demek-istiyor?” sorusu o ara-da durdukça... Ümidini kaybetmeden, kaybolmadan; zira kadîm Türkçe’de soru yerine kullanılan suâl bir tür talep, istek, rica ve yakarıştır; ya da bir tür ümit...

Abdülaziz Ferhârî’nin dediği gibi, görünüş ilk elde zan verir, bilgi değil. Zandan bilgiye geçiş soru sormakla, araştırmakla başlar. Bu nedenle kadîm Türkçe’de araştırma anlamına gelen bahs, “yüzeyi kazmak” demektir;

kazmak, yani zâhiri, bâtını olduğu zemine doğru taşımak; tevîl etmek, yani ilk köklere geri götürmek; nazarî bir teşebbüse kalkışmak... Bu nedenle yapıyı veren “nasıl?” sorusu ile nedeni veren “niçin?” sorusunu birlikte dikkate almak; yanıtın doğruluğu yanında istikâmetini, yani yönünü de göz önünde bulundurmak gerekir.

Sahici sorular sahici adamların işidir ve muhataplarına da sâdık ve müstakîm yollar açarlar. İşte bu kitaptaki yazılar, sahici adamların sorduğu sahici soruların peşinden yürümenin hatta koşmanın bir ifadesi olarak kabul edilebilir...

İhsan Fazlıoğlu

Yorum Sayısı: 1

İhsan Fazlıoğlu, Soruların Peşinde eseri çok büyük bir emek harcanarak ortaya çıkarılmış bir eserdir. Eserin içeriğinde yer alan bilgiler özümsendiği takdirde okurların fikir dünyasına çok şey katacak bir eserdir. Bu eserin, en büyük özelliği ise üzerinde konuşulacak değil, düşünülecek bir eser olmasıdır. Bu eseri okuduktan sonra hayatı çok basit yaşadığımızı ve yaşamlarımızı dedikodu üzerine kurduğumuzu anlıyoruz. Bir insan, her konu hakkında fikir sahibi olamaz ama bizler, her konu hakkında...devamını oku

İ
İlhan Çiftçi  -   27.06.2016