• Stratejik Zihniyet% 27indirim
    Stratejik Zihniyet
    Stratejik Zihniyet

Stratejik Zihniyet

Kuramdan Eyleme

Ahmet Davutoğlu ve Stratejik Derinlik

  • 22,00 TL16,06 TL

    hopi kampanyası
    0,80 Paracık
  • Tedarik Süresi 2 İş Günü
Stratejik Zihniyet e-kitabı

Türkiye’nin dış politikasında son on yılda yaşanan dönüşüm, gerek akademik gerek siyasi düzlemde birçok tartışmanın gündemi olmuş, fakat dış politikaya getirilen eleştiriler doktriner ve kuramsal açıdan zayıf kalmıştır. Eleştiri getirmekten kaçınanların bir kısmı da dış politikada doktriner dönüşümün kurucu metni olan Stratejik Derinlik’i tekrar etmekten öteye geçememişlerdir. Bu çalışmanın amacı, son on küsur yılda dış politika yapımına iddialı bir kuramsal ve pratik muhakeme sunan Stratejik Derinlik’i Türk dış politikası açısından kurucu ancak “tamamlanmamış” bir metin olarak, uluslararası ilişkiler teorileri, jeopolitik kuramlar, siyaset teorisi ve medeniyetler tarihinin sağladığı çok disiplinli çalışma imkânları ile yeniden okumak ve kritiğe tabi tutmaktadır. Bu anlamda gerek Stratejik Derinlik’in gerekse son on küsur yılda izlenen dış politikanın gündeme getirdiği değişim ve sürekliliklerin felsefi-kavramsal ve analitik-pratik düzeylerde tartışılması hedeflenmektedir.

Kitapta yer alan ve hemen hepsi birkaç yıl önce “10 yıl sonra Stratejik Derinlik’i yeniden düşünmek” gündemiyle başlayan kolektif bir çalışmanın meyveleri olan makalelerin, steril disipliner yaklaşımların ötesinde ve güncel politik çekişmelerin üstünde duran bakış açılarıyla Stratejik Derinlik’in hem nasıl okunması hem de nasıl okunmaması gerektiğini anlamamıza yardımcı olacağını umuyoruz.


Sunuş


Türkiye’nin dış politikasında son on yılda yaşanan dönüşüm gerek akademik gerekse siyasi düzlemde birçok tartışmanın gündemi, birçok çalışmanın konusu oldu. Ancak söz konusu çalışma ve tartışmalar, bu dönüşümün temel tercihlerini, süreçlerini ve aktörlerin motivasyonlarını tam olarak anlamak yerine dönüşümü iki temel uç itibarıyla yorumlayan bir perspektif ortaya koydular. Bu perspektiflerden ilki, dış politikadaki dönüşümü Soğuk Savaş sisteminden yapısal ölçekte kopuşların getirdiği olağan bir sonuç olarak görürken, diğeri aynı dönüşümü Ak Parti hükümetlerinin bilinçli olarak tercih ettiği yeni ideolojik perspektifin bir sonucu olarak okudu. Birinci perspektif, dönüşümün temel parametrelerini anlamak bir yana, siyasal düzlemde bu kopuşun tabii bir gereklilik olduğu fikrini işleyerek değişimin paradigmatik doğasını anlamakta zorlandı. İkinci perspektif ise bu dönüşümü kimlik temelli tartışmalara indirgeyerek dönüşümün oluşturduğu “yeni” Türk dış politikasının doktriner düzeyde doldurduğu boşluğu anlamakta başarısız oldu. Birbirinden önemli ölçüde ayrışan bu iki yaklaşım, son on yılda Türk dış politikasına yeni bir aktivizmin ve yeni bir perspektifin geldiği noktasında uzlaşsalar da bu paradigmatik ve doktriner değişimin Türkiye’nin sadece dış politikasında değil aynı zamanda iç siyasal süreçlerin yeniden şekillenmesinde sahip olduğu kurucu rolü kuramsal olarak yeni bir aşamaya taşıyamadı. Dahası, bu dönüşümü kuramsal düzeyde yeniden ele alanlar, doktriner dönüşümün kurucu metni olan Stratejik Derinlik’i tekrar etmekten öteye geçemediler. Diğer bir anlatımla, dış politikaya getirilen eleştiriler, doktriner ve kuramsal açıdan zayıf kalırken eleştiri getirmekten kaçınanların bir kısmı da Stratejik Derinlik’i Türk dış politikası için kurucu olmanın ötesinde “nihai” bir metin olarak görmüştür. Zaman zaman gerek akademik gerek siyasal düzeyde yürütülen “eksen kayması” ve “yeni-Osmanlıcılık” gibi ideolojik indirgemeci tartışmalar da Stratejik Derinlik’in önerdiği kuramsal “yeniden inşanın” geri planda kalmasına neden olmuştur.

