Terk Edilmiş Yüce Kur'an
% 21indirim

Terk Edilmiş Yüce Kur'an

Kur'an-ı Kerim'de Evrensel İlkeler, Değerler ve Kavramlar
  • 27,00 TL21,33 TL

    hopi kampanyası
    1,07 Paracık
  • Tedarik Süresi 2 İş Günü
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.

Bu kitapta ele alınan evrensel ilkeler, değerler ve kavramlar Kur’an-ı Kerim’de yaklaşık olarak 4.000’den fazla yerde geçer.


Ancak Kur’an’ın bu evrensel mesajları asırlardır gizlenmiş ve terk edilmiştir. Bunun sonucu olarak, dertli Müslüman ülkeler oluşmuştur.


Bu kitapta, 47 başlıkta evrensel ilkeler, değerler ve kavramlarla, 29 başlıkta kötülükler, yanlışlıklar ve yasaklarla, 19 başlıkta diğer önemli bazı kavramlarla ve bazı tartışmalı konularla ilgili toplam 593 ayet bulunmaktadır.


Din öğretenler, asırlardır süren yanlışlarından dönerek Müslümanlar’a artık bunları da öğretmelidirler.


Modernistler de, Kur’an-ı Kerim’i ve felsefesini inceleyerek, düşüncelerini yansıtırken
bunları da dikkate almalıdırlar.


Kutsal Kitabımız Kur'an-ı Kerim üzerinde, 1957 yılından beri çalışmalar içindeyim. Tüm İslam Alemi'nin inandığı üzere:


İslamiyet son tek tanrılı dindir.


Kur'an-ı Kerim son kutsal kitaptır.


Kur'an-ı Kerim Allah kelâmıdır ve her asra cevap veren mükemmel bir kitaptır.


Böyle bir kutsal kitabın varlığında, İslam Dünyası'nın bugünkü durumunu anlamak mümkün görünmüyor.


"Burada bir terslik olmalı"


Ben bir Orta Anadolu çocuğuyum. İlkokulu Hadim-Konya ve Ankara'da, ortaokulu Konya ve Ankara'da, liseyi Ankara Atatürk Lisesi'nde okudum. İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi'nden İnşaat Yüksek Mühendisi olarak 1960'ta mezun oldum. 1937 doğumlu, 78 yaşında bir insan olarak, yaşamım ve meslek hayatım boyunca, köylü, kasabalı, şehirli, dindar, mütedeyyin, modern ve entellektüel her kesimden insanla birlikte oldum. Bütün bu kesimlerde müşahade ettim ki, bu kitapta ele aldığım, Kur'an-ı Kerim'de Evrensel İlkeler, Değerler ve Kavramlar konularında, toplumun bilgisi çok yetersiz düzeydedir. Bir gün kapsamlı bir anket çalışması yapılırsa, bu değerlendirmemin bilimsel olarak da destekleneceğine inanıyorum.
Kur’an-ı Kerim bütünüyle bir arınma ve tekâmül projesidir.


Peki, insanlar nasıl tekâmül ederler? Evrensel ilkeler ve değerler doğrultusunda bir hayat felsefesi edinirler ve öyle yaşarlarsa tekâmül ederler. Kur’an-ı Kerim’de 4.000’den fazla yerde evrensel ilke, de­ğer ve kavramlar boşuna mı söylenmiştir acaba? Boşuna söy­lenmediği aşikârdır.
İnsanlar bu ilkelere ve değerlere göre yaşasınlar diye söylenmiştir. Peki 1.400 yıldır Müslümanlar bunlara göre niye yaşamıyorlar? Demek ki bilmiyorlar. Furkan Suresi 30. Ayet’te belirtildiği gibi, Kur’an-ı Kerim’i terketmişler. Kur’an-ı Kerim’deki çetin cehennem söylemleri, din öğretenler tarafından baştan beri bilinçsizce ve acımasızca kullanılmıştır. Bu çetin söylemler, her devirde inananları çok korkutmuştur. Bunu fırsat bilen din öğretenler, rivayet ve hikâyelerle Müslümanlar’ı derinden etkilemişlerdir.


