Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu
% 2indirim

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu

  • 28,00 TL27,44 TL

    hopi kampanyası
    1,37 Paracık
  • Tedarik Süresi 2 İş Günü
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.

İnsan hakları günlük yaşamımızın bir parçasıdır. Hayatımızı devam ettirebilmemiz, eşit kabul edilmemiz, mülk sahibi olabilmemiz, istediğimiz değerlere inanabilmemiz, düşündüğümüzü ifade edebilmemiz, yazabilmemiz, yayınlayabilmemiz, gezebilmemiz, yerleşmemiz, çalışmamız, dinlenebilmemiz, örgütlenmemiz, dava açabilmemiz, aile kurabilmemiz, işkence ve zulüm görmememiz, köle değil kişi sayılmamız, vatandaş olabilmemiz, özel hayatımızın olması, eğitim alabilmemiz, devlet yönetimine katılabilmemiz farkında olmadan kullandığımız insan haklarıdır.


İnsan hakları günümüz dünyasının en önemli konularından birisidir. Hukuk ve devlet ile ilgili birçok gelişmeyi etkileyen ve yönlendiren konuların başında gelmektedir. Devlet ve hukuk alanında yaşanan gelişmeler bu durumun güncelliğini ve gelişimini sağlamaktadır. Çağdaş, demokratik ve gelişmiş devlet olabilmenin en önemli göstergelerinden birisi, ülkede var olan evrensel insan hakları standartlarıdır. Bir ülkede insan haklarına gösterilen saygı, o ülkenin uygarlık düzeyinin göstergesi durumuna gelmiştir . Günümüz dünyasında, ülkelerin üçte ikisinden fazlası insan haklarını teminat altına almıştır.


Devleti hukuk ile bağlamak, insan toplulukları için yeni bir başlangıç noktası oluşturmuştur. Devlet iktidarının bugünkü anlamda hukukun sınırları içine alınması çok önemli bir dönemeçtir. Genel olarak 16. yüzyıl’dan itibaren belgelerle ve anayasalarla iktidarın hukukla sınırlandırılması, insan haklarının da hukuk düzeni tarafından tanınması ve korunması sonucunu doğurmuştur . Devletler, insan haklarını çeşitli uluslararası ve ulusal çeşitli belgelerle, anayasalarla, kanunlarla düzenlemekte, ayrıca insan haklarını korumaya yönelik uluslararası ve ulusal koruyucu mekanizmalar oluşturmaktadır. İnsan hakları alanında yaşanan bu gelişmelere karşın, insan hakları sürekli çok değişik gerekçelerle ve gelişmelerle devlet, idare ve bireyler tarafından ihlal edilmektedir. Günümüzde hala, en önemli insan hakkı olan yaşama hakkından bile mahrum bırakılarak, her gün binlerce insan savaş, açlık, yoksulluk gibi sebeplerle ölmektedir. Dolayısıyla şu söylenebilir: insan hakları alanında ki tartışmalar ve gelişmeler durmayacaktır ve durmamalıdır. İnsan hakları, devlet ve hukuk alanındaki gelişmelere yön verme özelliğini daima devam ettirmelidir, güç karşısında insanı koruyabilmek için önemini hiçbir zaman kaybetmemelidir.


İnsan haklarının uluslararası belgelerde, Anayasa ve kanunlar tanınması yetmez. Yasal düzenlemelerin yanında insan haklarını koruyucu ve güçlendirici ulusal mekanizmalara da ihtiyaç vardır. İnsan haklarının korunması hukuk devletinin de en önemli gereklerinden biridir. İnsan haklarının salt anayasal-yasal düzenlemelerle tanındığı fakat korunmadığı bir devlete hukuk devleti diyemeyiz. Koruyucu mekanizmalar bakımından hukuk devletinin olmazsa olmaz şartı, yargısal denetimin varlığıdır. Hukuk devletinin gereği olarak Anayasa Mahkemesinin, idari ve adli yargı yerlerinin denetimleri çok önemlidir. Fakat insan haklarının korunması ve geliştirilmesi için yargısal denetim dışında da koruyucu mekanizmalara ihtiyaç vardır. Bu ihtiyaçtan yola çıkarak, dünyada her bir ülke, insan haklarına verdiği değer oranında birçok ulusal koruyucu mekanizmalar oluşturmuştur. Son yıllarda dünyada, İnsan haklarının değişik yollarla korunmasının ötesinde ayrıca salt insan haklarını koruma amaçlı ulusal koruma kurumları oluşturulması süreci başlamıştır. Bu yönde dünyada birçok ülke, ulusal insan hakları kurumunu Paris Prensipleri çerçevesinde kurmuştur. Günümüzde ulusal insan hakları kurumlarına sahip olmak, insan hakları alanında işbirliğinin ve insan haklarına saygılı devlet olmanın gereklerinden kabul edilmektedir.


Bu kapsamda ülkemizde de 1990’lı yılların başında başlayan ulusal insan hakları koruma mekanizmalarının oluşturulması süreci halen devam etmektedir. 2012 yılında kurulan Türkiye İnsan Hakları Kurumu, yeni gelişmeler ve tartışmalar sonucunda 2016 yılında yeni bir


Bu ürün için ilk yorumu siz yapın.