 

Bu çalışmanın amacı, son on küsur yılda dış politika yapımına iddialı bir kuramsal ve pratik muhakeme sunan Stratejik Derinlik’i Türk dış politikası açısından kurucu ancak “tamamlanmamış” bir metin olarak ele almak suretiyle güncel siyasetin ideolojik ve pragmatik polemiklerinin ötesinde, uluslararası ilişkiler teorileri, jeopolitik kuramlar, siyaset teorisi ve medeniyetler tarihinin sağladığı çok disiplinli çalışma imkânları ekseninde yeniden okumak, analiz etmek ve kritiğe tabi tutmaktadır. Bu anlamda gerek Stratejik Derinlik’in gerekse son on küsur yılda izlenen dış politikanın gündeme getirdiği değişim ve sürekliliklerin felsefi-kavramsal, teorik ve analitik-pratik düzeylerde tartışılması hedeflenmektedir.

 

Bir kurucu metin olarak Stratejik Derinlik’in uluslararası ilişkiler teorileriyle irtibatı, çelişki ve örtüşme alanları, içerdiği kavramsal çerçeve ve yaklaşımın karakteri ve özgünlüğüne dair neler söylemektedir? Stratejik Derinlik’in kendi uluslararası ilişkiler anlayışını ve dilini kurma imkânı var mıdır? Bu bağlamda, Stratejik Derinlik’in ortaya koyduğu alternatif “kavramsal” çerçevenin Türk dış politikasının geleneksel süreklilikleri ve yeni sistemik dönüşüm ile intibak problemi hangi düzeylerde tartışılabilir? Türk dış politikasının “yeni” kavramsal haritası bağlamında ele alınabilecek temel kavramlarla bu kavramların pratik dış politika yapım süreciyle sistematik bir bütünlük kurabilmesi hangi ölçüde başarılı olmuştur? Türk dış politikasında değişimler, süreklilikler ve kopuşlar bağlamında Türkiye’nin uluslararası konumu yeniden nasıl okunabilir? Son on küsur yılda Türk dış politikası Stratejik Derinlik bağlamında nasıl değerlendirilebilir?

 

Bu suallere yanıt vermeyi amaçlayan makalelerden oluşan elinizdeki çalışma iki ana bölüm içeriyor. “Kavram, Kuram ve Metot” başlıklı ilk bölümde Stratejik Derinlik’in kavramsal örgüsünü, temas halinde olduğu kuramsal çizgileri ve benimsediği metodolojik yaklaşımları inceleyen makaleler yer alıyor. “Kavramların Stratejisi, Stratejinin Kavramları: Stratejik Derinlik’in Felsefi-Kavramsal Arka Planı” başlıklı makalesinde Ahmet Okumuş stratejik derinlik yaklaşımını Davutoğlu’nun daha geniş fikir dünyası içinde değerlendirmeye çalışıyor. Bir fikir adamı olarak Davutoğlu’na dair eskizler de sunan makale stratejik derinliğin felsefi-kavramsal örgüsünü çağdaş siyaset düşüncesinin imkânlarıyla yeniden okumayı deniyor. “Modernite, Kimlik, Siyaset: Davutoğlu’nun Medeniyet Söylemi” başlıklı makalesinde Nurullah Ardıç, çağdaş sosyal düşüncede giderek genişleyip zenginleşen bir literatür oluşturan ‘medeniyet’ bahsinin kapsamlı bir değerlendirmesini sunduktan sonra Davutoğlu’nun medeniyet söylemini bu geniş literatür ışığında yorumlamaya çalışıyor. Murat Yeşiltaş’ın “Türkiye’yi Stratejileştirmek: Stratejik Derinlik’te Jeopolitik Muhayyile” başlıklı makalesinde ise Stratejik Derinlik’in jeopolitik kuramlar itibarıyla nasıl konumlandırılması gerektiğine dair bir değerlendirme bulacaksınız. Farklı jeopolitik anlatılar arasında ‘stratejik derinlik’in nerede durduğu, ne tür bir jeopolitik söylem ve tahayyül geliştirdiği, Yeşiltaş’ın eleştirel jeopolitik açısından odaklandığı sorular. “Stratejik Derinlik mi Hegemonik Derinlik mi? Türkiye’nin Dünya Sistemindeki Konumunun Eleştirel Gerçekçi bir Analizi” başlıklı makalesinde Faruk Yalvaç, eleştirel gerçekçi bilim felsefesini kullanarak ve jeopolitik ilişkilerin onları ortaya çıkaran sosyal yapılarla birlikte düşünülmesi gerektiği fikrinden hareketle stratejik derinlik kavramına temel teşkil eden jeopolitik düşünüşün bir eleştirisini sunuyor. Bölümün son makalesinde ise Hasan Basri Yalçın “Stratejik Derinlik ve Karmaşık Nedensellik Ağı” başlığı altında Stratejik Derinlik kitabını, içerdiği nedensellik örgüsü ve bu örgünün dış politika stratejisine etkisi bağlamında ele alarak, çok sebepli analizin ve karmaşık nedensellik kurgusunun getirdiği zenginliğe rağmen doğurduğu sorunlara işaret ediyor.