Din öğretenler, inananlara: “Cehennem ateşinden kurtulma ve cennet bahçelerine girme” ile ilgili sırları vermeye adeta kendilerini adamışlardır. Böylece bunları dinleyenler, adeta hipnoz olarak, başka birşey düşünemez hâle gelmişlerdir. Sonuçta din öğretenler, inananları teslim almış ve düşün­meyen toplumlar hâline getirmişlerdir.


Felâketin bir başka yönü de şudur ki, din öğretenler, Kur’an ayrılıkların karşısında olduğu hâlde, mezhepler ve tarikatlar yaratmışlardır. Böylece Müslüman toplumlarda, derin ayrılık­lar oluşmasına sebep olmuşlardır. Sonuç olarak, devamlı hu­zursuzluk, iç çekişmeler, iç harpler, mezhep çatışmaları ve tek kelimeyle “kaos” ortaya çıkmıştır. Din öğretenler, tarih boyun­ca ülkeleri yöneten güçlerin emrine girerek, Kur’an-ı Kerim’in özü ile bağdaşmayan çalışmalarda bulunmuşlardır.


Bu kitapta aşağıda belirtilen konular incelenmiştir. Kitap­taki konular, bütün Müslüman ülkeleri kapsamaktadır. Ancak benim Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmam nedeniyle, bir­kaç yerde Türkiye ile ilgili konulara da değinilmiştir.


1. Asırlardır terkedilen ve anlaşılabilirliği tartışılan Kur’an-ı Kerim’in ayetlere dayanılarak nasıl herkes tarafından ko­laylıkla anlaşılabileceği açıklanmıştır.
2. Kur’an-ı Kerim’in tercümesi konusunda, asırlardır süren tartışmalara da, ayetlere dayanılarak açıklık getirilmiştir.
3. 1.000 yıldır Müslüman olan, fakat elinde kendi dilinde dinî kitabı olmayan Türk milleti, Atatürk’ün el koyması ile TBMM’den çıkarılan özel kanunla, gerçek manâda bir Kur’an-ı Kerim tercümesine kavuşmuştur. Ne yazık ki Türk Milleti, Atatürk’ün böyle bir hizmetinden haberdar değil­dir. Kitapta, bu konuda bilgilendirme yapılmıştır.
4. Ayetleri örtmenin ve gizlemenin ne büyük bir suç ve günâh olduğu ayetlere dayanılarak ortaya konulmuştur. Asırlardır ve hâlen ayetler gizlenmektedir. Bunun sonucunda, kaos devamlı olarak derinleşmektedir.
5. Mezhep, tarikat ve cemaat ayrımcılıklarının yasak oldu­ğu, ayetlere dayanılarak ortaya konulmuştur. Bu gruplar birbirlerini “ötekileştirmiş”, böylece derin düşmanlıklar oluşmuştur.
6. Kitapta, Türkiye’de modernistler ve din konusu yorumlanmıştır.
7. Müslüman ülkelerin, geçmiş ve hâlihazır durumlarına dik­kat çekilmiştir.
8. Müslüman toplumlar, Kur’an-ı Kerim’in özüne aykırı ola­rak, Müslüman olmayan toplumlara daima “ötekileştirme” tarzıyla yaklaşmışlardır. Bu konuda ayetler ele alınarak bu ötekileştirmenin Kur’an-ı Kerim’e aykırı olduğu açıklan­mıştır.
9. Kur’an-ı Kerim’deki evrensel ilkeler, değerler ve kavram­lar 47 başlıkta incelenmiştir.
10. Kur’an-ı Kerim’deki kötülük, yanlışlık ve yasaklar 29 baş­lıkta incelenmiştir.
11. Kur’an-ı Kerim’deki diğer bazı önemli kavramlar 18 başlık­ta incelenmiştir.


Başlıkların adlandırılmasında, genelde Kur’an-ı Kerim’de geçen kelimeler aynen korunmuştur.
Kitaptaki ayetlerin tercümeleri, Diyanet İşleri Başkanlı­ğı “Kur’an-ı Kerim Meali” ile Ali Bulaç’ın “Kur’an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı”ndan alınmıştır. Kitaptaki ayetler esas olarak mânası açıkça anlaşılan ve tereddüde yol açmayan ayetler ol­duğundan, ilâve açıklama ve yorum yapılmamıştır.