 

“Alan, Araç ve Uygulama” başlıklı ikinci bölümde ise Stratejik Derinlik’in iç ve dış politikadaki hedef uygulama alanları, öngördüğü ya da salık verdiği stratejik pratikler ve kullandığı siyaset araçlarına odaklanan makaleler yer alıyor. “Stratejik Derinlik ve Düzen Kurucu Dış Politika” başlıklı makalesinde Talha Köse, Stratejik Derinlik’in temel kavramsal repertuvarı ve bu repertuvar içerisinde yer alan düzen, barış ve stratejik vizyon ile bu stratejik vizyonu hayata geçiren dış politika uygulamalarındaki pratik enstrümanlar arasındaki uyum ve çelişkileri bölgesel çatışmalar bağlamında inceliyor. Ali Balcı’nın “Stratejik Derinlik’te Kemalizm ile Hesaplaşmak” başlıklı makalesi Stratejik Derinlik’i dış politika üzerinden Cumhuriyet’in resmi ideolojisi olan Kemalizm ile hesaplaşan bir metin ve Kemalizm’in dış politika yordamıyla tarihselleştirilmesi girişimi olarak yorumluyor. “Stratejik Derinlik’in Ekonomi-Politiği” başlıklı makalelerinde Ahmet Faruk Aysan ve Şerife Genç Stratejik Derinlik’in kavramsal çerçevesinde ekonominin rolünü analiz ederek, özellikle Soğuk Savaş sonrası dönemde Türkiye’nin uluslararası ilişkilerinde ekonominin bir güç parametresi olarak artan ağırlığını tartışıyorlar. Ramazan Erdağ ve Tuncay Kardaş’ın “Türk Dış Politikasında Stratejik Kültür” isimli makaleleri ise Davutoğlu’nun yeni dış politika yaklaşımının stratejik kültürüne ve onun pratik yansımalarına odaklanarak “başkalarının sorunları ile ilgilenme” ve “tarihi sorumluluğu yerine getirme” gibi ideal-politik bir kültür oluşturma çabasının aktüel-politik karşılığını örnek olaylar üzerinden değerlendirmeye çalışıyor. Son olarak, Kadir Temiz, “Stratejik Derinlik’in Eksik Halkası: Yüzyıl Başında Uzakdoğu Asya ve Çin” başlıklı çalışmasında 2001 yılından bu yana dünya siyasetindeki değişim sürecinin genelde Uzakdoğu Asya özelde Çin’e etkilerini Davutoğlu’nun Stratejik Derinlik ve diğer çalışmalarında vurguladığı medeniyet, güç ve stratejik zihniyet kavramlarına atıfla yorumlamayı amaçlıyor.

 

Bu kitapta yer alan makaleler aslında bir seçki olarak görülebilir, zira hemen hepsi bir kaç yıl önce “10 Yıl Sonra Stratejik Derinlik’i Yeniden Düşünmek” gündemiyle Bilim ve Sanat Vakfı’nda başlayan kolektif bir çalışmanın meyveleri. Söz konusu çalışma boyunca yapılan sunumlar ve sunumlara yöneltilen eleştiri ve soruların tamamı yayın aşamasına kadar ulaşamasa da bu seçkide yer alan makalelerin zenginleşmesine katkıları inkâr edilemez. Bu bakımdan çalışmada yer alıp tartışmalara katkı yapan meslektaşlarımıza müteşekkiriz. Ayrıca kitaba temel oluşturan çalışmaya zemin sağlayan Bilim ve Sanat Vakfı’na, makaleleri titiz bir çalışma ile yayına hazırlayan Küre Yayınları editörlerine ve diğer çalışanlarına teşekkür borçluyuz. Seçkiye giren makalelerin, steril disipliner yaklaşımların ötesinde ve güncel politik çekişmelerin üstünde duran bakış açılarıyla Stratejik Derinlik’in hem nasıl okunması gerektiğini hem nasıl okunmaması gerektiğini anlamamıza yardımcı olacağını umuyoruz.

 

Talha Köse - Ahmet Okumuş - Burhanettin Duran

İstanbul, Ağustos 2014

Bu ürün için ilk yorumu siz yapın.