Kitabın sonuna, 19 Eylül 1981’de, İslam Konseyi tarafından hazırlanan “İslam’da İnsan Hakları Beyannamesi” eklenmiştir. Bu çalışma dahî, baştan beri Kur’an-ı Kerim’in örtüldüğünün ve gizlendiğinin açık ve gerçek bir delilidir. Böyle bir çalışma, 1.400 yıl sonra yapılıyor ve hâlen de Müslüman toplumlar bun­dan haberdar değiller.

Umarım, bu mütevazi kitap, bir nebze de olsa bu konuda okuyucuyu bilgilendirecek ve aydınlatacaktır.


Kutsal Kitabımız Kur'an-ı Kerim üzerinde, 1957 yılından beri çalışmalar içindeyim. Tüm İslam Alemi'nin inandığı üzere:

•İslamiyet son tek tanrılı dindir.

•Kur'an-ı Kerim son kutsal kitaptır.

•Kur'an-ı Kerim Allah kelâmıdır ve her asra cevap veren mükemmel bir kitaptır.

Böyle bir kutsal kitabın varlığında, İslam Dünyası'nın bugünkü durumunu anlamak mümkün görünmüyor.

 

"BURADA BİR TERSLİK OLMALI"

 

Ben bir Orta Anadolu çocuğuyum. İlkokulu Hadim-Konya ve Ankara'da, ortaokulu Konya ve Ankara'da, liseyi Ankara Atatürk Lisesi'nde okudum. İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi'nden İnşaat Yüksek Mühendisi olarak 1960'ta mezun oldum. 1937 doğumlu, 78 yaşında bir insan olarak, yaşamım ve meslek hayatım boyunca, köylü, kasabalı, şehirli, dindar, mütedeyyin, modern ve entellektüel her kesimden insanla birlikte oldum. Bütün bu kesimlerde müşahade ettim ki, bu kitapta ele aldığım, Kur'an-ı Kerim'de Evrensel İlkeler, Değerler ve Kavramlar konularında, toplumun bilgisi çok yetersiz düzeydedir. Bir gün kapsamlı bir anket çalışması yapılırsa, bu  değerlendirmemin bilimsel olarak da destekleneceğine inanıyorum.

Kur’an-ı Kerim bütünüyle bir arınma ve tekâmül projesidir.

Peki, insanlar nasıl tekâmül ederler? Evrensel ilkeler ve değerler doğrultusunda bir hayat felsefesi edinirler ve öyle yaşarlarsa tekâmül ederler.

Kur’an-ı Kerim’de 4.000’den fazla yerde evrensel ilke, değer ve kavramlar boşuna mı söylenmiştir acaba? Boşuna söylenmediği aşikârdır.

İnsanlar bu ilkelere ve değerlere göre yaşasınlar diye söylenmiştir. Peki 1.400 yıldır Müslümanlar bunlara göre niye yaşamıyorlar? Demek ki bilmiyorlar.

Furkan Suresi 30. Ayet’te belirtildiği gibi, Kur’an-ı Kerim’i terketmişler. Kur’an-ı Kerim’deki çetin cehennem söylemleri, din öğretenler tarafından baştan beri bilinçsizce ve acımasızca kullanılmıştır. Bu çetin söylemler, her devirde inananları çok korkutmuştur. Bunu fırsat bilen din öğretenler, rivayet ve hikâyelerle Müslümanlar’ı derinden etkilemişlerdir.

Din öğretenler, inananlara: “Cehennem ateşinden kurtulma ve cennet bahçelerine girme” ile ilgili sırları vermeye adeta kendilerini adamışlardır. Böylece bunları dinleyenler, adeta hipnoz olarak, başka birşey düşünemez hâle gelmişlerdir.

Sonuçta din öğretenler, inananları teslim almış ve düşünmeyen toplumlar hâline getirmişlerdir.

 

Felâketin bir başka yönü de şudur ki, din öğretenler, Kur’an ayrılıkların karşısında olduğu hâlde, mezhepler ve tarikatlar yaratmışlardır. Böylece Müslüman toplumlarda, derin ayrılıklar oluşmasına sebep olmuşlardır. Sonuç olarak, devamlı huzursuzluk, iç çekişmeler, iç harpler, mezhep çatışmaları ve tek kelimeyle “kaos” ortaya çıkmıştır. Din öğretenler, tarih boyunca ülkeleri yöneten güçlerin emrine girerek, Kur’an-ı Kerim’in özü ile bağdaşmayan çalışmalarda bulunmuşlardır.

Bu kitapta aşağıda belirtilen konular incelenmiştir. Kitaptaki konular, bütün Müslüman ülkeleri kapsamaktadır. Ancak benim Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmam nedeniyle, birkaç yerde Türkiye ile ilgili konulara da değinilmiştir.

1. Asırlardır terkedilen ve anlaşılabilirliği tartışılan Kur’an-ı Kerim’in ayetlere dayanılarak nasıl herkes tarafından kolaylıkla anlaşılabileceği açıklanmıştır.

2. Kur’an-ı Kerim’in tercümesi konusunda, asırlardır süren tartışmalara da, ayetlere dayanılarak açıklık getirilmiştir.

3.1.000 yıldır Müslüman olan, fakat elinde kendi dilinde dinî kitabı olmayan Türk milleti, Atatürk’ün el koyması ile TBMM’den çıkarılan özel kanunla, gerçek manâda bir Kur’an-ı Kerim tercümesine kavuşmuştur. Ne yazık ki Türk Milleti, Atatürk’ün böyle bir hizmetinden haberdar değildir. Kitapta, bu konuda bilgilendirme yapılmıştır.

4. Ayetleri örtmenin ve gizlemenin ne büyük bir suç ve günâh olduğu ayetlere dayanılarak ortaya konulmuştur. Asırlardır ve hâlen ayetler gizlenmektedir. Bunun sonucunda, kaos devamlı olarak derinleşmektedir.

5. Mezhep, tarikat ve cemaat ayrımcılıklarının yasak olduğu, ayetlere dayanılarak ortaya konulmuştur. Bu gruplar birbirlerini “ötekileştirmiş”, böylece derin düşmanlıklar oluşmuştur.

6. Kitapta, Türkiye’de modernistler ve din konusu yorumlanmıştır.

7. Müslüman ülkelerin, geçmiş ve hâlihazır durumlarına dikkat çekilmiştir.

8. Müslüman toplumlar, Kur’an-ı Kerim’in özüne aykırı olarak, Müslüman olmayan toplumlara daima “ötekileştirme” tarzıyla yaklaşmışlardır. Bu konuda ayetler ele alınarak bu ötekileştirmenin Kur’an-ı Kerim’e aykırı olduğu açıklanmıştır.

9. Kur’an-ı Kerim’deki evrensel ilkeler, değerler ve kavramlar 47 başlıkta incelenmiştir.

10.Kur’an-ı Kerim’deki kötülük, yanlışlık ve yasaklar 29 başlıkta incelenmiştir.

11.Kur’an-ı Kerim’deki diğer bazı önemli kavramlar 18 başlıkta incelenmiştir.

Başlıkların adlandırılmasında, genelde Kur’an-ı Kerim’de geçen kelimeler aynen korunmuştur.

Kitaptaki ayetlerin tercümeleri, Diyanet İşleri Başkanlığı “Kur’an-ı Kerim Meali” ile Ali Bulaç’ın “Kur’an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı”ndan alınmıştır. Kitaptaki ayetler esas olarak mânası açıkça anlaşılan ve tereddüde yol açmayan ayetler olduğundan, ilâve açıklama ve yorum yapılmamıştır.

Kitabın sonuna, 19 Eylül 1981’de, İslam Konseyi tarafından hazırlanan “İslam’da İnsan Hakları Beyannamesi” eklenmiştir. Bu çalışma dahî, baştan beri Kur’an-ı Kerim’in örtüldüğünün ve gizlendiğinin açık ve gerçek bir delilidir. Böyle bir çalışma, 1.400 yıl sonra yapılıyor ve hâlen de Müslüman toplumlar bundan haberdar değiller.

Umarım, bu mütevazi kitap, bir nebze de olsa bu konuda okuyucuyu bilgilendirecek ve aydınlatacaktır.

 

Bu ürün için ilk yorumu siz yapın.